7. Ceza Dairesi, kaçakçılık suçunda usulsüz aramayla elde edilen yasak delillerin mahkumiyete esas alınamayacağına hükmederek beraat kararı verdi.
Özet: Sanığın kolilerinde yapılan aramanın usulüne uygun arama kararı olmaksızın gerçekleştirilmesi sonucu ele geçirilen 3680 adet kaçak gözlüğün hukuka aykırı delil niteliğinde olduğu, bu tür delillerin hükme esas alınamayacağı ve sanığın suç işlediğini gösterir başkaca kesin delil ya da ikrar bulunmadığı gözetilerek, kaçakçılık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün, sanığın beraati gerekirken mahkûmiyetine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle bozulmasına oy birliğiyle karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇ
: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefetHÜKÜM
: Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: BozmaSanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 116. ve 119. maddelerinde arama kararının hangi hallerde ve ne şekilde alınacağı kanun koyucu tarafından açıkça düzenlenmiş olup, olay tarihinde sanığın kolilerinde yapılan aramada 3680 adet kaçak gözlük ele geçirilen somut olayda, suç eşyası ve suç mahalline ilişkin Mahkemece verilmiş usulüne uygun bir arama kararı olmadığı gibi gecikmesinde sakınca bulunan hal nedeniyle Cumhuriyet savcısı tarafından da verilmiş bir yazılı arama izni ya da Cumhuriyet savcısına ulaşılamaması nedeniyle kolluk amirince verilmiş yazılı arama emri de bulunmaması karşısında, hukuka aykırı arama sonucu ele geçen eşyaların yasak delil niteliğinde olduğu, bu suretle elde edilen deliller de hukuka aykırı olduğundan hükme esas alınamayacağı, sanığın atılı suçuişlediğini gösterir her türlü şüpheden uzak kesin delil ve sanığın ikrarının da bulunmadığı nazara alındığında, Anayasa'nın 38/2, 5271 sayılı Kanun'un 206/2-a, 217/2 ve 230/1. maddelerine göre, hukuka aykırı surette elde edilen delillere dayanılarak mahkûmiyet hükmü kurulamayacağı gözetilerek, sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.Açıklanan nedenlerle, sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 20.11.2025 tarihinde karar verildi.