Sigorta şirketinin tam kusurlu sürücüden trafik kazası hasarını rücuen talep ettiği icra takibine yapılan itirazın iptali davası kararı.
Özet: Dava, bir sigorta şirketinin, sigortalısının %100 kusurlu olduğu ve olay yerini terk ettiği bir trafik kazasında üçüncü şahıslara ödediği maddi hasar ve değer kaybı bedelleri için başlattığı icra takibine yapılan haksız itirazın iptali talebini konu edinmekte olup, bilirkişi raporuyla sigortalının tam kusurlu olduğu ve sigorta şirketinin rücu hakkı bulunduğu tespit edildiğinden, davacı şirket durdurulan icra takibinin devamını talep etmektedir.

T.C.

İSTANBUL
22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
:████████
KARAR NO
:████████
DAVA
:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
:█████/2021
KARAR TARİHİ
:█████/2025
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 18.10.2018 tarihinde davacı şirkete ZMMS ile sigortalı ... plakalı araç trafikte seyir halinde iken ... plakalı araçlara çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, bu kazanın oluşumuna, davacı şirkete sigortalı bulunan ... plakalı araç sürücüsünün %100 kusuru ile sebebiyet verdiğinin tespit edildiğini, araç sürücüsü, kusurlu olmasının yanında aynı zamanda olay yerini terk ettiğini, kaza nedeniyle; ... plakalı araçta 7.286,64 TL hasar , 1.808,68 TL değer kaybı, ... plakalı araçta 6.573,00 TL hasar, ... plakalı araçta 2.156,00 TL hasarın meydana geldiğini, bu bedellerin davacı şirket tarafından ödendiğini, sigorta ettiren hakkında .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borçluya ödeme emrinin gönderildiğini, ancak borçlu/davalı ilgili takibe haksız olarak itiraz ederek takibi durdurduğunu, bu nedenlerle, ....İcra Müdürlüğü'nün 2020/... Esas sayılı dosyasında borçlu tarafından yapılan itiraz haksız olduğundan, itirazın iptalini, takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dilekçesinin davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, ancak davalının cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.
Dosyanın, ....Tüketici Mahkemesinin 2024/... esas sayılı dosyasında verilen görevsizlik kararı ile mahkememize gönderildiği anlaşılmıştır.
DELİLLER
:
....İcra Müdürlüğü'nün 2020/... Esas sayılı icra dosyası, bilirkişi raporu, Dekont, poliçe, trafik kaza tespit tutanağı, fatura, İbraname, araç tescil özet raporu ve tüm dosya kapsamı.
....İcra Müdürlüğü'nün 2020/... esas sayılı takip dosyası celp edilmiş, incelenmesinde, davalı borçlu hakkında 19.06.2020 tarihinde 17.833,32TL asıl alacak ve 1.926,06TL işlemiş faiz alacağının tahsili amacıyla ilamsız icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya tebliğ edildiği, davalı borçlunun süresi içinde borca, faize ve faiz oranına itiraz ettiği, itiraz ile birlikte takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
18.03.2023 tarihli bilirkişi raporundan özetle; ... plakalı aracın sevk ve idare eden, olay yerini terk eden sürücünün birinci dereceden asli tam kusurlu olduğunun tespit edildiği, davacı sigorta şirketinin ödediği tazminatı zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları gereğince sigortalısına rücusunu talep edebileceği, sigorta şirketinin 17.833,32 TL hasar ve değer kaybı tazminatı ödediği görüş ve kanaatini bildirmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME ve GEREKÇE
Dava, İİK'nun 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, yapılan ilamsız icra takiplerine karşı davalının itirazının iptali ve icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması istemine ilişkindir. Mahkememiz görevli ve yetkilidir. Tarafların incelenen icra dosyasına göre taraf ve dava ehliyeti vardır.
İtirazın iptali davasının yasal dayanağını oluşturan İİK.nun 67/1. maddesinde; takip talebine itiraz edilen alacaklının, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceği öngörülmüştür.
İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. ███████-1634 Esas - ████████ Karar sayılı ilamı).
Davacı sigorta yapığı ödemenin rücu koşullarının oluştuğundan bahisle davalıdan alacaklı olduğu iddiasıyla icra takiplerini başlatmış olup; ödeme emirleri davalı borçluya tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu yasal süresi içinde ödeme emirlerine itiraz ettiğinden takiplerin durdurulmasına karar verilmiştir. İtirazın iptaline yönelik olarak açılan iş bu dava hak düşürücü yasal süresi içerisinde açıldığından işin esasına girilerek inceleme yapılmıştır.
Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı ve dosya kapsamından 18.10.2018 tarihinde saat 08.18 sıralarında, İstanbul İli Eyüpsultan İlçesinde, kendi sevk ve idaresinde olduğu aracı ile, Edirnekapı Rami caddesinden Fatih istikametine sağ şeritte seyir halindeyken aracının sol ön ve yan muhtelif kısımlarıyla, aynı istikamette sol şeritte bulunan ve yoğun trafikten dolayı duraklamış halde olan araçlara çarpması neticesinde kaza meydana gelmiş olup, meydana gelen bu kazanın oluşumunda, sürücülerin uyması gereken şerit değiştirme ve izleme kurallarını riayet trafikte gereken dikkat ve özen e aykırı davrandığından, hem kendi can ve mal güvenliğini hem de çevresindekilerin can ve mal güvenliğini tehlikeye düşürecek şekilde hareket ettiği için kazanın oluşumuna sebebiyet verdiği, ... plakalı araç sürücüsünün, Karayolları trafik kanunun 56/1-a 47/1-d ve 81/b-d kuralını ihlal ettiğinden %100 oranında kusurlu olduğu anlaşılmıştır.
Davaya konu ... Plakalı araç T-... Nolu poliçe ile ... adına 27.08.2018- 27.08.2019 tarihleri arasını kapsayacak şekilde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile davacı sigorta şirketi tarafında ZMMS sigorta Poliçesi ile teminat altında olduğu anlaşılmıştır.
KTK'nın 95. maddesinde, sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hallerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği, ödemede bulunan sigortacının, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabileceği öngörülmüş olduğundan, sigorta sözleşmesinin tarafı (akidi) olan sigorta ettiren davalı, sigorta poliçesinin ve sigorta genel şartlarının kendisine yüklediği sorumlulukları yerine getirmekle yükümlüdür.
Sigortacının rücu hakkı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 95/2 maddesinde düzenlenmiş olup, anılan maddede; "Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir." düzenlemesine yer verilmiştir.
Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarında Sigortanın, sigortalıya rücu hakkı "B.4. Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortanın Sigortalıya Rücu Hakkı" başlıklı maddesinde "Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigortalıya rücu edebilir. Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının B.4. Maddesi (f) bendinde "Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması hali" rücu sebebi olarak düzenlenmiştir.
Bu çerçevede, █████/2015 tarihinden önceki sigorta genel şartlarında olay yerini terk, kaza tutanağı ve alkol v.b. belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranılması rücu şartı olarak öngörülmemişken, ilgili maddenin (f) bendinde, belirli durumların haricinde olay yerinin terk edilmiş olması, kaza tutanağı ve alkol v.b. belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranılması da, rücu şartı olarak düzenlemiştir. Genel Şartlar B-4-f bendi kapsamında sigortanın, sigortalısına rücu edebilmesi için ilgili yükümlülüklerin yerine getirilmemesi yeterli olup, sigortacının, sigortalısına rücu için sürücünün alkollü olduğunu yahut ehliyetsiz olması gibi durumun varlığını kanıtlaması istenemez.
Sigorta Genel Şartları B4-f bendin kapsamında sigortalı, sürücünün olay yerine terk eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitmesi, bedeni hasara neden olsun veya olmasın can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu hallerde ilgili maddeden kaynaklanan sorumluluklardan kurtulur. Yaralamalı kaza olmasa dahi, olay yerinin terk edilmesi halinde sigorta şirketinin yukarıda belirtilen istisnalar haricinde sigortalısına rücu edebileceği kabul edilmiştir. Söz konusu maddeki bedeni hasar ibaresi ile kastedilen olay yerinin terk edilmesi için zorunlu hallerin neler olduğunun açıklanmasıdır. Dolayısıyla; olay yerini terk nedenine dayalı rücu sebebinin maddi hasarlı trafik kazalarında da uygulanmasına engel bir hal bulunmamaktadır.
Tüm bu açıklamalardan yola çıkarak somut olaya bakıldığında; davacı ile davalı arasında tanzim edilen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası █████/2018 tanzim tarihlidir. Bu nedenle rücu şartlarının belirlenmesinde 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının nazara alınmasının gerekli olduğu, davacı sigorta şirketinin, davalıya ait aracın ZMSS poliçesini tanzim ettiği ve kaza sonrasında araç sürücüsünün kaza mahallini terk ettiğine ilişkin taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Polis tarafından tutulan kaza tespit tutanağı ile de davalı araç sürücüsünün olay yerini terk ettiği sabittir. Uyuşmazlık, davalı sigortalıya ait araç sürücüsünün kaza mahallinden ayrılmış olmasının tek başına rücu için yeterli olup olmadığı, terkin yanında alkollü araç kullanmak yahut ehliyetsiz araç kullanmak gibi şartların gerekip gerekmediğine ilişkin olup Sigorta Genel Şartları B4-f bendin kapsamında sigortalı, sürücünün olay yerine terk eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitmesi, bedeni hasara neden olsun veya olmasın can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu hallerde ilgili maddeden kaynaklanan sorumluluklardan kurtulur. Yaralamalı kaza olmasa dahi, olay yerinin terk edilmesi halinde sigorta şirketinin yukarıda belirtilen istisnalar haricinde sigortalısına rücu edebileceğinin düzenlendiği, Genel Şartlar B-4-f bendi kapsamında sigortanın, sigortalısına rücu edebilmesi için ilgili yükümlülüklerin yerine getirilmemesi yeterli olup, sigortacının, sigortalısına rücu için sürücünün alkollü olduğunu yahut ehliyetsiz olması gibi durumun varlığını kanıtlaması istenemez. Bu kapsamda davalı taraf zorunlu sebeplerle uzaklaştığına dair bir ispata yarar delil sunmadığından sigortanın rücu hakkının bulunduğu, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ve mahkememizce yapılan değerlendirmede, davacı tarafın toplamda 17.833,32TL tazminat ödemesi yaptığı görülmüş ve yapılan ödeme tarihleri itibari ile 21.02.2020 tarihinde yapılan 1.868,08 TL için 57,08 TL, 13.06.2019 tarihinde yapılan 1.047,52 TL için 98,67 TL, 28.02.2019 tarihinde yapılan 6.239,12 TL için 747,67 TL, 28.09.2019 tarihinde yapılan 6.573,00TL için 860,61TL ve 12.09.2019 tarihinde yapılan 2.165,00 TL için 155,35 TL işlemiş faiz talep edebileceği tespit edilmiş ve toplam 1.919,38TL işlemiş faiz alacağı hesaplanmış olup yapılan ödemelerin makul olduğu anlaşılmakla davalının, davacıya davaya konu icra takiplerindeki dosya alacakları yönünden borçlu olduğu, dosya kapsamına uygun, hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporuna göre davacı tarafın başlattığı takiplere vaki itirazların kısmen iptaline, takiplerin takip talebinde belirtilen şartlarda mahkememiz kararı doğrultusunda kaldığı yerden aynen devamına, ayrıca alacağın likit olması nedeniyle takibe haksız itiraz eden borçlu davalı aleyhine asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (kabul oranı: %99,97 )
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kısmen Kabulü ile; davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün 2020/... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin 17.833,32TL asıl alacak ve 1.919,38TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 19.752,70TL üzerinden takip talebindeki şartlarda kaldığı yerden DEVAMINA,
2-Hükmolunan asıl alacağın %20'si olan 3.566,66TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
3-Alınması gereken karar ve ilam harcı 1.349,30-TL olup peşin alınan 205,75-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.143,55-TL karar ve ilâm harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafça harcanan 205,75 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan toplam 7.409,75TL'nin kabul oranına göre 7.407,52 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükteki AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan (kabul olan dava değeri üzerinden) 19.752,70-TL vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükteki AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan (reddolan dava değeri üzerinden) 6,68-TL vekâlet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
8-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
9-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 680,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul/red oranına göre 679,80-TL'sinin davalıdan, 0,20-TL'sinin davacıdan 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye gelir kaydına,
10-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgilisine resen iadesine,
Dair, HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.
Katip ...
E-imzalıdır
Hakim ...
E-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!