İş Güvenliği Danışmanlık Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan Ticari Alacağın Tahsili Amacıyla Başlatılan İcra Takibine İtirazın İptali Davası ve Borç Miktarındaki Uyuşmazlık
Özet: Bu itirazın iptali davasında davacı, davalıya sunulan iş güvenliği danışmanlık hizmetlerinden doğan ve sözleşme gereği ödenmeyen alacaklar için başlattığı icra takibine yapılan itirazın kaldırılmasını talep etmektedir; davacı, davalının sözleşme hükümlerine aykırı olarak ödemelerini yapmadığını, üç kez üst üste gecikme yaşandığını, bu nedenle sözleşmeyi feshederek kalan tüm hizmet bedelini talep ettiğini savunurken, davalı ise davacının haksız yere fiyat artışı ve gerçek çalışan sayısından fazla ücretlendirme yaparak fahiş miktar talep ettiğini, bu nedenle borcun iddia edilen miktarda olmadığını ileri sürerek itiraz etmektedir.

T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı tarafından iş güvenliği danışmanlık hizmetine dayalı alacağa ilişkin davalı tarafa karşı ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine itiraz etmesi üzerine TTK 5/A maddesince zorunlu kabul edilen ticari arabuluculuk yoluna gidildiğini. Ancak söz konusu arabuluculuk sürecinde taraflarca anlaşmaya varılamadığını, davacı ile davalı arasında------- başlangıç tarihli sözleşme kurulduğunu. Bu sözleşme ile davacı iş güvenliği hizmeti vermeyi, davalı ise bunun karşılığında anlaşmış oldukları ücreti ödemeyi kabul ettiğini, bu sözleşmeye istinaden davacı firma davalıya karşı tüm edimlerini yerine getirdiğini, fakat davalı, davacı şirkete olan toplam 38.184,60 TL tutarındaki ana borcunu ödemediğini, ekte sunulmuş olan sözleşmenin 7.10. Maddesinde ödemelerin fatura beklemeksizin yapılması gerektiğini, yine sözleşmenin 7.8. Maddesinde ''7.8. Ödeme aksaklıklarında aylık %6 (yüzde altı) bileşik vade farkı uygulanacaktır. --------- Hizmet sözleşmesini bu nedenle fesih etme ve yıllık sözleşme tutarı, taahhüt indirimlerini ve hediyelerin ücretlerini isteme hakkı saklıdır, denmiş ödeme yapılmaması halinde aylık %6 faiz uygulanacağı belirtildiğini, Taraflarınca açılmış olan takipte sözleşmeden belirtilenden daha düşük oranda yıllık avans faizi uygulanmış ve faizlerle birlikte toplam 39.955,36 TL tutarında icra takibi başlatıldığını, 4. Ekstreden anlaşılacağı üzere davalı taraf üç ay üst üste ödeme yapmadığını. Sözleşmenin 7.11. Maddesinde ''Ödemelerin dönem(12 aylık sözleşme dönemi) içinde üç defa gecikmesi halinde uyarı yapılmaksızın tüm hizmet durdurularak oniki aylık hizmet bedeli mahkeme yolu ile tahsil edilecektir.'' belirtilmiştir. İşbu maddeye dayanılarak davalı tarafa yılın kalan taksitleri de faturalandırılarak sözleşme feshedildiğini. 5. Davalının faaliyet gösterdiği iş kolu tehlike sınıflandırmasında "çok tehlikeli" şirketler sınıfındadır ve 6331 sayılı kanunumuzun 38. Maddesi gereğince iş güvenliği hizmeti alması zorunludur. Müvekkil şirket ise verilen hizmetin başlangıç tarihinden itibaren------- sistemi üzerinden davalı firmaya personel atamaları yapmış; işverence de bu hizmet sistem üzerinden onaylanmıştır. Davacı şirket, taraflar arasında kararlaştırılan ve kanunlarca verilmesi zorunlu tutulan hizmeti vermiş ve edimini yerine getirmiş olmasına rağmen davalı şirket kararlaştırılmış ücreti ödememiş ve taraflar arasındaki hizmet ilişkisine aykırı davrandığını. 6. Taraflar, aralarında ticari iş ilişkisi olması nedeniyle Türk Ticaret Kanununa tabi olduğunu. Davacı tarafından söz konusu hizmet satışına ilişkin fatura tanzim edilmiş ve davalı tarafa tebliğ edildiğini. Davalı taraf da bu faturaları gider olarak işlemiş dolayısıyla borcu kabul ettiğini. Davalının ticari defterlerindeki gider kalemleri incelendiğinde söz konusu durum ortaya çıkacağını beyan ederek; Davamızın kabulüne, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazın iptali ile 39.955,36 TL borca takip tarihinden itibaren işleyecek olan avans faiz ile birlikte takibin devamına, borçlunun menkul ve gayrimenkul malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklar üzerine İİK m.259/2 maddesi gereğince teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasına, haksız olarak itiraz eden borçlu aleyhine alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile karşı vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı davalının borca haksız yere itirazda bulunulduğu hususu doğru olmayıp taraflar arasında akdedilen sözleşmeye aykırı şekilde fiyat artışı yapılarak ve çalışan sayısından fazla olacak şekilde aylık fiyat yansıtılarak davalından fazla hizmet bedeli tahsili talebi üzerine ödeme yapılmamış, iade faturası düzenlenmiş ve son çare olarak borca itiraz edildiğini. Davacı yan dava dilekçesinde taraflar arasında akdedilen sözleşmenin davalı üç ay üst üste ödeme yapmadığı gerekçesiyle sözleşmenin feshedildiğini, yılın kalan taksitlerinin de faturalandırıldığını ve sözleşmede belirtilenden daha düşük oranda yıllık avans faizi uygulanmak suretiyle faizlerle birlikte toplam 39.955,36 TL tahsilinin talep edildiği beyan edildiğini. Davacı yanında gerçekten uzak iddia ve isnatlarının davalı firmaca kabulü mümkün olmadığını. 3. Davalı şirketçe -------- yılı ekim ayı dahil davalı yandan hizmet alınmış olup alınan hizmetin karşılığı da farklı periyotlarla davacı yana ödendiğini. Hizmet bedelinin tamamı ödenmemiş ise de iddia edildiği miktarda bir borçta söz konusu olmadığını. 4. Taraflar arasında akdedilen 18.11.2020 tarihli sözleşme de belirlenen ücret kişi başı 90 TL şeklinde olup aylık çalışan personel sayısı baz alınarak yapılan fiyatlandırmaya rağmen davacı yanca her ay davalıya personel sayısı ile örtüşmeyecek şekilde tahakkuk yapılarak ücret talep edildiğini. Davacı yandan alınan hizmet süresince --------ayı için davalı şirketten talep edilen ücretin davalı şirket personel sayısı ile uyumlu olmadığı dilekçe ekinde sunulan tahakkuklar ile de kolayca anlaşılacağını. 5. İş bu alınan hizmet(personel sayısı odaklı) ile davalı şirket çalışanlarının örtüşmediği davacı yana 6 Ara 2022 tarihli mail ile bildirilmiş ve taraflar arasında var olan sözleşmenin davalı şirketçe haklı nedenle sonlandırılması talep edildiğini. Dava safahatında alınacak bilirkişi raporuyla her ay davalı şirketten fazla ücret talep edildiği ve iddia edildiği miktarda davalı şirketin davacı yana borcu bulunmadığı ispat olunacağını. 6. Taraflar arasındaki sözleşme davalı ve haklı nedenle ----- tarihli mail ile sonlandırılmış olup bu tarihten sonraki döneme ilişkin davalıya verilmeyen hizmetin bedelinin davalıdan talep edilmesi hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığını. 7. Yukarıda izah ettiğimiz üzere her ay hatalı şekilde fazla ücret talebi ile karşılaşan davalı şirketçe bu husus defalarca şifahi olarak davacı yana bildirilmesine ve her hangi bir aksiyon alınamaması üzerine ----- tarihli mailde de açıkça yazılı olarak bildirildiği üzere davalı şirketçe hizmet akdi haklı nedenle sonlandırıldığını. Bu tarihten sonra davacı yanın hizmet verilmeyen 2022 yılı kasım ayı dahil ve devam eden aylara ilişkin davalıdan ücret talebi hukuka ve hakkaniyete uygun düşmeyeceğini. 8. Davacı yanca 3 ay üst üste ücret ödenmediği gerekçesi ile sözleşmenin sonlandırılarak bakiye ayların tahsili talep edildiği iddiası asılsız olup davalı şirketin itirazı haklı nedene dayalı olduğundan davacı yanın icra inkar tazminatı talebinin de ayrıca reddini talep ettiğini. 9. Davacı yan dava dilekçesinde davalı müvekkilce alınan hizmetin karşılığı olan bedellerin 3 ay üst üste ödenmemesi sebebiyle sözleşmenin feshedilerek bakiye aylara ilişkin ücret talebinde bulunulduğunu iddia etmiş ise de bu iddia asılsızdır. Taraflar arasında akdedilen sözleşme ve alınan hizmet uyarınca davalı müvekkil şirket kendi mali durumuna göre farklı zamanlarda ve farklı periyotlarda (bazen 2 ayda bir bazende 4 ay ara ile kimi zamanda ayda iki kez) ödeme yapmış olup davacı yanın iddiasının asılsız olduğu taraflar arasındaki cari hesap ekstresi incelendiğinde görüleceğini. 10. Taraflar arasındaki sözleşme davalı şirket tarafından haklı nedenle fesih edilmiş olup davacının bakiye aylara ilişkin ücret talebi dayanaktan yoksun olduğunu. Taraflar arasında akdedilen sözleşmede bakiye ayların bedelinin tahsili hususunda bir düzenleme bulunsa bu hükmün somut olaya uygulanması mümkün değildir. Somut olayda taraflar arasında imzalanana sözleşmenin ''Süre'' başlıklı maddesi uyarınca davalıdan sadece 3 aylık cayma bedeli ve son dönemin hediye hizmet bedelinin tahsilinin mümkün olup olmayacağının tartışılması gerekmektedir. İş bu sebepler uyarınca davacının icra inkar tazminatı talebi de dayanaktan yoksun ve reddi gereken bir talep olduğu kanaatinde olduklarını beyan ederek; Haksız ve mesnetsiz olarak açılmış olan davanın reddine, lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Huzurdaki dava, icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır. Ticari davalarda zorunlu arabuluculuk son tutanağı dosyaya sunulmuştur.----- esas sayılı dosyası celp edilmiştir.6100 SAYILI HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU/TİCARİ DEFTERLERİN İBRAZI VE DELİL OLMASI - Madde 222 -(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. ------Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.TÜRK TİCARET KANUNU Madde 64- ------- Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir."(2)
: "Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür."Madde 83- (1)
: "Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir."Ticari defterler, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu Madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir.Tİcari defterlere anılan Kanun'larda delil olarak hüküm ve sonuç bağlanmıştır. Tacirler, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır.Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK. m. 222/1).Yine Türk Ticaret Kanunu Madde 83/1'de ticari uyuşmazlıklarda Mahkemenin ticari defterlerin re'sen ibrazına karar verebileceği, Mahkeme re'sen ticari defterlerin ibrazına karar vermese dahi taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına Mahkemece karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır.Ticari defterler, bazı şartların varlığı durumunda sahibi lehine delil olarak kullanılabilir. Şöyle ki: Uyuşmazlık ticari bir işten kaynaklanmalıdır. Bu iş, her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmelidir. Taraflardan yalnızca biri için ticari iş niteliğinde olan uyuşmazlıklarda, arada sözleşme olsa bile defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Uyuşmazlığın her iki tarafı da tacir sıfatını haiz olmalıdır. Taraflardan birinin ya da her ikisinin tacir olmaması halinde ticari defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Öte yandan ticari defterler Kanun’a uygun tutulmuş olmalıdır. Tutulması zorunlu defterler eksiksiz, usulüne uygun tutulmalı, açılış kapanış onayları yapılmış olmalıdır. (TTK. m. 64) Ayrıca, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veye diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (HMK. m. 222/3)Davacı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir. Davalı taraf gerçek kişi tacirdir. Uyuşmazlık tarafların ticari işletmesinden ve ticari bir işten kaynaklanmaktadır. Tacirler arasındaki huzurdaki ticari davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir.Bu açıklamalar ekseninde değerlendirme yapıldığında; davacı ile davalı tarafın tacir sıfatını taşıdıkları, her iki tarafın da ticari defter tutmak zorunda olduğu anlaşılmıştır. Her iki taraf da tacir olduğundan ticari defter içerikleri delil vasfı taşımaktadır.Mahkememizce işbu dosyada, Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı bilirkişi ve Mali Müşavir bilirkişilerin raporu dosya arasına alınmıştır. Bilirkişiler tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunda özetle; MALİ İNCELEME VE DEĞERLENDİRME: Sayın Mahkeme ----- tarihli celsesinde uyuşmazlığın;--------- sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı hususunda uyuşmazlık içinde bulundukları’’ tespit edilmiştir. Her iki tarafın ticari defterleri ile dava dosyasındaki deliler aşağıdaki gibi incelenmiştir. a) Defter İncelemesi (Usul), b) Hesap İncelemesi, c)---- Formlarının İncelenmesi, d) -------- Müzekkere Cevabının İncelenmesi, 4.a DEFTER İNCELEMESİ (Usul) 4.a-1. Davacı Defter İncelemesi (Usul): Davacı tarafından ibraz edilen 2021-2023 yılları ticari defterlerinin onay bilgileri aşağıdaki gibidir; Davacı şirketin ibraz ettiği, 2021-2022-2023 yılı ilişkin ticari defterlerin; T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220- 226’ ve 1 Sıra No’lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerini GİB onaylı beratlarını süresinde almış olduğu görülmüştür. 4.a-2. Davalı Defter İncelemesi (Usul): Davalı tarafından ibraz edilen 2021-2023 yılları ticari defterlerinin onay bilgileri aşağıdaki gibidir; Davalı şirketin ibraz ettiği 2021 yılı ticari defterlerinin noter açılış onamaları ile yevmiye defterinin noter kapanış onamasının sürelerinde yaptırılmış olduğu, defterlerin usulüne uygun tutulduğu, görülmüştür. Davalı şirketin ibraz ettiği, 2022-2023 yılı ilişkin ticari defterlerin; T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220- 226’ ve 1 Sıra No’lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerini GİB onaylı beratlarını süresinde almış olduğu görülmüştür. 4.b HESAP İNCELEMESİ: 4.b-1 Davacı Hesap İncelemesi: Davacı tarafın ticari defterlerinde davalı şirkette ait olan --------- Kodlu Alıcılar Hesabının dökümü aşağıdaki gibidir. Yukarıdaki cari hesap tablosunda görüldüğü gibi, davacı tarafın 2020 yılından 2021 yılına devir olan alacak tutarının 823,00 TL olduğu. Davacı tarafından 29.01.2021 tarihinden 31.12.2021 tarihine kadar davalı tarafa 13 fatura ile 9.684,00 TL tutarlı mal ve hizmet satışı yaptığı, bu süreçte davalı taraftan 5.727,00 TL ödeme aldığı ve buna göre 31.12.2021 tarihi itibariyle davalı taraftan 4.780,00 TL alacaklı olduğu ve bu tutarın 2022 yılına devir ettiği. Davacı tarafından -------- tarihine kadar davalı tarafa 13 fatura ile 40.404,60 TL tutarlı mal ve hizmet satışı yaptığı, bu süreçte davalı taraftan 7.000,00 TL ödeme aldığı ve buna göre 31.12.2022 tarihi itibariyle davalı taraftan 38.184,60 TL alacaklı olduğu ve bu tutarın 10.01.2023 takip tarihi itibariyle davalı taraftan 38.184,60 TL alacaklı olduğu görülmüştür. 4.b-2 Davalı Hesap İncelemesi: Davalı tarafın ticari defterlerinde davacı şirkette ait olan --------Kodlu Satıcılar Hesabının dökümü aşağıdaki gibidir. Yukarıdaki cari hesap tablosunda görüldüğü gibi, Davalı tarafı -------- tarihine kadar davacı taraftan 13 fatura ile 9.684,00 TL tutarlı mal ve hizmet alışı yaptığı, bu süreçte davacı tarafa 224,20 TL ödeme aldığı ve buna göre 31.12.2021 tarihi itibariyle davacı tarafa 9.459,80 TL borçlu olduğu ve bu tutarın 2022 yılına devir ettiği. Davalı tarafından 31.01.2022 tarihinden 31.12.2023 tarihine kadar davacı taraftan 9 fatura ile 14.139,96 TL tutarlı mal ve hizmet alışı yaptığı, bu süreçte 9.459,80 TL tutarlı devir borcunu davacı borcuna kayıt edilerek, devir borç tutarının kapatıldığı, 3.240,00 TL tutarlı iade faturasını davacı borcuna kayıt ettiği ve buna 31.12.2022 tarihi itibariyle davacı tarafa 10.889,96 TL borçlu olduğu ve bu tutarın 2023 yılına devir ettiği. Davalı tarafından 31.03.2023 tarihinde 2 adet 22.294,00 TL tutarlı iade faturasını davacı borcuna kayıt ettiği ve buna göre 10.01.2023 takip tarihi itibariyle davacı taraftan 11.394,64 TL alacaklı olduğu görülmektedir. 4.c- ---------- Formlarının İncelenmesi: Bilindiği üzere 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 148-149 ve mükerrer 257’ci maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak 350 sıra no.lu VUK Genel Tebliği ile bilanço esasına göre defter tutar mükelleflerin belirli haddi aşan mal ve hizmet alımlarını ‘Mal ve Hizmet Alımlarına ilişkin bildirim formu (Form BA)’ ile mal ve hizmet satışlarını ise ‘Mal ve Hizmet Satışlarına ilişkin bildirim formu (Form BS)’ ile bildirmeleri hususunda yükümlülük getirilmiştir. Bilindiği üzere 523 Sıra No.lu VUK Genel Tebliği gereği ███████ döneminden itibaren elektronik belgelerin----- formu ile bildirim yükümlüğü kaldırılmıştır. Davacının bağlı bulunduğu ------yılları karşılaştırılmalı -----formunu dosyaya göndermiştir. Davacı şirketin 2021 yılında davalı tarafa düzenlediği KDV dahil 13 adet 9.984,00 TL tutarlı faturalar 5.000 TL’nin altında olduğundan, davacının 2021 yılı ----- formunda gözükmediği görülmüştür. Davacı şirketin 2022 yılı ------ Formunda, davalı tarafa 2 adet e.belge/fatura ile KDV hariç 19.952,45 TL tutarında fatura düzenlemiş olduğu görülmüştür. Davacı şirketin 2023 yılı -----, davalı tarafından davacı tarafa 2 adet e.belge/fatura ile KDV hariç 20.448,22 TL tutarında fatura düzenlemiş olduğu görülmüştür. Davalının bağlı bulunduğu ------ yılları karşılaştırılmalı ------- formunu dosyaya göndermiştir. Davacı şirketin 2021 yılında davalı tarafa düzenlediği KDV dahil 13 adet 9.984,00 TL tutarlı faturalar 5.000 TL’nin altında olduğundan, davalının 2021 yılı ----- formunda gözükmediği görülmüştür. Davalı şirketin 2022 yılı ------- Formunda, davacı tarafından 2 adet e.belge/fatura ile KDV hariç 19.952,45 TL tutarında fatura düzenlemiş olduğu görülmüştür. Davacı şirketin -----Formunda, davacı tarafa 2 adet e.belge/fatura ile KDV hariç 20.448,22 TL tutarında fatura düzenlemiş olduğu görülmüştür. -----Müzekkere Cevabının İncelenmesi: -------- tarihleri arasında iş sağlığı ve güvenliği hizmeti aldığı firma bilgisi istenildiği anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere--------profesyonellerinin sözleşme bildirimlerine ilişkin iş ve işlemlerin daha etkin ve hızlı şekilde yürütülmesi amacıyla -------- oluşturulmuştur. Söz konusu program kayıtlarında yapılan incelemede davalı şirketin ilgili tarihleri kapsayan sözleşme kayıtları çıkartılarak ekte tarafınıza gönderilmektedir. Şeklinde bildirmiştir. 5) MALİ YÖNDEN DEĞERLENDİRME: Davacı tarafın defter kayıtlarına göre ----- takip tarihi itibariyle davalı taraftan ------alacaklı olduğu. Davalı tarafın defter kayıtlarına göre ---- takip tarihi itibariyle davacı taraftan ----- alacaklı olduğu görülmekle, davalı tarafın defterlerinde kayıtlı olan----- tarihi itibariyle davacı tarafa olan ---- tutarlı borç bakiyesinin -------tarihinden davacı borcuna kayıt edilerek borç bakiyesinin kapatılmış olduğu dikkatte alındığında, 11.394,64 TL alacak bakiyesinden 9.459,80 TL açılış borç bakiyesinin mahsup edilmesi ile 10.01.2023 takip tarihi itibariyle davacı taraftan ----- alacaklı olduğu hesaplanmaktadır. Buna göre tarafların defter kayıtlarındaki ------ tutarındaki uyumsuzluğun; Davacı tarafın defterlerinde 2020 yılından 2021 yılına devir olan alacak tutarının 823,00 TL, davalı defterlerinde 2020 yılından 2021 yılına devir olan borç tutarının 0,00 TL olmasından. Davacı tarafın defterlerine göre davalı tarafından 2021-2022 yıllarında toplam ödeme tutarının 12.727,00 TL, davalı tarafın defterlerinde 2021-2022 yıllarında davacı tarafa yapılan toplam ödeme tutarının 224,80 TL olmasından. Davacı tarafın aşağıda listelenen 5 adet 26.639,00 TL tutarlı faturalarının davalı defterlerinde kayıtlı olmamasından. Davalı tarafı aşağıda listenen 3 adet 25.534,60 TL tutarlı iade faturaların davacı tarafın defterlerinde kayıtlı olmamasından Davalı tarafın defterlerinde ---- tarihinde davacı alacağına kayıt edilen ------tutarlı faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklanmaktadır. ------- Yukarıda yapılan açıklamalara göre, Davacı tarafın kendi defterlerinde davalı tarafından ödemelerin ----- dada fazla kabul ettiği, Davalı taraf defterlerinde davacı tarafın ------- tutarlı faturasını defterlerine kayıt ettikten sonra yasal 8 günlük itiraz süresinden sonra ------tutarlı iade faturaları düzenlendiği, eş değişle ------ tutarlı iade faturanın mükerrer fatura olduğu. Davalı defterlerinde davacı tarafın----- tutarlı faturasını defterlerine kayıt etmeyip, davacı tarafa -------- tutarlı iade faturası düzenlendiği, eş değişle davacının 19.054,80 TL tutarlı faturası davacı alacağına kayıt edilmediğinden, davalından fazladan 19.054,80 TL tutarlı alacağın oluştuğu. Davalının defterlerinde kayıt olan 375.00 TL tutarlı faturanın davacı defterinde kayıtlı alacak olarak kabul etmediği. Davacı tarafın 2021 yılından 2022 yılında devir olan alacak bakiyesinin 822,00 TL olduğu, davalı tarafından davaya cevap dilekçesi ekinde sunulan cari hesap ekstresine 30.11.2020 tarihinden 31.12.2020 tarihine kadar olan 3 adet 822,00 TL tutarlı faturalardan kaynaklandığı görülmüştür. 6) İNCELEME TARTIŞMA VE DEĞERLENDİRME Borçlar Kanunumuza göre bir eser meydana getirme karşılığında, iş sahibinin bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmeler Eser Sözleşmesi olarak nitelendirilmiştir. Her ne kadar kanunun lafzı bir nesnenin “meydana getirilmesini” ihsas etse de aslında kapsamı maddi varlığı olmayıp da sonucu bir bütünlük olarak taahhüt edilebilen şeyleri de kapsamaktadır. Bununla beraber, eser sözleşmeleri mevzuatımızda ani edimli sözleşmeler olarak ele alınmış olup; sürekli borç ilişkisi meydana getirmedikleri kabul edilmektedir. İş sahibinin ifaya olan çıkarının, bu şekilde, belirli dönemlerde tekrar eden edimlerle karşılandığı sözleşmeler ise, sürekli eser sözleşmesi olarak kabul edilmektedir. Sürekli eser sözleşmeleri hukuki niteliği itibarıyla, atipik, çerçeve sözleşmeler olup; tatbik edilecek hukuk bakımından eser sözleşmesi ile genel hükümlere tabiidir. Eser sözleşmeleri tam iki tarafa borç yükleyen, ivazlı ve rızai sözleşmelerdir. Rızai bir sözleşme olması sebebiyle de tarafların anlaşması sözleşme kurulumu için yeterli olup; geçerliliği için belli bir şekil şartı aranmamaktadır. ------- kapsamında, işyerlerine vermiş oldukları hizmetler, sürekli eser sözleşmesi niteliğinde görülmektedir. Eser Sözleşmeleri genelde yazılı bir şekil şartına sahip olmamakla birlikte,-----işyerleri arasındaki sözleşmelerin yazılı olarak yapılması gerekmektedir. --- hizmetleri mevzuatta, iş sağlığı uzmanı, iş yeri hekimi ve diğer sağlık personeli üzerinden verilecek hizmetler olmak üzere üç ana gruba ayrılmıştır. İş güvenliği uzmanının görevleri rehberlik, eğitim, bilgilendirme, kayıt, risk değerlendirmesi, ve çalışma gözetimidir. İşyeri hekiminin görevleri ise iki temel noktada kendini göstermektedir. Bu temel noktalar sağlık gözetimi ve çalışma ortamı gözetimidir. Sağlık gözetimi, çalışanların sağlıklarının korunması amacıyla kendilerine verilen her türlü sağlık hizmetlerini kapsarken, çalışma ortamının gözetimi ise işyerindeki faaliyetin sürdürüldüğü yerlerin gözetimin ve denetlenmesini içermektedir. --------- belgelendirilmiş hemşire, sağlık memuru, acil tıp teknisyeni ve çevre sağlığı teknisyeni diplomasına sahip olan kişiler ile -------- verilen işyeri hemşireliği belgesine sahip kişiler ise diğer sağlık personeli olarak kabul edilmekte olup, ana edimleri tamamlayıcı yan edimleri bulunmaktadır. Mevzuatımızda, işin tehlikesi ve çalışan sayısına göre iş güvenliği uzmanı ve iş yeri hekimi açısından asgari çalışma süre sınırı da getirilmiştir. Çok tehlikeli sınıflarda 250 kişiden daha az çalışanın olduğu işyerlerinde, iş güvenliğinin işçi başına en az 40 dakika,8 işyeri hekiminin ise en az 15 dakika 9 çalışması gerekmektedir. --------- belirlenmektedir. Bu vazifeler dışında iş güvenliği uzmanı ile iş yeri hekiminin kayıt tutma yükümlülüğü de olmakla birlikte bu yükümlülük yılda bir kerede ifa edilebilmektedir. Eser sözleşmelerinde yüklenicinin edimi bir yapma borcu oluşturduğundan, yapma borcunun konusunu maddi veya hukuki bir fiile dayansa dahi, senetle ispatına gerek bulunmayıp; her türlü delille ifa edildiğinin ortaya konulması mümkündür. Mevzuatımıza göre süresi içinde itiraz edilmeyen faturanın, konusu olan malın teslim edilmiş, iş veya hizmetin yapılmış olduğunun kabulü anlamına gelmeyeceği kabul edilmekle birlikte, gönderilen faturaya süresi içinde itiraz edilmemesi ya da reddedilmeyerek, ticari defterlere işlenilmesi de sözleşmenin kurulduğuna, malın teslim edildiğine, hizmetin verildiğine karine sayılmış ve aksi iddianın ortaya konulması gerektiği belirtilmiştir. Faturanın tebliğ edildiğine dair kayıtların ulaşılamaması halinde, bildirim alış formu ile faturaların vergi dairesine borçlu tarafından bildirilmesi durumunda fatura konusu mal veya hizmetin alacaklı tarafından borçluya teslim edildiği kabul edilmektedir. Hukukumuzda açık olarak düzenlenmemekle birlikte, kanunda aranan şartların bulunması halinde, usulüne uygun olarak tutulan ticari defterler kesin delil mahiyetinde kabul edilmektedir. Kanunda aranan şartlar ise, uyuşmazlığın her iki tarafının da defter tutma yükümlülüğüne tâbi olması ve uyuşmazlığın, her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili bir işlemden kaynaklanmasıdır. Ticari defter kayıtları, bu genel şartlar dışında, kanunda öngörülen ek şartların gerçekleşmesi halinde, kesin delil haricinde sahibi lehine de delil teşkil etmektedir. Bunun için ise defterlerin kanuna uygun biçimde eksiksiz tutulması, açılış ve kapanış onaylarının yaptırılması, defter kayıtlarının birbirini doğrulaması ve defter kayıtlarının, karşı tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerle ya da senet ve kesin delillerle aksinin ortaya konamamış olması gerekmektedir. Dava taraflarından birinin usulüne uygun olarak defterlerini tutmasına rağmen, diğer tarafın defterlerini ibraz etmemesi halinde, kanunda öngörülen şartlara uygun olarak tutulmuş defterlerin, sahibi lehine delil olup olamayacağı hususunda mevzuatımızda açık bir düzenleme bulunmamaktadır. Bununla beraber, verilen kesin süreye rağmen karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde, usulüne uygun olarak tutulan ticari defterlerin, sözleşmenin kurulduğuna dair, sahibi lehine delil olacağı kabul edilmektedir. Bu açıklamalar ışığında dava konusu olaya bakıldığında, taraflar arasında,---------tarihinde 1 yıllık kişi başı 90,00 TL den iş güvenliği hizmetleri sözleşmesi imzalandığı, bu kapsamda davacının yüklenici, davalının iş sahibi sıfatına haiz olduğu, Sözleşmenin 6. Maddesinde sözleşmenin bitimine 3 ay önceden bildirimde bulunulmaması halinde sözleşmenin kendiliğinden 1 yıl uzayacağı, uzayan yılda ÜFE – TEFE ortalaması + %5 üzerinden birim fiyatın artırılacağı, Sözleşmenin 6.2. maddesinde haklı neden olmaksızın müşteri tarafından sözleşmenin feshi halinde kalan sözleşme süresinin bedelinin muaccel olacağı, Sözleşmenin 7.1. maddesinde sene içinde yüklenici tarafından fiyat değişikliği yapılabileceği, bu değişikliğin iş sahibine bildirileceği, Sözleşmenin 7.4 Maddesinde gecikme olması halinde, aylık %5 gecikme faizinin uygulanacağı, Sözleşmenin 7.7. maddesinde ödemelerin her ayın 5. Gününe kadar yapılacağının kararlaştırıldığı, Dosya içerisindeki ticari defter ve kayıtlara bakıldığında, davacının davalıya toplam 50.910,60 TL bedelli 29 adet fatura kestiği, bunların 23 adedinin davalının defterlerinde de kayıtlı olduğu, Kalan toplam bedeli 29.879,60 TL olan 6 adet faturadan 5 adedinin ise davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı, birine ise iade faturası kesildiği, İtiraz edilen ve iade faturası kesilen faturalara bakıldığında, davalının bu faturalara çalışan adedi, birim fiyat ve kalan sözleşme bedeli yönünden itiraz ettiği, Çalışan Sayısı Bakımından, davalı dosyaya sigorta tahakkuk fişleri sunmuşsa da, bu fişlerin ------tarihi ile -----tarihleri aralığında olduğu, itiraz edilen ------ tarihleri arasını kapsamadığı, Mahkemeye celbedilen ---------kayıtlarında ise davalı işyerinde 13 çalışan olduğunun bildirildiği, davacının kesmiş olduğu niza konusu faturalarda, 12 çalışan üzerinde çalışan için hiç fatura kesilmediği için, ilgili faturlara bakımından çalışan sayısının, davacının kesmiş olduğu faturalarla sınırlı olarak hesap edileceği, Birim Fiyat Bakımından, taraflar arasındaki sözleşmenin 6.1 maddesine göre her uzayan sözleşme yılında birim fiyatın ÜFE – TEFE ortalaması + %5 üzerinden hesap edileceği, bu durumda sözleşmenin 2. Yılında birim fiyatın 120,00 TL olacağı, Tarafların ticari defterlerine bakıldığında, sözleşmenin 2. Yılında, 29.07.2022 tarihinde birim fiyatın 155,00 TL’ ye çıkarıldığı, bu faturaya davalı tarafından itiraz edilmeyerek ticari defterlere kaydedildiği, bu durumda sözleşmenin 3. Yılında birim fiyatın 274,00 TL olacağı, Davalının dosyaya sunduğu 06.12.2022 tarihli maile bakıldığında sözleşmenin 3. Yılında uygulanan birim fiyata itiraz ederek sözleşmenin feshini talep ettiği, kesilen faturanın iadesini talep ettiği, Davacının 11. Aydan sonra kesmiş olduğu faturalara bakıldığında birim fiyatın 270,00 TL olduğu, bu tutarın hesap edilen 274,00 TL’ nin altında olduğu, Mevcut durumda, davacının itiraz edilen faturalardaki birim fiyat ve çalışan adedi, tespit edilen çalışan adedi ve birim fiyattan daha az olduğundan taleple bağlı olarak fatura bedelleri kadar alacaklı olacağı, Kalan sözleşme bedeli bakımından da sözleşmenin bitimine kalan 10 aylık süre için ---------- çalışan sayısı ve hesaplanan birim fiyata göre 35.620,00 TL tahakkuk etmekle birlikte davalı daha az talepte bulunduğundan taleple bağlı olarak kalan sözleşme bedelinin 19.054,60 TL kabul edileceği, Bu durumda taraflar tacir olduğundan sözleşmede belirlenen faiz oranı tatbik edildiğinde ve tahsilatlar öncelikle ferilerden mahsup edildiğinde davacının davalıdan takip tarihi itibarıyla 42.697,61 TL asıl alacak, 4.935,20 TL faiz olmak üzere 47.632,81 TL alacaklı olacağı, Bununla beraber, davacı daha az asıl alacak ve faiz talebinde bulunduğundan taleple bağlı olarak 38.184,60 TL asıl alacak, 1.770,76 TL faiz olmak üzere, toplam 39.955,36 TL alacaklı olduğunun kabulü gerekeceği düşünülmektedir. 7) SONUÇ Yukarıda arz ve izah edilen sebeplerle, dosyadaki mevcut verilere göre, Mahkemece davalını sözleşmeyi haksız fesh ettiğine kanaat edilmesi halinde, Davacının davalıdan takip tarihi itibarıyla 42.697,61 TL asıl alacak, 4.935,20 TL faiz olmak üzere 47.632,81 TL alacaklı olacağı, Bununla beraber, davacı daha az asıl alacak ve faiz talebinde bulunduğundan taleple bağlı olarak 38.184,60 TL asıl alacak, 1.770,76 TL faiz olmak üzere, toplam 39.955,36 TL alacaklı olduğunun kabulü gerekeceği, İlgili alacağa sözleşmedeki (aylık %5) yıllık %60 faiz oranını geçmemek kaydıyla taleple bağlı olarak ticari avans faizi işleyeceği bildirilmiştir.Mahkememiz tarafından dosyada bulunan bilgi ve belgeler, alınan rapor incelenmiş olup;Davanın, iş güvenliği danışmanlık hizmetine dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, Taraflar arasında, 18.11.2020 tarihinde 1 yıllık kişi başı 90,00 TL den iş güvenliği hizmetleri sözleşmesi imzalandığı, bu kapsamda davacının yüklenici, davalının iş sahibi sıfatına haiz olduğu, Sözleşmenin 6. Maddesinde sözleşmenin bitimine 3 ay önceden bildirimde bulunulmaması halinde sözleşmenin kendiliğinden 1 yıl uzayacağı, uzayan yılda ----------ortalaması + %5 üzerinden birim fiyatın artırılacağı, Sözleşmenin 6.2. maddesinde haklı neden olmaksızın müşteri tarafından sözleşmenin feshi halinde kalan sözleşme süresinin bedelinin muaccel olacağı, Sözleşmenin 7.1. maddesinde sene içinde yüklenici tarafından fiyat değişikliği yapılabileceği, bu değişikliğin iş sahibine bildirileceği, Sözleşmenin 7.4 Maddesinde gecikme olması halinde, aylık %5 gecikme faizinin uygulanacağı, Sözleşmenin 7.7. maddesinde ödemelerin her ayın 5. Gününe kadar yapılacağının kararlaştırıldığı, Dosya içerisindeki ticari defter ve kayıtlara bakıldığında, davacının davalıya toplam ------adet fatura kestiği, bunların 23 adedinin davalının defterlerinde de kayıtlı olduğu, Kalan toplam bedeli 29.879,60 TL olan 6 adet faturadan 5 adedinin ise davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı, birine ise iade faturası kesildiği, İtiraz edilen ve iade faturası kesilen faturalara bakıldığında, davalının bu faturalara çalışan adedi, birim fiyat ve kalan sözleşme bedeli yönünden itiraz ettiği, Çalışan Sayısı Bakımından, davalı dosyaya sigorta tahakkuk fişleri sunmuşsa da, bu fişlerin -------- tarihleri aralığında olduğu, itiraz edilen ------ tarihleri arasını kapsamadığı, Mahkemeye celbedilen --------- kayıtlarında ise davalı işyerinde 13 çalışan olduğunun bildirildiği, davacının kesmiş olduğu niza konusu faturalarda, 12 çalışan üzerinde çalışan için hiç fatura kesilmediği için, ilgili faturlara bakımından çalışan sayısının, davacının kesmiş olduğu faturalarla sınırlı olarak hesap edileceği, Birim Fiyat Bakımından, taraflar arasındaki sözleşmenin 6.1 maddesine göre her uzayan sözleşme yılında birim fiyatın -------ortalaması + %5 üzerinden hesap edileceği, bu durumda sözleşmenin 2. Yılında birim fiyatın 120,00 TL olacağı, Tarafların ticari defterlerine bakıldığında, sözleşmenin 2. Yılında, ----- tarihinde birim fiyatın 155,00 TL’ ye çıkarıldığı, bu faturaya davalı tarafından itiraz edilmeyerek ticari defterlere kaydedildiği, bu durumda sözleşmenin 3. Yılında birim fiyatın 274,00 TL olacağı, Davalının dosyaya sunduğu 06.12.2022 tarihli maile bakıldığında sözleşmenin 3. Yılında uygulanan birim fiyata itiraz ederek sözleşmenin feshini talep ettiği, kesilen faturanın iadesini talep ettiği, Davacının 11. Aydan sonra kesmiş olduğu faturalara bakıldığında birim fiyatın 270,00 TL olduğu, bu tutarın hesap edilen 274,00 TL’ nin altında olduğu, Mevcut durumda, davacının itiraz edilen faturalardaki birim fiyat ve çalışan adedi, tespit edilen çalışan adedi ve birim fiyattan daha az olduğundan taleple bağlı olarak fatura bedelleri kadar alacaklı olacağı, Kalan sözleşme bedeli bakımından da sözleşmenin bitimine kalan 10 aylık süre için ---------- bildirilen çalışan sayısı ve hesaplanan birim fiyata göre 35.620,00 TL tahakkuk etmekle birlikte davalı daha az talepte bulunduğundan taleple bağlı olarak kalan sözleşme bedelinin 19.054,60 TL kabul edileceği, Bu durumda taraflar tacir olduğundan sözleşmede belirlenen faiz oranı tatbik edildiğinde ve tahsilatlar öncelikle ferilerden mahsup edildiğinde davacının davalıdan takip tarihi itibarıyla 42.697,61 TL asıl alacak, 4.935,20 TL faiz olmak üzere 47.632,81 TL alacaklı olacağı, Bununla beraber, davacı daha az asıl alacak ve faiz talebinde bulunduğundan taleple bağlı olarak 38.184,60 TL asıl alacak, 1.770,76 TL faiz olmak üzere, toplam 39.955,36 TL alacaklı olduğunun kabulü gerekeceği anlaşılmakla, usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu hükme esas alınarak aşağıdaki şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Yapılan tetkik neticesinde davacının alacağı olduğu, işbu alacağın likit (bilinebilir) mahiyette bulunduğu gözetilerek İcra İflas Kanunu madde 67/2 uyarınca asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesi kararlaştırılmış olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;1-Davanın KABULÜNE,2-------- Esas sayılı icra dosyasına yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, duran takibin 38.184,60 TL asıl alacak, 1.770,76 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 39.955,36 TL üzerinden, asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte DEVAMINA,3-Asıl alacak olan 38.184,60 TL üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,4-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) Maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 Maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca--------- bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,5-Karar ve ilâm harcı olan 2.729,35-TL harçtan peşin alınan 482,56-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.246,79-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,6-Davacı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 39.955,36 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,7-Davacı tarafça yapılan 10.549,00 TL yargılama gideri ve 482,56 TL peşin harç toplamı 11.031,56-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,8-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK Madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,Dair, davacı vekili (e-duruşma) ve davalı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı.█████/2025