2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesi gereğince irtifak hakkı bedelinin tespiti ve tesciline ilişkin davada, davacı idarenin fahiş bedel ile bilirkişi raporu emsallerine yönelik itirazlarının temyiz incelemesi.
Özet: Taşınmaz üzerinde tesis edilecek irtifak hakkının kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili istemiyle açılan davada, ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne ve bedel tespitine yönelik kararının davacı idare tarafından istinaf edilmesi ve istinaf talebinin bölge adliye mahkemesince esastan reddedilmesi üzerine, davacı idare belirlenen kamulaştırma bedelinin fahiş olduğunu, bilirkişi raporunda kullanılan emsal taşınmazların ve değerleme yönteminin hatalı olduğunu iddia ederek temyize başvurmuştur; bölge adliye mahkemesi ise kararında taşınmazın arsa niteliğinde bulunması sebebiyle emsal karşılaştırma yönteminin ve seçilen somut emsalin doğru olduğunu vurgulayarak istinaf başvurusunu reddettiğini belirtmiştir.

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ Esas, ███████ KararKARAR
: Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ
: Düzce 3. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ Esas, 2023/1 KararTaraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Düzce ili, ... ilçesi, ... köyü 84 parsel sayılı taşınmaz üzerinde 3172,52 m² irtifak hakkı bedelinin tespiti ile irtifak hakkının davacı idare adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ile bu hakkın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf SebepleriDavacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz ile ilgili teşekkülleri bünyesinde oluşturulan Kıymet Takdir Komisyonunun belirlediği ve davalıya teklif ettiği irtifak hakkı kamulaştırma bedelinin yeterli olduğunu, bu bedelin artırılmasını gerektirecek bir neden bulunmadığını, mahkeme tarafından tespit edilen kamulaştırma bedelinin fahiş bir bedel olduğunu ve Kıymet Takdir Komisyonlarının rayiçlere uygun olarak belirlediği bedel ile arasında çok fazla fark bulunmadığını, tespit edilen bedelin taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, dava konusu taşınmazın üzerinde tesis edilen enerji Nakil Hattı, Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliğine uygun olarak tesis edildiğini, taşınmazın olduğu gibi kullanılmasını engellemeyecek konumda ve yükseklikte olduğunu, bu sebeple taşınmazda değer düşüklüğüne yol açmayacağını, ancak, mahkeme kararında, enerji nakil hatlarının taşınmazda değer düşüklüğüne yol açtığından bahsedildiğini, bu tespitin taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca, arazi niteliğindeki taşınmazın değerinin, kamulaştırma tarihindeki mevkii ve şartlara göre olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelire göre belirlenmesi gerektiğini, bilirkişilerin raporlarında bu hususu göz önünde bulundurmadıklarını, raporda belirtilen emsallerin dava konusu taşınmaza kıyasen uygulanma imkanının bulunmadığını, dava konusu taşınmaz ile emsal olarak gösterilen taşınmazların, mevkii olarak birbirine uzak ve benzer özelliklerinin bulunmadığını, bilirkişilerce tespit olunan metrekare birim fiyatının çok yüksek olduğunu, zira arazinin yapısı, zemini ve üzerinden geçen enerji nakil hattı dikkate alındığında da taşınmazın değerini yüksek tutma amacının güdüldüğünü, taşınmazda başka irtifak kamulaştırmaları nedeni ile oluşabilecek değer düşüklüklerinin de araştırmasının yapılmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasına, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı sınırları içerisinde kaldığını, arsa niteliğinde olması nedeniyle emsal karşılaştırma yöntemi ile değer belirlenmesinin doğru olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda somut emsal olarak alınan taşınmazın yararlanılan 10.04.2016 tarihli satışının uygun olduğu, emsalin araştırılan imar durumuna göre arsa niteliğinde olduğu, dava konusu taşınmazın ve emsal taşınmazın imar uygulaması görmemiş kadastro parselleri olduğu, bu nedenle düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmamasının doğru olduğu, ayrıca dava tarihi itibarıyla belirlenen metrekare birim fiyatlarının ve buna göre yapılan karşılaştırma oranlarının uygun olduğu, bilirkişi kurulunun kanuna uygun olarak oluşturulduğu, zira Dairelerinin ███████ Esas, sayılı dosyasında ... ili, ..., ... Mahallesinde bulunan 1749 parsel sayılı taşınmaz için 2015 Kasım itibarıyla belirlenen 493 TL/m² birim fiyatının uygun görüldüğü, yine Dairelerinin █████████ Esas sayılı dosyasında Aralık 2020 tarihinde 1 19... parsel için belirlenen 396,17 TL/m² birim fiyatı ile 1 13... parsel için belirlenen 424,46 TL/m² birim fiyatının Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile uygun bulunduğu gerekçesiyle davacı idare istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukukî NitelendirmeUyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalılar arasındaki kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti istemine ilişkindir.2. Değerlendirme1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2.Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesi ve aynı Kanun'un 11 inci maddesinin son fıkrası uyarınca taşınmaz malın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergahı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle irtifak hakkı karşılığının tespit edilmesi ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine ilişkin hüküm kurulması yerindedir.3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,06.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.