Ana yüklenicinin iş kazası sonrası SGKya ödediği tazminatın taşerondan rücuen tahsili talebinde, TBK 146 gereği 10 yıllık zamanaşımı ve kusur oranının temyiz incelemesi.
Özet: Bir ana yüklenicinin, bir iş kazası sonucu alt yüklenicisinin işçisinin uğradığı zararlar nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumuna ödediği meblağın %50sini, önceki bir mahkeme kararında belirlenen %50şer kusur oranına ve iş güvenliği eğitiminden alt yüklenicinin sorumlu olduğunu belirten taşeronluk sözleşmesi hükmüne dayanarak rücuen talep etmesi üzerine, alt yüklenicinin TBK 73 uyarınca iki yıllık zamanaşımı itirazı, taraflar arasındaki sözleşmesel ilişki nedeniyle TBK 146daki on yıllık zamanaşımının uygulanması gerektiği gerekçesiyle ilk derece ve istinaf mahkemelerince reddedilerek ana yüklenicinin rücu talebinin kabul edilmesiyle sonuçlanan bir dava sürecidir.

MAHKEMESİ: Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Kayseri 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirketin taşeronu olan davalının işçisi ...'in işin görümü esnasında geçirdiği iş kazası dolayısıyla SGK tarafından Kayseri 1. İş Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı işçiye bağlanan gelir ve tedavi masraflarının rücuen tahsili için açılan dava neticesinde müvekkili ve davalının müştereken ve müteselsilen sorumluluğuna hükmedildiğini, SGK tarafından açılan ilamlı icra takibi sonrasında müvekkilinin ticari itibarı gözetilerek, 7256 sayılı yasa kapsamında borcun yapılandırıldığını ve 25.03.2021 tarihinde toplam 1.039.348,13 TL olarak ödenerek icra dosyasının infaz edildiğini, davalı ile imzalanan 08.06.2016 tarihli taşeronluk sözleşmesinin 4. maddesinde iş güvenlik eğitiminin aldırılmasının davalı yükleniciye ait olduğunun kararlaştırıldığını, bu sebeple kazazede işçinin iş güvenlik eğitimi almamış olmasının tamamen davalının sorumluluğunda olduğunu, belirtilen nedenlerle müvekkili tarafından ödenmiş olan toplam 1.039.348,13 TL'nin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'sinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizleriyle birlikte davalıdan rücuen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 27.03.2024 tarihli ıslah ile talebini 509.647,07 TL artırarak 519.647,07 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işletilecek reeskont avans faizleriyle ile birlikte davalıdan rücuen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde, davacının taleplerinin TBK'nın 73. maddesi gereği, belirtilen ödeme tarihinin ve ilgili ilamın kesinleşmesinin üzerinden 2 yıl geçmekle zamanaşımına uğradığını, taraflar arasındaki sözleşmede sorumluluğun müvekkiline ait olacağına dair hüküm bulunmadığını, SGK tarafından açılan davada hesaplamaların iş kazası geçiren işçinin malül olduğu kabulü ile gelirin peşin sermaye değerinin hesaplanarak yapıldığını, ancak işçinin vefat ettiğini ve vefat tarihine kadar ilgili ödemelerin yapıldığını, vefat sonrasında işçiye ödeme yapılmadığını, annesine gelir bağlandığını bu nedenle işçinin ölüm tarihine kadar bağlanan gelir yönünden hesaplama yapılarak sorumluluğun belirlenmesi gerektiğini, müvekkilinin iş kazasında tamamen kusurlu olduğunun kabul edilemeyeceğini, kaza nedeniyle ... Sigorta'ya başvuru yapıldığını ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile TBK'nın 146. maddesi gereği taraflar arasında sözleşmesel ilişki bulunduğundan 10 yıllık zamanaşımının kabul edilmesi gerektiği, zamanaşımı definin yerinde görülmediği, davacı ile davalı şirketler arasında taşeronluk sözleşmesi düzenlendiği, dava dışı işçinin, iş kazası sonrasında maluliyeti nedeniyle SGK'nın rücu alacağına ilişkin görülen davada, SGK'nın alacağının mevcut olduğuna ve iş kazasında davalıların %50'şer kusurunun bulunduğuna hükmedildiği, tarafların bu ilamı istinaf etmeyerek kesinleştiğinden eldeki dosya davacısı ve davalısının bedel ile kusur oranını kabullendiği, SGK'nın ilamı icraya koyması nedeniyle dosya davacısı 1.039.348,13 TL ödediğinden tarafların ilamlı icradan da %50'şer bedelle sorumlu olduklarının kabul edilmesi gerektiği, neticede taraflar arasında akdedilen taşeronluk sözleşmesi hükümleri, mevcut kusur raporları, Kayseri 1. İş Mahkemesi'nin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı ilamı birlikte değerlendirildiğinde ilamın icrasının konu olduğu ... Genel İcra Dairesi'nin ███████████ Esas dosyasına (alacağın yapılandırılması neticesinde Sosyal Güvenlik Kurumu'na) ödenen 1.039.348,13 TL'den tarafların % 50 kusur oranına göre 519.674.07 TL'şer sorumlu olacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde, TBK'nın 146. maddesi gereği genel zamanaşımı olarak 10 yılın dikkate alınmasının hatalı olduğunu, TBK'nın 73. maddesi gereği rücu istemlerinde, tazminatın tamamının ödendiği ve birlikte sorumlu olunan kişinin öğrenildiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde 10 yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrayacağının düzenlendiğini, davacının 25.03.2021 tarihinde borcu ödeyerek kapattığını beyan etmekle rücu talebinin zamanaşımına uğradığını, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından taraflar arasında sözleşme bulunduğu kabulü ile 10 yıllık zamanaşımını kabul etmesinin de hatalı olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmede sorumluluğun müvekkiline ait olacağına dair hüküm bulunmamasına rağmen mahkemece düzenleme yapıldığı kabulü ile hatalı karar verildiğini, SGK tarafından açılan davada müteveffa işçinin yaşadığı ve %100 malul olduğu kabulü ile karar verildiğini, ancak işçinin vefat ettiğini, davacının gereksiz ödeme yapması halinde bunu SGK'dan istemesi gerektiğini, SGK tarafından verilen cevapta kurum tarafından yapılan bir tahsilat bulunmadığının bildirildiğini, davacı tarafından ödediği bildirilen tutarın SGK tarafından tahsil edildiğine dair bir cevap verilmediğini, rücu alacağının konusunun kazazede işçiye bağlanan sürekli işgöremezlik gelirinin peşin değeri olup, dava açıldıktan sonra 04.06.2018 tarihinde kazazede işçi vefat ettiğinden bu tarihten itibaren işçiye aylık ödenmediği ve SGK tarafından ödenmeyen bir gelirin davacı tarafından ödendiği gerekçesiyle müvekkilinden tazmininin istenemeyeceğini, rücuya esas mahkeme dosyasından alınan raporda müteveffa işçinin bakiye 56 yıl ömrünün olacağı kabulü ile hesaplama yapıldığını, ancak kendisine böyle bir ödeme yapılmaksızın işçinin vefat ettiğini, vefat eden işçinin hak sahiplerine bağlanan gelirin rücuya tabi olup olmadığının ve peşin sermaye değerinin hesaplanarak karar verilmesi gerektiğini beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2. Taraflar arasında 08.06.2016 tarihli, demir kalıp yapım işine dair eser sözleşmesi akdedilmiş, işin ifası esnasında 01.09.2016 tarihinde davadışı işçi ...'in geçirdiği iş kazası nedeniyle işçiye bağlanan sürekli ve geçici iş göremezlik gelirleri ve tedavi giderleri için SGK tarafından davacı ve davalıya karşı açılan tazminat davasında, Kayseri 1. İş Mahkemesi'nin 03.11.2020 tarihli, ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile tarafların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu kabul edilerek verilen karar taraflarca istinaf edilmeksizin kesinleşmiş ve SGK tarafından taraflar hakkında ilamlı icra takibi başlatılmış olup, davacı tarafından ilamdan kaynaklı alacağın SGK tarafından yapılandırılması kapsamında ödendiğinden bahisle taraflar arasındaki 08.06.2016 tarihli eser sözleşmesi kapsamında davalıdan rücuen tahsili talep edilmiştir.Davaya konu olayda İlk Derece Mahkemesince, TBK'nın 146. maddesi gereği taraflar arasında sözleşmesel ilişki bulunduğundan zamanaşımı süresi 10 yıl kabul edilmiş ise de taraflar arasında 08.06.2016 tarihli kalıp, demir yapım işine dair eser sözleşmesi akdedilmiş olup, eser sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda zamanaşımı süresi 5 yıldır. Diğer yönden istinaf dairesince davacının ödeme tarihi ve dava tarihi dikkate alındığında, davanın TBK'nın 73/1. maddesindeki 10 yıllık zamanaşımı süresinde açıldığından İlk Derece Mahkemesince yapılan değerlendirmenin yerinde olduğu ve zamanaşımının dolmadığı kabul edilmiş ise de TBK'nın 73. maddesinde tazminatın ödendiği ve birlikte sorumlu kişinin öğrenildiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde tazminatın tamamının ödendiği tarihten başlayarak 10 yıllık zamanaşımı süresi öngörülmüştür.6098 sayılı TBK'nın rücu istemi başlıklı 73/1. maddesi, "Rücu istemi tazminatın tamamının ödendiği ve birlikte sorumlu kişinin öğrenildiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde tazminatın tamamının ödendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar." hükmünü içermekte olup, dava konusu rücuen tazminat talebine esas davada, davacının davalı ile birlikte davalı olarak gösterilmesi nedeniyle birlikte sorumlu olduğu kişiyi bildiği ve sunduğu belgeye göre de tazminatın tamamını 25.03.2021 tarihinde ödediği, dava açıldığı 26.04.2023 tarihi itibariyle TBK'nın 73/1. maddesindeki 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmaktadır.Bu durumda mahkemece davacının sunduğu ödeme belgesi de eklenmek suretiyle davacı tarafından rücuen tazminat alacağına esas mahkeme ilamı ve icra takibi nedeniyle yapılandırma kapsamında yapılan ödeme bulunup bulunmadığı, olması halinde hangi tarihlerde ödeme yapıldığının ve borcun tamamının ödenip ödenmediğinin bildirilmesi için SGK'ya müzekkere yazılmak suretiyle ödeme belgelerinin gönderilmesinin istenilmesi ve gönderilen belgelere göre borcun davacının sunduğu 25.03.2021 tarihli belgeyle ödendiğinin anlaşılması halinde bu belgenin dikkate alınması, borcun yapılandırma kapsamında daha sonra ödendiğinin tespiti halinde ise bu hususun dikkate alınarak zamanaşımı itirazı da değerlendirilmek suretiyle karar verilmesi gerekmesine rağmen açıklanan hususlar gözardı edilerek eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.VI. KARARDeğerlendirme ve gerekçe bölümünde,1-) 1 no.lu bölümde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,2-) 2 no.lu bölümde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,05.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.