5. Hukuk Dairesi, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında, sorumlu idarenin belirlenmesi ve emsal değerlerinin araştırılmasına ilişkin bozma sonrası yerel mahkeme kararının davalı idare tarafından temyizi.
Özet: Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemli bir davada, yerel mahkemenin davayı kabul kararı, davalı idare tarafından temyiz edilmiştir. Davalı idare, el atılan alanın sorumluluğunun başka bir belediyeye ait olduğunu, kamulaştırmasız el atmanın esasen mevcut olmadığını ve önceki bozma kararındaki sorumluluk araştırması, taşınmazın edinilme şekli ile rızai taksim durumu ve bilirkişi değerlemesinin emlak vergi değerleri üzerinden yeniden denetlenmesi gibi kritik hususların tam olarak yerine getirilmediğini iddia etmiştir. Yüksek mahkeme, bu temyiz itirazlarını değerlendirerek, yerel mahkemenin önceki bozma kararına tam olarak uymadığı sonucuna varmış ve davanın kabulüne ilişkin kararı yeniden bozmuştur.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ Esas, ████████ KararKARAR
: KabulTaraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.Mahkeme kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; Gaziantep ili, ..., ...Mahallesi 11 54... parsel sayılı taşınmaza kamulaştırmasız el atıldığını ileri sürerek tazminat isteminde bulunmuştur.II. CEVAPDavalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza ilişkin kroki incelendiğinde davacının kendisine ait olduğunu ileri sürdüğü ve taşınmazın yaklaşık 100,00 m²lik alanını kapsayan binanın cephe aldığı yolun imar planında 25 metrelik yola isabet ettiğinin açıkça görüleceğini, ancak bilindiği üzere, genişliği 20 metreden fazla yolların sorumluluğunun ... Belediyelerinde olduğundan davalı idarenin bu hususta herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi, yine açılan davanın esas yönünden de reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazda davalı idare tarafından gerçekleştirilen herhangi bir el atmanın söz konusu olmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.III. MAHKEME KARARIMahkemenin 24.02.2015 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİA. Bozma Kararı1.Mahkemenin 24.02.2015 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu taşınmaz üzerinden geçen yolların ... Belediye Meclisinin 13.08.2012 tarihli ve 396 sayılı kararı ile kamulaştırma ve düzenleme yapma yetkisinin 5216 sayılı ... Belediye Kanunu'nun 7 nci maddesinin (g) bendi gereğince ... İlçe Belediye Başkanlığına verilen yollardan olup olmadığı hususu araştırılarak sorumlu idarenin belirlenmesi gerektiği, davacının dava konusu taşınmazı satın alırken, zeminde yolların olup olmadığı, tapu malikleri arasında harici ve rızai taksim sonucu tapu maliklerinin tümünün benimsendiği fiili bir kullanım durumunun oluşup oluşmadığı, bu konuda düzenlenmiş özel parselasyon haritası veya varsa fiili kullanım haritasının bulunup bulunmadığı araştırılarak mevcut ise taraflardan temin edilip zemine uygulanmak suretiyle davacıya ait yerin işaretlettirilmesi, ayrıca diğer paydaşlar adına davetiye çıkartılıp fiili kullanım ve özel parselasyon hususlarında beyanları alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği, değerlendirme tarihi olan 2013 yılında dava konusu taşınmaz ile bilirkişi kurulunca emsal kabul edilecek taşınmazların, Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu tarafından belirlenen emlak vergisine esas olan metrekare değerlerinin, ilgili Belediye Başkanlığı Emlak Vergi Dairesinden istenip dava konusu taşınmazın, emsal taşınmazlara göre üstünlük oranı yönünden bilirkişi kurulu raporunun denetlenmesi gerektiğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen KararMahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarMahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; yerel mahkemece bozma kararına uyulduğunu; ancak bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilmediğini, her ne kadar meclis kararı ile yetki devri yapılmış ise de bu durumun el atılan bölgeyi kapsamadığını ve bakım onarım işlerinin ... Belediyesi tarafından yürütülmekte olduğunu, kamulaştırmasız el atma durumunun söz konusu olmadığını, çünkü yapılaşmaların yaklaşık 30 yıl öncesine ait olduğunu, meclis kararının ise 2012 yılına ait bir karar olup yolun kullanımından yaklaşık 20 yıl sonrasına tekabül ettiğini, müvekkili idareye husumet yöneltilmemesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeUyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili hususundadır.2. Değerlendirme1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olmadığından usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Davalı idareden aşağıda yazılı kalan harcın alınarak Hazineye irat kaydedilmesine,06.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.