7. Ceza Dairesi, 5607 sayılı Kanuna muhalefet suçunda hukuka aykırı arama ile elde edilen delillerin Anayasa 38/6 gereği hükme esas alınamaması nedeniyle mahkumiyet kararını bozdu.
Özet: Bu davada, kaçakçılık suçlamasıyla sanık hakkında verilen mahkumiyet kararının, kaçak eşyanın ele geçirildiği aramanın mahkeme veya cumhuriyet savcısının yazılı kararı olmaksızın usulsüz ve kanuna aykırı yapılması nedeniyle elde edilen delillerin hukuka aykırı nitelikte olduğu, Anayasa ve Ceza Muhakemesi Kanunundaki açık düzenlemeler uyarınca bu delillerin hükme esas alınamayacağı, dolayısıyla sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken mahkumiyet kararı verilmesinin hukuka aykırı bulunduğu gerekçesiyle bozulmasına oy birliğiyle karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.SUÇ
: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefetHÜKÜM
: Mahkûmiyet, eşya müsaderesiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: BozmaSanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:Dosya kapsamına göre sanık ve kaçak eşya konusunda mahkemece verilmiş bir arama kararı olmadığı gibi gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesiyle Cumhuriyet savcısı tarafından da verilmiş bir yazılı arama kararının da bulunmadığı, buna göre yapılan aramanın usul ve kanuna aykırı olduğu ve ele geçen delillerin de hukuka aykırı delil niteliğinde olup, Anayasamızın 38/6. maddesinde yer alan "Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular delil olarak kabul edilemez." hükmü ve yine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 206/2-a bendi, 217/2. maddesi, 230/1. maddesinde de hukuka uygun surette elde edilen delillerin kullanılabileceğini, kanuna aykırı elde edilenlerin ise hükme esas alınamayacağı şeklinde açık düzenlemeleri karşısında, suçlamayı kabul etmeyen sanık hakkında hukuka aykırı şekilde elde edilen eşyanın hükme esas alınamayacağı gözetilerek, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken mahkûmiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.Açıklanan nedenlerle, sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 30.09.2025 tarihinde karar verildi.