Hizmet sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasında, icra takibi öncesi ödeme iddiası ve avukatlık ücreti, faiz gibi feri alacaklardan sorumluluk ihtilafı.
Özet: Bu itirazın iptali davasında, davacı kooperatif, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağı için başlattığı icra takibine davalı borçlunun ödeme emri tebliğinden önce borcun ödendiği gerekçesiyle yaptığı itirazın iptalini ve vekâlet ücreti, faiz, tahsil harcı gibi ferilerle birlikte kalan 54.577,42 TL bakiye alacağın tahsilini, ayrıca %20 icra inkâr tazminatını talep etmiştir; davalı ise borcun takipten habersiz ve ödeme emri tebliğinden önce ödendiğini, bu nedenle ferilerden sorumlu olmadığını ve davacının kötü niyetli takip başlattığını ileri sürerek davanın reddi ile kendisi lehine kötü niyet tazminatı ödenmesini savunmuştur, bilirkişi raporunda ise 54.577,42 TL bakiye alacak tespit edilmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2023
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı alacaklı kooperatifin davalı borçlunun taşıma işlerini üstlenmesi kapsamında 23.05.2023 tarihli 333.257,52.-TL bedelli fatura düzenlendiğini, ancak davalı borçlunun sürekli olarak ödemeleri geciktirdiğini ve hakkında ----.İcra Müdürlüğü'nün ------ sayılı dosyasından 23.06.2023 saat 15:41'de icra takibi başlattıklarını, davalı borçlunun ise aynı gün 17:05'te diğer borçları ile birlikte toplam 661.381,22-TL ödeme yaparak, bu dosya için haricen 333.257,50.-TL kışmi ödeme yaptığını, 03.07.2023 tarihinde icra dosyasına haricen tahsil bildirimi yaptıklarını ancak davalı borçlunun 06.07.2023 tarihinde takibe haksız olarak itiraz ettiğini, oysa takip sebebiyle vekalet ücreti, faiz, tahsil harcı ve fer'ilerden sorumlu olduklarını, tahsil harcı ve avukatlık ücreti dikkate alındığında 54.577,42.-TL bakiye alacaklarının bulunduğunu kötüniyetli ve haksız itiraz sebebiyle alacağın en az %20'si oranında icra inkar tazminatına da hak kazandıklarını belirterek takibe yapılan itirazın iptali ile takibin feri'ler bakımından devamına ve bakiye alacağın en az %20'si oranında icra inkar tazminatının davalı borçludarı tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacı alacaklı tarafa olan tüm borcun 333.257,52.--TL olarak 23.05.2023 günü saat 17:05'te ödendiğini. oysa davacı tarafın habersiz olarak aynı gün saat 15:41'de icra takibine giriştiğini takibin başlatılmasından 2 saat sonra tüm borcun ödenmiş olduğunu, ödeme emrine ait e-tebligatın dahi kendilerine 05.07.2023 günü gönderildiğini ve ödemeyi takipten habersiz olarak önceden yapmış olduklarını, bu sebeple fer'ilerden sorumlulukları bulunmadığını; tahsil harcının da ancak ödeme emri tebliğinden sonra ödeme halinde alınabileceğini; davacı alacaklı tarafın kötüniyetli olarak icra takibi başlattığını ve davacı taraftan alacağın en az 20'si oranında kötüniyet tazminatının alınması gerektiğini savunarak davanın reddini tahsiline talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
İcra Dosyası
:Davacı alacaklı tarafından davalı — borçlu aleyhine 23.06.2023 tarihi saat 15:41:48'de -----.İcra Müdürlüğü'nün----- sayılı dosyasından 333.257,52.-TL bedelli 23.05.2023 tarihli 333.257,52.-TL fatura alacağı için ilamsız icra takibi başlatıldığı; davalı borçlunun 07.07.2023 tarihli borca itirazı kapsamında İİK m.66 gereği takibin durdurulduğu görülmektedir.
Bilirkişi Raporu
: Mahkememizce alınan █████/2025 tarihli raporun sonuç kısmında,
"1- Asıl Alacak 39.098,23.-TL,İslemis Faiz 742 60.-TL toplam 54.577,42.-TL olduğu
2- Anılan alacak miktarı, avukatlık ücreti ve masraflar düşüldükten sonra kalan bakiye asıl alacağı ifade ettiğinden; takip tarihi de olan 23.06.2023 tarihinden itibaren davacı alacaklı tarafın takip talebinde talep etmiş olduğu Türk Ticaret Kanunu m.1530/7'de kapsamında,yukarıda belirlenen alacağa temerrüt faizi işletilebileceği,
3- Davacı tarafın icra inkâr tazminatı ile davalı tarafın kötüniyet tazminatı talepleri bakımından nihai takdirin Sayın Mahkeme'ye ait olduğu"
Yönünde rapor tanzim edilmiştir...
Dava; hukuki niteliği itibariyle davacı tarafça davalı aleyhine ---- İcra Müdürlüğünün ----- Esas Sayılı takip dosyası ile başlatılan icra takibinde asıl alacak miktarının ödendiği hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmamakla birlikte asıl alacağın icra takibi veya ödeme emri tebliğinden önce ödenip ödenmediği, böylelikle davalı tarafın asıl alacak haricinde faiz, vekalet ücreti, tahsil harcı gibi giderlerden sorumlu olup olmadığı ve var ise miktarı ile itirazın iptali davasıdır. Yasal dayanağını İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67.maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir (İİK m. 67/1). Alacaklı, alacağının varlığını mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'na (01.11.2011 tarihinden itibaren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na) göre caiz olan her türlü delil ile ispat edebilir. Dava, özünde tahsil istemini de barındırmakla burada borçlunun takip sonrası yaptığı ödeme iddialarının da nazara alınması zorunludur. Borçlu, ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olup olmamasına bakılmaksızın, bütün itiraz sebeplerini ileri sürebileceğinden mahkemenin borcun sonradan ödendiği itirazını araştırarak, ödemenin takip konusu alacakla ilgili olduğunu belirlemesi halinde alacaklının dava tarihi itibariyle talep edebileceği alacak miktarı üzerinden hüküm kurması gerektiğinde duraksama bulunmamaktadır. Hemen belirtilmelidir ki, alacak miktarının takip ya da dava tarihindeki koşullara göre belirlenmesinin, itirazın iptali davasında hükmolunan miktar üzerinden tahsiline karar verilebilecek bir tazminat türü olan ve bağımsız bir dava konusu yapılamayan icra inkar tazminatının miktarına da etkili olacağı açıktır. Henüz alacaklı tarafından itirazın iptali davasının açılmadığı bir evrede borçlunun itiraza konu borcu kısmen veya tamamen ödemesi mümkündür ve bunu engelleyen herhangi bir yasa hükmü yoktur. Borçlu itirazın iptali davası açılmamış iken, itirazına konu borcu tamamen öderse, alacaklının itirazın iptali davası açmasına gerek kalmayacak ve böyle bir davayı açmakta hukuki yararı bulunmayacaktır. Zira, itirazın iptali davası açılmasında amaç, itiraz nedeniyle kanun gereğince kendiliğinden durmuş olan takibin devamını sağlamaktır. Takibin devamı yoluyla elde edilecek olan sonuç (alacağın tahsili), borçlunun tüm borcu ödemesiyle zaten gerçekleşmiş olacağına göre gerçekleşmiş olan bu sonucu sağlamak üzere bir dava açılmasında hukuki yarar bulunmayacaktır. Bunun gibi, takibe konu borcun kısmen ödendiği durumlarda da ödenmeyen borç tutarına yönelik itirazın iptali davasında, itirazdan sonra ödenmiş olan miktar bakımından itirazın iptalinin istenilmesinde hukuki yararın mevcut olmayacağı kuşkusuzdur. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun █████/2017 gün------
Somut olayda, davacı alacaklı tarafından 23.05.2023 düzenleme tarihli 333.257,52TL bedelli fatura alacağı için 23.06.2023 tarihinde saat 15:41:48'de başlatılmış olup, davalı borçlu tarafından borca ait faturayı da kapsadığı anlaşılan 23.06.2023 günü 17:05:29 saatinde 661.381,22-TL ödeme yaptığı, ödeme neticesinde takibe konu asıl alacağın (fatura bedeli) tamamının ödenmiş olduğu,
Davalı borçlunun 06.07.2023 tarihinde süresinde itiraz edildiği, anlaşılmaktadır.
Davacı, davalı borçlunun 06.07.2023 tarihinde takibe haksız olarak itiraz ettiğini, oysa takip sebebiyle vekalet ücreti, faiz, tahsil harcı ve fer'ilerden sorumlu olduklarını, tahsil harcı ve avukatlık ücreti dikkate alındığında 54.577,42.-TL bakiye alacaklarının bulunduğunu, kötüniyetli ve haksız itiraz sebebiyle alacağın en az %20'si oranında icra inkar tazminatına da hak kazandıklarını ileri sürmektedir.
Davalı borçlu tarafa ödeme emri 05.07.2023 tarihinde e-tebligat usulü ile gönderilmiş ve 10.05.2023 tarihinde tebliğ edilmiş sayılmakla; ödeme ise 23.06.2023 tarihli olup, tebligat tarihinden önce olmakla; tahsil harcı hesaplanamayacağı anlaşılmaktadır.Ancak, kısmi ödemeler bakımından icra takip talebinde de belirtildiği gibi, Türk Borçlar Kanunu m.100 kapsamında mahsup edilmesi gerekeceği, Yargıtay ---- Hukuk Dairesi'nin 31.03.2024 tarihli ------. sayılı kararına göre de “.. davalı borçlunun takipten sonra ödeme yaptığı, bu sebeple alacaklının takipte haklı olduğu gözetilerek, takip tarihi itibarıyla tespit edilen toplam borç üzerinden borçlunun icra vekâlet ücreti ve takip masraflarından sorumlu olacağı kabul edilip; işin esası hakkında bir karar verilmesi gerektiği” şeklinde karar verildiği görülmüştür.
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 11-4. maddesi uyarınca; borçlu ödeme süresi içerisinde borcunu öderse, bu Tarifeye göre belirlenecek ücretin dörtte üçü (34) belirlenmektedir.
Bu itibarla, davalı borçlu tarafa ödeme emri 05.07.2023 tarihinde e-tebligat usulü ile gönderilmiş ve 10.05.2023 tarihinde tebliğ edilmiş sayılmakla; ödeme ise 23.06.2023 tarihli olup, tebliğ tarihinden itibaren 7 günlük ödeme süresinden önce olmakla; avukatlık ücretinin 4'ünün belirlenmesi gerektiği,
Takip tarihi ile aynı gün, takip başlatılan saatten sonra yapılan haricen ödeme sebebiyle, yapılan kapak hesabında 23.06.2023 itibariyle herhangi bir işlemiş faiz bulunmadığı, bakiye bedel için itirazı iptali halinde 23.06.2023 tarihinden itibaren faiz işletileceği, Harçlar Kanunu Genel Tebliği gereği, ödeme emrinin tebliğinden önce yapılan ödemelerden tahsil harcı alınmamakta olup; ödeme emrinin tebliğinden sonraki ödemelerden tahsil harcı alınabilmektedir. 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarifenin B/l- 3. fıkrasında belirtilen takip safhalarına göre tahsil harcı alınabilmekte olup; tahsil harcının doğabilmesi için takibin o safhasının yerine getirilmesi gerekir. Ödeme veya icra emrinin tebliği, haciz işleminin yapılması veya satış işleminin kesinleşmesi gibi ödeme emri veya icra emrinin tebliğe çıkarılması fakat tebliğ edilmesinden önce yapılan ödemelerden ve icra takibinden vazgeçme halinde tahsil harcı almak mümkün değildir. (----- sayılı genelgesi) 492 sayılı Harçlar Kanunu'nda harç alacağının doğması için ödeme veya icra emrinin tebliği gereklidir. (Yargıtay -----. HD. 01.07.2013 T. -----. Sayılı ilamı). Ödeme tarihi itibariyle kapak hesabının; 333.257,52.-TL : asıl alacak (23.05 2023 tarihli fatura), 37.242,04.-TL , İcra Avukatlık Ücreti (49.656,05.-TL x 3/4), 179,90.-TL, icra başvurma harcı (2023 yılı), 1.666,29.-TL: icra peşin harç, 10,00.-TL, icra tebligat masrafı, 00.-TL, Tahsil Harcı (0 - 333.257,52.-TL 23.06.2023 tarihli Ödeme sonrası 39.098,23.-TL toplam bakiye alacak hesaplanmış ise de, takibin fer' ileri yönünde devam etmesi gerektiği, davacı talebini bu doğrultuda olduğu, anlaşılmakla, , Davalının -----. İcra Müdürlüğü'nün ------ Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın fer'ileri yönünden iptaline, takibin █████/2023 tarihinde ödenen asıl alacağa ödeme tarihine kadar işlemiş faiz, takip sonrası faiz, icra vekalet ücretinin 3/4'ü ile icra ferileri yönünden devamına,Hüküm feri alacaklar ile ilgili tesis edildiğinden şartları maktu harç ve vekalet ücretine hükmedilmiş, şartları oluşmayan icra inkar tazminatının reddine karar verilmiş aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ İLE, davalının ----- İcra Müdürlüğü'nün ------ Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın fer'ileri yönünden iptaline, takibin █████/2023 tarihinde ödenen asıl alacağa ödeme tarihine kadar işlemiş faiz, takip sonrası faiz, icra vekalet ücretinin 3/4'ü ile icra ferileri yönünden DEVAMINA,
2-Hüküm feri alacaklar ile ilgili tesis edildiğinden şartları oluşmayan icra inkar tazminatının reddine,
3-Alınması gerekli 615,40-TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 932,05-TL harcın mahsubu ile artan 316,65-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 269,85-TL başvurma harcı, 615,40-TL peşin harç toplamı olan 885,25-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından sarfedilen toplam 3.560,00-TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-6325 sayılı Kanun'un 18-A/13. bendi uyarınca Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan 3.120,00-TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir olarak kaydedilmesine,
8-Kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine,Dair, Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davalı vekilinin yüzüne karşı davacı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!