Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesinin, marka ile ilgili kurum kararlarının iptali ve tescilli markanın hükümsüzlüğü davasında verilen usulden ret kararının istinaf incelemesi.
Özet: Davacı tarafından, tanınmış markasına benzerliği nedeniyle davalı markasının tesciline yapılan itirazın reddine dair kurum kararının iptali ve davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi talebiyle açılan davada ilk derece mahkemesi, kurum kararına ilişkin talep yönünden zorunlu dava arkadaşı TürkPatentin davaya dahil edilmemesi nedeniyle usulden ret, hükümsüzlük talebi yönünden ise davanın açıldığı tarihte markanın tescilli olmaması nedeniyle hukuki yarar yokluğundan usulden ret kararı vermiş olup, davacı bu usuli ret kararlarının hatalı olduğunu ileri sürerek istinaf etmiştir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No
: ████████ - ████████T.C.ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ20.HUKUK DAİRESİESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUKMAHKEMESİTARİHİ
: █████/2025NUMARASI
: ████████ E. - ████████ K.DAVANIN KONUSU
: Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali, HükümsüzlükTaraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen █████/2025 tarih ve ████████ E. - ████████ K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkili şirketin “...” ibareli markasının █████/2019 tarihinden bu yana ██████████ sayı ile 35. sınıfta tescilli olduğunu, müvekkilinin 2010 yılında kurulduğunu, “...” markasıyla Ankara’da uzun yıllardır faaliyet gösteren, sektöründe tanınmış bir gross market işletmesi olduğunu, davalının başvuru yaptığı “...” ibareli markanın, içerik ve görünüm olarak müvekkilinin markası ile büyük ölçüde örtüştüğünü ve ayırt edilemeyecek derecede benzerlik gösterdiğini, her iki markada da ortak ve esas karakteristik unsurun “...” ibaresi olduğunu, davalı markasında yer alan “Alternatif” kelimesinin ise genel ve tanımlayıcı bir nitelik taşıdığını, bu hukuki ve fiili durum karşısında, davalı başvurusunun SMK m.6/1 gereğince tescil edilmemesinin gerektiğini ileri sürerek, ... Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Dairesi’nin, müvekkilinin ███████████ sayılı “...” ibareli marka başvurusuna karşı yaptığı itirazı reddine dair kararının iptalini, davalı tarafa ait “...” ibareli marka başvurusunun 6769 sayılı SMK m.6/1, m.6/3, m.6/5 ve m.6/9 uyarınca tescil edilmiş ise hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, davacı tarafın davayı sadece müvekkili şirkete yönelttiğini, iş bu davanın tüm ilgililere karşı açılmadığını, davacı tarafa ait "... ..." ile müvekkilinin başvurusunu yaptığı "..." ibareli markalar arasında benzerlik ve karıştırma ihtimalinin bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece davalı şirkete ait marka tescil başvurusu hakkında, davacı tarafından yapılan itiraz üzerine, itirazın reddine dair YİDK kararının iptali istemiyle açılan iş bu davada; davalı şirket ile dava konusu iptali istenen 2025-M-10465 sayılı YİDK kararını tesis eden "TÜRKPATENT" arasında zorunlu dava arkadaşlığının bulunduğu, Yargıtay 11. HD.'nin █████/2019 tarih ve ████████ E.- █████████ K sayılı ilamında da aynı tespitlere yer verildiği, mahkemenin █████/2025 tarihli tensip tutanağında verilen 16 numaralı ara karar ile davacı vekiline, dava dışı "..." hakkında, eldeki dosya ile birleştirme talepli ayrı dava açması için iki haftalık kesin mehil verilmesine, (dava açıldığı takdirde mahkememize bu hususta bilgi verilmesine) iki haftalık kesin mehil içinde mecburi dava arkadaşı ''...'' hakkında ayrı dava açıp mahkeme dosyası ile birleştirmediği taktirde YİDK kararının iptali davasının usulden ret olunacağı hususunun ihtarına rağmen, davacı tarafın kendisine verilen yasal süre içerisinde, yukarıda belirtilen zorunlu dava arkadaşına yönelik dava açtığına ilişkin beyanda bulunmadığı, hükümsüzlük talebi bakımından ise davalıya ait hükümsüzlüğü istenen ███████████ sayılı markanın dava tarihinde tescilli olmadığı, dava tarihinden sonra █████/2025 tarihinde tescil edildiği, her bir davanın açıldığı tarihteki mevcut fiili duruma göre değerlendirilmesinin gerektiği, dava tarihinde tescilli olmayan markanın hükümsüz kılınması isteminde hukuki yararın bulunmadığı gerekçesiyle YİDK kararının iptali isteminin usulden reddine, dava konusu markanın hükümsüzlüğü isteminin hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, HMK m.124/3-4 de, maddi hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği taleplerinin, karşı tarafın rızası aranmaksızın hakim tarafından kabul edilebileceğinin düzenlendiğini, somut olayda da TPMK hasım gösterilmeden dava açılmış ise de, bu eksiklik hak arama hürriyetini ortadan kaldıracak şekilde yorumlanmamasının gerektiğini, dolayısıyla davada TPMK’nin yer almaması bir eksiklik ise de, bu eksikliğin düzeltilemeyecek bir eksiklik olmadığını, ilk derece mahkemesinin HMK’nın amir hükümlerini uygulamaksızın davayı usulden düşürmesinin, müvekilinin hakkını derinden zedelediğini, hükümsüzlük istemi yönünden de dava devam ederken, davalı markasının █████/2025 tarihinde tescil edildiğini, karar tarihine gelindiğinde çoktan sicilde kayıtlı hale geldiğini, dolayısıyla dava açılış anında teorik olarak “hukuki yarar” eksik görülse bile, dava sırasında bu eksikliğin kendiliğinden giderilmiş durumda olduğunu, mahkemenin fiilen doğmuş bulunan hukuki yararı gözeterek işin esasına girmesinin gerektiğini, davanın esas yönünden de haklı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.GEREKÇE
: Dava, marka ile ilgili kurum kararlarının iptali, hükümsüzlük istemine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve davacı vekilinin mahkemece █████/2025 tarihli tensip tutanağının 16 numaralı ara kararının █████/2025 tarihinde kendisine tebliğ edilmiş olmasına rağmen, verilen yasal süre içerisinde, zorunlu dava arkadaşı ''...'' hakkında ayrı dava açıp mahkeme dosyası ile birleştirmediği, her ne kadar istinaf dilekçesi ile bu eksikliğin hak arama hürriyetini ortadan kaldıracak şekilde yorumlanmamasının gerektiğini, dolayısıyla davada TPMK’nin yer almaması bir eksiklik ise de, bu eksikliğin düzeltilemeyecek bir eksiklik olmadığını bildirmiş ise de, █████/2025 tarihli cevaba cevap dilekçesi ile YİDK iptali talepli davada husumetin marka sahibine yöneltilmesinin yeterli olduğunu, Kurumun taraf gösterilmemesinin davanın görülmesine engel teşkil etmeyeceğini bildirdiği, hükümsüzlük talebi bakımından ise davalıya ait ███████████ sayılı markanın dava tarihinde tescilli olmadığı, dava tarihinden sonra █████/2025 tarihinde tescil edildiği, her bir davanın açıldığı tarihteki mevcut fiili duruma göre değerlendirilmesinin gerektiği, dava tarihinde tescilli olmayan markanın hükümsüz kılınması isteminde hukuki yararın bulunmadığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin █████████ E.- █████████ K., ██████████ E.- █████████ K., ██████████ E.- ██████████ K., ██████████ E.- █████████ K. ve █████████ E.- █████████ K. sayılı ilamlarında da açıklandığı üzere, dava tarihi itibariyle tescilli olmayan bir markanın hükümsüzlüğü için dava açılması mümkün olmayıp, henüz tescilli olmayan bir markanın hükümsüzlüğü için açılan davanın, erken açılması gerekçesiyle reddinin gerektiği, Yargılama sırasında hükümsüzlüğü istenen markanın tescil edilmesinin de sonuca etkisi olmayacağı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 615,40-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 116,60-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına,4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile █████/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026BaşkanÜyeÜyeKatipBu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.