Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin, banka dışındaki diğer kredi kuruluşları düzenlemelerinden kaynaklanan itirazın iptali davasında kefilin sorumluluğu hakkında verdiği gerekçeli karar.
Özet: Bu dava, bir bankanın, kredi sözleşmesinden doğan borcun ödenmemesi üzerine şirketle birlikte müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla borçlu olan davalı hakkında başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali talebiyle açılmış olup, davalı, kefalet bölümünün sonradan doldurulduğunu, asgari ücretle çalıştığı için bu miktarda kefil olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ve eş muvafakati olmadığını savunarak davanın reddini isterken, bilirkişi raporu davalının müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla kredili çalıştığını ve bankanın hesap kat ihtarnamesi sonrası başlattığı icra takibine itiraz üzerine açılan bu davanın, davalı aleyhindeki borcun geçerliliği ve temerrüde düşme durumunu tartıştığını göstermektedir.

T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ███████ Esas - ███████
T.C.ADANA2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARARESAS NO
: ███████ EsasKARAR NO
: ███████ KararHAKİM
: ...KATİP
: ...DAVACI
: ... - ...VEKİLİ
: ... - ...DAVALI
: ...- ...VEKİLİ
: ... - ...DAVA
:Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtrazın İptali)DAVA TARİHİ
: █████/2022KARAR TARİHİ
: █████/2023YAZIM TARİHİ
: ...Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtrazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu █████/2022 tarihli dilekçesinde, müvekkil banka ve ... San. Tic. Ltd. Şti. İle aralarında imzalanan kredi sözleşmesine istinaden kullandırılan kredinin ödenmemesi nedeniyle sözleşmede müşterek borçlu müteselsilen kefil sıfatıyla imzalayan borçlular hakkında alacağın tahsili amacıyla Adana 8. İcra Müdürlüğünün 2014/... esas sayılı takip dosyasından takip başlatıldığını, davalı-borçlunun müvekkiline borcu bulunmadığı iddiası ile takip konusu alacağa itiraz ettiğini, borçluya Adana 3. Noterliğinin █████/2014 tarih ve ... yevmiye numarası ile hesap kat ihtarnamesi gönderildiği ancak borcun ödenmediğini, borç miktarı hesaplanırken anaparaya temerrüt tarihine kadar cari faiz işletildiğini ve hesap kat ihtarnamesini tüm borçlulara tebliğ edildiğini, taraflar arasında imzalanmış olan kredi genel sözleşmesine göre borçlulara uygulanacak gecikme faiz oranı ile cari faiz oranının %50'si olduğunu, bankanın takip tarihi itibariyle uyguladığı cari faiz oranı %26 olduğundan bu meblağın %50 fazlası olan %39'nun talep edildiğini, bu nedenlerle fazlaya ilişkin talepleri ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla davalı-borçlunun Adana 8. İcra Müdürlüğünün 2014/... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptalini, takibin takip talebindeki şartlar dahilinde devamını, davalının itirazlarının kötü niyetli ve takibi sürüncemede bırakmaya yönelik olması nedeniyle dava konusu alacağın %20'den az olmamak üzere icra-inkar tazminatı ödemelerini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir.Davalı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu █████/2022 tarihli cevap dilekçesinde, müvekkilinin kredi tarihinde şirkette sigortalı çalışan olduğunu ... Şirketinin vekaletnamesi müvekkilinde olduğu için müvekkilinin şirket kaşesine imzasını attığını, kefil bölümünün sonradan davacı tarafça doldurulduğunu, imzanın müvekkiline ait olsa da asgari ücretle çalıştığını, 1.500.000,00 TL'ye kefil olması hayatın olan akışına aykırı olduğunu, imzalanan gelen kredi sözleşmesi incelendiğinde asıl borçlunun ... şirketi olduğu müvekkilinin kefil olduğunu, bunun dışında borçlu olarak ..., ..., ..., ...'ün bulunduğunu, bu kişilerin █████/2012 tarihli genel kredi sözleşmesinde taraf olmadıklarını, aynı genel kredi sözleşmesi içinde bir çok ticari kredinin imzalandığı asıl borçlu ve kefillerinin farklı olduğunu, bilirkişi incelemesi yapılması neticesinde genel kredi sözleşmelerinde belirtilen borçlar için ödeme yapıldığını, müvekkilinin imzalamış olduğu kredinin ödenip ödenmediğinin ortaya çıkacağını, kredi sözleşmesinde eş muvafakatinin de bulunmadığını, bu nedenlerle davanın reddini, mahkeme masraflarını ve vekalet ücretinin karşı tarafla tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.Bilirkişi ... 'in Mahkememize sunmuş olduğu raporunda, davacı ... T.A.O. ile davadışı ... Tic. Ltd. Şti. Ve davalı-borçlu ...‘ün müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla kredili çalışmaları yaptığı, dava konusunun davalının kefil olduğu 30.03.2012 tarihli 1.500.000,00-TL tutarlı sözleşmeyi de kapsadığı; dayanak Genel Kredi Sözleşmesinin 818 sayılı kanunun hükümlerine tabi olduğu, davacı banka nezdinde sözleşmeye istinaden Borçlu Cari hesap ve ticari kredi kartı, şeklinde kullandırımın yapıldığı, davacı bankanın T.C. Adana 3. Noterliği ... Yevmiye no gereği 16.07.2014 tarihinde hesabının kat edildiği ve 18.08.2014 tarihinde 540.508,69 TL tüm borcun muacceliyet ihtarnamesi olarak 1 gün süreli olarak davalıya ihtar ettiği, davalının 22.08.2014 tarihinde temerrüde düştüğü, İhtara rağmen ödenmeyen alacağına dair davacı bankanın 13.11.2014 tarihinde 474.180,41 TL asıl olacak olmak üzere toplam 609.235,18 TL üzerinden T.C.Adana 8.İcra dairesi 2014/... esas numaralı takip dosyası üzerinden takip başlattığı, davalıya tebligatın 09.08.2021 tarihinde yapıldığı ve İcra takibine davalının itirazı üzerine İcra takibinin durdurulduğu , davacının 01.02.2022 tarihinde 412.301,32 TL üzerinden işbu itirazın iptali davasını açtığı tespit edildiğini, kefil ...‘ün sorumlu olup olmadığı ile ilgili olarak 818 sayılı Yürürlük Kanunu gereğince MADDE 488 Birden ziyade eşhas birlikte mütecezzi bir borca kefil oldukları takdirde bunlardan her biri kendi hisseleri mikdarınca adi kefil gibi ve diğerlerinin hisseleri hakkında kefile kefil sıfatı ile mesul olur. Kefiller, gerek asıl borçlu ile beraber gerek kendi beyinlerinde müteselsil olmaklığı iltizam etmişler ise her biri borcun tamamından mes'ul olup ancak diğerlerinin hissesi için onlara rücu hakkını haizdirler. Kefaletin, aynı borca diğer kimselerinde kefalet etmesi şartiyle vakı olduğuna alacaklının vukufu bulunduğunu kabule mahal olan hallerde bu şart tahakkuk etmezse, kefil mes'uliyetten beri olur. Bu nedenle davalının 1.500.000,00-TL tutarındaki 30.03.2012 tarihli dayanak sözleşmedeki 1.500.000,00-TL kefaletten doğan sorumluluğunun devam ettiği, bilirkişinin dava dilekçesinde talebin 412.301,32 TL toplam alacak olarak açıldığı hususunu önemle belirtilerek, davacı banka nezdinde davalının takip tarihi itibari ile BORÇLU CARİ HESAPLARA DAİR ; 292.631.33 TL asıl alacak ( temerrüt faizi % 39) +118.829,63 TL işlemiş faiz +5.941,48 TL BSMV olmak üzere TOPLAM 417.402,44 TL den sorumlu olduğu, TİCARİ KREDİ KARTINA DAİR ; 10.544,96 TL asıl alacak ( temerrüt faizi % 30,24) +735.19 Tl temerrüt faizi +36,76 TL BSMV olmak üzere toplam 11.316,91 TL den sorumlu olduğu, Genel toplamda ise 303.176,29 TL asıl alacak +119.564,82 TL işlemiş faiz +5.978,24 TL BSMV olmak üzere 428.719,35 TL den sorumlu olduğu tespit edildiğini, davacı banka nezdinde davalının dava tarihi itibari ile BORÇLU CARİ HESAPLARA DAİR ;Davacı banka nezdinde 109.189,13 TL asıl alacak borçlu cari hesaba dair (temerrüt faizi % 39) +539.094,63 TL işlemiş faiz +50.060,23 TL olmak üzere toplam 698,943,99 TL den, TİCARİ KREDİ KARTINA DAİR ; 10.544,96 TL asıl alacak ( %25,20 ) +22.166,55 İşlemiş faiz +1108.33 TL olmak üzere toplam 33.819,84 TL den, Genel toplam 119.734,09 TL asıl alacak +561.861,19 TL işlemiş faiz +51.168,56 TL BSMV olmak üzere 732.763,83 TL den sorumlu olduğu tespit edildiğini, ancak 412.301,32 TL olarak taleple bağlı alacağının olduğu sonucu görülmüştür.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;Dava İİK'nun 67.maddesi gereğince açılan ve genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davası olup deliller bu çerçevede toplanarak değerlendirilmiştir.Davanın, 7155 Sayılı yasanın 20. md. ile 6102 sy. TTK'na eklenen 5/A maddesi kapsamına girdiği ve dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmasının dava şartı olarak düzenlendiği, davacı vekili tarafından arabuluculuk son tutanağının ibraz edildiği, dava şartının yerine getirildiği görülmüştür.Davacı banka ile dava dışı asıl borçlu ... İlaç .... Ltd. Şti. arasında █████/2012 tarihli 1.500.000,00 TL, █████/2012 tarihli 200.000,00 TL, █████/2012 tarihli davalının müteselsil kefaletinin olduğu, 1.500.000,00TL limitli genel kredi sözleşmeleri imzalanmıştır.Mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 484. maddesinde kefaletin geçerli olması için yazılı şekilde yapılması ve kefilin sorumlu olacağı miktarın belirtilmesi gibi zorunlu şekil şartlarının arandığı dikkate alındığında davalının kefaleti sözleşmenin düzenlendiği tarihte yürürlükte olan 818 sayılı BK'nın 484. maddesinde belirtilen şekil şartlarını taşımaktadırKredi borcunun ödenmesi aksatıldığı için hesap █████/2014 tarihinde kat edilerek Adana 3. Noterliği'nden █████/2014 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname gönderilerek borcun 1 gün içinde ödenmesi istenmiştir. Davalı kefile gönderilen ihtarname █████/2014 tarihinde tebliğ edilmiştir.Davacı-alacaklı, Adana 8. İcra Müdürlüğünün 2014/... esas sayılı dosyasında, davalı-borçlular hakkında █████/2014 tarihinde 474.180,41TL asıl alacak, 128.623,59 TL işlemiş faizi, 6.431,18 TL BSMV olmak üzere toplam 609.235,18TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatmış, borçlunun süresinde yaptığı itiraz üzerine takip durmuştur.TTK 8/1 maddesine göre; ticari işlerde faiz oranı sözleşme ile serbestçe belirlenebilir. Aynı maddenin 3. fıkrasında ise tüketicinin korunmasına ilişkin hükümler saklı tutulmuş, başkaca bir istisna getirilmemiştir. TTK'nın 9. Meddesinde ise, ticari işlerde; kanuni, anapara ile temerrüt faizi hakkında ilgili mevzuat hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Bu hükümde, mevzuat olarak 3095 sayılı yasa hükümleri amaçlanmaktadır. 6102 sayılı TTK'nın 8. ve 9. maddeleri ticari işler bakımından özel hüküm niteliğinde olduğundan ticari işlerde bu hükümlerin uygulanması gerekir. 6098 sayılı TBK'nın 88. ve 120. maddeleri hükümleri ticari işlerde uygulanamaz. (Yargıtay 19. HD █████████ E. █████████ K. , 11. HD █████████ E. █████████ K.)Kredi sözleşmesinde; ...Müşterinin temerrüdü halinde bankaca kredilere uygulanan en yüksek faiz oranının % 50 sinin ilavesi suretiyle bulunacak oran üzerinden faiz uygulama yetkisine sahiptir hükmü bulunmaktadır. Bu oran kayıtlardan %39 olarak tespit edilmiştir. Ancak davacı sözleşme şartlarına uygun olarak talepte bulunmuştur.Kredi kartları ve Kredili mevduat hesapları yönünden ise; Mevduat ve Kredi Faiz Oranları ve Katılma Hesapları Kar ve Zarara Katılma Oranları ile Kredi İşlemlerinde Faiz Dışında Sağlanacak Diğer Menfaatler Hakkında Tebliğ (Sayı: 2006/1)' de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Sayı: 2014/6) gereğince; "kredili mevduat hesaplarında uygulanacak azami akdi ve gecikme faiz oranları 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanununun 26 ncı maddesi uyarınca TCMB tarafından belirlenen azami oranları geçemez" hükmü gereği kredili mevduat hesabı borçlarına TCMB'nca belirlenen ve kredi kartlarına uygulanan faiz oranlarının uygulanması gerekmektedir.Alacağın kat tarihi itibariyle kayıtlardan tespit edilmesi, temerrüt tarihine kadar işleyen akdi faiz ile BSMV nin ana paraya ilave edilerek kapitalize edilmesi ve bu şekilde oluşan ana paraya takip tarihine kadar temerrüt faizi uygulanması gerekmektedir.(Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ███████-822 esas █████████ karar , 19 HD. █████████ esas █████████ karar sayılı kararları ) takip talebinde takibe kadar akdi faiz istendiği belirtilmiştir.Yukarıda belirtilen tüm bu nedenlerle; davacı ile dava dışı asıl borçlu ... İlaç .... Ltd. Şti. arasında imzalanan ve davalının kefil olarak katıldığı genel kredi sözleşmesi gereğince kullandırılan kredinin ödenmediği, hesabın kat edilerek davalılara gönderilen ihtarnamenin sonuçsuz kalması üzerine icra takibi başlatıldığı, itiraz üzerine takibin durduğu, kefaletin geçerli olduğu, kendisini bağladığı, kefilin ise █████/2014 tarihinde temerrüde düştüğü, davalı kefil yönünden hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre; 412.301,32 TL'den sorumlu olduğu anlaşıldığından, davanın bu miktarlar üzerinden kısmen kabulüne, kredi alacaklarının kabul edilen kısmının likit ve bu kısma yönelik itirazın haksız olduğu gözetilerek %20 oranında inkar tazminatına karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere,1-Açılan davanın KABULÜ ile-Davalının Adana 8. İcra Müdürlüğünün 2014/... esas sayılı icra takibine yapmış olduğu itirazın İPTALİ ile takibin 412.301,32 TL asıl alacak üzerinden, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %39 oranında temerrüt faizi uygulanmak suretiyle DEVAMINA,-Hüküm olunan alacağın %20'si oranında olan 82.460,26 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 28.164,30 TL maktu karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,3-Davacı vekille temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca davacı vekilinin sarf ettiği emek ve mesaisi dikkate alınarak 60.722,18 TL vekalet ücreti takdiri ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-Davacı vekili tarafından sarf edilen toplam 1.060,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Arabuluculuk asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,6-HMK.'nın 333.maddesi uyarınca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,İlişkin davacı vekilinin yüzlerine karşı kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar usulen açıkça okunup anlatıldı. █████/2023Katip ... Hakim ...¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır