Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kaynaklı trafik kazası sonucu sürekli iş göremezlik tazminatı davasında kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmemesi nedeniyle kararın bozulması.
Özet: Bu hukuki ihtilaf, trafik kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan bir yayanın, ilgili aracın sigorta şirketinden talep ettiği sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkindir; başlangıçta usulden reddedilen dava, itiraz üzerine yeniden değerlendirilerek davacı lehine tazminata hükmedilmiş, ancak temyiz incelemesinde, kaza tespit tutanağı ile itiraz hakem heyetinin dayandığı bilirkişi raporundaki kusur tespitleri arasındaki ciddi çelişkinin giderilmemiş olması ve hangi kusur raporuna neden itibar edildiğinin yeterince gerekçelendirilmemesi nedeniyle, itiraz hakem heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir.
4. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi

SAYISI
: ████████-████████
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ
SAYISI
: 2023/İHK-23380
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ
SAYISI
: K-██████████
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın 15.11.2021 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu yaya konumundaki müvekkilinin yaralandığını ve sürekli iş göremezliğe uğradığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 107.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 05.05.2023 tarihli bedel artırım dilekçesi ile dava değerini, 430.000,00 TL olarak belirlemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın usulden reddi gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusuru kabul etmediklerini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yöntemine göre hesaplama yapılması gerektiğini, avans faizi talebinin haksız olduğunu, davacı lehine 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından başvuru aşamasında sunulan maluliyet raporunun, davacının iyileşme süresine dikkat edilmeden düzenlendiği ve kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerine uygun bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile maluliyet raporuna ilişkin eksikliğin tamamlanabilir olduğu, ara karar gereği alınan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata uygun şekilde düzenlendiği, hesap ve kusur raporunun dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 430.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 26.01.2022 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet raporunun hatalı olduğunu, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yöntemine göre hesaplama yapılması gerektiğini, kusuru kabul etmediklerini, vekalet ücretinin ve faizin hatalı belirlendiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yayanın sürekli iş göremezlik tazminatı ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, hükme esas alınan aktüer raporunun denetime elverişli bulunmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince:
a. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir.
Dosyanın incelenmesinde; kazaya ilişkin kolluk görevlilerince tanzim edilen kaza tespit tutanağına göre davacı yayanın karşıdan karşıya geçme kurallarını ihlal etmesi nedeniyle kusurlu bulunduğu, davalıya sigortalı araç sürücüsünün hızını ayarlayamama nedeniyle kusurlu olduğunun tespit edildiği, Uyuşmazlık Hakem Heyetince hükme esas alınan 03.05.2023 tarihli bilirkişi raporunda ise davacı yayanın kusurunun olmadığının, davalıya sigortalı araç sürücüsünün, aracının hızını yol durumuna göre ayarlamaması ve yayalara geçiş hakkı vermemesi nedeniyle kusurlu bulunduğunun bildirildiği, İtiraz Hakem Heyetince de davalıya sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğunun kabulü ile hüküm tesis edildiği anlaşılmaktadır.
Yargılama makamlarınca söz konusu kusur raporuna neden itibar edildiği, kaza tespit tutanağının neden tercih edilmediği gerekçelendirilmeli veya kaza tespit tutanağı ile rapor arasındaki çelişkiyi gideren bir rapor alınmalıdır.
O halde, İtiraz Hakem Heyetince, tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için üç kişilik uzman bilirkişi heyetinden kusur oranları arasında oluşabilecek çelişkiyi de giderecek mahiyette, oluşa uygun, denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
b. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata yapılması gerekir.
Somut olayda hükme esas alınan ... Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 04.04.2023 tarihli sağlık kurulu raporunda, davacının trafik kazası sonrası oluşan organik beyin sendromu nedeniyle %20 oranında, yüzündeki tamir dokusuna bağlı şekil bozukluğu nedeniyle %1 oranında, sol kulağındaki işitme kaybı nedeniyle %4 oranında olmak üzere toplam sürekli iş göremezlik oranının %25 olarak hesaplandığı, raporda davacının kazaya bağlı önceki tedavi evraklarına yalnızca atıf yapıldığı ancak rapor içeriklerine yer verilmediği, iş bu evrakların getirtilip ayrı ayrı incelenmek suretiyle maluliyet raporuna detayların yansıtılmadığı ve raporun değerlendirme kısmında bu evrakların içeriklerinin bulunmadığı, bunun yanında davacının davaya konu trafik kazasından önce geçirdiği ve kafa travmasına neden olan kazanın, mevcut maluliyet durumuna etkisi konusunda gerekli değerlendirmelerin de yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Şu halde, İtiraz Hakem Heyeti tarafından davacının tüm tedavi evrakı ve raporları temin edilip, davaya konu kaza ile ilgisi tartışılmak suretiyle maluliyet raporuna detaylı şekilde yansıtıldığı, davacı bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak içerisinde beyin ve sinir cerrahisi uzmanı, plastik cerrahi uzmanı ve kulak burun boğaz hastalıkları uzmanının da bulunduğu, davacının yerleşim yerine en yakın üniversite hastanesinin adli tıp anabilim dalı bölümünden, davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli, kaza ile illiyet bağı kuran ve arazın süreklilik arz edip etmediği hususlarını kapsar şekilde rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.
c. Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak;
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun █████., Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in █████. Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi (AAÜT)’nin 17/2. maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
VI. KARAR
1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Yukarıda (2-a), (2-b) ve (2-c) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının temyiz eden davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
11.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!