İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, ticari satıştan kaynaklanan ödenmeyen faturalara dayalı icra takibi itirazının iptali davasında bilirkişi raporu ve tarafların iddiaları.
Özet: Bu dava, davacının taraflar arasındaki ticari ilişkiden doğan ödenmemiş faturalara istinaden başlattığı 40.093,49 TLlik icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali talebiyle açılmış olup; davalı ürünlerin teslim edilmediğini ve borcun olmadığını savunurken, bilirkişi raporu davacının usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerinin borcun varlığını teyit ettiğini, davalının ise defterlerini ibraz etmemesi nedeniyle davacı kayıtlarının lehine delil niteliğinde olduğunu belirtmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
:████████ EsasKARAR NO
:███████DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili tarafından davalı aleyhine ---- sayılı dosyası üzerinden 16.01.2025 tarihinde taraflar arasında gerçekleşen ticari ilişkiye istinaden düzenlenen ve ödenmeyen faturalar sebebiyle 40.093,49 TL tutarındaki alacak için başlatılan icra takibine davalı borçlunun itirazı üzerine takibin durduğunu, davalı borçlunun itirazının borcun varlığına ve miktarına ilişkin herhangi bir somut gerekçeye dayanmadığını sırf takibin durmasını ve alacağın tahsilinin geciktirilmesini amaçladığını, arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamaması nedeniyle işbu davayı açma zorunluluğunun doğduğunu, müvekkilinin yasal ticari defter kayıtları incelendiğinde takibe konu alacağın henüz ödenmediğinin görüleceğini, davalı tarafça söz konusu faturalara da süresi itiraz edilmediğini belirterek davanın kabulüyle davalı/borçlu tarafından ------sayılı dosyasına haksız ve kötü niyetli olarak yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini talep ettiği ile dilekçe ekindeki Arabuluculuk Son Tutanağı, Cari Hesap, e-Faturalar, Vekaletname görülmüştür.CEVAP
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin dava dilekçesinde ve ödeme emrinde belirtildiği şekilde takibe konu faturalara ilişkin müvekkilinin davacı şirkete hiçbir borcunun bulunmadığını, bahse konu ürünlerin müvekkiline teslim edilmediğini teslime ilişkin sevk irsaliyelerinin dosyaya sunulmadığını, işleyecek ve işlemiş faize ve faiz oranına da itirazda bulunulduğunu, faiz başlangıç tarihinin neye göre saptandığı hangi tarihler arası faiz işletildiğinin açıklanmadığını, davacı ile müvekkili arasında herhangi bir sözleşme bulunmadığını, davacının iddiasının aksine %20'ı oranında icra inkar tazminatı şartlarının oluşmadığını alacağın likit ve belirlenebilir olmadığını, alacağın tayini taraf defterleri üzerinde yapılacak inceleme ve alınacak uzman bilirkişi raporu doğrultusunda mahkemenin takdirinde bulunduğunu belirterek davanın reddine, İhtiyati haciz talebinin reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.RAPOR
: Bilirkişi raporunda özetle; "Davacı -----incelenen ticari defterleri ve dayandığı belgeler ile yardımcı defterlerinin birbirini tamamlaması, teyit etmesi ve usulüne uygun tutulmuş olması nedeniyle TTK. md.85 ve HMK 222. madde gereğince sahibi lehine delil niteliğinde bulunduğu; Davalı------- Sayın Mahkemede yapılan bilirkişi incelemesinde hazır bulunmadığı. Sayın Mahkemeye delil, belge ve defterlerini ibraz etmediği, ticari defter ve kayıtlarının bulunduğu yer ile inceleme sırasında muhatap alınacak yetkili kişi bildiriminde de bulunmadığı, kayıtlarını ibraz etmeyen tarafın defter ibrazından kaçınmış ve karşı tarafın delillerini kabul etmiş sayılacakları ve haklarında ------ tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 7251 sayılı kanunun 23. Maddesi ile değişik 6100 sayılı HMK'nın 222. Maddesinin 3. Fıkrası uyarınca ticari defterlerin sunulmaması halinde sunan tarafın kayıtlarına delil olarak dayanılacağı hususundaki takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu; Davacı ----- incelenen defter ve kayıtlarına göre, ----- tarihinden itibaren ve ------takip tarihinde de davalı -----alacaklı olduğu; Davacı tarafından davalıya kestiği takibe ve davaya dayanak olan e-faturaların davalı şirkete merkezi platform----- üzerinden elektronik ortamda usulüne uygun tebliğ edildiği, davacı tarafından ----- davalı tarafından ------ beyan edildiği, tarafların ----- formlarında mutabık oldukları ve davacının incelenen kayıtları ile de uyumlu olduğu; Dava dosyası içeriğinde davalı tarafından davacıya kesilmiş herhangi bir iade faturası görülmediği; Davalı ------- Sayın Mahkemede yapılan bilirkişi incelemesinde hazır bulunmadığı. Sayın Mahkemeye delil, belge ve defterlerini ibraz etmediği, ticari defter ve kayıtlarının bulunduğu yer ile inceleme sırasında muhatap alınacak yetkili kişi bildiriminde de bulunmadığından taraf kayıtları arasında fark olup olmadığının tespit edilemediği;" şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE
:Dava, faturadan kaynaklı açık hesap ilişkisine dayalı genel haciz yolu ile takipte ödeme emrine itirazın iptali ve takibin devamı istemine ilişkindir.İtirazın iptali davası İcra İflas Kanunun 67. Maddesinde “Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.” şeklinde düzenlenmiştir. İcra dosyası uyap üzerinden celp edilmiş, borçlunun ödeme emrine süresi içerisinde itiraz ederek takibi durdurduğu tespit edilmiştir.4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır. Davacı taraf, bedeli ödenmeyen faturalara dayalı alacak talebinde bulunmaktadır. Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''. TTK'nın 21/2.(6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu, süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir. Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır. Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. Davacı şirketin ticari defterlerinde yapılan incelemeye göre takip tarihi itibariyle davalının 26.902,08 TL borçlu olduğu, davacının takip ve davaya konu ettiği e-faturaları davalı şirkete merkezi platform ---- üzerinden elektronik ortamda usulune uygun tebliğ ettiği, faturaların ------formlarına konu edildiği anlaşılmıştır.Mahkememizce ----tarihli bir nolu celsede taraf şirketlerin ticari defter ve kayıtları üzerinden inceleme yapılması amacıyla ara karar kurulduğu, duruşmada hazır olmayan davalıya gerekli tebligatın yapıldığı, davalı tarafından ticari defter ve kayıtları ibraz edilmediği gibi dava dosyasına ticari defter ve kayıtlarının bulunduğu yer ile inceleme sırasında muhatap alınacak yetkili kişiyi bildirmediği, 6100 sayılı Hmk'nın 222/3. maddesinde, █████/2020 tarihli resmi gazetede yayımlanan 7251 sayılı kanunla ticari defterlerin sunulmamasına ilişkin 23. madde ile değişiklik yapılmış ve ticari defterlerin davalı tarafından sunulmaması halinde davacının ticari defter kayıtlarının lehine delil olacağı belirtildiği, davacı şirketin incelenen defter kayıtlarına göre, davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 26.902,08 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği, davalı tarafından bilirkişi raporuna karşı yazılı itirazda bulunulmadığı, davacı vekilinin ise rapora karşı yalnızca beyan dilekçesi sunduğu, her hangi bir itirazının olmadığı anlaşılmakla böylece bilirkişinin davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 26.902,08 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği hususu nazara alınarak davacının davasını asıl alacak üzerinden ispat ettiği anlaşılmakla aşağıdaki şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Her ne kadar davacı yan icra takibinde faiz talebinde bulunmuş ise takip öncesi davalıyı temerrüte düşürdüğünü ispatlayamaması karşısında faiz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.Alacağın likit olması konusunu---------Numaralı kararında; ''Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir.” şeklinde açıklamıştır. Bir alacağın likit olup olmadığı hususu değerlendirilirken her uyuşmazlık kendi koşullarında değerlendirilecek, alacağın miktarının belli ve sabit ya da borçlu tarafından bilinebilir olduğu durumlarda söz konusu alacağın likit olduğu kabul edilecektir.Yargıtayın yerleşik kararlarına göre fatura alacakları likit niteliktedir. ---------Numaralı kararına göre; “Uyuşmazlık, davacının davalıya faturayla sattığı mal bedelinden kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, borcun miktarı belirlenebilir (likit, hesap edilebilir) olduğundan, dava dilekçesinde icra inkar tazminatı isteyen davacı yararına İİK.nun 67/2 nci maddesi uyarınca tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile bu istemin reddi doğru görülmemiştir.” denilerek fatura alacağının likit niteliği belirtilmiştir. Alacağın faturaya bağlı alacak olması nedeniyle kabul edilen asıl alacağın yüzde 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davada hükmolunün red ve kabul miktarının ---- yılı kesinlik sınırı olan 50.000,00 TL nin altında kalması nazara alınarak kesin olarak karar verilmiştir. Zira --- esas ve ------ karar sayılı ilamında benzer konuya ilişkin; " ... karar altına alınan miktarın yıllar itibariyle yeniden değerlendirme oranları nazara alındığında 2021 yılı istinaf kesinlik sınırı olan 5.880,00 TL' nin altında kaldığı, dolayısıyla istinafa gelen davalı yönünden kabul edilen dava miktarı itibariyle mahkeme kararının tutar itibariyle kesin nitelikte olduğu anlaşıldığından tarafça yapılan istinaf başvurusunun bu sebeplerle reddinin gerekeceği, kanunun bahşetmediği bir hakkın ise mahkemece taraflara verilemeyeceği, dolayısıyla yerel mahkeme kararında istinaf yasa yolunun açık olduğunun bildirilmesinin taraflar lehine kazanılmış hak doğurmayacağı üzere davalı vekilinin istinaflarının esastan incelenemeyeceği anlaşılmıştır. " şeklinde karar verildiği görülmüştür.HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın KISMEN KABULÜNE; davalı tarafından----------sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 26.902,08 TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin reddine,2-Davalının itirazında haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşıldığından kabul edilen asıl alacak olan 26.902,08 TL üzerinden % 20 oranında olmak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiliyle davacıya VERİLMESİNE,3-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 1.837,68 TL harçtan, dava açılırken peşin olarak alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.222,28 TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,4-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 615,40 TL peşin harç toplamı 1.230,80 TL ile 8.152,00 TL (Bilirkişi ücreti, tebligat gideri, müzekkere gideri, dosya ücreti) olmak üzere toplam 9.382,80 TL yargılama giderinden davanın kabul 0,67 ve red 0,33 oranına göre hesaplanan 6.286,47 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,5-Davalı tarafından dava dosyasına yatırılan bir gider avansı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,6-Arabuluculuk ücreti 4.600,00 TL'nin kabul oranına göre 3.082,00 TL'sinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,7-Arabuluculuk ücreti 4.600,00 TL'nin red oranına göre 1.518,00 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,8-Taraflarca dava dosyasına yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine,9-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın kabul edilen miktarı üzerinden 26.902,08 TL vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, dava değeri kesinlik sınırının altında kalması nazara alınarak KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. █████/2026