İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde, finansal sıkıntıdaki şirketin konkordato talebi üzerine sunulan ve farklı görüşler içeren komiser raporlarının değerlendirilmesi.
Özet: Mali sıkıntılar ve kur dalgalanmaları nedeniyle borca batık hale gelen bir şirketin, sektördeki liderliğini sürdürmek amacıyla adi konkordato talebiyle başlattığı süreçte, mahkemece üç aylık geçici mühlet verilmiş ve komiserler atanmıştır; ancak komiser raporlarında şirketin son dönemdeki faaliyet karının projenin başarısı için yeterli olabileceği belirtilirken, azınlık raporu projedeki kar hedeflerinin gerçekçi olmadığını, taşınmazların ipotekli olması ve tahsilat yapılmamış satışlar nedeniyle adi alacaklılar için kaynak kalmayacağını vurgulayarak kesin mühlet şartlarının oluşmadığını belirtmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: █████████
DAVA
: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))
DAVA TARİHİ
: █████/2025
TEDBİR TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
İDDİA, SAVUNMA ve DOSYA KAPSAMI
:
Konkordato talep eden borçlular vekili dava dilekçesinde özetle; Konkordato talep eden şirketin kuruluş tarihi █████/2020 olup ---- Gazetesinin 04 Mart 2020 tarih ve ----- sayısı ile tescilli şirketin unvanı; ---- Şirketi ile kurulmuş olup aynı adres ve ünvan ile ticari hayatına devam ettiğini, şirketin adresi ----olduğunu, şirket sermayesi 60.000.000-TL olup tek ortak ---- olduğunu, davacı şirketin, konusunda uzman olup, müşteri bilgilendirme, yönlendirme, kalite, sevkiyat, teslimat başlıklarını ana temel görevi sayıp müşteri memnuniyetini ön planda tutmaktadır. Şirketimiz gerek dövizdeki dalgalanmalar gerekse ----- kargaşa nedeni ile son zamanlarda sektöründe yaşanan sıkıntılardan etkilenmiş ve finansman sıkıntısı artarak devam ettiğini, sektörün öncü firmalarından olan müvekkili şirketin bu finansman sıkıntısını aşarak tekrar sektörün öncü firmalarından biri olmaya devam edeceğini belirterek İİK. 285 vd. maddeleri uyarınca müvekkilleri hakkında tensiben 3 ay geçci mühlet kararı ile birlikte İcra İflas Kanunu'nun 287.294.307. ve 308. maddeleri çerçevesinde ihtiyati tedbir kararı verilmesine ve ihtiyati tedbir kararının aynen devamıyla yargılama sırasında kesin mühlet verilmesi ve yargılama neticesinde de konkordatonun tasdikine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE
:
Talep, İİK.nun 285/1 maddesi uyarınca borçlular tarafından yapılan konkordato talebidir.
Borçluların dava dilekçesi ve ekleri incelenmiş, İİK'nun 7101 sayılı kanunla değişik 286.maddesine göre istenen belgelerin dava dilekçesi ekinde mevcut olduğu anlaşılmakla davacılar lehine █████/2025 tarihinde üç (3) aylık geçici mühlet kararı verilmiş, geçici mühlet süresi içerisinde İİK 294-295-296 ve 297.maddelerinin uygulanmasına, şirket aleyhine ihtiyati haciz ve muhafaza işlemlerinin yapılmasının tedbir yoluyla durdurulmasına, şirkete, şirketin mali yapısı göz önüne alınarak üç konkordato komiserinin atanmasına, atanan komiserlere şirketin defterlerini tutarak projenin incelenmesi, şirketin faaliyetlerine nezaret etmeleri ve kanundan kaynaklanan diğer görevleri yapmak suretiyle rapor düzenlemeleri görevi verilmiştir.
Verilen geçici mühlet kararı, tedbirler ve atanan komiserler ile ilgili gerekli ilanlar yapılmış ve ilgili kurumlara gerekli bilgiler verilmiştir.
Borçlular tarafından gerekli iflas avansı ve konkordato gider avansı verilen süre içerisinde dosyaya yatırılmıştır.
Şirketin rayiç özvarlığın tespiti için, bir heyet oluşturularak teknik bilirkişilerden rapor alınmıştır.
Borçlu şirketin 4 ortaklı olduğu, %94,5 oranında ortağı ve yetkilisinin konkordatonun tasdikini talep eden diğer borçlu ----- olduğu, şirket merkezinin ve borçlunun yerleşim yerinin ------ olduğu, 60.000.000TL lik sermayesinin 30.000.000 TL lik kısmının ödenmiş olduğu, kalanının henüz ödenmediği, konkordato projesinin faaliyet karı elde etmeye dayandırıldığı ve borcun %100 ünün 36 ay içinde %24 ilave faizle ödeneceğinin vaad edildiği görülmüştür.
Komiserlerin ilk toplantısından hemen sonra davacıların malvarlıklarının tayini için teknik bilirkişi atanmış, stoklar, demirbaşlar ve taşıtların rayiç değeri tespit edilmiştir.
Mahkememizce atanan konkordato geçici komiserlerinden mali müşavir ve işletme uzmanı █████/2025 tarihli raporunu, hukukçu komiser aynı tarihli ayrık raporunu sunmuştur.
█████/2025 tarihli çoğunluk raporunda şirketin son dört ayda yaklaşık 11 milyon TLlik satış gerçekleştirdiği, bunun 9,6 milyon TL sinin faaliyet karı olduğunu ve %96 lık karlılık oranına göre projesinin başarıya ulaşabileceği, gerçek kişi borçlu yönünden de kefalet borçlarının olduğu ve taşınmaz satışları ile şirketin projesine katkı sağlayabileceği, her iki borçlu için de kesin mühlet verilebileceği belirtilmiştir.
Aynı tarihli ayrık raporda ise, projede belirtilen taşınmaz değerlerinin rayiç raporlarında sonra düşük çıktığı, kaldı ki taşınmazlar üzerinde ipotek olduğu hesaba katılınca adi alacaklar için geriye kaynak kalmayacağı, son 4 ayda (asıl çalışmanın yapıldığı son 2 ayda) 9,6 milyonluk satışın henüz tahsilat yapılmadığı için muhasebesel bir iyileşme olduğu, 2025 yılının ilk çeyreğinde 77.000 TL kar elde eden şirketin projeye göre 36 ayda 219.000.000 TL kar elde etmesinin gerçekçi ve inandırıcı olmadığı, kaynakların /74 ünün faaliyetten elde edilmesi öngörüldüğü ancak geçmiş dönem verileriyle uyumsuz olduğu, kesin mühlet şartlarının oluşmadığı belirtilmiştir. Her iki raporda da borçlu şirketin -136.544.397,80 TL borca batık durumda olduğu, kaynak olarak sunulan taşınmazların rayiç değerlerinin düşük çıkması sebebiyle kaynak açığı oluşacağı belirtilmiştir.Borçlular vekili komiser heyetinin raporuna karşı .█████/2025 tarihli dilekçesini sunmuş ve mali müşavir komiserin tespitleri doğrultusunda kesin mühlet verilmesini talep etmiştir.
█████/2025 tarihli celsede borçlu, vekili, komiserler dinlemiştir. █████/2025 tarihli celsede esasen ciddi ve inandırıcı bir projeden söz etmenin güç olduğu görülmüşse de borçlu şirketin, geçmiş dönemiyle uyumlu olmasa da öngördüğü karlılığı sağlayıp sağlamayacağının görülmesi, projede öngördüğü gibi 2025 yılı sonuna kadar taşınmazları satarak şirkete kaynak sağlayacağına dair taahhüdünün izlenmesi ve borca batık olan şirketin iflas sonucundan kurtulmasına imkan olup olmadığına tam bir kanaat getirilmesi için kesin mühlet verilmiş durumun izlenmesi için █████/2025 tarihine duruşma günü verilmiştir.
Komiser heyetinde yapılan mali tespitlerin denetimi bakımından aynı zamanda komiserlik görevi de ifa eden başka bir bağımsız denetçi mali müşavirden rapor alınmasına karar verilmiştir. Resen seçilen muhasip bilirkişi █████/2025 tarihli raporunda özetle, "projedeki ana kaynağın (kaynağın %74 ünün) ticari faaliyetlerden elde edilecek kar olduğunu, ayrıca taşınmaz satışları ile nakit yaratılacağının öngörüldüğünü, şirketin, ortağın ve üçüncü kişinin taşınmazlarının bilirkişi marifetiyle tespit edilen rayiç değerlerinin borçluların projede öngördüğü değerden daha düşük olduğunu, ayrıca geçmiş dönem karlılık verilerine göre öngörülen karlılık oranının çok yüksek olduğunu, 2022 de %2,1, 2023 yılında %1,05, 2024 yılında 0,5 oranında karlılıkta ortalama yılda %1,21 karlılıkla çalışan şirketin projeye göre yılda %33,75 karlılığı sağlamasının gerçekçi olmadığını, geçmiş dönemde olan 56 milyonluk alacağın tahsilatının yapılamadığını ve bunun tahsil edilme ihtimalinin pek mümkün görünmediğini, taşınmaz satışlarının projede öngörülen tarihte olmadığını olsa da kaynak açığı olacağını, borçlu şirketin rayiç değerlere göre -134.544.397,80 TL borca batık durumda olduğunu, ayrık komiser görüşüne katıldığını, ciddi ve inandırıcı bir projenin olmadığını" belirtmiştir.
Borçlular █████/2025 tarihinde revize proje sunmuş, bu projede kaynaklarda bir farklılık olmamış, taşınmaz satışları ileri tarihlere ötelenmiş, adi alacakların %25 ilave faizle rehinli alacakların %35 ilave faizle toplam 36 ay içinde ödeneceği öngörülmüştür.
Komiser heyeti █████/2025 tarihli raporunda, "borçlunun revize projesinin de incelendiği, şirketin proformalarla hedeflediği satış hacminin 2026 yılı için %26 lık büyüme, 2027 yılı için %96 lık büyüme, 2028 yılı için %34 artış ile büyüme olduğu, 2025 yılı için 15,5 milyon TL, 2026 yılında 41 milyon TL, 2027 yılında 80 milyon TL, 2028 yılında 117 milyon TL, 2029 yılında ilk 10 ay için 132 milyon TL dönem karı hedeflendiği, öte yandan gerçekleşen fiili durumun 2025 yılı için 13 milyon TL olduğu, önceki yıllarda ise bunun da çok altında dönem karlarının olduğu, 2022 yılında %2, 2023 yılında %1,42, 2024 yılında %0,5 oranında kar elde eden şirket 2025 yılından %78 kar elde etmişse de kar marjının geçmiş dönemle uyumsuz ve sürdürülebilir olmadığı, ayrıca kar marjı oranında bir tahsilatın sağlanmadığı, karlılığın tahakkuk esasına dayandırıldığı, tahsilatın █████/2025 itibariyle %34 seviyesinde kaldığı, maliyetin de geçmiş dönem maliyete göre çok düşük gösterildiği ve kar marjı oranlarının da gerçek olmadığı, kıdem tazminatlarının borçlarda gösterilmediği, 2025 sonuna kadar yapılacağı öngörülen taşınmaz satışlarının yapılmadığı, revize ile taşınmazların satışlarının ileriki yıllara ötelendiği, şirketin piyasadan olan alacaklarının tahsil etmesi vaadinin de soyut kaldığı ve bu alacakların tahsil edilme ihtimalinin gerçekçi görünmediği, sonuç olarak projede öngörülen karlılığın, tahsilatın, taşınmaz satışının gerçekleşebileceğine dair somut, ciddi, inandırıcı bir işaretin olmadığı, borçlu şirketin -134.544.397 TL borca batık durumda olduğu ve iflasının gerektiği, borçlu gerçek kişi ----- şirketten bağımsız bir projesinin olmadığı, şirketin 127 milyon civarındaki borcuna kefaleti olduğu ancak bu kefalet borçlarını ödemeye elverişli bir kaynağın olmadığı, iflasa tabi kişilerden olmadığı" hususlarını belirtmişlerdir.
Bu rapora karşı borçlular █████/2025, █████/2025, █████/202 tarihli itiraz dilekçeleri sunmuşlardır. Genel olarak bu itirazlar maliyetlerin mühlet içinde harcama, borç ödeme olmaması sebebiyle düşük kaldığı, komiser değerlendirmelerinin hatalı olduğu, şirketin hedeflenen satışlara ulaşabileceği, karlılığın yüksek olmasının olumsuz olarak değerlendirilemeyeceği, aralık ayında yapılan tahsilatların da nazara alınması gerektiği şeklinde olmuştur. Toplanan tüm bu bilgi ve beyanlar, yapılan incelemeler bir arada değerlendirilmiş ve kesin mühletin devamı, borçlu şirketin mühletten yararlandırılması için yeterli sebep olmadığı anlaşılmıştır.Konkordato komiserlerinin raporu usul ve yasaya uygun, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunarak itibar edilmiştir.Projenin nakit girişi, sermaye artırımı, şirketin işleyişi sonucu kar ve nakit akışı gibi nesnel ve gerçek kaynakları ve önlemleri içermesi beklenir. Ödenmemiş sermayesi olan şirketin öngördüğü kaynakların net olması, miktarının ve vadesinin denetime elverişli takvime bağlanması, kaynağının gösterilmesi gerekirken borçlunun vaad ettiği faaliyet karı piyasa koşullarında gerçekçi olmadığı gibi borçlunun %74 oranında tahsilat yapıldığı beyanı kabul edilse dahi tahsilat oranları 36 ay vadeye sığdırılmış proje için yeterli değildir. Ayrıca taşınmaz satışından elde etmeyi umduğu nakit de rayiç bilirkişi raporlarına göre mümkün gözükmemektedir. Kaldı ki taşınmazların tümünün mevcut piyasa koşullarında satılıp satılmayacağı da belli değildir, zira mühletten bu yana geçen 7 ayda satılan tek bir taşınmaz olmamıştır. Taşınmazlar üzerindeki ipotek miktarları ile rehinli alacaklar için öngörülen faiz de karşılanamamaktadır. Geçmiş dönem alacakların tahsil edileceğine dair öngörü de süreç içinde tek bir tahsilat bile yapılamadığı düşünülürse gerçekçi değildir. Hali hazırda ciddi kaynak açığı olan şirketin revize ile bir de ilave faiz (adi alacaklar için %25, rehinli alacaklar için %35) ödeyeceği şeklindeki projenin muhasebesel verilere dayandırılmış temenniden ibaret kaldığı, mühletin devamı için yeterli olmadığı anlaşılmıştır.Sonuç olarak, inandırıcı ve gerçekçi olmayan, iyi hazırlanmamış proje ve soyut çözüm önerileri ile kesin mühlete geçilemeyeceği, yapısal düzelme ve net tedbirlerin zorunlu olduğu, aksi takdirde amacın ödemelerin bir süre tatil edilmesi, alacaklıların alacağına geç kavuşması için kurumun kullanılması anlamına gelebileceği görülerek konkordato talebinin reddine karar verilmiştir. Şirketin güncel verilere göre borca batık olduğu görülmüş, İİK.nun 292/1-a,b maddeleri uyarınca iflasına karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. 7327 Sayılı kanunun 6. Maddesi ile 308. Maddeye eklenen son fıkraya göre, “Konkordato süreci iflâsla sonuçlandığı takdirde, iflâs kararını veren mahkeme tasfiyenin basit veya adi tasfiye usulüne göre yapılmasına ve gerektiğinde adi tasfiyenin komiserler tarafından yerine getirilmesine karar verir. Bu hâlde iflâs idaresine ait görev ve yetkiler komiserler tarafından kullanılır.” Davacı şirketin (taşınmazların ve araçların varlığı) malvarlığının kapsamı, tasfiyenin gerektirdikleri ve komiserlerin de bu yöndeki görüşleri göz önüne alınarak tasfiyenin adi tasfiye ile yapılmasına karar verilmiştir. Komiser heyetinin tasfiye deneyimlerinin yetersizliği nazara alınarak farklı üç kişi tasfiyeyi yapmak üzere iflas idare memuru olarak atanmıştır.
Diğer borçlu ----- iflasa tabi kişilerden olmadığı anlaşılmış, tedbirlerin kaldırılması ve talebin reddine karar verilmesi ile yetinilmiştir.
HÜKÜM
:Yukarıda açıklandığı üzere;
1----- Ticaret Sicilinde ------ticaret sicil numarası ile kayıtlı davacı ---- (T.C:-----) hakkında konkordato ve kesin mühlet talebinin REDDİNE; tüm tedbirlerin kaldırılmasına;
2-Talep sahibi ---- (T.C
:-----) hakkında İFLAS KARARI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA;
3-Talep sahibi ----- borca batık olduğu anlaşılmakla İFLASINA;
4-İflasın █████/2025 günü saat 15.08 itibariyle açılmasına;
5-İflas tasfiyesinin, borçlunun mal varlığına göre takdiren ADİ TASFİYE şeklinde yapılmasına, ----- iflas idare memuru olarak atanmasına; iflas idare memurlarına takdir edilecek ücretin ----. İcra ve İflas Müdürlüğü tarafından belirlenmesine;
6-İflas kararının ----- İflas Müdürlüğü'ne derhal bildirilmesine,
7-İflas avansının İflas Müdürlüğü’ne aktarılmasına,
8-İflas Kararının İflas Müdürlüğü tarafından ------- Gazetesinde İİK'nun 166. Maddesindeki usulle ilanına,
9-Alınması gerekli harç peşin olarak alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
10-Borçlular tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
11-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine,
Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!