Konya Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen mantar çadırı satım ve kurulum sözleşmesinden kaynaklı, garanti süresi içinde kar nedeniyle çöken çadır ve tarımsal ekipman zararlarının tazmini davası.
Özet: Davacı, mantar yetiştiriciliği için davalı ile imzalanan çadır kurulum sözleşmesi ve ekindeki teknik şartnameye aykırı olarak monte edilen çadırın, garanti süresi içinde mevsim normallerindeki kar yağışı nedeniyle çökmesi sonucu, çadırda oluşan 40.000 TLlik hasar ile içindeki kompost ve ekipmanların zarar görmesi ve beklenen mantar üretiminin aksamasından kaynaklanan toplam 95.500 TLlik zararın davalı tarafından giderilmemesi üzerine, sözleşmeden kaynaklanan alacak talebiyle dava açmıştır.

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
:
KARAR NO
:
HAKİM
: ... ...
KATİP
: ... ...
DAVACI
: ... - ...
VEKİLİ
:
DAVALI
:
VEKİLİ
:
DAVA
: Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
:
KARAR TARİHİ
:
KARAR YAZMA TARİHİ
:
T.C. Çan . Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında verilen ... Karar sayılı görevsizlik kararı ile dosya mahkememize gönderilmiş olmakla, mahkememizin ... Esas numarasını almakla, yapılan yargılama sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde, Davacı müvekkilinin mantar yetiştiriciliği ile iştigal etmek istemesi sebebiyle davalı ile görüşme gerçekleştirildiğini, müvekkilinin mantar yetiştirmek için ihtiyacı olan malzemelerinin tedariki ve çadır olarak ifade edilen kapalı alanın satımı ve kurulumu konusunda davalı ile anlaştıklarını, müvekkili ile davalı ... (...) arasında, mantarların yetiştirilmesi amacıyla gerekli olan çadırın kurulumu için 40.000,00TL bedelli Çadır Kurulum Sözleşmesi 15.11.2016 tarihinde imzalandığını, imzalanan Çadır Kurulum Sözleşmesine konu 14.11.2016 tarihli proforma fatura ile söz konusu sözleşme kapsamında müvekkil tarafından ödenecek olan bedel, yapılacak işlemler ile çadır kurulumu sonrası sağlanacak olan ekipmanlar açık ve ayrıntılı şekilde gösterildiğini, Çadır Kurulum Sözleşmesine ek olarak gönderilen teknik şartname ile kurulacak olan çadırın teknik özellikleri tespit edildiğini, çadırın teknik kurulumunun firma tarafından gerçekleştirilmesi durumunda 6 yıl garanti süresinin bulunduğu, çadır aksam üzerine kurulacak olan ürünün ithal ürünlerden olması halinde 8 yıllık garantiye tabii olduğunu, çadır içerisinde kullanılan teknik demir aksamın ise 10 yıllık garanti kapsamında bulunduğu ifade edildiğini, Çadırın, davalı firma tarafından "... Beldesi ... Sok. No:2 Çan/Çanakkale" adresinde kurulduğunu, firma tarafından kurulumu gerçekleştirilen çadır, garanti süresi içerisinde 14.02.2021 tarihli olağan kar yağışı neticesinde çöktüğünü, müvekkil tarafından çökme sonrası çekilen fotoğraflardan da görüleceği üzere, çadırın temeli niteliğindeki demir aksamda kırılma gerçekleştiğini, söz konusu çadırın mevsim normalleri içerisinde gerçeklesen olağan kar yağışına dayanamadığını, çöken çadır ve içerisinde bulunan tarımsal malzemelerin durum tespitine yönelik Çan İlçe Tarım Ve Orman Müdürlüğü tarafından tespit gerçekleştirilmesi istendiğini, 22.12.2021 tarihinde çadırın ve tarımsal malzemelerin durumuna yönelik tutanak tutulduğunu, yapılan tespitte "mantar serasının çöktüğü, istiridye mantar kompost paketlerinin üzerine yattığı, elektrik ve havalandırma ile iklimlendirme aletlerinin zarar gördüğü, üretim yapılan kompostların soğuktan zarar gördüğü ve üretim yapılamaz duruma geldiği" ziraat mühendisi ve 2 teknikeri tarafından tespit edildiğini, çöken çadır sonrası oluşan zararın giderilmesi bakımından garanti süresi içerisinde firma ile iletişime geçildiğini, gerçekleştirilen görüşmeler neticesinde zararın firma tarafından karşılanacağının ifade edildiğini, ancak söz konusu zararın giderilmesine yönelik davalı firma tarafından hiçbir adım atılmadığını, müvekkilinin kötü niyetli olarak boş yere bekletildiğini, davalı firma tarafından söz konusu zararın giderilmesine yönelik hiçbir işlem gerçekleştirilmemesinin akabinde taraflarınca meydana gelen zararın tespit edilmesine yönelik Çan Sulh Hukuk Mahkemesi ... Değişik İş Sayılı dosyası ile tespit talebinde bulunulduğunu, Çan Sulh Hukuk Mahkemesinin ... Değişik İş sayılı dosyası içerisinde alınan bilirkişi raporları ile söz konusu çadırın teknik şartnamede yer alan unsurların gereği gibi yerine getirilmemesinden kaynaklı olarak çökmenin yaşandığının ifade edildiğini, çadırın ise ikinci el muadilleri ile kıyaslandığında çökme ile meydana gelen hasarların giderilmesi ve çadırın çökme öncesi eski haline getirilmesi için yaklaşık 40.000,00 TL'lik bir harcamanın gerektiğinin ifade edildiğini, "Keşif esnasında yaptığın incelemede çadırın orta bölümünü destekleyen bir kolona rastlanmamıştır. Yalnızca kafes sistem çelik borular ile çadırın ayakta kalması düşünülmüştür." "Çadırın çökme öncesi hale getirilmesi için malzeme, nakliye montaj toplam 40.000,00TL (KırkBinTürkLirası) olacağı kanaatindeyim" 03.02.2022 tarihli bilirkişi raporu ile 2021 yılı kompost değeri ve elde edilebilecek olan istiridye mantarı değeri hesaplandığını, müvekkilinin zararının kompost için 18.000,00TL ve söz konusu kompost üzerinden elde edilebilecek istiridye mantarı üzerinden 37.500,00TL olarak hesaplandığını, teknik şartname ile garanti veren davalı firmanın, meydana gelen çökme olayı sonrası başvuruları üzerine herhangi bir işlem gerçekleştirmediğini, müvekkilinin zararının büyümesine sebebiyet verdiğini, çökme olayının davalı firmanın garantisi kapsamı altında olduğundan şüphe olmadığını, meydana gelen kar yağışının mevsim normalleri içerisinde oldukça olağan bir nitelik taşıdığını, doğal afet olarak nitelendirilebilecek düzeyde kalmadığını, teknik şartnamede, çadırın imalatının ve montajının davalı firma tarafından gerçekleştirilmesi durumunda 6 yıllık bir garanti süresi olduğunu, çadır içerisinde kullanılan demir aksamının firmaca 10 yıllık garantisinin olduğunun ifade edildiğini, bu teknik şartname ile davalı firmanın, çadırın kurulumu sonrası, çadırda meydana gelecek zararlardan 6 yıl kadar sorumlu olduğu konusunda mutabık kalındığını, firmanın garanti kapsamında sorumluluğunu yerine getirmemesinin sözleşmeye aykırılık taşıdığının aşikar olduğunu, davalının sözleşme ile üstlenmiş olduğu edimini yerine getirirken ağır ihmal gerçekleştirdiğini, yerine getirmesi gereken garanti yükümlülüğünü dahi yerine getirmekten kaçındığını, davalının ihmalinin ağır olması nedeniyle süresiz olarak sorumluluğu bulunduğunu, kendisi ile gerçekleştirilen görüşmeler ile müvekkilinin iyi niyetini suistimal ettiğini, müvekkilini boş yere oyaladığını, firmanın, çadırda meydana gelen hasardan ve müvekkilinin uğramış olduğu toplam zarardan sorumlu olduğunu, arabuluculuk yoluna başvurulmuşsa da anlaşma sağlanamadığını, taraflarınca anlaşma yolu ile zararın giderilmesi çalışılmışsa da davalı firma ile anlaşma sağlanamadığını, davalının ihmali sonucu oluşmuş olan zararın giderilmesini belirterek davalı firmanın imalat aşamasında gerçekleştirmiş olduğu ağır ihmaller sonucu oluşan 95.500,00TL zararın delil tespiti dosyasından 21.01.2022 tarihinde gerçekleştirilen keşif tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile davalıdan alınarak davacı müvekkile ödenmesine, mahkememizde yapılacak yargılama giderleri ile dava öncesinde Çan Sulh Hukuk Mahkemesi ... Değişik İş sayılı dosyasından yapılan delil tespiti aşamasında sarf edilmiş 1.878,40 TL giderin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, Davacı tarafın dava dilekçesinde ki iddialarını kabul etmediklerini, zamanaşımı dair itirazlarda bulunduklarını, TBK72. Madde hükmünce tazminat istemlerinde zamanaşımı olarak öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl belirlendiğini, davacının gerek dava dilekçesinde, gerekse tespit dosyasında zararın 2021 yılı Şubat ayı içerisinde meydana geldiğini iddia ettiğini, TBK 72. Madde hükmünde düzenlenen zamanaşımı süresinin açıkça dolduğunu, bu nedenle davanın zaman aşımı nedeniyle Reddi gerektiğini, TBK 72. Madde;"Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. ..." şeklinde olduğunu, yetki itirazlarında öncelikle yetkili mahkemelerin müvekkil davalının yerleşim yeri ve davaya dayanak teşkil eden sözleşmede yetki hususuna dair Konya ili mahkemeleri ve icra dairelerinin yetkili olduğu kanaatinde olduklarını, bu nedenle mahkemenizin yetkili olduğuna dair itirazlarının bulunduğunu, görev itirazlarında tarafların tacir vasfına haiz olup Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğunu, bu nedenle mahkemenizin görevli olduğuna dair itirazlarının bulunduğunu, dava dosyasına dayanak gösterilen Çan Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.iş ... K. sayılı dosyadan aldırılan bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, yapılan keşiften müvekkilinin haberi bulunmaksızın rapor düzenlendiğini, davaya dayanak gösterilen Çan Sulh Hukuk Mahkemesi ... D.iş ... K. Sayılı dosyasında yapılan keşif, rapor ve diğer işlemleri kabul etmediklerini, mahkemece müvekkilinin haber edilmeksizin keşif gerçekleştirildiğini, müvekkilinin yapılan keşif işlemlerine ve bilirkişi tarafından tanzim edilen rapora karşı elinde ki bilgi, belge ve delilleri sunmasına engel olunduğunu, yapılan keşif ve aldırılan bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, davacının sunmuş olduğu teknik şartname sözleşme kapmasında bulunmadığını, davacının da dilekçesinde ifade ettiği üzere 15.10.2016 yılında taraflar arasında çadır kurulum sözleşmesi imzalandığını, sözleşme kapsamında eksiksiz olarak kurulum gerçekleştirildiğini, davacı tarafın iddia ettiği gibi 6 ya da 8 yıllık bir garanti söz konusu olmadığını, davacının sunmuş olduğu teknik şartname sözleşmenin bir parçası olmayıp taraflarca da imza altına alınmadığını, müvekkili tarafından davacıya böyle bir garanti verilmesinin söz konusu olmadığını, müvekkili tarafından çadır ve iç tesisatın sözleşmeye uygun şekilde kurulduğunu, 5 yıldır sorunsuz bir şekilde davacı tarafından kullanıldığını, kabul anlamı taşımamakla birlikte davacının sunmuş olduğu teknik şartnamede doğal afet durumunda garanti kapsamının söz konusu olmayacağının belirtildiğini, davacı tarafın zararı olduğunu iddia ettiği tesisin 2016 yılında kurulduğunu, kurulan tesisi 2021 yılında zarar gördüğü iddia edildiğini, tespit dosyasının 2022 yılında açıldığını, tarihler göz önüne alındığında, iddia edilen zarar ile müvekkil davalı arasında illiyet bağı kurulamayacağını, dava konusu olan tesise ilişkin 15.10.2016 tarihinde taraflar arasında çadır kurulum sözleşmesi imzalandığını, sözleşme kapsamında eksiksiz olarak kurulum gerçekleştirildiğini, davacı tarafın, dava konusu tesisi 5 yıl eksiksiz olarak kullandığını, davacının kullandığı süre boyunca 5 kış mevsimi yaşandığını, üretime devam ettiğini, dava konusu zarar tarihine ilişkin ise dosya kapsamında sadece █████/2021 tarihli tutanak olduğunun iddia edilen belge bulunmadığını, davacının bu durumu ise; █████/2022 tarihinde açmış olduğu tespit dosyası ile delillendirmeye çalıştığını, bahsi geçen kronolojik sıralama göz önüne alındığında, zararın ne zaman doğduğu, neden olduğu, ihmal olup olmadığı, sonradan davacı tarafça zararın arttırılıp azaltılmadığı gibi esaslı unsurların belirlenmesi ve müvekkili ile illiyetin kurulmasının mümkün olmadığını, hal böyle iken iken davanın reddi gerektiğini, davaya dayanak gösterilen delil tespitindeki bilirkişi tarafından hazırlanan raporun eksik ve hatalı olduğunu, bilirkişi tarafından hazırlanan raporun eksik ve hatalı olduğunu, davacı tarafından sunulan ziraat mühendisleri tarafından tutulmuş olan tutanağın da yeterli olmadığını, davacı tarafın delil olarak dosya kapsamına sunduğu tutanakta olayın gerçekleştiği iddia edilen tarihte yağan kar miktarının belirtilmediğini, gerek mahkememizce gerekse bilirkişilerce bu durum göz ardı edildiğini, eksiksiz bir inceleme ve tespit yapılması için Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nden müzekkere yazılarak davacının çadırının çöktüğünü iddia ettiği tarihteki yağış miktarının sordurulması gerektiğini, bilirkişi raporunda da yağan kar yoğunluğunun belirtilmediğini, çadırın üzerine üzerine binen yükü ne kadara kadar taşıyabileceği hususlarınına ilişkin inceleme yapmadığını, söz konusu çökmenin çadırın üzerine binen aşırı yükten mi yoksa kurulumundan kaynaklı teknik bir sebepten mi olduğunun açık bir şekilde tespit edilemediğini, yine aynı raporda davacı tarafından çadır üzerinde biriken karların temizlenip temizlenmediği, davacının üzerine düşen sorumluluğu yerine getirip getirmediğinin tespitinin yapılmadığını, davacının çadırı 5 yıl boyunca sorunsuz şekilde kullandığını, çadırın doğal afet sonucunda çöktüğünü, tespite konu çadırın, davacı tarafından sorunsuz bir şekilde 5 yıl boyunca kullanıldığını, çadırın 5 kış geçirmiş ve bu süre zarfında da çadırın üzerine kar yağdığını, çadırda herhangi bir sıkıntı yaşanmadığını, davacının bahsettiği tarihte yoğun kar yağışı olduğunu, neticesinde çadırda çökme yaşandığını, doğal afet sonucunda çadırda oluşan çökmeden dolayı müvekkiline kusur yüklemenin hukuka aykırı olduğunu, 5 yıl boyunca hiçbir problem yaşanmayan çadırın yoğun kar yağışı nedeniyle çökmesi neticesinde çadırda ayıp olduğu iddiasında bulunmanın da hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacı tarafın gerekli yükümlülüklerini yerine getirmediğini, yoğun kar yağışında çadırının üzerinde birikme ve kütlenin ağırlaşması neticesinde zarar meydana geldiğini, iş bu nedenle meydana gelen zararın davacı tarafın kusuru nedeniyle doğduğunu, zararın doğal afet niteliğinde olup olmadığının tespiti için zararın meydana geldiği iddia edilen 2021 yılı kış aylarının hava durumu ve yağış miktarının tespit edilmesi gerektiğini, davacının bu tespiti kötü niyetli olarak yaptırdığını, davacının 2016 yılında 40.000,00 TL bedelle çadır kurdurduğunu, 5 yıl boyunca sorunsuz şekilde kullandığını, üretimini yaptığını, daha sonra doğal afet sonucunda çadırın çöktüğünü, davacı tespit yaptırarak 40.000,00 TL onarım bedeli talep ettiğini, davacının, haksız ve kötü niyetli olarak 5 yıl önce ödemiş olduğu bedeli davalı müvekkilden almak istediğini, 5 yıl boyunca çadırdan kazanmış olduğu ücreti yanına kar bırakmak istediğini belirterek öncelikle yetki ve görev itirazları doğrultusunda davanın usulden reddine, esas inceleme ile davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, TOPLANAN DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
I.DAVANIN NİTELENDİRİLMESİ
Taraflar arasında görülmekte olan davanın; Taraflar arasında akdedilen █████/2016 tarihli sözleşmeye(Mahkememizce 6098 Sayılı Kanunun 470 ve devamı maddeleri gereğince eser sözleşmesi olarak kabul edilmiştir) istinaden kurulan çadırın, █████/2021 tarihinde meydana gelen kar yağışı neticesinde hasara uğraması sebebiyle davacı tarafından meydana gelen zararın tahsili amacıyla açılan alacak davası olduğu,
Taraflar arasındaki ihtilafın ise; sözleşme kapsamında kurulan çadırda herhangi bir ayıp olup olmadığı, var ise ayıbın niteliği, çadırın zarar görmesinde davalıya atfı mümkün bir kusur olup olmadığı, davacının uğradığını iddia ettiği maddi zararları olup olmadığı, var ise miktarının ne olduğu ve davalıdan tahsilini talep edip edemeyeceği hususunda olduğu görüldü.
II.DEĞERLENDİRME VE NETİCE
(1) SAFAHAT
: T.C. Çan . Asliye Hukuk Mahkemesinin (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) █████/2025 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı YETKİSİZLİK kararı verildiği, yetkisizlik ilamının incelenmesinde kanun yolu incelemesinden geçmeden █████/2025 tarihinde kesinleştiği, davacı vekili tarafından 6100 Sayılı Kanunun 20. Maddesi gereğince yasal süre içerisinde talepte bulunması üzerine dosyanın Mahkememize tevzi edildiği anlaşılmıştır. T.C. Çan . Asliye Hukuk Mahkemesinin (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) █████/2025 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamının incelenmesinde dava tarafları açısından bir tacir araştırması yapılmadan YETKİSİZLİK kararı verildiği tespit edilmiştir.
(2) MUTLAK TİCARİ DAVA AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Taraflar arasında akdedilen █████/2016 tarihli sözleşmenin davalı tarafından imal edilecek çadırın satış ve kurulumuna ilişkin olduğu, sözleşme içeriği ve tarafların yüklendiği edimler nazara alındığında taraflar arasında akdedilen sözleşmesinin 6098 Sayılı Kanunun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesine vücut verdiği dolayısıyla eldeki davanın mutlak ticari dava olmadığı Mahkememizce kabul edilmiştir.
(3) NİSPİ TİCARİ DAVA AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Mahkememizce gerçek kişi olan taraflar açısından tacir araştırması yapıldığı;
(a) Davacı ...'ın;
*T.C. Çanakkale Ticaret Sicil Müdürlüğünün █████/2025 tarihli müzekkere cevabından davacının gerçek kişi tacir kaydı olmadığı,
*T.C. Çanakkale Esnaf ve Sanatkarlar Odasının █████/2025 tarihli müzekkere cevabından davacının esnaf kaydı olmadığı,
*T.C. Gelir İdaresi Başkanlığı Çanakkale Vergi Dairesinin █████/2025 tarihli müzekkere cevabından davacının defter tutmakla yükümlü olmadığı ve potansiyel vergi mükellefi olduğunun bildirildiği,
(b) Davalı ...'in;
*T.C. Konya Ticaret Sicil Müdürlüğünün █████/2025 tarihli müzekkere cevabından davalının █████/2018 tarihi itibariyle gerçek kişi tacir kaydı olduğu, taraflar arasındaki hukuki ihtilafa dayanak sözleşme tarihi olan █████/2016 tarihi itibariyle tacir kaydı olmadığı,
*T.C. Konya Esnaf ve Sanatkarlar Odasının █████/2025 tarihli müzekkere cevabından davalının █████/2015 tarihi itibariyle esnaf kaydı olduğu ve esnaf kaydının halen devam ettiği, taraflar arasındaki hukuki ihtilafa dayanak sözleşme tarihi olan █████/2016 tarihi itibariyle esnaf olduğu ve dolayısıyla tacir kaydı olmadığı,
*T.C. Gelir İdaresi Başkanlığı Mevlana/Konya Vergi Dairesinin █████/2025 tarihli müzekkere cevabından davalının █████/2017 tarihi itibariyle bilanço esasına göre defter tutmakla yükümlü vergi mükellefi olduğunun bildirildiği, yapılan değerlendirmede sözleşmenin akdedildiği tarih itibariyle tarafların tacir olmadığı, dolayısıyla eldeki davanın nispi ticari davaya da vücut vermediği Mahkememizce kabul edilmiştir.
(4) NETİCE
: Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde eldeki davanın mutlak ya da nispi ticari dava olmadığı davanın 6100 sayılı HMK m. 114/1-c maddesi gereğince mahkememizin görevli olmadığı anlaşıldığından dava şartı yokluğundan usulden reddine, davaya bakmakla görevli Mahkemenin T.C. Konya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine karar verilerek Mahkememizde oluşan vicdani kanaatin tezahürü olarak aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. (T.C. Çan . Asliye Hukuk Mahkemesinin (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) █████/2025 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı YETKİSİZLİK kararı verildiğinden karşı görevsizlik kararı verilmemiş ve ilk defa görevsizlik kararı verildiğinden görevli Mahkeme T.C. Konya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespit edilmiştir.)
(5) YETKİ SÖZLEŞMESİNİN GEÇERLİ OLUP OLMADIĞI AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Mahkememizce 6100 Sayılı Kanunun 114. Maddesinde yer alan dava şartı sıralamasına göre değerlendirme yapıldığından tacir olmayan taraflar arasındaki yetki sözleşmesinin geçerli olup olmadığı hususunda Mahkememizce bu aşamada bir değerlendirme yapılmamıştır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davanın 6100 sayılı HMK m. 114/1-c maddesi gereğince mahkememizin görevli olmadığı anlaşıldığından dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, davaya bakmakla görevli Mahkemenin T.C. KONYA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞUNUN TESPİTİNE,
2-Görevsizlik Kararımız Kesinleştiğinde ve Mahkememizin görevsiz olduğu yönünde hüküm kurulması durumunda; 6100 Sayılı Kanunun 20/1. Maddesi gereğince iki haftalık yasal süre içerisinde Mahkememize başvurularak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talepte bulunulması halinde DOSYANIN GÖREVLİ T.C. KONYA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, aksi takdirde dava açılmamış sayılacağının ve bu konuda resen karar verileceğinin İHTARINA,
3-6100 Sayılı Kanunun 331/2. Maddesi gereğince yargılama giderlerinin GÖREVLİ VE YETKİLİ MAHKEMECE DEĞERLENDİRİLMESİNE,
4-Eldeki davanın basit yargılama usulüne tabi olması karşısında T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin █████/2025 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı da emsal alınarak 6100 Sayılı Kanunun 321/2. Maddesinde yer alan amir kanun hükmü gereğince gerekçeli kararın yazımı sonrasında TALEBE GEREK OLMAKSIZIN var ise dosya içerisinde yer alan masraftan karşılanmak suretiyle TEBLİĞE ÇIKARILMASINA,
5-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,
DAİR; İş bu duruşmada hazır bulunanların yüzüne karşı, hazır bulunmayanların yokluğunda, kararın vekille temsil edilmeyen taraflar açısından kendilerine, vekille temsil edilen taraflar açısından ise 7201 Sayılı Kanununun 11. Maddesi gereğince taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde █████/2025 Tarih ve 7550 Sayılı Kanunun 20. Maddesi ile 6100 Sayılı Kanunun Ek-1 Maddesinin 2. Fıkrasına eklenen amir kanun hükmü gereğince DAVA TARİHİ İTİBARİYLE tayin olunan parasal sınırlar nazara alınarak T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ NEZDİNDE İSTİNAF KANUN YOLUNA müracaat etme hakları açık olmak üzere Türk Milleti adına verilen karar duruşma tutanağına geçirilerek açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Katip ... Hakim ...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!