Kadastro tespitine itiraz davasında, miras yoluyla gelen zilyetlik iddiası ve vergi kayıtlarının taşınmaz sınırlarına uymaması nedeniyle tapu iptali ve tescil talebinin reddi.
Özet: Davacı tarafından, kadastro tespitinde davalılar adına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle tescil edilen taşınmazların iptali ve kendi adına tescili talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesinin sunulan vergi kayıtlarının uyuşmaması, sınırların belirsizliği, davacının murislerinin taşınmazı uzun süre önce terk etmesi ve yerel bilirkişilerin davacı iddialarını doğrulamaması gerekçeleriyle davanın reddine yönelik kararı, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından da aynı gerekçelerle uygun bulunarak, temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay tarafından onanmış olup, davalıların taşınmazlar üzerindeki zilyetliğinin ve haklı tespitinin korunmasına hükmedilmiştir.
8. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ███████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Diyarbakır Kadastro Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Kadastro sırasında, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 3 72... parsel sayılı ve 7.160,60 metrekare yüzölçümlü, 3 72... parsel sayılı ve 7.285,36 metrekare yüzölçümlü, 3 72... parsel sayılı ve 7.201,60 metrekare yüzölçümlü, 3 72... parsel sayılı ve 7.230,65 metrekare yüzölçümlü, 3 72... parsel sayılı ve 7.329,55 metrekare yüzölçümlü, 3 72... parsel sayılı ve 7.242,12 metrekare yüzölçümlü taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle susuz tarla vasfıyla davalılar adına tespit edilmiştir.
2. Davacı ... dava dilekçesinde; dava konusu ... ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan 3 72... , 6, 7, 8, 9 ve 10 parsel sayılı taşınmazlar hakkında vergi kayıtlarına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, taşınmazların davalılar adına yapılan tespitlerinin iptali ile adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçesi sunmamışlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ''dava konusu parsellerin yapılan kadastro çalışmaları sonucu senetsizden davalılar adına tespit gördüğü, keşif mahallinde dinlenen yerel bilirkişilerin taşınmazların tamamının bir bütün olarak ...'dan mirasçılarına eklemeli zilyetlik, harici devir ve mirasçıların kendi aralarındaki taksim ve anlaşmaları suretiyle intikal ettiği, davacı ... ve kök murisini zilyet olarak veya taşınmazların hak sahiplerinden biri olarak bilmediklerini beyan ettikleri, davacı ... tarafından sunulan vergi kayıtlarının yerel bilirkişilere sorulduğu, 1937 tarihli ve 23 tahrir numaralı vergi kaydından tepenin gösterildiği, kıracın genel sınır olup geçmişte taşınmazın her tarafına uyabileceğinin belirtildiği, diğer sınırın bilinemediği, 1937 tarihli ve 58 tahrir numaralı vergi kaydında yol olarak geçen hududunun bilindiği, kıraç sınırının genel sınır olduğundan eski tarihler itibarıyla taşınmazın her tarafına uyabileceğinin söylendiği, diğer sınırların bilinemediği, iki kayıtta da okunan sınırlardan kıracın genel bir sınır olup taşınmazların hangi tarafını kastedebileceğinin net olarak ortaya konulamadığı, 23 tahrir numaralı kayıttaki tepenin, 58 tahrir numaralı kayıttaki yol dışındaki sınırların bilinemediği, vergi kaydına itibar etmek için gerekli en az 3 sınırın uyması şartının gerçekleşmediği, davacı ... vekili tarafından tanık olarak bildirilen ... 'nın tespit bilirkişisi olduğu, bu sıfatla keşif mahallinde dinlendiği, davacı ... tarafından ortaya konan iddiaların ... veya diğer yerel bilirkişilerce doğrulanamadığı, davacı ... vekili tarafından keşif mahallinde başka bir tanık yerine davacı ...'in kardeşinin bizzat dinlenmesinin talep edildiği, davacı ...'in kardeşi ... 'inde okunan vergi kaydındaki sınırların nereyi işaret ettiğini bilemediği, aynı kişi tarafından dava konusu taşınmazların hissedarlarından biri olarak gelen mahsulden belli bir yıla kadar babalarının da pay aldığına dair iddianında yerel bilirkişilerce doğrulanamadığı, davacı ...'in kardeşinin tanık sıfatının bulunmaması, kök murisin mirasçılarından biri olması sebebiyle beyanlarına delil niteliğinde itibar edilemeyeceği, dava iddialarının tanık olarak bildirilen ... da dahil yerel bilirkişilerce doğrulanamadığı'' gerekçesiyle, davanın reddine dava konusu taşınmazların tespit gibi tapuya tescillerine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ''1937 tarihli 23... tahrir numaralı vergi kayıtlarında tepe ve kıracın genel sınır olup taşınmazın her tarafına uyabileceği, kaydın sınırlarında okunan yolların isimleri belirtilmediğinden kaydın her yere uyabilecek bir sınır niteliği taşıdığı, diğer sınırların bilinemediğinden davacı ...'in tutunduğu kayıtların dava konusu taşınmaza uymadığı, davacı ... tarafın dava konusu taşınmazı 50-60 sene önce terkedip başka şehire yerleştiği, tespit tarihinden geriye dönük 20 seneden fazla süredir davalılar ve murisleri tarafından kullanıldığının beyan edildiği, davacı ...'in murisinin uzun süre önce şehir dışına taşındığının davacı ...'in tanığı olarak bildirilen ... 'nın beyanıyla dahi uyumlu olduğu, beyanların iradi terk anlamı taşıdığı, dava konusu taşınmazın tespit günü ve öncesinde davalılar ve murisleri tarafından zilyet olarak kullanıldığının anlaşıldığı'' belirtilerek, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesini tekrar etmekle, kararın hatalı olduğunu, talep ve beyanları dikkate alınmadan maktu sebeplerle karar verildiğini, tanıkların dinlenmediğini ve itirazları doğrultusunda yeniden bilirkişi raporu alınmadığını, bilirkişi raporlarının hükme esas almaya elverişli olmadığını, ek rapor alınması gerektiğini, 1937 tarihli 23... sıra numaralı kayıt maliklerinden birinin ...'in dedesi ... oğlu ... olduğunu, müvekkilinin zilyetliğini mahsulden pay alma suretiyle sürdüğünü, ... oğlu ...'nün taşınmazını sattığına dair herhangi beyan ve belge bulunmadığını, mülkiyet hakkının süresiz olup zamanaşımına tabi olmadığını, fiilen kullanma mecburiyetinin bulunmadığını, köydeki küçük bir tarla için süresiz olarak müvekkilinin köyde bulunma mecburiyetinin bulunmadığını, tarafların akraba olduğu için birbirlerine güvendiklerini ve tarlalarını emanet ettiklerini, her sene mahsulden payını aldıklarını, zilyetliklerini bu şekilde dolaylı olarak sürdüklerini, müvekkilinin malik ve zilyet olma iradesi bulunduğunu, köyden şehre göç iradesi taşınmazlarını terk iradesi olmadığını, günün birinde taşınmazlarını fiilen kullanma veya başkalarına kiralama şeklinde dededen kalma taşınmaza sahip çıkma iradesi bulunduğunu, 1937 tarihli kayıtların sahte veya yanlış olduğuna dair bir itiraz bulunmadığını, kayıt maliklerinin paylarını devrettiklerine dair somut delil bulunmadığını beyan ederek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve Kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz edenden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!