T.C. İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, haksız fiilden kaynaklanan trafik kazası sonrası araç hasarı tazminatı ile sigorta teminatı ve faiz taleplerinin değerlendirildiği belirsiz alacak davası.
Özet: Bu dava, 13.08.2023 tarihinde davalı sürücüsünün kusurlu olduğu trafik kazası sonucu davacıya ait yabancı plakalı aracın pert olmasıyla oluşan 8.951,69 Euroluk hasarın tazmini amacıyla açılmış olup, davacı, bu zararı davalı sürücüden ve davalı sigorta şirketi (poliçe limitleri dahilinde) üzerinden talep etmektedir; davalı sigorta şirketi ise başvuru şartlarının sağlanmadığını, zamanaşımı ve hukuki yarar eksikliği bulunduğunu, hasar hesaplamasının teamüllere ve limitlere uygun yapılması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkeme, taraflar arasındaki kusur oranları, hasar miktarı ve faiz başlangıç tarihi ile türü üzerindeki uyuşmazlıkları tespit ederek bilirkişi raporları ile dosyayı değerlendirmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████KARAR NO
: █████████DAVA
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: 27.12.2023KARAR TARİHİ
: 23.12.2025Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜDAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ----- sevk ve idaresindeki ---- plakalı aracın, müvekkiline ait----plakalı yabancı araca çarpması neticesinde 13.08.2023 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, ---- kusurlu olduğunu, ---- ile kusurlu şahsın arasında ------ poliçe no'lu ZMMS poliçesi bulunduğunu, müvekkilinin aracı ile ikametgahı ve aracının plakasının kayıtlı olduğunu, ----- bulunan ----- isimli firma tarafından 10.10.2023 tarihinde düzenlenen teknik maliyet ekspertiz raporu ile hasar miktarı KDV dahil 8.951,69 Euro olarak tespit edildiğini, aracın piyasa değerinin 9.900,00 Euro olduğunu, aracın pert olarak değerlendirildiğini, sovtaj değerinin 270,00 Euro belirlendiğini, talep edilebilecek tazminat miktarı 7.630,00 Euro olduğunu, Sigorta şirketine 30.10.2023 tarihinde bildirim yapıldığını ve hasar dosyasının açıldığını, kanun gereği ödeme zorunluluğu nedeniyle sigorta şirketi 09.11.2023 tarihinde temerrüde düştüğünü belirterek fazlaya ilişkin her türlü talep, dava, ıslah hakları saklı kalmak kaydı ile belirsiz alacak olarak şimdilik 50,00 Euro hasar tazminatına, davalı şahıs ve araç malikinden kaza tarihi olan 13.08.2023 tarihinden itibaren davalı sigorta şirketinden ise teminat limitleri ( 120.000,00 TL) ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan (30.10.2023 + 8 iş günü) 09.11.2023 tarihinden itibaren müşterek ve müteselsilen, yabancı para bakımından 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faiziyle birlikte ve fiili ödeme tarihindeki----- Bankası EURO Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak tahsilini, yargılama giderleri ile yasal avukatlık vekalet ücretinin davalı taraflara yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ----- usulüne uygun tebliğe rağmen davaya cevap vermediği görülmüştür.SAVUNMA
:Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; iyi niyetten yoksun davayı ve iddiaları kabul etmediklerini, ----- plakalı aracın müvekkil şirket nezdinde ------ poliçe numaralı Trafik Sigorta Poliçesi ile 31.12..2022-31.12.2023 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, poliçeden dolayı maddi zararlara ilişkin teminat limitinin kaza tarihi itibari ile araç başına 120.000,00-TL olduğunu, iddiaya dayanak delillerin taraflarına tebliğ edilmediğini, sigorta şirketine başvuru şartının sağlanmadığını, gerekli belgelerin ibraz edilmeden dava ikame edildiğini, dava konusu talebin zamanaşımına uğradığını, belirsiz alacak davası açılmasında davacının hukuki yararının bulunmadığını, meydana gelebilecek kazada araç işleteninin sorumlu bulunması gerektiğini, hasar bedeli hesaplamasının sigortacılık teamülüne ve mevzuata uygun şekilde yapılması gerektiğini, ZMMS Genel Şartları B.2 3 fıkra gereğince orijinal parça yerine “ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamında” elde edilen orijinal parça kullanılmasının mümkün olduğunu, yedek parça ve işçilik bedellerine iskonto uygulanması gerektiğini, poliçede sigorta bedeline KDV dahil olduğuna dair bir ifade bulunmadığını, poliçede KDV klozunun mevcut olduğunu belirterek haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini, yargılama giderlerinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklı araçta oluşan hasar bedelinin ve ekspertiz rapor ücretinin tazmini istemine ilişkin maddi tazminat davası olup belirsiz alacak davası olarak açılmıştır.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; davacıya ait ----plaka sayılı araç ile davalı sigorta şirketinin ZMMS sigortası ile sigortalı davalı ---- sürücüsü ve maliki olduğu ----- plaka sayılı aracın █████/2023 tarihinde trafik kazasına karıştıkları ve davacıya ait aracın hasara uğradığı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın taraf sürücülerin kusur oranları, davacının aracında meydana gelen hasar miktarı, faiz başlangıç tarihi ile faiz türü noktasında toplandığı anlaşılmıştır.Dava konusu ---- plakalı aracın kaza tarihi █████/2023 ve halen malik bilgilerini gösterir tescil ve ruhsat kayıtları uyap üzerinden dosya arasına alınmış, davalı sigorta şirketinden hasar dosyası, poliçe celp edilmiş, █████/2024 tarihli bilirkişi raporu, █████/2025 tarihli ATK Trafik İhtisas Dairesi raporu ve █████/2025 tarihli bilirkişi heyet raporu alınarak dava sonuçlandırılmıştır.Dosya arasına alınan kayıtlardan kaza tarihinde ----- plakalı aracın malikinin davalı ----- olduğu ve aracın motosiklet olduğu anlaşılmıştır.Kolluk kuvvetlerinin düzenledikleri kaza tespit tutanağında; 13.08.2023 tarihinde, saat 01:00 sularında, -----karayolunda, yerleşim yeri dışında, gece, açık havada, kuru, asfalt, düz, eğimsiz, 2 şeritli, 50 km/sa hız limiti olan, bölünmüş karayolunda, sürücü --- - - idaresindeki ------- plakalı otomobili ile sol şeritte seyrettiği, sürücü ---- idaresindeki ---plakalı motosikleti ile sağ şeritte seyrettiği, sürücü --- beyanına göre sol şeritte seyrederken arkasında seyreden ----plakalı aracın sellektör yaparak (ışıkla uyararak) yol istemesi üzerine ---- plakalı otomobili ile sağ şeride geçtiği ancak ---- plakalı aracın de sağ şeritte önüne geçerek önünde durması üzerine kendisinin de zorunlu olarak durduğu ve araçlardan inerek tartıştıkları sırada, (Kolluk kuvvetleri geldiğinde ---- plakalı aracın olmadığı; kolluk kuvvetlerinin ----- plakalı araçtakiler ile karşılaşmadığı ve konuşmadığı;----- plakalı araç ile ilgili kısımların sürücü ----- beyanına göre yazıldığı tutanakta belirtilmiştir.) sağ şeritte seyreden sürücü ----- idaresindeki ----- plakalı motosikleti ile sağ şeritte duran araçlara çarpmamak için sol şeride geçmeye çalıştığı ve -----plakalı otomobilin sol arka kapısına ve sol ön kapısına çarptıktan sonra orta refüje çarptığı, sürücü ------- ehliyetinin yeterli olduğu ancak motosiklet kullandığı halde 0,20 promilden fazla alkollü olduğu, ------- alkolsüz ve ehliyetinin yeterli olduğu, sürücü ------ KTK 56/a (Geçme, dönme duraklama ve park etme dışında şerit değiştirmemesi) kuralını ihlal ettiği ve alkollü olduğu için tamamen kusurlu olduğu açıklanmıştır.Teknik bilgi gerektirmesi nedeniyle alınan █████/2024 tarihli bilirkişi raporu ile özetle; Davalı sürücü ------ idaresindeki ---- plakalı motosikleti ile sağ şeritte normal seyrederken sol şeritten sağ şeride geçerek sağ şerit içinde aniden duran ---- plakalı araçlara çarpmamak kontrolsüzce şerit değiştirirken ------ plakalı otomobile ve orta refüje çarptığı için kazanın meydana gelmesinde kusurunun olmadığı ancak 0,20 promilden fazla alkollü olduğu halde motosiklet kullandığı için KTK 48 ve KTY 97 maddesinde açıklanan kusurları işlediği ve söz konusu kusurların idari ceza gerektiren suç kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, kazaya karışan, davacı sürücü ---- idaresindeki ----- plakalı otomobili ve dava dışı bilinmeyen sürücünün idaresindeki---- plakalı aracı ile sol şeritten sağ şeride geçerek sağ şerit içinde aniden durarak arkadan gelen---- plakalı motosikletin önce ----- plakalı otomobile sonra da orta refüje çarpmasına neden oldukları için KTK 59 maddesinde açıklanan kusurları birlikte işledikleri; kazanın meydana gelmesinde likte asli ve %100 kusurlu oldukları; ancak ----- plakalı araç sürücünün beyanı dosyada olmadığı için sürücü ---- ile dava dışı ---- plakalı araç sürücüsü arasında kusur paylaşımının yapılamadığı, sigortalı ----- plakalı motosiklet sürücüsü ---- kazanın meydana gelmesinde kusuru olmadığı için davacı tazminat talep edemeyeceğinden, ----- ve ------ plakalı araç sürücüleri arasında kusur paylaşımı yapılamamasının işbu dava yönünden önemli olmadığı bildirilmiştir.7/███████ tarihli ATK Trafik İhtisas Dairesi raporu ile özetle; Mevcut verilere göre; Davalı sürücü ----sevk ve idaresindeki motosiklet ile kontrollü bir şekilde seyretmesi, meskun dışı, aydınlatma olan mahalde seyir halinde iken önünde durmuş olan otomobile karşı etkin korunma tedbiri alması gerekirken gerçekleşen olayda bu hususlara riayet etmediği önünde durmuş olan otomobilin sol tarafından geçmek isterken otomobilin sol yan kısmına çarpması sonucu meydana gelen olayda % 85 ( yüzde seksen beş) oranında kusurlu olduğu, devlet yolunda banket olan mahalde sağ şerit üzerinde durarak trafik akışını tehlikeye düşürmeleri sebebiyle davacı sürücü ----- sayılı aracın kimliği belirsiz sürücüsünün meydana gelen olayda %15 (yüzde on beş) kusurlu oldukları bildirilmiştir.Raporlar arasında çelişki bulunması nedeniyle Yargıtay İçtihatları gereğince giderilmesi için ---- kürsüsünden 3 lü bir heyetten alınan █████/2025 tarihli bilirkişi heyet raporu ile özetle; Anılan kaza tutanağında kaza yerinin YERLEŞİM YERİ DIŞI olduğu, buna göre davacı sürücünün bu yolda taşıt yolu üzerinde zorunlu hal dışında duraklaması ve ister zorunlu ister keyfi olsun her durumda arkadan gelen sürücüleri uyarmak için aracının arkasına gerekli uyarı işaretlemelerini yapması, kırmız üçgen reflektör yerleştirmesi ve aracının dörtlü uyarı ışıklarını yakması gerekirken aksine davranışlarının ASLİ KUSUR sayılan hallerden olduğu yeterince dikkate alınmadığından, kaza tespit tutanağındaki eksik incelemeye dayalı kusur değerlendirmesine itibar edilemediği, 12.10.2024 tarihli bilirkişi raporunda her ne kadar yasal dayanakları gösterilmemişse de yapılan kusur değerlendirmesinin isabetli olduğu, davacı sürücü ----, yönetimindeki ----- yabancı plakalı aracıyla seyri sırasında aracının hızını yol, hava ve trafik şartlarına göre ayarlamamış, sol şeritten sağ şeride geçmeden önce sağ şeritte seyreden ve duramayacak kadar yaklaşmış olan davalı yönetimindeki motosikletin geçmesini beklemesi ve bu aracın geçişinden sonra sağ şeride geçmesi gerekirken bu kurallara uymadığından, ayrıca yerleşim yeri dışında karayolunun taşıt yolu üzerinde gereksiz şekilde aniden durarak trafiği tehlikeye soktuğundan, arkadan gelen davalı sürücüyü uyarmak için gerekli tedbirleri almadığından ve davalı sürücüyü yakın mesafeden aniden sol şeride doğru geçmek zorunda bıraktığından ve kontrolsüz geçiş sırasında kendi aracına çarpmasına ve devamında da savrularak sol refüje çarpmasına neden olduğundan olayda % 100 oranında tamamen kusurlu olduğu, davalı sürücü --- ise, kendi şeridinde normal süratle seyrederken sol şeritten aniden önüne geçip gereksiz şekilde duran ve şeridini kapatan davacı aracına çarpmamak için yakın mesafeden aniden sol şeride doğru yönelmek zorunda kaldığı sırada davacı aracına çarptığı olayda kendisine kusur yüklenmesi mümkün görülmediği bildirilmiştir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 13.08.2023 günü saat 01:00 sıralarında ---- ilçesinde ------ karayolunun 39. Km'sinde hız sınırının 50 Km/h olduğu yerleşim yeri dışında, iki şeritli 7 m genişliğindeki bölünmüş yolda, hava açık, vakit gece, yol asfalt kaplama ve kuru iken sürücü ----- yönetimindeki ---- plakalı aracıyla ----- yolu üzerinde sol şeritte seyrederken arkasından gelen araçla birlikte yolun sağ şeridine geçiş durup tartıştıkları sırada sağ şeritten gelip sol şeride geçmek isteyen sürücü ---- yönetimindeki ---- plakalı motosikletiyle ----- aracın sol ön ve arka kapısına çarptıktan sonra orta refüje çarpması sonucu yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, davacı sürücü ----, yönetimindeki ------ yabancı plakalı aracıyla seyri sırasında aracının hızını yol, hava ve trafik şartlarına göre ayarlamadığı, sol şeritten sağ şeride geçmeden önce sağ şeritte seyreden ve duramayacak kadar yaklaşmış olan davalı yönetimindeki motosikletin geçmesini beklemesi ve bu aracın geçişinden sonra sağ şeride geçmesi gerekirken bu kurallara uymadığından, ayrıca yerleşim yeri dışında karayolunun taşıt yolu üzerinde gereksiz şekilde aniden durarak trafiği tehlikeye soktuğundan, arkadan gelen davalı sürücüyü uyarmak için gerekli tedbirleri almadığından ve davalı sürücüyü yakın mesafeden aniden sol şeride doğru geçmek zorunda bıraktığından ve kontrolsüz geçiş sırasında kendi aracına çarpmasına ve devamında da savrularak sol refüje çarpmasına neden olduğundan olayda % 100 oranında tamamen kusurlu olduğu kanaatine varılarak davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1.Davanın reddine,2-Alınması gerekli karar harcı 615,40-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-Davalı sigorta şirketi tarafından yapılan 60,80-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,5-TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 3.120,00-TL arabuluculuk ücreti davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,6-Davalı sigorta şirketi kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13 maddesindeki esaslara göre belirlenen 1.626,28-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,7-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,Dair karar, davacı vekilinin yüzene karşı davalıların yokluğunda, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu.