Konya Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, 27/09/2024 tarihli trafik kazasında ağır yaralanan yayının sigorta şirketinden belirsiz alacak olarak talep ettiği cismani zarar tazminatı davası ile davalı teminat ve kusur itirazları.
Özet: 27/09/2024 tarihinde yaya geçidinde yeşil ışıkta karşıya geçerken bir aracın çarpması sonucu ağır yaralanan davacının, bakıcı giderleri ile geçici ve sürekli iş göremezlikten kaynaklanan kazanç kayıplarının, kusurlu sürücünün sigorta şirketinden yasal faiziyle tahsilini talep ettiği belirsiz alacak davasıdır; davalı sigorta şirketi ise, davacının yabancı uyruklu olması nedeniyle teminat yatırma zorunluluğu, eksik başvuru belgeleri, zamanaşımı itirazları ve sigortalı aracın kusursuz olduğu gerekçeleriyle davanın reddini savunmaktadır.

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...

TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
:
KARAR NO
:
HAKİM
:
KATİP
:
DAVACI
:
VEKİLİ
:
DAVALI
:
VEKİLİ
:
DAVA
: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ
:
KARAR TARİHİ
:
GEREKÇE YAZIM TARİHİ
:
Davacı taraf vekilinin davalı taraf aleyhine açtığı işbu dava mahkememizin ... Esas sırasına kaydedilmekle, mahkememizce yapılan aleni/açık yargılama sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; █████/2024 tarihinde ... plakalı araç sürücüsü ..., davacı Müvekkile çarpmış ve böylelikle yaralanmalı trafik kazasının meydana geldiğini, müvekkilinin ... Mahallesi ... Sokak ile ... Caddesi kesişiminde trafik kazası olduğu iddia edilmiş olup işbu tespit hatalı olduğunu, Müvekkilinin ... Caddesi üzerinde ... Sokak ile ... Caddesinin kesişmesinden hemen önce, trafik ışıklarının bulunduğu yaya yolundan karşıdan karşıya geçmek üzere yayalar için yanan kırmızı ışığın yeşil ışığa dönmesi için düğmeye basmış trafik ışıklarının bulunduğu yaya yolundan kendisine yeşil ışık yanınca karşıdan karşıya geçerken ve araçlar için kırmızı ışık yanınca karşıdan karşıya geçerken hızını hiç azaltmaya araç sürücüsü ... tarafından karşıdan karşıya geçen müvekkiline çarpılmış ve müvekkili hakkında aldırılan Genel Adli Muayene Raporunda "Sağ El Sırtında Yüzülme, Sol Tibiada Şekil Bozukluğu, Sol Dizde Abrazyon, Sağ Frontal Arteriorda Morluk" şeklindeki muayene bulguları olduğu, Müvekkilin yapılan muayenesinde "Hayati Tehlikesi Vardır, Kemik Fraktürü Vardır, Basit Tıbbi Müdahale ile Giderilemez" şeklinde değerlendirmelerde bulunulmuş ve Kati Raporun Adli Tıp tarafından verilmesi uygundur açıklamasına yer verildiğini, müvekkiline çarpan araç şoförü ... yargılanması için Konya . Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı davası açılmış olup işbu dava devam ederken ...'un rahatsızlığı nedeniyle vefat etmesi üzerine ... hakkındaki ceza davası hakkında "DÜŞME" kararı verilmiş ve işbu ceza dosyası kapsamında Müvekkil hakkındaki Kati Rapor aldırılamadığını, izah edilen nedenle müvekkili hakkında Konya Şehir Hastanesi'nden KATİ RAPOR aldırılmasını talep ettiklerini, bu nedenlerle öncelikle haklı davanın kabulünü, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve bilirkişi raporuna göre arttırılmak kaydıyla belirsiz alacak davası olarak şimdilik, 500-TL bakıcı giderinin, 1000-TL geçici iş görmezlik sebebiyle iş ve kazanç kaybı tazminatının ve 1000-TL sürekli iş göremezlik (kalıcı sakatlık) nedeniyle çalışma gücü ve kazanç kaybı tazminatının kaza tarihi olan █████/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı şirket tarafından müvekkiline ödenmesini, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin davalı şirkete yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; Davacı tarafın yabancı uyruklu olduğu görülmekle davanın yabancılık unsuru taşıdığı anlaşıldığını, MÖHUK MADDE 48/1'E GÖRE; “türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır.” yabancı uyruklu davacının mahkemeye teminat göstermesi hususu bir dava şartı olup mahkemece resen gözetilmesi gerektiğini, işbu sebeple davacıdan mahkemece takdir edilecek miktarda teminat gösterilmesinin istenmesini talep ettiklerini, davacının teminat göstermemesi durumunda müvekkili sigorta şirtketi aleyhine açılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, zorunlu başvuru belgelerinin ibraz edilmemesi halinde, yapılacak başvurular geçersiz olacak olup, başvuru şartı sağlanmadan açılacak tazminat davalarının da ön şart yokluğu nedeniyle HMK 114/2 ve 115/2 maddeleri gereği davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, bu bakımdan davacının eksik belgelerle yaptığı başvuru geçersiz olup, davanın usulden reddini talep ettiklerini, zamanaşımı itirazları yönünden itiraz ettiklerini, zamanaşımı itirazları doğrultusunda davanın usulden reddinin gerektiğini, trafik sigortasında sigortacının karşılamakla yükümlü olduğu zararlar, işletme halinde motorlu aracın neden olduğu kazalarda üçüncü kişilerin zararına neden olacak bir kazanın meydana gelmesi ve bu kazada araç işletenin sorumlu bulunması gerekir. Dolayısıyla KTK. 86.madde gereğince araç işleteninin ve sürücünün kusursuz olduğu hallerde sigortacının da tazminat ödeme yükümlülüğü olmayacaktır. Yargıtay .H.D. 15.03.2001 tarih ve ... E.ve ... K.sayılı kararı bu yöndedir. Kaldı ki KTK Madde hükmünce 86 hükmünce İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın kazanın meydana geldiğini ispat ederlerse sorumluluktan kurtulur. öncelikle sigortalı aracın kusursuz olduğunun kabulü ile davanın reddini gerektiğini, bu nedenlerle müvekkili sigorta şirketi aleyhine açılan tamamen haksız ve mesnetsiz davanın reddini, masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
(1) FERAGAT AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: İşbu davanın yargılaması sırasında davacı vekili █████/2025 tarihli duruşmamızda davalı ile sulh olduklarını bu nedenle davalarından ve tüm taleplerinden feragat ettiklerini bildirmiştir.
6100 Sayılı Kanunumuzun "Feragat" başlıklı 307/1. Maddesinde; "Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir" denilmiştir.
Adı geçen kanunumuzun "Feragat ve Kabulün Şekli" başlıklı 309. Maddesinde; "Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır." amir hükmü yer almaktadır.
Adı geçen kanunumuzun "Feragat ve Kabulün Zamanı" başlıklı 310/1. Maddesinde; "Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir.
" denilmiştir.
Adı geçen kanunumuzun "Feragatın Kabul ve Sonuçları Başlıklı" 311/1. Maddesinde; "Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir." denilmiştir.
Yukarıda yapılan açıklamalar, amir kanun hükümleri ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Davacı vekilinin davalarından ve tüm taleplerinden feragat ettiği, davacı vekilinin dosyaya ibraz etmiş olduğu vekaletnamesinde davadan feragata ilişkin olarak ayrıca ve açıkça yetkilendirildiği, feragatın muhakeme devam ederken süresinde yapıldığı, kayıtsız ve şartsız olduğu anlaşılmakla 6100 Sayılı Kanunun 311/1 maddesi gereğince davanın feragat nedeniyle reddine karar verilerek Mahkememizde oluşan vicdani kanaatin tezahürü olarak aşağıdaki hükümler tesis edilmiştir.
(2) DAVA ŞARTI ARABULUCULUK YÖNÜYLE YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin █████/2024 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı ile Mahkememizin bağlı bulunduğu T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin █████/2025 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamları emsal alınarak davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği bir başka ifade ile eldeki davada alternatif uyuşmazlık çözüm yolu öngörüldüğünden arabuluculuğun zorunlu dava şartı olmadığı anlaşılmakla yapılan arabuluculuk masrafının davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davanın 6100 sayılı kanununun 311/1 maddesi gereğince feragat nedeniyle REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınan 488,00TL harcın peşin alınan 615,40 TL'den mahsubu ile fazla alınan 127,40TL'nin kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacıya iadesine,
3-İşbu dosyada arabuluculuk dava şartı olmadığından davacı tarafından başvurulan hazine tarafından karşılanan 4.700,00TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Taraflarca talep edilmediğinden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, yargılama giderlerinin tarafların üzerinde bırakılmasına,
5-Eldeki davanın basit yargılama usulüne tabi olması karşısında T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin █████/2025 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı da emsal alınarak 6100 Sayılı Kanunun 321/2. Maddesinde yer alan amir kanun hükmü gereğince gerekçeli kararın yazımı sonrasında TALEBE GEREK OLMAKSIZIN var ise dosya içerisinde yer alan masraftan karşılanmak suretiyle TEBLİĞE ÇIKARILMASINA,
6-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,
DAİR; İş bu duruşmada hazır bulunanların yüzüne karşı, hazır bulunmayanların yokluğunda, kararın vekille temsil edilmeyen taraflar açısından kendilerine, vekille temsil edilen taraflar açısından ise 7201 Sayılı Kanununun 11. Maddesi gereğince taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde █████/2025 Tarih ve 7550 Sayılı Kanunun 20. Maddesi ile 6100 Sayılı Kanunun Ek-1 Maddesinin 2. Fıkrasına eklenen amir kanun hükmü gereğince DAVA TARİHİ İTİBARİYLE tayin olunan parasal sınırlar nazara alınarak T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ NEZDİNDE İSTİNAF KANUN YOLUNA müracaat etme hakları açık olmak üzere Türk Milleti adına verilen karar duruşma tutanağına geçirilerek açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025
Katip Hakim

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!