Mesken nitelikli bağımsız bölümün yönetim planına aykırı olarak işyeri/muayenehane şeklinde kullanımının önlenmesi talebinin Bölge Adliye Mahkemesince kabulüne ilişkin içtihat.
Özet: Bu hukuki evrak, tapuda mesken olarak kayıtlı bir bağımsız bölümün yönetim planında işyeri kullanımına engel hüküm bulunmasına karşın muayenehane olarak işletilmesi ve buna bağlı tabelaların kaldırılması talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesinin ret kararı vermesine rağmen, davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesinin, Kat Mülkiyeti Kanununun poliklinik ve klinik olmayan muayenehanelere engel olmadığı hallerde dahi, yönetim planının bağlayıcı niteliği ve kat maliklerinin oy birliği veya muvafakati olmaksızın meskenin işyerine dönüştürülemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar vermesini konu almaktadır.

MAHKEMESİ
: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk DairesiSAYISI
: █████████ Esas, ████████ KararDAVA TARİHİ
: 15.03.2021KARAR
: Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen kararİLK DERECE MAHKEMESİ
: Hatay 1. Sulh Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ Esas, █████████ KararTaraflar arasındaki mesken nitelikli bağımsız bölümün iş yeri olarak kullanılmasının önlenmesi davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının bağımsız bölümünü yönetim planına aykırı şekilde iş yeri olarak kullandığını belirterek, dava konusu bağımsız bölümün işyeri olarak kullanımına son verilmesini, işyerine ait dış cephe ve balkonlardaki tabelaların kaldırılmasını talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; apartman yönetim planına aykırı bir durum mevcut olmadığını, muayenehanenin ev-ofis niteliğinde olup apartman sakinlerini rahatsız edici bir nitelikte olmadığını, muayenehanede Covid hastalarına ve ateşi olanlara bakılmadığını, randevulu ve yoğunluk oluşturmaksızın cildiye muayenesi konusunda hizmet sunulduğunu, apartmanda bulunan kat maliklerinin büyük çoğunluğunun müvekkiline doktorluk hizmetini sunması için muvafakat etmiş olduklarını, muayenehanenin asansör kullanılmadan ayrı bir zili olmak suretiyle işletildiğini, yöneticinin söz konusu davayı açmaya taraf sıfatı yeterli olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf SebepleriDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kat mülkiyetinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda öncelikle yönetim planının uygulanması gerektiğini, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun (634 sayılı Kanun) yasak işler başlıklı 24 üncü maddesinin birinci fıkrasında poliklinik ve klinik niteliğinde olmayan muayenehanelerin kapsam dışında tutulduğunu, bu durumun yönetim planında muayenehanelere izin verilebileceğini gösterdiğini, bu hükmün yönetim planında bir düzenleme olmaksızın kendiliğinden muayenehane açılabileceği anlamına gelmediğini, davalının iş yeri olarak kullandığı dairenin tapuda mesken nitelikli olarak kayıtlı olduğunu, kat maliklerince oy birliği ile alınmış bir karar bulunmadığını, bu nedenle davalının tapuda mesken olarak kayıtlı daireyi iş yeri olarak kullanmalarının mümkün olmadığını ileri sürmüştür.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu olan Hatay ili, Antakya ilçesi, ... Mahallesi, 19 76... parsel sayılı taşınmazın 1 numaralı bağımsız bölümünün tapu kayıtlarına göre mesken nitelikli olduğu, mevcut kullanım yönünden halihazırda muayenehane olarak kullanılmakta olduğu; dava konusu ana taşınmaza ait Yönetim Planının 13/a maddesinde "Kat malikleri, başka maçla kullanmaz ve kullandıramazlar.( işyeri ve rahatsız edecek işler gibi.... " şeklinde düzenleme bulunduğu; 634 sayılı Kanun'un 28 inci maddesinde ise "yönetim planı bütün kat maliklerini bağlayan bir sözleşme hükmündedir yönetim planında hüküm bulunmayan hallerde anagayrimenkulün yönetiminden doğacak anlaşmazlıklar bu kanuna ve genel hükümlere göre karara bağlanır." denilmekte olduğu, 634 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesine göre mesken nitelikli bağımsız bölümün muayenehane olarak kullanılmasına engel durum olmadığı, Kanun'un 28 inci maddesine göre ise yönetim planında hüküm bulunmayan hallerde 634 sayılı Kanun'a göre anlaşmazlıkların karara bağlanabileceği belirtilmiş olduğundan ve tapuya tescilli yönetim planında da bağımsız bölümlerin ne şekilde kullanılacağı tarif edilmiş olduğundan yönetim planının esas alınması gerektiği, dava konusu mesken nitelikli bağımsız bölümünün kat malikleri kurulu kararı veya kat malikleri muvafakatleri alınmadan, muayenehaneye çevrilmiş olduğu, bu halde davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği belirtilerek İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; yapılan faaliyetin yasak kapsamında olmadığını, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı hüküm kurulduğunu, apartman yönetim planına aykırı bir durum mevcut olmadığını, muayenehanenin ev-ofis niteliğinde olup apartman sakinlerini rahatsız edici bir nitelikte olmadığını, muayenehanede Covid hastalarına ve ateşi olanlara bakılmadığını, randevulu ve yoğunluk oluşturmaksızın cildiye muayenesi konusunda hizmet sunulduğunu, apartmanda bulunan kat maliklerinin büyük çoğunluğunun müvekkiline doktorluk hizmetini sunması için muvafakat etmiş olduklarını, muayenehanenin asansör kullanılmadan ayrı bir zili olmak suretiyle işletildiğini, yöneticinin söz konusu davayı açmaya taraf sıfatı yeterli olmadığını ileri sürmüştür.C. Gerekçe1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,20.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.