Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesinden ticari iş makinası kira sözleşmesinden doğan alacağın tahsili ve icra inkar tazminatı talepli itirazın iptali davasına dair gerekçeli karar.
Özet: Bu gerekçeli karar, davacının davalıya ticari amaçla kiraladığı iş makinelerinden kaynaklanan 504.000 TL tutarındaki ödenmemiş fatura alacağının tahsili için başlattığı icra takibine davalının yaptığı haksız itirazın iptali ile en az %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebine ilişkindir; davalı cevap dilekçesi sunmamış olup, mali müşavir bilirkişi raporu davacı firmanın ticari defterlerinin usulüne uygun olduğunu ve davaya konu alacağın varlığını doğrulamıştır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
:
KARAR NO
:
HAKİM
:
KATİP
:
DAVACI
:
VEKİLİ
:
DAVALI
:
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
:
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ) Müvekkili davacı oto alım- satım- ticari amaçlı iş makinası çalıştırıp isteyen şirketlere ayrıca iş makinalarını ticari amaçla kiraya vermekte olduğunu, davalı şirket ise kamu ihalelerinde yer alan alt işveren olarak Diyarbakır ilinde tanınan bir firmadır. Müvekkili ile davalı arasında İş Makinası Kiralama sözleşmesi imzalandığını, Müvekkili ve davalı arasında gerçekleşen bu kiralama sonucunda, müvekkili taafından davalı tarafa kesildiğini, fakat davalı tarafından ödeme yapılmadığını, bunun üzerine davalı hakkında Diyarbakır İcra Dairesinin ... sayılı dosyasıyla taraflar arasındaki İş Makinası kiralama bedelinden kaynaklı olarak geri ödenmeyen alacağına binaen genel haciz yoluyla takip yapıldığını, davalı şirket tarafından haksız bir şekilde müvekkilin alacağına kavuşmasını engellemek amcıyla ...tarihinde borca itiraz ederek takibi durdurduğunu, Diyarbakır İcra Dairesinin ...sayılı dosyasında başlatılan icra takibine yaptığı itirazının iptaline, takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafa usulüne uygun olarak yapılan tebliğe rağmen cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşıldı.
BİLDİRİLEN VE TEMİN EDİLEN DELİLLER :
Mahkememize Mali Müşavir Bilirkişisinden aldırılan rapor; Davacı firmanın 2024 yılı ticari defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının yasal süresinde yapıldığı, ticari defterlerin usulüne göre tutulduğu tespit edildiği, davaya ve takibe konu faturaların davacı firmanın ticari defterlerine vasal süresi içerisinde işlendiği, davacı firmanın davalı firmaya KDV dahil toplamı 504.000,00 TL olan 3 Adet fatura kestiği, bu faturalara karşılık herhangi bir ödeme alınmadığı dolayısı ile dönem sonunda davacı firmanın 504.000.00 TL alacaklı olduğu kanaatine varıldığına dair rapor tanzim edildiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Davanın, taraflar arasındaki iş makinesi kiralama sözleşmesi kapsamında ödenmeyen hizmet alacağın tahsili talebi ile başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan borca itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talebine ilişkin olduğu, uyuşmazlığın ise fatura içeriğinde yazılı ürünlerin teslim edilip edilmediği, buradan varılacak sonuca göre Diyarbakır İcra Dairesinin ...E. sayılı borca itirazın iptalinin ve icra inkar tazminatına hükmedilip hükmedilmeyeceği noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
Davalı tarafa usulüne uygun olarak çıkarılan tebliğe rağmen cevap dilekçesi sunmadığı bu sebeple davayı tümden reddettiği kabul edilerek yargılamaya devam edilmiştir.
Davacı tarafça itirazın iptaline yönelik davanın ödeme emrinin tebliğinden itibaren 1 yıl içinde açılması gerektiği bu anlamda her bir İcra Dosyası üzerinde yapılan incelemede ödeme emrine itirazın alacaklı tarafa tebliğ edilmediği anlaşılmakla davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı tespit edilmiştir.
Taraflar kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadır. İbrazı istenen belgenin ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı tarafta bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin varolduğu resmi bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olduğu taktirde mahkemece bu belgenin ibrazı için HMK 220/2 maddesi gereği kesin süre verilir. Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf verilen süre içerisinde ibraz etmez ve aynı süre içerisinde gerekçesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez yada belgenin elinde bulunduğunu inkar eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse mahkemece belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanına itibar edilebilir. (HMK 220/3)
Yukarıdaki açıklamalara göre ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeyle ilgili olduğu davalara ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerden olmakla birlikte ancak HMK 222. maddesindeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defterlerin sahibi lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi ticari defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Zira tarafın ticari defterleri kanunda açıklandığı üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu taktirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı taktirde kendi defterlerinin davacı defterleriyle uyumlu olup olmadığının incelenmesinin engel olacağından sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır.
Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen defterlerini ibraz etmediği taktirde HMK 220/3 madde gereğince sunmaktan kaçındığı ticari defterlerindeki kayıtların karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğu kabul edilebilir. Aksinin kabulü durumunda karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkmaktadır ki, bu hususta HMK'daki açık düzenlemelere aykırı olacaktır.
Davaya konu edilen sözleşme her ne kadar kira sözleşmesi olarak belirtilmişse de ilgili sözleşmede operatör ve SSK nın iş makinesini kiraya veren davacı tarafa ait olduğu yani sözleşmenin hizmet alım sözleşmesi mahiyetinde olduğu, davacı gerçek kişinin ise GİB kayıtlarından bilanço usulüne göre defter tutmakla tacir olduğu anlaşılmış bu doğrultuda yargılamaya devam edilmiştir.
Mahkememizce davalının borca itirazı nazara alınarak tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup bilirkişice dosyaya sunulan ...tarihli raporda; Davacı firmanın 2024 yılı ticari defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının yasal süresinde yapıldığı, ticari defterlerin usulüne göre tutulduğu tespit edildiği, davaya ve takibe konu faturaların davacı firmanın ticari defterlerine vasal süresi içerisinde işlendiği, davacı firmanın davalı firmaya KDV dahil toplamı 504.000,00 TL olan 3 Adet fatura kestiği, bu faturalara karşılık herhangi bir ödeme alınmadığı dolayısı ile dönem sonunda davacı firmanın 504.000.00 TL alacaklı olduğu, davalı tarafça ticari defterlerin sunulmadığı için davalı tarafa yönelik inceleme yapılamadığı ve buna göre davacının alacaklı olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.
Rapor taraflara usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş, davacı tarafça sunulan ticari defter kayıtlarının HMK m. 222 uyarınca usulüne uygun şekilde tutulduğu, davalı tarafça ticari defterlerin dosyaya sunulmadığı davacının takibe konu tutar kadar davalıdan alacaklı olduğu ve alacağın da likit olduğu anlaşıldığından bilirkişi raporu hükme esas alınmıştır. Ancak davacı tarafça alacak likit olmakla takip öncesi davalı tarafın ihtarname ile temerrüde düşürülmediği anlaşıldığından işlemiş faizler yönünden davanın reddi; kalan kısım yönünden davanın kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile;
1-Davanın KABULÜ ile Diyarbakır İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyasında davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin 504.000,00-TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren tahsil tarihine kadar değişen oranlarda yıllık avans faiz yürütülmesine, işlemiş faize ilişkin talebin ise REDDİNE,
2-İtirazın iptaline karar verilen 504.000,00-TL'nin takdiren % 20'si oranında (100.800,00-TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 34.428,24.-TL harçtan, peşin alınan 5.957,82.-TL harç ve sonradan yatırılan 441,43-TL tamamalama harcının ile eksik kalan 28.028,99.-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin, kabul/red oranı dikkate alınarak, 3.424,32.-TL'lik kısmının davalı ...İnşaat Nakliye İthalat İhracat Sanayi Ticaret Şirketi'nden bakiye kalan kısmının ise davacıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 5.957,82 TL peşin harç, 441,43 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 7.014,65 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacının karşıladığı 126,00 TL tebligat gideri, 3.200,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.326,00 TL yargılama giderinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 3.159,70 TL sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan 166,30 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 504.000,00 TL üzerinden takdir edilen 80.640,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Yargılama sırasında davalılar tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
9-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek suretiyle, 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mankemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip Hakim

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!