Kamulaştırma bedelinin idarece süresinde depo edilmemesi nedeniyle davanın reddi kararının temyiz incelemesi.
Özet: Davacı idare tarafından açılan kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davasında, ilk derece mahkemesi, kamulaştırma bedelinin kanuni süreler ve uzatılan kesin süre içerisinde depo edilmemesi gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Davacı idarenin bütçesel sıkıntılar ve usul ekonomisi gerekçeleriyle ek süre talebini içeren istinaf başvurusu, bölge adliye mahkemesince, 2942 sayılı kanun ve Hukuk Muhakemeleri Kanununun ilgili maddeleri uyarınca verilen sürelerin kesin olduğu ve idarenin bedeli yatırmaması nedeniyle ilk derece mahkemesinin kararının doğru olduğu belirtilerek esastan reddedilmiş olup, bu ret kararı davacı idarece temyiz edilmiştir.
5. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ Esas, █████████ Karar
DAVA TARİHİ
: 08.12.2023
KARAR
: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ
: İzmir 10. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ Esas, ████████ Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince kamulaştırma bedelinin verilen süreler içerisinde depo edilmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 415 96... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın zemin metrekare birim değeri ile üzerindeki yapı değerinin kıymet takdir komisyonu raporunda düşük hesaplandığını, taşınmaza yakın konumda bulunan ... Mahallesi 34 71... parsel sayılı taşınmaza ilişkin kamulaştırmasız el atma dosyasının güçlü delil niteliğinde olup, yapılacak değerlendirmede esas alınması gerektiğini, dava konusu taşınmazın konumu ve nitelikleri itibarıyla kıymetli olduğunu ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kamulaştırma bedelinin verilen süreler içerisinde depo edilmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; belediyelere genel bütçeden gelen payın her ayın son günü yatırılması sebebiyle bedelin depo edilemediğini, müvekkili idareye yeniden süre verilmesi gerektiğini, yakın tarihli Yargıtay kararlarında usul ekonomisi gözetilerek davalı tarafın işin esasına girilerek karar verilmesini isteyip istemediğine ilişkin beyanı alınmak suretiyle karar verilmesi yönünde hükmün bozulduğunu, kamu yararı ve usul ekonomisi gözetilerek kararın bozulmasına karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince 26.02.2024 tarihli celsede davacı idareye 3.841,039,00 TL kamulaştırma bedelini 3 aylık vadeli hesabı olacak şekilde İzmir ... Adliye Şubesine depo etmek ve depo edildiğine ilişkin makbuzu dosyaya sunmak üzere 15 gün süre verildiği, kamulaştırma bedelinin depo edilmediğini, takip eden 25.03.2024 tarihli celsede aynı bedelin depo edilmesi için 15 günlük kesin süre verildiği, kamulaştırma bedelinin depo edilmediği, takip eden 06.05.2024 tarihli celsede davanın usulden reddine karar verildiği, 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrasında "... kamulaştırma bedeli olarak tespit edilen miktarın 10. maddeye göre mahkemece yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılması ve yatırıldığına dair makbuzun ibraz edilmesi için idareye onbeş gün süre verilir. Gereken hallerde bu süre bir defaya mahsus olmak üzere mahkemece uzatılabilir." hükmünün düzenlendiği, yine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 90 ıncı ve 94 üncü maddeleri uyarınca kanunda belirtilen süreler kesin olup hâkim tarafından, kanunda belirtilen istisnai durumlar dışında, artırılıp eksiltilemeyeceğinin düzenlendiği, kamulaştırma bedelinin verilen kesin süreye rağmen yatırılmaması nedeniyle İlk Derece Mahkemesinin vermiş olduğu davanın usulden reddi kararının doğru olduğu gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu taşınmaza ilişkin tespit edilen kamulaştırma bedelinin depo edilmesi için davacı idareye 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca usulüne uygun süreler verildiği halde, davacı idarece bedel bloke edilmediğinden bahisle davanın reddine karar verilmesi isabetli olup, davacı idare tarafından karar tarihinden sonra depo kararının gereği yerine getirilmediği gibi, davalı vekilinin son duruşmada ek süre verilmesine muvafakatlarının bulunmadığı yönündeki beyanları ile temyize cevap dilekçesinde davacı idarenin temyiz taleplerinin reddine karar verilmesini talep ettiği gözetildiğinde, Mahkemenin davanın reddine ilişkin kararının usul ekonomisi kapsamında bozulmasına yer olmadığı sonucuna varılmıştır.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!