Yargıtay, sağlık çalışanına hakaret suçundan verilen mahkumiyette, haksız tahrik indirimi için olayın çıkış nedeni ve sanığın şikayetinin araştırılmamasını bozma gerekçesi yaptı.
Özet: Hakaret suçundan verilen mahkumiyet kararının temyiz incelemesinde, sanığın katılanlar tarafından azarlanıp küfür edildiği yönündeki savunmalarının ve katılanlar hakkında yaptığı şikayetin akıbetinin yeterince araştırılarak haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmamasının hukuka aykırı bulunması nedeniyle, bölge adliye mahkemesince düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın bozulmasına hükmedilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: ████████ E., █████████ K.SUÇ
: HakaretHÜKÜM
: Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği ve temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇSanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik olarak, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık müdafiinin temyiz istemi özetle; katılanların sağlık çalışanı olmalarından dolayı sanığın peşinen suçlu kabul edilip, katılan doktor hakkındaki şikayetinin hiç değerlendirilmediğine, katılanların beyanları dışında herhangi bir delil bulunmadığına, sanığın tanıkları dinlenmeyerek eksik araştırma yapıldığına, dinlenen tanıklarının aynı yerde çalışmaları nedeniyle tarafsız olmalarının beklenmeyeceğine, katılanların sanığı azarlayıp küfür etmeleri nedeniyle sanık lehine haksız tahrik indiriminin uygulanması gerektiğine ilişkindir.III. GEREKÇESanık müdafiinin belirttiği hukuka aykırılık nedenleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri de gözetilerek maddi ceza hukukuna ilişkin sair yönlerden yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.Ancak;Sanığın aşamalardaki ve olay yerine intikal eden polis memurlarına sözlü olarak iletip tutanağa yansıtılan savunmalarında, katılan ...'ın ilacın dökülmesi nedeniyle kendisini azarladığına, devamında olaya dahil olan diğer katılan ...'ın ise üzerine yürüyüp küfür ettiğini ifade etmesi karşısında, olayın çıkış nedeni ve gelişimi üzerinde durularak, varsa sanık tarafından katılanlar hakkında yapılan şikayetin akıbeti araştırılarak sonucuna göre sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Antalya 16. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,17.11.2025 tarihinde karar verildi.