Yargıtay, trafik kazası sonrası tazminat davasında maluliyet oranı çelişkisi ve ZMSS poliçesi geçerliliği eksiklikleri nedeniyle ilk derece mahkemesi kararını bozmuştur.
Özet: Bisiklet sürücüsü davacı ile motosikletli davalı arasında meydana gelen trafik kazası sonucu bedensel zararlar nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat davasında, ilk derece mahkemesi kısmen kabul kararı vermişse de yüksek mahkeme, davacının maluliyet oranına dair farklı raporlardaki çelişkilerin Adli Tıp Kurumundan alınacak nihai raporla giderilmemesi ve davalı sigorta şirketinin zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesinin kaza tarihini kapsayıp kapsamadığının tespiti yönünde yeterli araştırma yapılmaması gibi önemli eksik incelemeler nedeniyle kararı bozmuştur.

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E. ████████ K.İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesi ile; bisiklet sürücüsü davacı ile davalının kullandığı motosiklet arasındaki 21.02.2008 tarihli kazada müvekkilinin malul kaldığını beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 5.000,00 TL maddi tazminat, 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte manevi tazminat talebinden sigorta şirketi dışındaki davalılar sorumlu olmak üzere müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsilini talep etmiş, 30.10.2023 tarihli dilekçesi ile dava değerini HMK'nın 107. maddesi gereği belirlenmesi talebi ile geçici iş göremezlik tazminatını 677,62 TL, sürekli iş göremezlik tazminatını 10.299,38 TL olarak artırmıştır.II. CEVAPDavalı ... vekili; aracın sürücüsünün ... değil ... olduğunu, davalının 07... plakalı motosikletin maliki olduğunu, davacının yaşı nedeni ile iyileşme süresinin uzadığını, sağlık harcamalarının davacı sigortalı olduğu için zararın sigorta tarafından karşılandığını, faiz talebini kabul etmediklerini savunarak davanın reddini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 08.06.2016 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla davalının kazada %15 oranında kusuru bulunduğu, kaza nedeni ile davacının Adli Tıp Kurumu raporu ile %6.1 oranında malul kaldığı tespitinin yapıldığı, aktüer rapor ile 686,85 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 1.897,58 TL sürekli iş göremezlik tazminatı belirlemesi yapıldığı, davacının manevi tazminat talebinde bulunduğu, çekilen acı ve sıkıntılar dikkate alındığında talebin kısmen kabulüne karar verildiği gerekçesi ile davanın kısmen kabülü ile 2.584,43 TL'nin davalı ... kaza tarihi olan 21.02.2008'den, davalı ... Sigorta A.Ş dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizinden sorumlu olmak üzere davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, manevi tazminat davası yönünden davanın kısmen kabülü ile 1.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 21.02.2008'den itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİA. Bozma Kararı1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... Sigorta AŞ vekili temyiz isteminde bulunmuştur.2. Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 23.09.2019 tarihli ve ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamıyla; "1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre; davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine ve manevi tazminata ilişkin temyiz itirazının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;Davacı vekilinin başvurusuna eklediği Antalya Devlet Hastanesi malüliyet raporuna göre %39,mahkemece Adli Tıp Kurumu tarafında hazırlanmış raporda malüliyet oranı %6.1 olduğu tespit edilmiştir. Malüliyet raporları arasında maluliyet oranları yönünden çelişki bulunduğu anlaşılmaktadır. O halde mahkemece çelişkilerin giderilmesi yönünde Adli Tıp Kurumu Genel kurulundan kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine göre gerekçeli rapor alınarak karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.3-Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;Dava, trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar nedeniyle, sürekli işgücü kaybı tazminatı istemine ilişkindir.Mahkemece, davalı tarafça kaza tarihini kapsayan geçerli bir ZMSS poliçesi bulunmadığı iddia olunan aracın, kaza tarihini kapsar geçerli ZMSS poliçesi bulunup bulunmadığı konusunda herhangi bir araştırma yapılmadan, davanın esası karara bağlanmıştır. Oysa, dosyaya sunulan poliçe fotokopisinde, kazayı yapan 07... plaka numaralı araca ilişkin davalı şirket nezdinde düzenlenmiş ... numaralı trafik poliçesinin 26.02.2008-26.02.2009 tarihlerini kapsar şekilde düzenlendiği görülmektedir.Açıklanan nedenlerle; davalı ... şirketinin, KTK. 85-91 md. uyarınca trafik kazası nedeniyle oluşan zararlardan belirli ve sınırlı hallerde sorumlu olduğu, olay tarihini kapsar zorunlu mali sorumluluk sigortasının bulunması halinde davalıya husumet yöneltilmesinin mümkün olacağı gözetilerek; 07... plaka numaralı aracın, kaza tarihini kapsar geçerli ZMSS poliçesi bulunup bulunmadığının araştırılması ile araç mülkiyetine ilişkin değişiklikleri gösterir ayrıntılı tescil kayıtlarının getirtilerek geçerli poliçe bulunduğunun tespiti halinde ilgili sigorta şirketinden poliçenin aslınında taraflardan temin edilerek daha sonra davalının zarardan sorumlu olup olmadığı ve davalıya husumet yöneltilmesinin mümkün olup olmadığı tartışılıp, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken; eksik incelemeyle yazılı olduğu biçimde hüküm tesisi doğru görülmemiştir." denilerek bozma kararı verilmiştir.B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Kararİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının kazada %85, davalının ise %15 oranında kusuru bulunduğu, Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulu tarafından verilen raporda davacının kaza nedeni ile %6.1 oranında malul kaldığının belirlendiği, davalı ... tarafından kaza tarihini kapsar şekilde poliçe düzenlenmediği bu nedenle bu davalı açısından davanın reddine karar verilmesi gerektiği, aktüer rapor alınarak zarar miktarının belirlendiği, olayın özellikleri, kusur durumu, sosyal ve ekonomik durumlar değerlendirilerek davacının manevi tazminat talebinin kabulüne karar verildiği gerekçesi ile maddi tazminat talebi bakımından davalı ... şirketine karşı açılan davanın reddine, 10.299,38 TL sürekli iş göremezlik, 677,62 TL geçici iş göremezlik tazminatının olay tarihi olan 21.02.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat talebi bakımından 7.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 21.02.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, davacı tarafın fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı ... temyiz dilekçesinde; davacının kazada ağır kusurlu olduğu bu durumun illiyet bağını kestiği, davacının koruyucu ekipman kullanmadığı, hesaplama yönteminin hatalı olduğu, maluliyet oranını kabul etmedikleri, manevi tazminat koşullarının oluşmadığı gerekçeleri ile kararın bozulmasını talep etmiştir.B. GerekçeUyuşmazlık, sigortasız motosikletin, bisiklet kullanan davacıya 21.08.2008 tarihinde çarpması sonucu davacının yaralanması nedeniyle uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı ile manevi tazminat talebine ilişkindir.1.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesinden alınan maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun olmasına, manevi tazminat miktarının yeterli olmasına, Adli Tıp Kurumundan alının kusur raporu uyarınca davalının kazada %15 oranında kusuru bulunduğunun anlaşılmasına göre davalı ...'ın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.2.Davalı ...'ın diğer temyiz itirazlarına gelinceTrafik kazasında bedensel zarara uğrayan ve buna dayalı olarak işgücü kaybı tazminatı isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda Fransa'dan alınan 1931 tarihli "PMF" cetvellerine göre saptanmakta ise de; Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, ... Üniversitesi ... Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, ... Danışmanlık, ... Üniversitesi ve ... Üniversitesi'nin çalışmalarıyla "TRH 2010" adı verilen "Ulusal Mortalite Tablosu" hazırlanmıştır. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda; Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği göz önüne alındığında, Dairemizce de tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir. Bu itibarla; karara esas alınan tazminat hesaplamasında, TRH 2010 Yaşam Tablosu'nun kullanılmasında bir isabetsizlik görülmemiş olmakla birlikte, davacı vekilinin dava dilekçesinde PMF 1931 Yaşam Tablosu'nun kullanılması gerektiğine ilişkin talebi nedeniyle, tazminat hesabında PMF 1931 Yaşam Tablosu'nun (TRH 2010 Yaşam Tablosu'ndan daha kısa ömür süresi belirlediği halde davacı kabulü gereği) kullanılması gerekli görülmüştür.Davacının hak kazanabileceği tazminatın hesaplanması için alınan 18.01.2016 tarihli aktüer raporda PMF 1931 Yaşam Tablosuna göre hesaplama yapılmış ve bu hesaplama ile belirlenen miktarlara göre karar verilmiştir. Karara karşı davacı ve davalı ... tarafından temyiz yoluna başvuru yapılmış ise de hesaplama yöntemi ile ilgili bozma kararı verilmemiştir. Bozma kararın sonrasında alınan 26.09.2022 tarihli aktüer raporda ise güncel veriler esas alınarak yapılan hesaplamada 01.06.2015 tarihli ZMSS Genel Şartları dahilinde, TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre ve progresif rant yöntemine göre hesaplama yapılmıştır. Ancak bozmadan önce alınan 18.01.2016 tarihli bilirkişi raporunda PMF 1931 Yaşam Tablosu kullanılarak hesaplama yapılmış bu hesaplamaya göre karar verilmiş, karar her kadar davacı vekili tarafından temyiz edilmişse de hesaplama yöntemi temyize konu edilmemiş olup PMF 1931 Yaşam Tablosuna göre yapılan hesaplama davacının kabulündedir.Davacı vekilinin kabulü karşısında, hesaplamada PMF 1931 Yaşam Tablosu'na göre muhtemel bakiye ömür süresinin belirlenmesi (davalı lehine olacak biçimde daha kısa ömür süresi belirlediği halde davacı vekilinin kabulü ile bağlı kalınması gerektiğinden), % 1,8 teknik faiz uygulanmadan ve işleyecek devre bakımından da "progresif rant" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle, yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.VI. KARAR1- Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeple davalı ...'ın diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,2- Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeple davalı ...'ın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalı ...'a iadesine,Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,01.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.