Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin, vadesi geçen kambiyo senedi alacağının geç ödenmesi sonucu oluşan değer kaybına dayalı munzam zararın tazmini davası gerekçeli kararı.
Özet: Davacı, davalı tarafından süresinde ödenmeyen 150.000 TL bedelli bonodan kaynaklanan alacağın sekiz yıl gecikmeli tahsil edilmesi sonucu uğradığı, temerrüt faizini aşan ve paranın değer kaybından kaynaklanan munzam zararın tazminini talep ederken; davalı, icra takibine başlama gecikmesinin davacının kusurundan kaynaklandığını, takip dosyası kapsamında zaten yüklü miktarda faiz tahakkuk ettiğini, yapılan ödemelerin bulunduğunu ve munzam zararın yasal şartlarının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİT.C.ANKARA GEREKÇELİ KARAR7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ███████HAKİM
: ... ...KATİP
: ... ...DAVACI
: ... - (TC.No....) ...VEKİLİ
: Av. ... ...DAVALI
: ... - ... ...VEKİLİ
: Av. ... -...DAVA
: AlacakDAVA TARİHİ
: █████/2023KARAR TARİHİ
: █████/2025KARAR Y.TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan alacak davanın yapılan açık yargılaması sonucunda aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.I-İDDİALARDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafça müvekkilinin alacağınailişkin olarak 19.03.2014 düzenleme tarihli, 19.03.2015 ödeme tarihli, 150.000,00 TL bedelli bono keşide edildiğini, geçen süre zarfında davacı her ne kadar kambiyo senedi ilebirlikte davalı tarafa müracaat etmiş ise de hiçbir şekilde davalı tarafça ödeme yapılmadığını ancak,müvekkilinin davalıdan olan alacağını ödeme tarihi olan 19.03.2015 tarihi itibariyle tahsil edeceğidüşüncesinde olduğu için zarara uğradığını, davalı tarafça hiçbir şekilde müvekkiline davalı tarafça ödeme yapılmadığı içindavalı aleyhine ... Sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını,icra dosyası kapsamında da davalı/borçlu tarafça geçen uzun zaman zarfında dosya borcuödenmeyerek müvekkilinin alacağından mahrum bırakıldığını, uzun zaman sonucunda davalı tarafça sonödemenin 12.06.2023 tarihinde yapıldığını ve müvekkilinin parça parça yapılan ve oldukça geç tarihteyapılan ödemelerle haklı alacağından mahrum bırakıldığını,müvekkilinin alacaklarının tahsilinin oldukça geç gerçekleşmiş olması nedeniyledoğmuş/doğmakta olan temerrüt faizini aşan zararın (munzam zararın) tazmini talep edildiğini, tahsiledilmiş olan müvekkilinin zararlarına ilişkin müvekilinin doğmuş olan munzam zararının mahkemece tespitiile söz konusu davacı zararının davalı tarafça tazmini gerektiğini, temerrüt faizini aşan zararın (munzam) davalı tarafça karşılanması gerektiğini, davalı tarafınkambiyo senedinde yer alan ödeme tarihi olan 19.03.2015 tarihinde davacı alacağını ödemiş olsa idihiçbir şekilde müvekkilinin şu anda temerrüt faizini de aşan bir zarara uğramayacağını, ancak, davalınınödeme yapmayarak icra takibi başlatılmasına sebebiyet vermesi, yine icra takibi kapsamında dasüresinde ödeme yapmayarak süreci uzatması ve parça parça ödemeler yaparak müvekkilinin haklıalacağını ödemekten kaçınması neticesinde müvekkilinin zarara uğradığını, uğramış olduğu zararın 8 yıl kadar geç tahsil ettiğini, günümüz şartlarında tahsiledilen paranın, müvekkilinin alacağının muaccel olduğu 19.03.2015 tarihine kıyasla kaybetmiş olduğudeğer kaybı gözetildiğinde oldukça fazla zarara uğradığının açık olduğunu belirterek müvekkilinin 19.03.2014 düzenleme tarihli, 19.03.2015ödeme tarihli 150.000,00 TL bedelli kambiyo senedine ilişkin ...Sayılı dosya ile tahsil edilmiş olan alacaklar bakımından davacının uğramış olduğu munzam(aşkın)zararın tazmini için kısmi alacak davasına konu olmak üzere fazlaya ilişkin hakları saklı kalmakkaydıyla şimdilik 100,00-TL'nin son ödeme tarihi olan (tahsil) 12.06.2023 tarihinden itibarenişletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili █████/2025 tarihli dilekçesi ile alacak taleplerini 180.000,00 TL 'ye yükseltmiş noksan harcı tamamlamıştır.II-SAVUNMALARDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından davalı aleyhine ... Sayılı dosyası ile █████/2015 vade tarihli 150.000,00 TL bedellibono için 13.03.2017 tarihinde icra takibi başlattığını, takibe konu bononun vade tarihinin 19.03.2015tarihi olmasına rağmen davacı yanın yaklaşık 2 yıl sonra davalı aleyhine icra takibi başlattığını, davacıtarafın alacağını tahsil etmek için kendi kusuru ile 2 yıl geciktiğini, bu sebeple geçen 2 yıllık sürezarfında davacı tarafın alacağını kendi isteğiyle icra takibine konu etmediğini,kabul anlamına gelmemekle birlikte icra dosyasında 04.10.2023 tarihi itibarıyla dosya hesabıincelendiğinde
: 150.000,00 TL asıl alacak, 31.064,41 TL Takip Öncesi İşlemiş ... 145.067,47 TL takip Sonrası Faiz 176.132,88 TL toplam işlemiş avans faizi olduğunu, asıl alacak miktarından çok faiz işlendiğinin görüldüğünü, davacının faiz miktarını aşan herhangibir zararı bulunmadığını, ... Sayılı dosyası incelendiğindetoplam 165.809,92 TL ödeme yaptığını, yapılan ödemelerin alacaklıya haricen ödendiğini,davacının dava dilekçesinde belirtmiş olduğu gibi hiç bir ödemenin yapılmadığı durumunun sözkonusu olmadığını, davacı yanın mesnetsiz iddialarda bulunduğunu, davacının temerrüt faizini aşan munzam zararı söz konusu olmadığını, aşkın zararın şartlarıgerçekleşmediğini, zararın temerrüt faizinin üzerinde kalan kısmının munzam zararı oluşturduğunu,munzam zararın değişik şekilleri söz konusu olup, bunlar arasında en önemlisinin borçlununtemerrüdü tarihinden borcunu ödediği tarihe kadar, para değerindeki kaybın yasal temerrüt faizioranından fazla olması olduğunu ancak, takibe konu alacağın bono olup işlenen faiz türünün avansfaizi olduğunu, dava konusu alacağın ticari iş olduğunu, ticari işlerde tarafların serbestçe faiz oranınıbelirleyebildiğini, ...da faize ilişkin getirilen hükümlerin özel hüküm niteliğinde olduğundan...’ nın hükümlerinin “ticari işlerde” uygulanabilmesinin mümkün olmadığını, bu sebeple ...dayer alan faiz üst sınırı ticari işlerde uygulanmayacağını, bu tespitler doğrultusunda davacı yanın ayrıcabir faiz oranını belirlemediğini ve değişme ihtimali olan enflasyon ve paranın düşmesi gibi ihtimalleripeşinen kabul etmiş sayılacağını, müvekkilinin herhangi bir kusuru bulunmadığını savunmuş davacı yana ...) Sayılı dosyasına yaptıkları itiraz sebebiyle itirazın iptali davasımahiyetinde olması sebebiyle 2.139.605,00 TL üzerinden harcın tamamlatılması için süreverilmesine, davalı aleyhine açılan davanın usulden reddine, hukuki dayanaktan yoksun ve haksızdavanın esastan reddine, yargılama harç ve giderleriyle vekalet ücretinin karşı taraf üzerinebırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.III-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER1-Tarafların arabuluculuk görüşmelerinin sonuçsuz kaldığına dair arabuluculuk son tutanağı.2- ...sayılı takip dosyasının incelenmesinde; Alacaklı ... vekili tarafından borçlu ... aleyhine █████/2014 tanzim, █████/2015 vade tarihli 150.000,00 TL bedelli bonoya dayalı olarak 150.000,00 TL asıl alacak, 31.065,41 TL işlemiş faiz, 450,00 TL komisyon olmak üzere toplam 181.515,41 TL 'nin tahsili için kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığı anlaşılmıştır.3- ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; Alacaklı ... vekili tarafında borçlular ..., ... aleyhine █████/2014 keşide tarihli █████/2015 vade tarihli 150.000,00 TL bedelli...Esas sayılı dosyası ile icra takibine konulup tahsil edilen kambiyo senedinden kaynaklanan munzam zarar alacağına yönelik 2.139.605,00 TL 'nin tahsil için █████/2023 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır.4- Bilirkişi raporu. Bilirkişi kurulu kök ve ek raporlarının sonuç kısmında özetle; davacının talebinin haklı olup olmadığı hususunun hukuki değerlendirme ve nihai takdirin mahkemeye ait olduğunu, davacının faizle karşılanmayan zararının 631.699,92 TL olarak hesaplandığı şeklide görüş bildirilmiştir.IV- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇEDava; davacı tarafından...Esas sayılı takip dosyasında tahsile konulan ve 12.06.2023 tarihinde tahsil edilen 150.000 TL'lik bono nedeniyle açılan temerrüt faizini aşan munzam zarar alacağına ilişkindir.Aşkın (munzam) zarara ilişkin olarak ... maddesi “Alacaklı, temerrüt faizini aşan bir zarara uğramış olursa, borçlu kendisinin hiçbir kusuru bulunmadığını ispat etmedikçe, bu zararı da gidermekle yükümlüdür.Temerrüt faizini aşan zarar miktarı görülmekte olan davada belirlenebiliyorsa, davacının istemi üzerine hâkim, esas hakkında karar verirken bu zararın miktarına da hükmeder.” hükmünü haizdir. Bu hükümle uygulamada munzam zarar, kanunî tanımı ile aşkın zarar olarak adlandırılan hukukî kurum düzenleme altına alınmıştır.Aşkın (munzam) zarar, para borcunun ifasında borçlunun kusuruyla temerrüde düşmesi nedeniyle alacaklı nezdinde ortaya çıkan zararın temerrüt faiziyle karşılanamaması hâlinde söz konusu olan bir zarar olup bu zarar, borçlunun temerrüdü ile borcun ödendiği tarih aralığındaki dönemi kapsamaktadır. Bu anlamda aşkın (munzam) zarar, temerrüt faizini aşan ve kusur sorumluluğuna dair ilkelere bağlı bir zarar türü olarak kabul edilir (...). Aşkın (munzam) zarar, borçlu temerrüde düşmeden borcunu ödemiş olsaydı, alacaklının mal varlığının kazanacağı durum ile temerrüt sonucunda ortaya çıkan ve oluşan durum arasındaki farktır.Aşkın (munzam) zararın varlığı için gereken ilk koşul, bir para borcunda borçlunun temerrüdünün varlığıdır. Bu para borcunun kaynağının, aşkın (munzam) zararın talep edilebilirliği için herhangi bir önemi bulunmamaktadır. Bu anlamda ...maddesi, kaynağı ne olursa olsun temerrüt faizi yürütülebilir nitelikte olmak koşuluyla bütün para borçlarında uygulanma olanağına sahiptir. Borcun dayanağı haksız fiil, sözleşme, sebepsiz zenginleşme, kanun yahut vekâletsiz iş görme olabilir. Öte yandan hemen belirtilmelidir ki; aşkın (munzam) zarar borcunun hukukî sebebi, asıl alacağın temerrüde uğraması ile oluşan hukuka aykırılıktır. Bu nedenle borçlunun aşkın (munzam) zararı tazmin yükümlülüğü, asıl borç ve temerrüt faizi yükümlülüğünden tamamen farklı, temerrüt ile oluşmaya başlayan asıl borcun, ifasına kadar geçen zaman içinde artarak devam eden, asıl borçtan tamamen bağımsız yeni bir borçtur.Aşkın (munzam) zararın varlığı için gereken ikinci koşul; borçlunun temerrüdü nedeniyle temerrüt faiziyle karşılanamayan alacaklı zararının mevcudiyetidir. Ancak alacaklının zararının temerrüt faizinden az yahut temerrüt faizine eşit olması durumunda, zararın temerrüt faiziyle karşılanacak olması sebebiyle aşkın (munzam) zararın varlığından söz edilemez. Bu aşamada önemle belirtilmelidir ki; ... maddesi kapsamına kanunî temerrüt faizinin yanında akdi temerrüt faizinin uygulandığı borç ilişkileri de dâhildir. Eş söyleyişle alacaklının, borçlu ile arasındaki hukukî ilişkiden doğan temerrüt faizinin akdi yahut yasal olması, aşkın (munzam) zararın talep edilebilirliğine engel teşkil etmez. Burada önem arz eden husus alacaklının temerrüt faiziyle karşılanamayan zararının mevcudiyetinin ispatıdır.Aşkın (munzam) zararın varlığı için gereken üçüncü koşul; borçlunun temerrüde düşmede kusurlu olmasıdır. Zira aşkın (munzam) zarar sorumluluğu, temerrüt faizinden sorumluluktan farklı olarak kusur sorumluluğuna dayanmakta olup burada aranan kusur, borçlunun temerrüde düşmekteki kusurudur. Ancak aşkın (munzam) zarar iddiasının ileri sürüldüğü durumlarda sorumluluk için, diğer koşulların varlığı durumunda borçlunun temerrüde düşmedeki kusurunun varlığı asıldır. Başka bir anlatımla temerrüt sonrasında borçlunun temerrüde düşmedeki kusurunun alacaklı tarafından ispatı gerekmez. Aksine borçlu, temerrüde düşmede kusursuz olduğunu ispatlamadıkça ortaya çıkan aşkın (munzam) zarardan sorumludur.Aşkın (munzam) zararın varlığı için gereken son koşul ise; borçlunun temerrüdü ile alacaklının aşkın (munzam) zararı arasındaki illiyet bağının mevcudiyetidir. Bu çerçevede alacaklı, borçlunun temerrüde düşmesi ile ileri sürdüğü aşkın (munzam) zarar olgusu arasındaki illiyet bağını ispatla yükümlüdür (...Öte yandan, aşkın zararın ispatına ilişkin yükümlülük, bu zararın varlığını iddia eden alacaklının üzerindedir. Bu bağlamda aşkın (munzam) zarar alacaklısı, ... maddesine dayalı olarak tazminat talebinde bulunabilmesi için öncelikle kaynağı ne olursa olsun evvela bir alacağı olduğunu, borçlunun temerrütte bulunduğunu, illiyet bağını ve bu alacağını tahsil edememesinden veya geç ödeme yapılmasından doğan ve duruma göre malvarlığında azalma veya engellenen kazançlardan oluşan zararını kanıtlamak durumundadır.Aşkın (munzam) zararın talebinde varlığı iddia olunan zararın, yine alacaklı tarafından yasal ispat vasıtalarıyla somut, inanılır ve açık bir biçimde ispatlaması gerekir. Başka bir anlatımla alacaklı tarafça aşkın (munzam) zarar olgusu, ... maddesi gereğince ispata elverişli şekilde somutlaştırılarak ileri sürülen iddianın ispatı için gerekli tüm deliller somut olarak ortaya konulmalıdır. Bu itibarla salt ülkenin ve piyasanın içinde bulunduğu ekonomik olumsuzluklardan olan enflasyon, yüksek faiz, para değerindeki düşüş gibi olgulara dayalı olarak ileri sürülen munzam zarar talebi, alacaklının bu sebeple zarara uğradığını açık ve somut bir biçimde iddia ve ispat etmediği müddetçe, ... maddesi kapsamında munzam zararın kanıtı olarak ileri sürülemez ve anılan şartlar sebebiyle ortaya çıkan olumsuzluklar alacaklı zararı olarak kabul edilemez. Dolayısıyla ... maddesinde karşılanması öngörülen faizi aşan aşkın zararın, genel ekonomik olumsuzlukların (ülkede cari enflasyon oranı, yüksek ve değişken döviz kurları, mevduat faizleri, paranın satın alma gücünde meydana gelen azalma) dışında davacının durumuna özgü somut vakıalarla ispatlanması gerekir. Başka bir anlatımla yüksek enflasyon, dolar kurundaki artış, serbest piyasadaki faiz oranlarının yüksek oluşu, paranın satın alma gücünde meydana gelen azalma, davacıyı ispat yükünden kurtarmayacağı gibi herhangi bir ispat kolaylığı da sağlamaz. Bu itibarla ülkenin içinde bulunduğu ekonomik olumsuzluklardan hareketle ileri sürülen soyut ve varsayıma dayalı zarar iddiaları hükme esas alınamaz (...).Somut olayda; davacı yan, ... Esas sayılı takip dosyasında tahsile konulan ve █████/2023 tarihinde tahsil edilen 150.000,00 TL bedelli bonoya dayalı olarak açılan temerrüt faizini aşan munzam zarar alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, hükme esas alınan bilirkişi raporu ve dosya kapsamında birlikte değerlendirmede, davacı, zararlarının faizi ile karşılanmayan kısmı olan zararın tazmnini talep etmiş, Yargıtay'ın soyut ispatı yeterli saydığı kararlarında, temerrüt tarihi ile tahsil tarihlerindeki enflasyon verilerini gösterir ...oranları, bankalardan mevduat faiz oranları, döviz kurları, devlet tahvil faiz oranları, işçi ücretleri ve diğer yatırım araçları gibi veriler göz önünde bulundurularak, davacı alacağının temerrüt tarihinde bu yatırım araçlarından oluşacak sepete yatırılması ve değerlendirilmesi halinde tahsil tarihinde asıl alacakla birlikte getirisinin ulaşabileceği miktar ile tahsiline hükmedilen asıl alacak ve bu alacak için temerrüt tarihinden tahsil tarihine kadar davacının tahsil edebileceği tahsil ettiği faiz miktarı ve toplam miktar ve bu şekilde bulunacak toplam miktarlar arasındaki farkın hesaplanarak faizle karşılanmayan zarar ve miktarının tahsili gerektiği, asıl alacağın temerrüt tarihi ile ödeme tarihleri arasında ortaya çıkan enflasyon oranı, döviz kurları, altın fiyatları, ...oranları ile asgari ücretteki artış oranları esas alınarak yapılan hesaplamada, ...Esas sayılı icra takip dosyasında davacınını anapara alacağı olan 150.000 TL ile faizle karşılanmayan zararı hem takip öncesi işlemiş faiz, hem de takip sonrası işlemiş faizin mahsubu sonucunda yapılan hesaplama ile 150.000,00TL ana para, 31.065,41 TL takipten önce işlemiş faiz miktarı, 135.868,15 TL takipten sonra işlemiş faiz miktarı olmak üzere toplam 316.933,56 TL, değişim ortalaması 948.633,48 TL faizle karşılanmayan zarar miktarının 631.699,92 TL olduğu, davacının munzam zararının 631.699,92 TL olacağı belirlenmiştir.Belirsiz alacak davası olarak açılan eldeki davada; davacı yan, ıslah dilekçesi ile; 100,00 TL olarak talep ettikleri munzam zararı tazminatı taleplerini şimdilik 179.900,00 TL 'ye arttırarak şimdilik 180.000,00 TL'ye yükseltmiş, harcı ikmal etmiştir.Bilirkişi raporu, dosya ve delil durumuna uygun bulunarak hükme esas alınmış, taleple bağlılık ilkesi uyarınca; dava edilen munzam zararın oluştuğu kanaatine varılarak, davanın kabulü ile 180.000,00 TL alacağın son ödeme tarihi olan █████/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile ile birlikte davalıdan tahsili karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.VI-HÜKÜM1-Davanın kabulü ile 180.000,00 TL alacağın son ödem etarihi olan █████/2023 tarihinde itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Karar ve İlam Harcı2. ... sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 12.295,80 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL, ıslah harcı olarak alınan 3.072,24 TL olmak üzere toplam 3.342,09 TL harcın mahsubu ile bakiye 8.953,71 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,Yargılama Giderleri ve Gider Avansı3. Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere ve posta gideri olarak 212,00 TL, bilirkişi ücreti olarak 7.000,00 TL olarak yapılan toplam 7.212,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,4. Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan başvurma harcı, peşin harç, vekalet harcı ve ıslah harcı toplam 3.650,00 TL yargılama harcının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,5. Taraflarca depo edilen varsa gider avansı ile delil avansından bakiye tutarların karar kesinleştiğinde ... ve Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik...hükümleri uyarınca ilgilisine iadesine,6. ... maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan ... uyarınca 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,Vekalet Ücreti7. Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden ... maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, yapılan inceleme sonucunda... maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren ... Ticaret Mahkemesine ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile ...Mahkemesi istinaf yasa yolu açık olmak üzere █████/2025 tarihinde verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2025Katip ...e-imzalıdırHakim ...e-imzalıdır