Yargıtay 9. Ceza Dairesi, çocuğun cinsel istismarı suçundan cinsel saldırı kabul edilerek şikayet yokluğu nedeniyle düşme kararı verilen hükmün temyiz başvurularını reddederek onanmasına karar vermiştir.
Özet: Ağır Ceza Mahkemesinin, sanık hakkındaki çocuğun cinsel istismarı suçlamasını mevcut deliller ışığında cinsel saldırı olarak nitelendirip, mağdurun on sekiz yaşını doldurduktan sonra kovuşturma aşamasında şikayetçi olmadığını beyan etmesi nedeniyle kamu davasını düşürme kararı, Yargıtay tarafından incelenmiş, Cumhuriyet Savcısının sanığın mahkumiyetini talep eden ve sanık müdafiinin beraatini isteyen temyiz itirazları reddedilerek, ilk derece mahkemesinin düşme hükmünün usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle onanmıştır.
9. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI
: ███████ E., ████████ K.
SUÇ
: Cinsel saldırı
HÜKÜM
: Düşme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Ret, bozma
İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda, ... 2. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın eylemi cinsel saldırı kabul edilerek şikayet yokluğu nedeniyle davanın düşmesine verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği
Özetle, sanığın eylemine uyan çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyeti yerine eylemin cinsel saldırı suçunu oluşturduğu kabul edilerek düşme kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunda ilişkindir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Özetle, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair somut herhangi bir delil bulunmadığından beraat kararı verilmesi gerekirken düşme kararı verilmesi ve sanık lehine vekalet ücreti tayin edilmemesinin hukuka aykırı olduğunda ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Mağdurenin kayden 08.07.1996 doğumlu olduğu, on sekiz yaşını ikmalinden sonra kovuşturma evresinde sanıktan şikâyetçi olmadığını beyan ettiği, bu itibarla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, mağdure vekilinin temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Sanık Müdafii ve O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstekleri Yönünden
Gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen düşme hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
IV. KARAR
A. Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle, mağdure vekilinin temyiz isteğinin 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık Müdafii ve O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstekleri Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii ile o yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.10.2025 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!