İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, dava dışı işçiye ödenen kıdem tazminatı ve diğer işçilik alacaklarının, asıl ve alt işverenler arasındaki sorumluluk oranları çerçevesinde yasal ticari faiziyle rücuen tahsili davası.
Özet: Bu hukuki evrak, davacı şirketin, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan işçilik alacaklarını (özellikle kıdem tazminatı) dava dışı bir işçiye ödedikten sonra, bu ödemeleri işçinin önceki işverenleri olan davalı şirketlerden yasal ticari faiziyle birlikte rücuen talep etmesini konu almaktadır; bilirkişi raporları, sözleşmelerde sorumluluk hükmü bulunmaması nedeniyle Yargıtayın alt işverenlerin %100 sorumluluğu görüşüne rağmen davacı ile davalılar arasında %50şerlik bir sorumluluk dağılımı önermekte ve faizin ödeme tarihinden itibaren işletilmesi gerektiğini belirtmektedir.

T.C.
İSTANBUL4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2023KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; Dava dışı ...'nın şoför cenaze hizmetleri işi █████/2007, █████/2013, 50.415,39-TL █████/2021 50.032,74TL müvekkili şirket tarafından ödendiğini, müvekkili şirketin işbu ödemeleri son işveren olarak yapmak zorunda kaldığını, davalıların işbu ödemelerden, işçiyi çalıştırdıkları dönemler nedeniyle, işçiye ödenen tazminat ve alacaklardan sorumlu olduklarını, işçiye yapılan bu ödemeler nedeniyle müvekkili şirketin sözleşmeye ve yasaya bağlı olarak, ödeme tarihinden itibaren işletilecek yasal ticari faiziyle birlikte, davalılara rücu hakkı bulunmadığını, yasa ve Yargıtay kararları gereğince, müvekkili şirketin işbu dava ile bu haklarını ileri sürdürdüğünü, müvekkili şirket kayıt ve belgeleri, banka kayıtları, ödeme evrakları, sgk hizmet dökümleri gereğince, bilirkişi incelemesi yaptırılarak, işçinin geçmiş dönemde çalıştığı davalı/davalıların sorumlu oldukları ödemeler tutarının tespiti ile tespit edilecek olan ödemenin, ödeme tarihinden itibaren işletilecek yasal ticari faizi ile birlikte müvekkili şirkete ödenmesine karar verilmesini, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkili şirket tarafından ödenen işçilik alacaklarının davalı/davalılardan, sözleşme ve yasa gereği yasal sorumluluk tutarları gereğince bilirkişi raporu ile tespit edilerek, bulunacak tutarların davalılardan ayrı ayrı, ödeme tarihinden itibaren yasal ticari faizi ile birlikte, davalılardan alınarak davacı yana ödenmesine, yargılama giderleri ve yasal vekalet ücretinin davalılara tespit edilecek sorumluluk oranların gereğince ayrı ayrı yüklenmesine, sorumlulukları oranında rücuen tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı şirketlere dava dilekçesi ve tensip tutanağı tebliğ edilmiş, davalı taraflarca davaya cevap verilmemiştir.Mahkememizce tarafların bildirdiği deliller toplanmış, Bilirkişi Raporu ve Bilirkişi ek raporu, SGK yazı cevabı, dosyamız arasına alınmıştır.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava, davacı şirketin dava dışı işçiye ödediği işçilik alacaklarını davalı şirketten asıl işveren ve alt işveren ilişkisi kapsamında rücuen tazmini istemine ilişkindir.Somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının dava dışı işçiye yaptığı ödemelerin rücuen tahsilini isteyip istemeyeceği ve miktarı hususunda toplanmaktadır.Mahkememizin █████/2024 tarihli ara kararı gereğince dosyamız rapor hazırlanmak üzere işçi alacakları konusunda uzman bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından ibraz edilen █████/2024 tarihli raporda özetle;"Her ne kadar hizmet bilgileri dökümünde ... A.Ş. Şirketleri yer alsa da; dava dilekçesinde yer almamaktadır. Bu nedenle ...TİC. A.Ş. şirketleri hesaplamaya dahil edilmemiştir.Hizmet bilgileri dökümünde dava dışı şirketler yer almış olsa da; dava dilekçesinde yer alan şirketler bakımından hesaplama yapılmıştır. Ayrıca alt işverenler bünyesinde çalışan dava dışı işçinin kıdem tazminatı ödemelerine dair dosyaya sözleşme veya teknik şartname ibraz edilmemiş olduğundan olması dolaysıyla sözleşme veya teknik şartnamelerde kıdem tazminatından kaynaklanan sorumluluğa dair açık hüküm bulunmadığından; her ne kadar Yargıtay'ın alt işverenlerin 96100 sorumluluğu olduğu yerleşik olsa da; davacı ve diğer davalılar ile birlikte %50 ( yarı yarıya ) sorumlu olduklarına dair hesap dosyaya sunulmuştur.Rücu davalarında ve müteselsil sorumluluk davalarında rücu hakkının doğduğu an olan ödeme yapıldığı tarihten itibaren faiz işletilebileceği ve her ne kadar Yargıtay kararlarında tarafların tacir olması nedeniyle avans faizi işletilmesi gerektiğine yönelik kararlar yerleşik durumda olup; davacı tarafında dava dilekçesinde de ticari faiz ve faiz başlangıç tar deme tarihi olan 05.06.2021 tarihinden itibaren taleplerinde bulunduğu;...." sonuç ve kanaatine varılmaktadır.Mahkememizin █████/2025 tarihli ara kararı gereğince dosyamız ek rapor hazırlanmak üzere işçi alacakları konusunda uzman bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından ibraz edilen █████/2025 tarihli ek raporda özetle;"Her ne kadar hizmet bilgileri dökümünde ...TİC. A.Ş. Şirketleri yer alsa da; dava dilekçesinde yer almamaktadır. Bu nedenle ...TİC. A.Ş. şirketleri hesaplamaya dahil edilmemiştir.Alt işverenler bünyesinde çalışan dava dışı işçinin kıdem tazminatı ödemelerine dair dosyaya sözleşme veya teknik şartnamelerde kıdem tazminatından kaynaklanan sorumluluğa dair açık hüküm bulunmadığından; her ne kadar Yargıtay'ın alt işverenlerin %100 sorumluluğu olduğu yerleşik olsa da; davacı ve diğer davalılar ile birlikte %50 ( yarı yarıya ) sorumlu olduklarına dair hesap dosyaya sunulmuştur.¸Rücu davalarında ve müteselsil sorumluluk davalarında rücu hakkının doğduğu an olan ödeme yapıldığı tarihten itibaren faiz işletilebileceği ve her ne kadar Yargıtay kararlarında tarafların tacir olması nedeniyle işletilmesi gerektiğine yönelik kararlar yerleşik durumda olup; davacı tarafında dava dilekçesinde faiz ve faiz başlangıç tarihinin ödeme tarihi olan 05.06.2021 tarihinden itibaren taleplerindeBulunduğu, ...." sonuç ve kanaatine varılmaktadır.4857 sayılı İş Kanunu’nun 2/6. maddesinde, "Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur." hükmü bulunmaktadır. Dava konusu olayda da taraflar arasında asıl işveren - alt işveren ilişkisinin mevcut olup olmadığı tartışılacaktır.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 167. maddesinde, müteselsil sorumlu olan borçlular arasındaki iç ilişki düzenlenmiş olup; "Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır." şeklindeki bu hükümde, müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları, ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceği belirtilmiştir.Taraflar arasındaki davaya konu alacak, dava dışı işçi tarafından herhangi bir şekilde yargı yoluna götürülmediğinden taraflar arasında akdedilen sözleşme ve teknik şartnamelerdeki düzenlemeler kapsamında ele alınması gerekecektir.Asıl işverenle alt işverenler arasında yapılan hizmet akitlerine göre yapılan iş kapsamında ve değişen alt işverenlere ait işyerinde ara vermeden çalışan işçilerin işçilik alacakları için açtıkları davalar sonunda ödenmesine karar verilen miktarlardan alacaklı işçiye karşı her biri müteselsilen sorumludurlar. Burada kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, dış ilişki itibariyle (işçiye karşı) müteselsilen sorumludurlar. İç ilişkide (alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki ilişkide) ise bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda taraflar kendi aralarında sözleşme yapabilirler. 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 167. maddesindeki düzenleme uyarınca, aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça müteselsil sorumlulardan her biri alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu olacaklardır. Yasa hükmünde eşit sorumluluğun müteselsil borçlularda aksinin kararlaştırılmaması halinde uygulanacağı belirtilmiştir.O halde, uyuşmazlığın çözümü için taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi, hizmet alım tip sözleşmesi, teknik şartname ve hizmet işleri genel şartnamelerinin sorumluluğa yönelik hükümlerinin tatbiki gerekir. Bu nedenle tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme ve şartname hükümlerinde işçi alacaklarından kimin ne kadar sorumlu olduğuna ilişkin hüküm varsa bu hükümler tarafları bağlar. Hizmet sözleşmelerinde, ihale evraklarında teknik ve idari şartnamelerde ve diğer taraflar arasında karşılıklı düzenlenen belgelerde yüklenici şirketin sorumluluğuna ilişkin açık hüküm olan hallerde, asıl işveren ödemiş olduğu miktarın tamamını, ilgili alt işverenden rücuen tahsilini talep edebilirken alt işverenin, asıl işverenden rücu imkanı yoktur. Sözleşme değerlendirilirken işçinin çalıştığı dönemlere ilişkin sözleşme hükümleri dikkate alınmalıdır. Buna göre, son alt işverenin alacağın tamamından sorumlu tutulamayacağı, tamamından sorumlu olmasının İş Kanunu gereği yalnız işçiye karşı olduğu, işçiyi çalıştırmış olan alt işverenlerin her birinin dava dışı işçiyi çalıştırdığı dönemi kapsayan kısmından sınırlı sorumlu olacağı, ayrıca işçilik alacakları davası neticesinde davacının ödediği yargılama giderleri, faiz ve vekalet ücreti yönünden de alt işverenlere rücu edilecek işçilik alacağı miktarına göre bir oranlama yapılarak davacının alt işverenlerden bu alacak kalemi ile ilgili talep edebileceği miktar da açıkça belirlenmelidir. (Y.13. HD. █████/2018 T, ... E.-... K. ve yine aynı Dairenin 31.5.2018 T, ...E.- ...K. ve █████/2017 tarih, ... E. ...K. sayılı ilamları)Açılan davada davalı yanca zamanaşımı itirazında bulunulmuş olmakla, öncelikle alacağın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı hususunun değerlendirilmesi gerekmektedir. TBK’da haksız fiillerde rücu zamanaşımı süresinin düzenleyen 73. maddesi dışında ayrıca özel olarak bir rücu zamanaşımı süresi öngörülmediğinden, sözleşmeye dayalı rücuen tazminat davalarında aynı Kanunun 125. maddesi gereğince on yıllık zaman aşımı süresinin uygulanması gerekmekte olup, dava konusu olayda ödeme tarihinden davanın açıldığı tarihe kadar on yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla zamanaşımı itirazının reddi gerekmiştir (Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin █████/2019 tarih, ...Esas ve... Karar sayılı kararı).Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanununa göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır. İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar (Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin ...Esas ...Karar sayılı ilamı).Bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; ayrıntılı, açıklayıcı ve dosya kapsamına uygun şekilde düzenlendiği anlaşılan bilirkişi raporunun Mahkememizce yeterli görülüp itibar edildiği, dava dışı işçinin kıdem tazminatına ilişkin borç miktarının tarafların çalıştırdığı süre ile sorumlu olduğu, açılan davada davalılar Sistem şirketinde ve Vizi şirketinde dava dışı işçinin çalışmasının olmadığı anlaşılmakla davacının dava dışı işçiye ödendiği anlaşılan kıdem tazminatı yönünden bu davalılardan rücu talep hakkının bulunmadığı, diğer davalılardan ise taraflar arasında düzenlenen sözleşmelerde işverenin işçilik alacaklarından ve kıdem tazminatından sorumlu olacağına dair açık bir düzenleme bulunmadığından davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep hakkının bulunduğu kanaatine varılarak hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapılan hesaplamalar doğrultusunda davanın bir kısım davalılar yönünden kısmen kabulüne, davalılar sistem grup… ltd şti ve vizi … ltd şti yönünden ise reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Açıklanan gerekçeye göre;Davanın bir kısım davalılar yönünden KISMEN KABULÜ İLE;1- 35.297,07 TL'nin ödeme tarihi olan 05.06.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ...ŞTİ,... LTD ŞTİ. ve...LTD ŞTİ 'den tahsili ile davacıya verilmesine,2- 7.559,16 TL'nin ödeme tarihi olan 05.06.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ...LTD ŞTİ,... LTD ŞTİ. VE...LTD ŞTİ 'den tahsili ile davacıya verilmesine,3- 7.559,16 TL'nin ödeme tarihi olan 05.06.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı …LTD ŞTİ 'den tahsili ile davacıya verilmesine,4- Diğer davalılar ... ltd şti ve vizi … ltd şti yönünden davanın REDDİNE,5-Alınması gereken 3.443,88 TL harçtan, peşin alınan 854,44 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.589,44 TL harcın davalıların sorumluluklarına göre hesaplanan 2.411,14 TL'sinin davalılar .. Ltd. Şti, ...Ltd. Şti ve ...Ltd. Şti.'den, 516,37-TL nin ...Ltd. Şti., ... Ltd. Şti., ... Ltd. Şti. Ve ... Ltd. Şti' den alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14.maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.360,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıların sorumluluklarına göre hesaplanan 2.539,72 TL'sinin ... Ltd. Şti, ... Ltd. Şti ve ...Ltd. Şti.'den, 543,91-TL sinin ...Ltd. Şti., ... Ltd. Şti., ... Ltd. Şti. Ve ... Ltd. Şti' den alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,7-Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 35.297,07 TL'nin davalılar ... Ltd. Şti, ... Ltd. Şti ve ...Ltd. Şti.'den, 7.559,16-TL nin davalılar ...Ltd. Şti., ... Ltd. Şti., ... Ltd. Şti. Ve ... Ltd. Şti' den alınarak davacı tarafa verilmesine,8-Davacı tarafından yapılan 854,44 TL peşin harç, 269,85 TL başvuru harcı, 38,40 TL vekalet harcı, 4.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 4.557,00 TL posta ücreti olmak üzere toplam 9.719,69 TL yargılama giderinin davalıların sorumluluklarına göre hesaplanan 6.857,04 TL'sinin davalılar ... Ltd. Şti, ... Ltd. Şti ve ...Ltd. Şti.'den, 1.468,49 -TL nin davalılar ...Ltd. Şti., ... Ltd. Şti., ... Ltd. Şti. Ve ... Ltd. Şti' den alınarak davacı tarafa verilmesine,9-Taraflarca yatırılan, kullanılmayan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa iadesine,Dair verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer davalı tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliyesi ( İstinaf Mahkemesi ) nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usülen anlatıldı. █████/2025Katip Hakim¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdırı