**Başlık: Danıştay 12. Daire, terör örgütü propagandası ve yasaklı yayınlar sebebiyle memuriyetten çıkarılan memurun, son savunma hakkı eksikliğiyle iptal edilen işleminin bozulması istemini inceliyor.**
Özet: Sosyal medya paylaşımları ve terör örgütü propagandası fiilleriyle suçlanan bir öğretmenin devlet memurluğundan çıkarılmasına yönelik disiplin işleminin, ilk derece mahkemesince eylemlerin memuriyet sıfatıyla bağdaşmayacak nitelikte yüz kızartıcı hareketler olduğu kabul edilerek hukuka uygun bulunmasına rağmen, Bölge İdare Mahkemesi tarafından Yüksek Disiplin Kurulunca kanunen öngörülen son savunma hakkı tanınmadan ceza verildiği gerekçesiyle usul yönünden iptal edilmesi üzerine, davalı idarenin bu iptal kararını temyiz ettiği ve uyuşmazlığın cezanın esası yerine usul eksikliğine odaklandığı bir davadır.
Danıştay 12. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No
: █████████
Karar No
: █████████
TEMYİZ EDEN (DAVALI)
: ... Bakanlığı
VEKİLİ
: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI)
: ...'i temsilen ... Sendikası
VEKİLİ
: Av. ...
İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava konusu istem
: Şanlıurfa ili, Siverek ilçesi, ... İlkokulunda ... olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (b) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Milli Eğitim Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; disiplin soruşturmasında davacıya isnat edilen fiillerin; terör örgütü PKK ve aynı çizgide hareket eden ... propagandası yapmak ve yasaklanmış birtakım kitap ve dergileri bulundurmak olduğu, anılan fiillere istinaden her ne kadar davalı idare tarafından 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (b) alt bendinde yer alan fiili işlediğinden bahisle devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılması yönünde karar alınmış ise de söz konusu fiillerin anılan madde kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı; ancak isnat edilen suçlamaların niteliği, isnat edilen suçun davacının görevi sırasında işlendiği, ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmaların "terör örgütü propagandası yapmak, halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme, kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşleri düzenleme, yönetme ve bunların hareketlerine katılma" suçuna ilişkin ciddi iddialara dayalı olduğu, sanığın sosyal medya hesabından yapmış olduğu paylaşımları ile terör örgütü MLKP ve PKK/YPG'nin şiddet ve cebir içeren eylemlerini meşru gösterdiği ve özendirdiği, bu fiillerin teşvik edilmesinin ve övülmesinin düşünce hürriyeti kapsamında sayılamayacağı, davacının sosyal medya hesabı üzerinden yapmış olduğu bu tür paylaşımlar ile birçok kişiye ulaşabildiği, ülkemizdeki terör eylemlerinin yoğunluğu da dikkate alındığında bu minvaldeki paylaşımların ülkenin başta birlik ve bütünlüğü olmak üzere kamu güvenliğine de zarar verebileceği, sosyal medya hesabı üzerinden yapılan söz konusu paylaşımların kamu görevlisi sıfatı ve onuruyla bağdaştırılamayacağı, emsal kararlar ışığında şiddeti ve bölücülüğü teşvik edici nitelikte olan paylaşımların Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 10. maddesi kapsamında da değerlendirilemeyeceği, Türkiye Cumhuriyetine ve Türk milletine hizmet etmek üzere atanan kamu görevlilerinin, ülkenin birlik ve bütünlüğüne saldırıda bulunan bölücü örgütlerin propagandalarını yapmasının katiyen kabul edilemeyeceği görüldüğünden, kamu görevlisi sıfatına ve onuruna halel getiren davacıya isnat edilen fiillerin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde yer alan "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" hükmüne tekabül ettiği ve bu fiilin de "Devlet memurluğundan çıkarma" cezasını gerektirdiği anlaşıldığından, dava konusu işlemde sonucu itibarıyla hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; Danıştay Onikinci Dairesinin █████/2023 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı bozma kararına uyularak; Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılması teklif edilen ilgiliye, Milli Eğitim Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunca 657 sayılı Kanun'un 129. maddesi uyarınca usulüne uygun olarak son savunma hakkı tanınması gerektiği açık olup, uyuşmazlık konusu olayda, hakkında Devlet memurluğundan çıkarma cezası teklif edilen davacı hakkında Yüksek Disiplin Kurulunca 657 sayılı Kanun'un 129. maddesine göre son savunması alınmadan tesis edilen işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Disiplin soruşturması sonucunda davacının Devlet memurluğundan çıkarılmasına sebep olan fiillerinin sübuta erdiğinin anlaşıldığı, dava konusu işlemin usul kurallarına, mevzuata ve hukuka uygun olduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Disiplin soruşturmasının taraflı şekilde yürütüldüğü, yaptığı paylaşımların propaganda olarak nitelendirilemeyeceği ve ifade özgürlüğü kapsamında olduğu; evinde bulunan kitapların yasaklanmış yayınlar değil hakkında toplatma kararı verilmiş eserler olduğu, söz konusu fiiller nedeniyle verilen disiplin cezasının ölçüsüz olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ
: ...
DÜŞÜNCESİ
: Bölge İdare Mahkemesince bozma kararında belirtilen esaslara uyulduğu anlaşıldığından, 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, Bölge İdare Mahkemesi kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde yeniden verilecek kararlara karşı yapılacak temyiz başvurularının Bölge İdare Mahkemesince bozma esaslarına uyulmuş olup olmadığı yönünden incelenmesi mümkündür.
Temyizen incelenen kararda, Bölge İdare Mahkemesince bozma kararında belirtilen esaslara uyulduğu anlaşılmış olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahmesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, █████/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!