Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütü üyeliği cezasının orantısızlığı ile terör örgütüne yardımdan yetersiz delille mahkumiyetin bozulmasına karar verdi.
Özet: Yüksek Mahkeme, iki sanık hakkında sırasıyla silahlı terör örgütüne üye olma ve silahlı terör örgütüne yardım etme suçlarından verilen mahkumiyet kararlarına yönelik istinaf kararlarını temyiz incelemesi sonucunda bozmuştur; ilk sanık yönünden, suçun işlendiği kabul edilmekle birlikte, cezanın bireyselleştirilmesi ve orantılılık ilkelerine aykırı şekilde teşdidin derecesinde yanılgıya düşülerek fazla ceza tayin edilmesi nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmiş; ikinci sanık yönünden ise, örgütle bağlantısına dair kesin ve inandırıcı delil bulunmaması, şüphenin sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeksizin delil değerlendirmesinde yanılgıya düşülerek mahkumiyet kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğu tespit edildiğinden beraat yerine mahkumiyete hükmedilmesi nedeniyle karar bozulmuştur.

MAHKEMESİ
:Ceza DairesiSAYISI
: ████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Sivas 3. Ağır Ceza MahkemesiSAYISI
: ███████ E., ████████ K.SUÇ
: Silahlı terör örgütüne üye olma, silahlı terör örgütüne yardım etme01.08.2016 (... yönünden)HÜKÜM
: 1.Sanık ... yönünden; 5237 sayılı TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 3 ve 5/1, 5237 sayılı TCK’nın 62, 53/1-2-3, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi,2.Sanık ... yönünden; 5237 sayılı TCK 'nın 220/7 delaletiyle TCK'nın 314/2, 220/7, 3713 sayılı Kanun'un 3, 5/1, TCK'nın 62, 53/1-2-3 ve 63. maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaBölge adliye mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle;Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararların niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;A. Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen karara karşı sanık müdafiinin temyiz isteminin incelemesinde;Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, tanık beyanları ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;Silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği kabul edilen sanığın mahkumiyetine ilişkin yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü sair nedenler yerinde görülmediğinden reddine, ancak;Anayasa'nın 138 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü, 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle üçüncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi ve kasta dayalı kusurun ağırlığı bağlamında, sanığın faaliyetlerinin önem ve yoğunluğu da göz önünde bulundurularak işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde hakkaniyete uygun makul bir cezaya hükmedilmesi gerekirken teşdidin derecesinde yanılgıya düşülmek suretiyle yazılı şekilde fazla ceza tayin edilmesi,B. Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan verilen karara karşı sanık müdafiinin ve bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemlerinin incelenmesinde;Örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğuna dair herhangi bir bağlantı tespit edilemeyen sanığın, aşamalardaki savunmalarının aksine örgüt liderinin talimatı doğrultusunda terör örgütüne yardım etmek kastı ile örgütle iltisaklı bankaya para yatırdığına ve bankacılık işlemleri yaptığına dair kesin ve inandırıcı delil bulunmaması karşısında, mevcut şüphenin sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek atılı suçtan sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,Kanuna aykırı olup, sanık müdafilerinin ve bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükümlerin 5271 sayılı CMK’nın 302/2 nci maddesi uyarınca, tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304/2-a maddesi uyarınca Sivas 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.