İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, trafik kazası sonucu yaya yaralanması ve maluliyet iddialarına dayalı maddi ve manevi tazminat talepli haksız fiil davası.
Özet: Davacının, davalı sürücünün aracıyla iki kez çarpması sonucu %24 oranında maluliyet yaşadığını iddia ederek başlangıçta 1.000 TL maddi ve 50.000 TL manevi tazminat talep ettiği, sonradan maddi tazminat talebini 12.740,05 TLye çıkardığı bu haksız fiilden kaynaklanan tazminat davasında; davalılar, kazanın davacının kontrolsüz yola inmesiyle meydana geldiğini, maluliyet iddialarının gerçeği yansıtmadığını ve talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuşlardır.

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: █████████ EsasKARAR NO
: █████████DAVA
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2019KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ----- tarihinde çalıştığı iş yerine doğru giderken yoldan karşıya geçeceği sırada davalı sürücü----, idaresinde olan ---- plakalı aracı ile müvekkiline çarptığını, davalının, idaresindeki aracın seyir halinde iken müvekkiline çarpması ile müvekkilinin yere düştüğünü ve davalı tarafın müvekkilinin ayağının üzerinden geçtiğini daha sonra da aracı ile geri gitmek suretiyle ikinci kez müvekkilinin sol dizinin üzerinden geçtiğini, müvekkilinin geçirmiş olduğu trafik kazası neticesinde %24 oranında malul olduğunu, kaza sonrası yaklaşık 3 ay rapor aldığını ve çalışmakta olduğu işyerine gidemediğini, kazaya karışan ---- plakalı aracın zorunlu mali sigortasının davalı ------tarafından yapılmış olması nedeniyle davalılar arasında maddi tazminat yönünden müştereken ve müteselsilen sorumluluk ilkesi geçerli olduğunu beyan ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi tazminatın mevduata işleyen en yüksek faiz oranında davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile 50.000,00 TL manevi tazminatın ise mevduata işleyen en yüksek faiz oranında davalı ----- tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ------evap dilekçesinde özetle; Davalı müvekkilinin olay günü yolun müsaitlik durumunu bekleyip, gerekli diğer kontrolleri yaparak dönüş yaptığı esnada davacının kontrolsüz şekilde birden yola inmesi sebebiyle uyuşmazlık konusu elim kaza meydana geldiğini, kazaya karışan araç alarm sistemiyle donatıldığını, aracın yaklaşık 1 m yakınında herhangi bir cisim bulunması halinde uyarı verdiğini, bu durum davacının yola aniden indiğini gösterdiğini, iş bu kaza nedeniyle işten 1 hafta izin alarak davacının yanına geldiğini, eşinin aylık net maaşının 8.308,00 TL olduğunu, bu hususun bakıcı giderleri hesabında dikkate alınması gerektiği belirtilmişse de işbu talep ve iddianın kabulü kesinlikle mümkün olmadığını, davacı taraf her ne kadar bahse konu kaza sebebiyle %24 oranında malul kaldığını iddia etmekteyse de bu iddianın kabulünün kesinlikle mümkün olmadığını, davacı tarafın dava dilekçesinde eski işine devam ettiğini belirttiğini, bu beyanın davacının kalıcı herhangi bir maluliyeti söz konusu olmadığını gösterdiğini beyan ederek davanın reddini talep ve beyan etmiştir. Davalı--------vekili cevap dilekçesinde özetle; Sigorta şirketinin sigortalısının kusuru oranında tazminat ödemesi yapmakla yükümlü olduğu gözönüne alınarak öncelikle davacı tarafından müvekkili şirket sigortalısı araç sürücüsünün kusuru bulunduğunun ispat edilmesi gerektiğini, kalıcı maluliyetin belirlenebilmesi için kaza tarihinden itibaren 18 aylık sürenin geçmiş olması gerektiğini, hastada iyileşmenin durduğu, son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmesi gerektiğini beyan ederek davanın reddini talep ve beyan etmiştir. Davacı vekili 10.06.2025 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; Dava dilekçelerinde 1.000,00 TL tutarında talep ettikleri maddi tazminat alacağını 11.740,05 TL arttırarak 12.740,05 TL'ye yükselttiklerini, bilirkişi tarafından tanzim edilen raporlarda müvekkili aleyhine yer alan hususları kabul etmediklerini ve fazlaya ilişkin her türlü hak, alacak, talep ve ek dava haklarını saklı tutarak ıslah dilekçeleri doğrultusunda davalarının kabulüne; müvekkilinin 12.740,05 TL tutarındaki maddi tazminat alacağının kaza tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline; 50.000,00 TL manevi tazminatın ise kaza tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte sadece davalı ---- tahsiline karar verilmesini talep ettiği görülmüştürDavalı sigorta vekili ıslaha karşı beyan dilekçesinde özetle;Davanın reddini, yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Davalı ----- ıslaha beyan ilekçesinde özetle; Mahkemece davanın açıldığı tarih itibariyle değerlendirme yapılması gerektiğini, davanın açıldığı tarih itibariyle talep olunan 50.000,00 TL tutarlı manevi tazminat miktarı o dönem asgari ücret tutarı olan 2.020,00 TL'nin yaklaşık 25 katı olmakla bu denli fahiş bir tazminatın kabulünün mümkün olmadığını, davanın reddini, yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.Deliller Tarafların ticaret sicil sorguları dosya arasına alınmıştır.------ sayılı dosyası dosya arasına alınmıştır.Davalı ---- yazılan müzekere cevabı dosya arasına alınmıştır. ---- yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.-----yazılan müzekere cevabı dosya arasına alınmıştır. ----- Müdürlüklerine yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.----raporu dosyaya sunulmuştur.Trafik kusuru konusunda uzman bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyeti kök ve ek raporları dosyaya sunulmuştur.Bildirilen tanık---- mahkememizce beyanı alınmış olup;Tanık ----- beyanında: "Ben davacı ---- iş arkadaşım olması sebebi ile tanırım, kendisi --------yatırımda yönetici olarak çalışmaktadır, olayın olduğu gün davacı ile birlikteydim, ikimiz birlikte kaldırımdan karşıdan karşıya geçecektik, ben kaldırımın sağ tarafındaydım, kendisi sol tarafındaydı, bulunduğumuz kaldırım dar bir yerde idi, yol tek yönlü bir yoldu, davalı araç U dönüşü yaparak bizim tam arkamızdaki kaldırıma park etmeye çalışıyordu, benim gördüğüm sırada sürücünün kafası arka tarafa dönüktü, sürekli yola bakıyordu, önüne bakmadığı için bizi görmedi, ben ise sürücüyü gördüğüm ve bize yaklaştığını anladığım için hızlanmaya başladım, o sırada ani bir şekilde arkadaşımın sol kalçasına çarptı ve arkadaşım yüz üstü yere düştü, araba U dönüşü yaptığı için çok hızlı değildi, ancak hareket halindeydi, ben o sırada arkadaşımın yanındaydım ve bağırmamla ve arabanın kapısına uyarı amacıyla vurmama rağmen sürücü paniklemiş olacak ki geri geri çıktı ve sonra arkadaşımın tekrardan üstünden geçti, muhtemelen arkadaşımı görmedi, olaydan sonra da arkadaşımı görmediğini, sadece ben bağırdıktan sonra beni gördüğünü söylediğini, sürücü de arkadaşımı görünce şok oldu, olaydan sonra yardımcı oldu, olay yerinden ayrılmadı, arkadaşımın ayak bileğinden dizine kadar parçalı kırık olması sebebi ile platin takıldı, bu kazadan dolayı hayatı olumsuz şekilde etkilendi, gündelik basit işlerinde dahi zorlandı, 7 yaşındaki çocuğuna eşi dışarıda çalıştığı için kendi bakmak zorunda kaldı, bakıcısı yoktu, babası ve annesi dönüşümlü olarak arkadaşıma yardım ettiler, bildiğim kadarıyla iki üç ay kadar ayağa kalması yasaktı, yine bildiğim kadarıyla kazanın olduğu dönemde 25 Nisanda eşi ve oğlu ile birlikte bir tatil turu ayarlamışlardı ve kazadan dolayı turları iptal oldu, yine eşi ------- çalışmaktaydı, olaydan sonra bildiğim kadarıyla bir hafta 10 gün kadar eşi yanında kaldı, genelde eşi normal zamanlarda hafta sonları arkadaşımın yanına gelmektedir, arkadaşım şu an pandemiden dolayı evden çalışmaya devam ediyor, pandemiden önce elinde destekle işe gelip gidiyordu, ancak düz bir şekilde yürüyemiyor ve aksıyor, ayrıca bu sebeple toplu taşıma araçlarını kullanamıyor ve taksi ile işe gidip geliyordu, ayrıca bildiğim kadarıyla yeni bir operasyon geçirme ihtimali ve platinin çıkarılma ihtimali vardır, yakın bir tarihte arkadaşım bu operasyonu geçirecektir, Davacı vekilinin sorusu üzerine sorulduğunda; bildiğim kadarıyla arkadaşım 25 nisandan temmuz ayına kadar işe gelememiştir, davalı sürücünün maddi-manevi desteği olmadı diye biliyorum, Davalı vekilinin sorusu üzerine sorulduğunda; Geçtiğimiz yolda yaya geçidi, üst geçit ve ışık bulunmamaktaydı, hava yağmurlu değildi, tam emin olmamakla birlikte iptal edilen turda para kesintisi yapılmış olabilir, arkadaşım masabaşı işi yapmaktadır." şeklinde beyanda bulunmuştur.Bildirilen tanık ---- talimat mahkemesince beyanı alınmış olup;Tanık ---- beyanında: "----------- benim eşim olur. Kaza anında ben yanında değildim. Hastaneye gittiğimde müdahaleden önce kendisini gördüm. Ayağı açık kırık şeklindeydi. Ertesi gün ameliyata aldılar. Ameliyat sırasında platin takıldı. Eşim bankada çalışıyordu. Bu kaza nedeniyle yaklaşık 3 ay işe gidemedi. Ben de eşimin durumu sebebiyle 1 hafta işe gidemedim. Eşimin yanında refakatçi, olarak kaldım. Ben------ görev yapmaktayım. Bu kazadan önce -------evime ayda 1 kez gidiyordum. Kazadan sonra eşimin ihtiyaçlarını karşılayabilmek için haftada 1 gitmeye başladım. Eşimin ayağındaki aksama devam etmekte, şuan ki durum ve pandemi nedeniyle evden çalışmaktadır. Kendi ihtiyaçlarını karşılayabiliyor ama sosyal çevreye, otobüse vs. Tek başına binemiyor. Hastane masraflarımızı özel sigortamız olduğu için sigortamız karşıladı. Ancak özel sigortamızın primleri hastane masraflarından dolayı artmış durumda. Karşı tarafın maddi manevi herhangi bir desteği olmamıştır. Davalı taraf eşim hastanede iken kendi eşi ile beraber bir kez hastaneye gelmiş, üzgün olduklarını dile getirmişler. Bunun haricinde de eşimi arayıp sorduklarını bilmiyorum. Ben---------- yaşadığım için sürekli bu konularla ilgili konuşamıyorum ayrıca konuştuğumuz zamanlarda da eşimin psikolojik olarak etkileniyor bu sebeple bu konuları tekrar açmak istemiyorum," şeklinde beyanda bulunmuştur.Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe
:Dava, ---- tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle davalı şirket nezdinde sigortalı bulunan ---- plakalı aracın yaya olan davacıya çarpması sonucu, davacı yönünden maddi tazminat ile 50.000 TL manevi tazminat davasıdır.Dava dilekçesi, cevap dilekçeleri, gelen müzekkere cevapları ve taraflarca sunulan deliller hep birlikte değerlendirilmiştir.---- karar sayılı ilamında;"…haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp iddiasında; ----- gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğunu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi;-11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü,-11.10.2008–01.09.2013 arası Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği,- 01.09.2013–01.06.2015 arası Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği,-01.06.2015–20.02.2019 arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, ile Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik-20.02.2019 tarihinden sonrası için Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir." belirtilmiştir.Dosya, maluliyetin tespiti amacıyla ---- gönderilmiş, ------ tarihli, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen raporda, davacının vücut engellilik oranının %0 olduğu, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren dokuz aya kadar uzayabileceği rapor edilmiş, rapora itirazların değerlendirilmesi ve varsa çelişkinin giderilmesi amacıyla dosya ---- gönderilmiş, ----- Raporunun, ilk alınan rapor ile aynı doğrultuda olduğu, raporların, yukarıda anılan güncel içtihata göre, uygun yönetmelik esas alınarak yöntemince düzenlendiği anlaşıldığından --- raporlarına itibar etmek gerekmiştir.Dosya, trafik kusuru konusunda uzman bilirkişi ve sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyetine tevdi edilmiş; --- tarihli rapora göre dosyadaki bilgi, belge, sigorta poliçesi, hasar dosyası, --- raporu ve ibraz edilen deliller ışığında, ---- plakalı araç sürücüsü davalı ------ 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 47/1-c maddesini ihlal etmesi sebebiyle kazanın meydana gelişinde %100 oranında asli kusurlu olduğu, yaya olan davacının herhangi bir kusuru bulunmadığı, yerleşik içtihatlar uyarınca, davacının ---------- tarafından yapılan ödemenin mahsubuyla 9.716,88 TL geçici iş göremezlik zararı, 464,77 TL tedavi masrafı, 2.558,40 TL olmak üzere toplam 12.740,05 TL tazminatın poliçe limitleri içinde kaldığı rapor edilmiş olup, itirazlar irdelenerek sunulan ek rapora göre de, bilirkişilerin ek rapordaki görüş ve kanaatinin kök rapordaki ile aynı olduğu görülmüştür.Mahkememizce aldırılan bilirkişi kök ve ek raporlarının bu yönleriyle hükme esas alınmaya uygun, gerekçeli ve denetlenebilir bulunması sebebiyle yeni bir rapor alınması cihetine gidilmeyerek, davacı tarafından miktar yönünden toplam 12.740,05 TL olarak davanın ıslah edildiği, davacı tarafça ıslah harcının yatırıldığı, hesaplanan miktarın poliçe limitleri dahilinde kaldığı tespit edilmiştir.------------karar sayılı ilamında: "...Davacı vekili; davalı sigorta şirketi nezdinde ----- sigortalı bulunan müvekkilinin desteği ve murisi olan eşi ------ sevk ve idaresindeki motosikletin, dava dışı ----sevk ve idaresindeki araçla çarpışması nedeniyle------ tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde vefat ettiğini, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin desteğinin kusurlu ve sorumlu olduğunu, müvekkilinin zarar gören 3.kişi konumunda olduğunu beyanla, eşinin desteğinden mahrum kalan müvekkili için fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; kazaya karışan aracın müvekkili şirket nezdinde ---- sigortalı olduğunu, davacının taleplerinin poliçe kapsamı dışında olduğunu beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece, kararda yazılı gerekçelerle ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kabulüne, 57.500,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, dair verilen karar davalı vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir.1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.Davacı vekilince tazminat için temerrüt faizi olarak ticari faiz(avans faizi) istenilmiş, mahkemece tazminatta davalı sigorta şirketi yönünden avans faizine hükmedilmiştir. Oysa, zarara neden olan araç motosiklet olup ticari araç değildir. Bu halde temerrüt faizi olarak davalı sigorta şirketi yönünden yasal faize hükmedilmesi gerekirken avans faizine hükmedilmesi doğru değil bozma nedeni ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nun geçici 3/2. maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir." belirtilmiştir.Yukarıda anılan içtihat uyarınca davacı tarafça mevzuata uygulanan en yüksek faiz talebinde bulunulmuş olup, kazaya neden olan araç ticari araç olmayıp hususi araç olduğundan yasal faize hükmetmek gerekmiş, yine her ne kadar kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesi talep edilmiş ise de, davalı sigorta şirketi yönünden, başvuru tarihinden sekiz iş günü sonrasına tekabül eden ----- tarihi itibariyle temerrüde düştüğü anlaşıldığından, davalı sigorta şirketi yönünden bu tarih itibariyle temerrüdün gerçekleştiği, davalı ... yönünden kaza tarihi olan 25.04.2019 tarihi itibariyle temerrüdün gerçekleştiği kabul edilmiş, netice olarak davacının maddi tazminat davasının, hükümde yazıldığı şekilde, teselsül talebi de dikkate alınarak kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.Davacının ayrıca manevi tazminat talebi de mevcuttur.Manevi tazminat konusunda belirtmek gerekir ki; Anayasanın güvence altına aldığı hak arama özgürlüğünün yanında, yine Anayasanın "Temel Haklar ve Hürriyetlerin niteliği" başlığını taşıyan 12. maddesinde herkesin kişiliğine bağlı dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve özgürlüklere sahip olduğu belirtildikten başka, 17. maddesinde de, herkesin yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip bulunduğu da düzenleme altına alınmış bulunmaktadır. Türk Medeni Kanunu'nun 24. maddesinde, kişilik haklarına yapılan saldırının unsurları belirtilmiş ve hukuka aykırılığı açıklanmıştır. 25.maddesinde ise, kişilik haklarına karşı yapılan saldırının dava yolu ile korunacağı açıklanmıştır. Türk Borçlar Kanunu m. 56 gereği de ; Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.Manevi tazminat sade bir ifade ile, zarar görenin kişilik değerlerinde iradesi dışında meydana gelen eksilmenin (manevi zararın) giderilmesi, tazmin ve telafi edilmesidir-----)Manevi tazminatta zarar, kişinin iç huzuru ve manevi bütünlüğüne yapılan saldırının mecazi ifadesidir------Manevi tazminata hükmedilirken uygulamaya ---- kararları konularıyla sınırlı, sonuçlarıyla bağlayıcıdırlar,---- saıyılı Yargıtay kanunu m. 45;"İçtihadı birleştirme kararları benzer hukuki konularda----- Kurullarını, dairelerini ve adliye mahkemelerini bağlar.)ilkeler ışık tutmaktadır. Manevi tazminat uygulamadaki yerleşen ilkeler ve tarafların sosyal ve ekonomik durumları da gözetilerek, hakimin takdirinde bir husustur. Mahkemeler kanunen kendilerine tanınan takdir haklarını dikkatlı kullanmalıdırlar. Takdir yetkisi, kanun koyucunun bilerek ve isteyerek, yani bilinçli olarak bıraktığı kural-içi (intra legem) boşlukların; hukuk kurallarını uygulamakla yükümlü olanlarca, olaylardaki özelliklerle toplumdaki ahlâkî düşünceler, hukukun birliği, takdir yetkisini tanıyan kuralın amacı, sosyal adalet gibi hususlar göz önünde tutularak ferdîleştirilip doldurulması yetkisidir. Hukukî niteliği bakımından, MK. m. 4'de tanınmış olan bu yetki, kural-içi boşluğu doldurup doldurmamak bakımından yargıca bir « s e r b e s t i » (ihtiyar) vermemiş; tersine, bir ödev yüklemiştir. Gerçekten, MK. m. 4'e göre, «hâkim ... hükmeder». Bu ibareden ödev niteliği kolaylıkla anlaşılmaktadır. Şu halde, hakim, takdirle ilgili şartların gerçekleşmesi halinde, takdir yetkisini kullanmakla yükümlüdür. Aksi takdirde, hakkın dağıtımından kaçınmış olur------Mahkememiz anılan hususların da farkında olarak, dosyaya dönüldüğünde, Manevi tazminatın amaçlarından biri caydırıcılık olmakla beraber diğeri manevi tatmin duygusudur. Manevi tazminat miktarı amacından çıkacak şekilde, tarafın maddi olarak çöküşüne neden olacak miktarda da olmamalıdır. Davacı tarafın sebepsiz olarak zenginleşmesine neden olmayacak, zarara uğrayanda manevi huzur doğuracak ve hükmedilecek tazminat miktarının cezalandırmaya veya malvarlığına ilişkin bir zararı gidermeye yönelik olmayacak şekilde olmasının ------- kabul edilmiş olduğu, iş bu davada manevi tazminat talebinin tamamının kabul edilmesinin davalıların ekonomik olarak çöküşüne sebep olacağı, tüm hususlar, yukarıdaki açıklamalar, ---- kararları konularıyla sınırlı, sonuçlarıyla bağlayıcıdırlar,-----"İçtihadı birleştirme kararları benzer hukuki konularda-------- dairelerini ve adliye mahkemelerini bağlar.) ilkeler göz önünde tutarak, davacının, yaralama sebebiyle dokuz ay iş göremez hale geldiği, alınan kusur raporuna göre davalı sürücü -------- olayda asli ve %100 kusurlu olması bir bütün olarak değerlendirilip hükümde gösterildiği şekilde, davalı -----aleyhine açılan, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş, kazaya neden olan araç ticari araç olmayıp hususi araç olduğundan yasal faize hükmetmek gerekmiş, davalı yönünden 25.04.2019 kaza tarihinde temerrüdün gerçekleştiği kabul edilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacının maddi tazminat davasının KABULÜ ile, toplam 12.740,05 TL'nin davalı ----- olay tarihinden itibaren; davalı sigorta şirketi yönünden 21.09.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,2-Davacının manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile toplam 10.000,00 TL'nin 25.04.2019 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı------ tahsili ile davacıya verilmesine,3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 1.553,37 TL harçtan peşin alınan 870,96 TL nispi harç ile 210,00 TL ıslah harcının toplamı olan 1.080,96 TL harcın mahsubu ile bakiye 472,41 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazine adına irad kaydına,4-Davacı tarafından yapılan peşin alınan 870,96 TL nispi harç ile 210,00 TL ıslah harcının toplamı olan 1.080,96 TL harç gideri, 6.000,00 TL bilirkişi ücreti, 1.429,50 TL posta masrafı ve 10.273,00 TL ------ rapor ücretleri olmak üzere toplam 18.783,46 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,5-Davalılar tarafından yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,6-Maddi tazminat davası bakımından davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 12.740,05 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,7-Manevi tazminat davası bakımından davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ----- tahsili ile davacıya verilmesine,8-Manevi tazminat davası bakımından davalı --- kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT 10/2 maddesi uyarınca 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı----- verilmesine,9-Karar kesinleştiğinde varsa bakiye gider avansının yatırana iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ---- Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025