Yargıtay 6. Ceza Dairesi, birden fazla kişi tarafından gece vakti silahla işlenen nitelikli yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından verilen hükümlerin temyizinde, mal kavramının hukuki niteliği ve delillerin yeterliliğini değerlendirmiştir.
Özet: Yargıtay, birden fazla kişi tarafından gece vakti silahla yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanıklar hakkında verilen ilk derece mahkemesi kararlarının istinaf yoluyla bölge adliye mahkemesince değerlendirilerek büyük ölçüde onanmasının ardından yapılan temyiz başvurularını incelemiş; sanıkların kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve bazı nitelikli yağma suçlarından beraatlerine yönelik bölge adliye mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığına hükmederken, diğer nitelikli yağma suçundan mahkumiyet kararları açısından suçun konusu olan mal kavramının hukuki kapsamını değerlendirmeye almıştır.
6. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI
: ████████ E., █████████ K.
SUÇ
: Birden fazla kişi tarafından gece vakti silahla yağma
HÜKÜMLER
: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Kısmi Red Kısmi Onama
Sanıklar ..., ..., ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün kesin nitelikte bulunduğu belirlenmiştir.
Katılan vekili ... vekilinin temyiz dilekçesinin içeriğine göre talebinin sanıklar ... ve ... hakkında verilen beraat hükümlerine yönelik olduğu anlaşılmakla;
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan bir kısım hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İlk Derece
Ankara Batı 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.11.2020 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanıklar ..., ....ve ... hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-c-d-h, 62, 53, maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına sanık ... hakkında hükmedilen hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, sanıklar ... ve ... hakkında nitelikli yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e maddesi uyarınca beraatlerine karar verilmiştir.
B. İstinaf
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 05.04.2023 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile sanıklar ......., ... hakkında nitelikli yağma suçundan mahkumiyet, sanıklar ... ve ... hakkında nitelikli yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan vekili ve sanıklar müdafiilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca sanıklar ..., ..., ... ve ... yönünden esastan reddine, sanık ... hakkında ise düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Sanıklar ... ve .... Müdafiilerinin Temyiz Sebepleri
Yağma suçunun unsurlarının oluşmadığına, olayın görgü tanığını bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca sanıklar hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, delillerin yanlış değerlendirildiğine, sanık ...'ın kendisine yönelik iftiraları çürütmek için Almanya'dan geldiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
2. Sanık ... müdafiinin Temyiz Sebepleri
Katılanın soyut beyanı dışında delilin bulunmadığına, sanığın suça konu araçla bağlantısının bulunmadığına, olaya ilişkin kamera kaydının bulunmadığına, katılanın çelişkili beyanlarında bulunduğuna, mahkumiyet için yeterli delilin bulunmadığına, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
3. Katılan ... vekilinin Temyiz Sebepleri
Sanık ... ve ...'in diğer sanıklarla iştirak halinde hareket ettiklerine ve haklarından mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
A. Sanıklar ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, sanık ... hakkında nitelikli yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından verilen beraat hükümleri yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre beraat kararının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanıklar ..., ..., ... ve ... Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
4721 sayılı Medeni Kanunu" nun762. Maddesinde taşınır mülkiyetinin konusu, nitelikleri itibarıyla taşınabilen maddî şeyler ile edinmeye elverişli olan ve taşınmaz mülkiyetinin kapsamına girmeyen doğal güçler olarak tanımlamıştır.
Yargıtay uygulamaları ve doktrinde kabul edilen yağma tanımlarının tamamında hırsızlık suçunun cebir ve tehditte kullanılan hali diye genel kabulu karşısında suçun konusunu hırsızlık suçu ile yağma suçlarında büyük ölçüde ortak olduğu açıktır.
Mal kavramının kapsamı ve tanımı konusunda bir çok farklı yaklaşımlar vardır, Bunlandan bazıları; Hırsızlık suçunun konumu, mal günlük yaşamda herhangi bir ihtiyacı karşılamak için kullanılan taşınır şeyler anlamına gelir.
Fiziki varlığı olan yani beş duyu organı ile varlığı anlaşılabilen ve boşlukta yer işgal eden cismanı varlıklar eşyadır, mal ise eşyaya göre daha dar bir kavramdır, değindiğimiz hususları göz önünde tutarak ceza uygulamaları için mal kavramını şu şekilde tanımlayabiliriz; ağırlığı ve hacmi olup fiziki hayatta yer kaplayan ekonomik değeri bulunup üzerine özel mülkiyet kurmaya elverişli olan şeylere mal denir.
(... Teorik ve Pratik Tüm Yönyleriyle Yağma Yetkin 2025 Ankara s. 50, 51)
Ayrıca; Yargıtay (Kapatılan)13. Ceza Dairesinin 03.03.2020 tarihli ve bir çok kararında "4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 762. maddesi uyarınca taşınır mal, 'Nitelikleri itibariyle taşınabilen maddi şeyler ile edinmeye elverişli olan ve taşınmaz mülkiyetinin kapsamına girmeyen doğal güçlerdir. Taşınır mal deyince, esas itibariyle hacmi ve ağırlığı olan bir şey (eşya), yâni cisimden söz edildiği kuşkusuzdur. Hak ve alacakları ise, taşınır bir mal olarak kabul etmemiz mümkün değildir.
Türk Ceza Kanunu'nun 244/4. maddesinde düzenlenen bilişim suçunun konusu ise; somut olay bağlamında ifade edecek olursak; 'VERİ'dir. Veri, çoğunlukla ekonomik bir değer ifade edebilir.
Evrensel bir hukuk prensibi olan ve AİHS’ın 7. maddesi ile Anayasa'nın 38/1 ve Türk Ceza Kanunu'nun 2. maddelerinde ifadesini bulan 'Suç ve Cezada Kanunilik Prensibi' uyarınca, bir fiilin suç olarak nitelendirilebilmesi için, kanunda açıkça suç olarak tanımlanması gerekir.
Yine somut olay bağlamında 'Kanunilik Prensibi' uyarınca, veriyi taşınır mal sayan herhangi bir kanuni düzenleme olmadan, bir verinin, zilyedinin rızası olmaksızın bulunduğu yerden alınması fiilinin, hırsızlık olarak kabul edilmesi mümkün değildir.
Fiile gelince; '...kişinin iradesiyle hakim olduğu, belli bir neticeyi gerçekleştirmeye matuf ve hârici dünyada cereyan eden bir davranıştır.' ( Prof. Dr. İzzet ÖZGENÇ; Türk Ceza Hukuku Genel Hükümler, 9. Bası, s.161
Klasik ve genel nitelikteki bir suç olan hırsızlık suçunun fiil unsuru; zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malın (kendisine veya bir başkasına yarar sağlamak maksadıyla) bulunduğu yerden alınmasıdır. Bulunduğu yerden alma fiili, dış dünyada cereyan eden, elle tutulan, gözle görülen bir olgudur..." açıklamaların yer vererek oyun karakterinin hırsızlık suçuna konu olamayacağını belirtmiştir.
Bu düşüncelerden hareketle; web sayfasının niteliği gereği ekonomik bir bir değeri bulunsa da 5237 sayılı Kanun'da düzenlenen yağma suçundaki taşınır mal tanımı kapsamında değerlendirilmesi mümkün olamayacağındandan; sanıkların katılana ait .... adlı web sayfasının kullanıcı adı ve şifresini katılanı darp ve tehdit etmek suretiyle öğrendikten sonra adı geçen sitenin kullanıcı adı ve şifresini/domain değiştirmeleri şeklinde gelişen olayda; sanıkların katılana yönelik kasten yaralama ve tehdit suçlarının da kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsuru kapsamında kaldığı da gözetilerek; eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un kişisel verileri ele geçirme ile bilişim sistemini engelleme, bozma ve verileri yok etme veya değiştirme suçunu oluşturduğu düşünülmeden yerinde ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi
2. Kabule göre de; Sanık ...'nın bir dönem yanında çalıştığı katılan ...'a ... adlı web sayfasının alınması için gerekli olan iş ve işlemleri takip ettiği, adı geçen web sayfasının alınmasından sonra katılana devrini sağladığı, bu işlemlerin yürüttüğü sırada aynı web sayfasının alınması için diğer sanıklar ... ve ... ile irtibata geçip onlardan da para aldığı, sanıklar .... ve ...'ın web sayfası ile ilgili bir gelişmenin olmaması üzerine verdikleri parayı sanık ...'dan geri istedikleri, bu süreçte baskı altında kalan sanık ...'n web sitesinin katılan tarafından kendisinden zorla alındığını beyan etmesi üzerine sanıkların katılan ...'a yöneldikleri, bu aşamadan sonra olay günü katılan ...'ı hürriyetinden alıkoyup web sayfısının kullanıcı ve şifresini zorla öğrendikten sonra sanık ... aracılığıyla kulllanıcı adı ve şifresini değiştirme/domain devrini gerçekleştirdikleri olayda; sanıkların olayın en başından itibaren bedelini kendileri tarafından ödenerek satın alındığını zannettikleri web sayfasının sanık....'ın yanlış yönlendirmesi ile katılan tarafından hukuk dışı yolla ele geçirildiğine inanmaları üzerine katılana yönelik sergiledikleri eylem ve söylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 150/1. maddesinde tanımlı alacağının tahsili amacıyla yağma suçunu oluşturduğu düşünülmeden yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
A. Sanıklar ..., ... Ve ... Hakkında Kişiyi Hürriyetinin Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesinde yer verilen "İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları'nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile inceleme konusu suçun, aynı Kanun'un 286/3.maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanıklar müdafiilerinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanıklar ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve ... hakkında nitelikli yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından verilen beraat hükümleri yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin kararında, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
C. Sanıklar ..., ..., ... ve ... Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara Batı 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
27.10.2025 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!