Ayakkabı imalatı dolandırıcılığı iddiasıyla açılan menfi tespit davası, çeklerin haksız kullanımı ve cari hesap usulsüzlükleri nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti talebiyle.
Özet: Ayakkabı imalatı yapan davacı, imalat için malzeme alımı karşılığında verdiği 10.000 USD tutarındaki iki çekin kötüye kullanıldığı, sipariş edilen malzemenin eksik veya hatalı teslim edildiği, kendi adına fatura kesilmeyip yanıltıcı işlemler yapıldığı, çek bedelinin başkalarının borcuna mahsup edildiği gerekçesiyle, aleyhindeki icra takibine konu borçtan sorumlu olmadığını tespit ettirmek, takibin iptalini ve bloke/hacizlerin kaldırılmasını sağlamak, ayrıca alacaklının kötü niyetinden dolayı tazminat talep etmek amacıyla menfi tespit davası açmış; davalılar ise kambiyo senedi niteliğindeki çekin illetten mücerret olduğunu, davacının iddialarının kişisel defiler olduğunu ve alacaklıya karşı ileri sürülemeyeceğini, ayrıca bir davalıya karşı husumet itirazı bulunduğunu savunmuşlardır.

T.C.

İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
:███████ Esas
KARAR NO
:█████████
DAVA
:Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
:█████/2020
KARAR TARİHİ
:█████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle
: Müvekkili ..., ... ... şirketi aracılığıyla ayakkabı imalatı yaptırarak yaptırdığı ayakkabıları ihraç etmekte, ülkemize döviz kazandırmaya çalışmakta olduğunu, ancak dolandırılması nedeniyle bütün faaliyetlerine darbe vurulduğunu, şirketini kapatmak zorunda kaldığını, bankalardaki itibarı sıfırlandığını, mağdur edildiğini, müvekkili ayakkabı imal ettirmek istediğini, ... isimli ayakkabı imalatı yapan bir kişiye bir ortak tanıdıkları vasıtasıyla ilettiğini, ... istenilen özelliklerde ayakkabı imalatı yapabileceğini, ancak maddi güçlük içinde bulunduğunu, bu nedenle ayakkabı üretimi için gerekli malzemenin alınması gerektiğini söylediğini, bunun üzerine müvekkili █████/2018'de 10.000 USD bedelli bir çek düzenleyerek ...'e verdiğini, ..., kardeşi ... ayakkabı imalatı yapılırken tanıdığını belirttiği ... Yan Sanayi Ve Ticaret daha sonra müvekkili 18 Mart 2019 tarihinde 10.000 USD bedelli bir çeki hamiline olarak düzenleyerek malzeme alması için ...'e verdiğini, ancak daha sonra ... Ticaretin yetkilisi ... ...'in oğlu ... ...'in isteği üzerine müvekkili, çekin hamiline yazan bölümünü ... olarak değiştirdiğini, ... de müvekkilden aldığı 10.000 USD bedelli çeki ciro edip müvekkilin istediği malzeme listesi ile birlikte ... ...'e verdiğini, ... ... malzemeleri 1 hafta - 10 gün içinde göndereceğini söylediklerini, ... çeki ciro ederken adını çekin arkasına ... olarak yazdığını, adını farklı şekilde yazılmasını da ... ...'in istediğini belirttiğini, müvekkili ... Yan Sanayi Ve Ticaret A.Ş. tarafından cari hesap ekstresi gönderildiğini, müvekkili bu ekstrede ... Ticaret Tarafından ... Ayakkabı ... ... diye bir cari hesap açılmış olduğunu, müvekkili çek bedelinin büyük kısmının ...'in kardeşi ... ...'in borcundan düşüldüğünü cari hesabı sonradan incelediğinde gördüğünü, daha sonra ... Ticaret müvekkili adına uyduruk makbuzlarla █████/2019'da 3465 TL, 1l/███████'da 2137 TL değerinde mal teslim ettiklerini, ... ticaret tarafından ...'in ticari kaydı olmaması nedeniyle müvekkilin şirketine fatura kesilmesi gerektiği halde müvekkile fatura da kesilmediğini, 10.000 USD çek bedelinin 38.000 TL ödeme olarak yazılmış olduğunu gördüğünü, müvekkilin bildiği kadarıyla ... Ayakkabı diye bir şirket olmadığını, yine ... ... diye birisi de olmadığını, ..., ... diye adını kullanmakta olduğunu, müvekkili, ... Ticaretin cari hesabına ... Ayakkabı diye ...'in kaydedildiğini, gönderilen malların faturası kesilmeden uyduruk makbuzlarla sipariş verilen malzemenin çok az bir bölümünün ...'e tesliminin yapıldığını gördüğünü, gönderilen mallar, sipariş verilen ayakkabıları üretimine yeterli malzemeler olmadığını ... tarafından da bildirildiğinden müvekkili tarafından ... ...'e telefon açılarak sipariş verilen malların gönderilmesi istendiğini, ... ... de istenilen malları göndereceğini söylediğini, öncelikle.... İcra Müdürlüğünün 2019/... Esas Sayılı dosyasındaki takibin ve öncelikle satışın tedbiren teminatsız durdurulmasını, davalılar ..., ... Ticaret A.ş Ve ... ...'e müvekkilin borçlu olmadığının tespitini ve.... İcra müdürlüğünün 2019/... esas sayılı dosyasındaki takibin iptaline ve bu takip ile ilgifi yapılan tüm banka hesaplan bloke işlemlerinin ve konulan tüm hacizlerin kaldırılmasını, alacaklının kötü niyeti veya ağır kusuru bulunduğundan alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesini, alacaklının kötü niyeti veya ağır kusuru bulunduğundan alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkûm edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle: davalı müvekkillerimizden ... ... yönünden husumet itirazında bulunduklarını, davacı/borçlu, mahkeme huzurunda.... İcra Müdürlüğünün 2019/... Esas sayılı takip dosyasından kaynaklı menfi tespit davası açmış olduğunu, söz konusu takipte alacaklı ... ... olduğunu, takipte alacaklı sıfatı olmayan başka bir ifadeyle takipte taraf sıfatı bulunmayan ... ... aleyhine açılan davanın husumetten reddini talep ettiklerini, Davacı/borçlu davva dilekçesinde bir kısım iddialar ile sürmüş ise de; takibe konu evrak kambiyo vasfında olduğunu illetten mücerret olduğunu, bu kapsamda davacı/borçlunun iddialarının dinlenilmesi mümkün olmadığını, davacı/borçlu ile müvekkili arasında herhangi bir ilişki mevcut olmadığını, davacı, diğer borçlu ... ile aralarında bir ilişki var ise de bu ilişkiden kaynaklı defiler kişisel defiler olduğunu, kişisel defilerin ilişkinin tarafı olmayan müvekkile karşı ileri sürülmesi mümkün olmadığını, davacı tarafça aleyhine dava ikame edilen diğer borçlu ..., davaya konu.... İcra Müdürlüğünün 2019/... Esas sayılı takip dosyasında, icra müdürlüğü huzurunda taahhütte bulunarak dosya borcunu kabul ettiğini, bu kapsamda davacı/borçlunun dava dilekçesinde ileri sürdüğü hususların muhatabı müvekkili olmadığını, yukarıda açıklanan nedenlerle davalı müvekkili ... ... yönünden davanın husumetten reddini, nihayetinde davanın reddini, davacının % 20'den aşağı olmamak kaydıyla tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE
:
Dava, menfi tespit davasıdır.
Taraflar arasındaki ihtilafın; Davacının davalılara çek nedeniyle borçlu olup olmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
7155 sayılı Yasa ile 6102 sayılı Yasaya 5/A maddesi eklenerek ticari davalarda arabuluculuk dava şartı haline getirilmiş olup, mahkememizdeki dava █████/2020 tarihinde açılmakla davacının dava şartı arabuluculuk koşulunu yerine getirdiği anlaşılmıştır.
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanmıştır.
Dosyamıza getirtilen.... İcra Müdürlüğünün 2020/... Esas sayılı dosyası ve.... İcra Müdürlüğünün 2019/... esas sayılı dosyaları UYAP sistemi üzerinden dosya içerisine alınmıştır.
Bilirkişi ...'den alınan █████/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle: "
.... 17.06.2020 tarihinde tescil edilen 22.06.2020 tarihli
ticaret sicil gazetesinde ... ... 09.06.2023 tarihine kadar Temsile yetkili olarak
seçilmiştir.
Davaya konu çek .... tarafından ciro edildiği
görülmüştür. Normal şartlarda ticari hayatın doğal akışı, Temel Muhasebe İlke ve
Kurallarına göre ciro edilen bir çekle ilgili yasal ticari defterlerde giriş ve çıkış
kayıtlarının olması gerekirken yapılan incelemede çek ile ilgili hiçbir kayda
rastlanmamıştır. Bu durum Davalı ... ... ile aralarındaki ilişkinin
gizlenilmeye çalışıldığı intibaını uyandırmaktadır. Davaya konu çekin bir iş yapma vaadi ile verildiği yapılan sözleşme ile açıkça bellidir.
Bu bakımdan ilgili çekin Muhasebe İlke ve Esasları yönünden kayıtlara alınmamış
olması bir iş yapma amacıyla verilmediği anlamı taşımaz tam aksine şüpheli bir işlem
olduğu kanaatini oluşturmaktadır.
Taraflar arasında yapılan ticari anlaşmalar, .... ticari
defter üzerindeki incelemeler ve dosyaya mübrez belge, bilgi ve takip dosyasında
yapılan incelemeler neticesinde Davacı ... ... borcunun olmadığı
düşünülmekte olup borç ilişkisini doğuran bir bilgi, belge ve kayda rastlanmamıştır.
Davacı tarafın 2018 yılı işletme defterinin usulüne uygun tutulduğu, Davalı tarafa ait 2018 yılı Ticari Defterinin açılış ve kapanış tasdikinin zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırılmış olduğu görülmüş olup davalı defterlerinin sahibinin lehine delil vasfının bulunduğu, Davalı .... firmasına ait 2018 yılına ait defter kayıtlarının incelenmesi sonucunda; Huzurdaki davada takdir ve karar tamamen Sayın Mahkemenizde olmak üzere davacı Inga ...' nın borcunun bulunmadığını," şeklinde rapor sunmuştur.
Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde:
Çekin ödeme amacı dışında, avans olarak verildiğinin iddia eden davacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. İlk derece mahkemesince de bu husus kabul edilmiştir. Menfi tespit davasına konu somut uyuşmazlıkta, davalı yazılı belge niteliğinde olan çeke dayandığından, davacının aynı nitelikteki delillerle çekin ödeme aracı olmadığını ve avans olarak verildiğini, anlaşma uyarınca emtianın da teslim edilmediğini kanıtlaması gerekmektedir.
Somut olayda davalı ... tarafından dosyamız diğer davalılarına karşı açılan ... ATM'nin ... Sayılı dosyası 'Davacı , ayakkabı imali için dava dışı ... ile anlaşıldığını, malzeme alması için verilen 10.000- USD bedelli çekin davalı şirket yetkilisinin oğlu tarafından alınıp malzemelerin gönderilmediğini, çekin iadesi için 55.000-TL bedelli senet istendiğini onu da vermesine rağmen sadece 7.630-TL bedelli malzeme gönderildiğini, çekin ve senedin iade edilmeyip kardeşinin borçlarına sayıldığını bildirdiklerini ileri sürmüş, davalı şirket icra takibinde taraf olmadığını husumetten reddini, davalı ... ... çekin illetten mücerret olduğunu aksini davacının ispatlaması gerektiğini savunmuştur.
Takibe konu 30.4.2019 tarihli 10.000 USD lik senedin keşidecisi ..., lehdarı ... olup , ciro ile ... tarafından ... kaşesi üzerinde ... ... ad ve çek üzerinde tek imza bulunmaktadır. İlk derece mahkemesince çekin bankaya kim tarafından ibraz edildiği sorulmamış,bu husus belirlenmemiştir. Zira şirket kaşesi üzerinde ... ...'in adı el yazısıyla yazılmış olup ,altında tek imza bulunmaktadır. Ancak ; davacı ,icra takibi kesinleştikten sonra 13.06.2019 tarihinde icra dairesine gelerek, "dosyada ödeme emrinin 18.05.2019 tarihinde tebliğ edildiğini ,dosya borcunu ödeyeceğini ,dosyada borç hesabının yapılmasını talep etmiş,iş bu dosya borcunu taksitler halinde ödeyeceğini icra müdürü huzurunda taahhüt ederek taahhüdünü imzalamıştır.Bu nedenle icra takibi başlatan alacaklı ... ...'in yetkili hamil olduğunu ,alacaklı sıfatını bulunduğunu borcu kabul ettiği belirlenmektedir.Bu nedenle bu eksiklik sonuca etkili görülmemiştir.
Benzer bir uyuşmazlıkda ; Yargıtay HGK "Mevcut bu durum karşısında yerel mahkemece aval veren kişinin teminat altına aldığı borcun şekle ait noksandan başka bir sebepten dolayı batıl olsa da aval verenin taahhüdü geçerli olacağı ve davacı olan her iki avalistin de icra dosyasına yapılmış 27.05.2005 tarihli kabul beyanlarının bulunduğu ve bu durumda artık haciz baskısından da söz edilemeyeceğinden, açılan menfi tespit davasının reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir." denilmiştir.(Yargıtay HGK nın 18.12.2018 tarihli 19-2739 esas /1956 karar sayılı ilamı )
Açıklanan nedenlerle ,davacı dava açmadan evvel icra dosyasında alacaklı davalı ... ...'e borcu olduğunu kabul ettiği,kabul beyanından sonra menfi tesbit davası açma hakkı olmadığı ,ödeme taahhüdünün ihtiyati haciz aşamasında olmadığı, icra dairesine gelerek borcunu kabul ettiği ,bu halde çek üzerinde şirket ve ... ...'in ayrı ayrı cirosu olmadığı tek ciro bulunduğundan davalı şirkete dava yöneltilemeyeceğinin kabulü gerektiğinden davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.' gerekçesi ile istinaf mahkemesinden geçerek kesinleşmiş, davalı ...'in dava konusu çek karşılığında diğer davalılardan mal almadığı, avans olarak verildiği iddiası ispat edilememiştir.
Kambiyo senedi niteliğinde olan çek, düzenlenmesine esas teşkil eden temel ilişkiden bağımsız, karşı edimin ödenmesi şartına bağlanamayan, kayıtsız şartsız bir bedelin ödenmesi taahüdünü içeren mücerret (soyut) bir borç ilişkisini ifade etmektedir. Kambiyo senetlerinde soyutluk prensibinin en önemli işlevi ispat açısından kendisini gösterir. Buna göre, bir kambiyo senediyle borç altına giren kimse, borçlu olmadığını iddia ediyor ise bu hususu yazılı delillerle ispat etmekle yükümlüdür.
Diğer taraftan TTK nın 818(1)-d maddesi atfıyla uygulanacak 687(1) maddesi "poliçe nedeniyle kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında var olan ilişkilere dayanan defileri başvuran hamile karşı ileri süremez, meğer ki hamil poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun" hükmünü haizdir.
Bedelsizlik iddiasının çeki ciro eden lehtara karşı hamil ile birlikte ileri sürülmesine bir engel bulunmamaktadır. Hamile karşı davası reddedilen keşidecinin cirantaya karşı borçlu olmadığını tespit ettirmesinde hukuki yararı vardır. Zira, hamile odeme mecburiyetinde kalan borçlunun bu ödemeden dolayı borçlu olmadığını tespit ettirdiği lehtara karşı, ödediği senet bedelleri bakımından TTK.nun 72/6. maddesi hükmü gereğince istirdat talebi hakkı da mevcut bulunmaktadır. (Yarg. 11.HD., 02.03.1982 tarihli ███████ sayılı; 18.01.1988 tarihli ... E.1988/5 K. Sayılı içtihatları). Dolayısıyla davalı cirantaların iş bu davada pasif husumetlerinin bulunduğu anlaşılmıştır.
Dosyamız davacısı da, dava dilekçesindeki açıklamalarda, çekilerin avans olarak verildiğini ve emtianın teslim edilmediğini belirtilerek, menfi tespit talep etmiş ve delil olarak banka kayıtları, çek teslim belgesi, ticari defterler ve belgeler, tanık, yemin ve her türlü delile dayanmıştır. Görüldüğü gibi, ispat yükü HMK'nın 190 ve TMK'nın 6.maddesi uyarınca kendisine ait olan davacı tarafından dava konusu çekin davalı ...'e verildiği ve karşılığında malların teslim alınmadığına dair dosyaya ispata yarar herhangi bir yazılı delil sunulmamıştır. Her ne kadar açıkça yemin deliline dayanılmışsa da, davalı ..., ... ATM'de diğer cirantalara karşı açmış olduğu menfi tespit dava dilekçesinde ve devamında dosyamız davacısından çekin avans olarak aldığını ve karşılığında mal teslim etmediğini ikrar etmiş ve bu sebeple davacı bakımından çekin bedelsiz kaldığı mahkememizce kabul edilmiştir.
Bedelsizlik iddiası şahsi defi olup hamile karşı ileri sürülebilmesi için çekin bile bile borçlu zararına iktisap edilmesi gerekmektedir. Davada, dava konusu çekin bedelsiz olduğu halde davalı ... tarafından diğer davalı cirantalara ciro edildiği, çek karşılığında davalı ...'in mal almadığı iddiasının ispat edilemediği ve davalı Hüseyin'in diğer cirantalara borçlu olduğunun kesinleştiği, davalı ... ile diğer davalılar arasında herhangi bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığı, dolayısıyla davalı cirantaların çeki bile bile borçlunun zararına hareket ederek iktisap ettiğine dair somut bir delil bulunmadığı, bu nedenle davacının şahsi defileri davalı cirantalara karşı ileri süremeyeceği sonucuna varıldığından, davalı cirantalar yönünden davanın reddine, diğer davalı ...'in davacıdan çeki avans olarak aldığı ve karşılığında malları teslim etmediği ikrarı karşısında bu davalı bakımından davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın davalı ... bakımından kabulü ile, ... Bank A.Ş, ... ... Şubesine ait, keşide yeri İstanbul olan, █████/2019 keşide tarihli, keşideci ... olan, ... seri numaralı çek bakımından davacının davalı ...'e borçlu olmadığının tespitine,
2-Davanın diğer davalılar bakımından reddine,
3-Davacının ve davalıların tazminat taleplerinin şartları oluşmadığından reddine,
3-Karar harcı 4.091,77 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.021,24TL harcın mahsubu ile bakiye 3.070,53 TL harcın davalı ...'den tahsili ile hazine adına irad kaydına,
4-Davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 54,40TL başvurma harcı,1.021,24 TL peşin nispi harç ve 7,80 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.083,44 TL'nin davalı ...'den tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 1.024,00 TL yargılama giderinin davalı ...'den taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
6-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ... ... ve ... Yan Sanayi Ve Ticaret A.Ş.'ne verilmesine,
9-Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı ...'den tahsili ile hazine adına irad kaydına,
10-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacıya iadesine,
Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekili ile davalılar vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı. █████/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!