İdareler arası 1992 tarihli protokol çerçevesinde açılan tapu iptali ve tescili davasında hak düşürücü süre tartışması ve direnme kararı sonrası Yargıtay incelemesi.
Özet: İki idare arasında yapılan protokole dayalı tapu iptali ve tescili davasında, Bölge Adliye Mahkemesinin kamulaştırma kanunundaki 30 günlük hak düşürücü süre nedeniyle davayı reddetme kararı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından bozularak Bölge Adliye Mahkemesinin davayı kabul etmesine neden olan sürecin ardından, bu kabul kararı üzerine yapılan temyiz incelemesinde Yargıtay tarafından Bölge Adliye Mahkemesinin kararı bozulmuştur.
5. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ Esas, █████████ Karar
KARAR
: Kabul
Taraflar arasında yapılan protokole dayanan İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tapu iptali ve tescili istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya direnme kararı verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine, Dairemizce direnme kararının yerinde olmadığı gerekçesiyle, dosyanın Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin direnme kararı üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından yapılan inceleme sonunda Dairemiz bozma kararı uygun bulunmuş, Bölge Adliye Mahkemesinin direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; davalı idare ile aralarında 03.07.1992 tarihinde protokol yapıldığını, buna göre hâlen davacı idare tarafından öğrenci yurdu olarak kullanılan Samsun ili, ..., Mahallesi 50 59... sayılı parsel ve üzerindeki binaların 41.932.200 ETL (41.932,20 YTL) bedel mukabilinde kendilerine devri hususunda davalı idare ile anlaşmaya varıldığını, davalı idarenin bu zamana kadar ferağ yükümlülüğünü yerine getirmediğini, protokol ile belirlenen bedelin 27.03.1998 tarihinde...Bankası ... Şubesine bloke edildiğini ve bu durumun davalı idareye bildirildiğini, imzalanan protokolün iptali için davalı idarenin açtığı davanın, Samsun 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile reddedildiğini ve kararın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiğini, bedelin günün koşullarına uyarlanması için açılan davanın ise Samsun 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde derdest olduğunu ileri sürerek taşınmaz ve üzerindeki binaların davacı idare adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Samsun 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmekte olan davanın hâlen derdest olduğunu, bu davanın sonucunun bekletici mesele yapılması gerektiğini, tescil talebi için gereken şartların oluşmadığını, protokol ile belirlenen bedelin kendilerine ödenmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 08.11.2016 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile; davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 01.03.2017 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 30 uncu maddesi hükmüne göre, taşınmaz malı devralacak olan idare ile taşınmaz mal sahibi devirde anlaşmış olmalarına karşın, bedelde anlaşamadıkları takdirde, alıcı idarenin devirde anlaşma tarihinden itibaren 30 gün içinde anılan Kanun’un 10 uncu maddesinde yazılı usule göre mahkemeye başvurarak kamulaştırma bedelinin tespitini isteyeceği, Kanun’un bu buyurucu hükmünde öngörülen 30 günlük sürenin hak düşürücü nitelikte olduğu ve taraflarca ileri sürülmemiş olsa bile mahkemece kendiliğinden göz önünde tutulması gerektiği, somut olayda yapılan yazışmaların tarihleri dikkate alındığında, yasal 30 günlük dava açma süresinin fazlasıyla geçirildiği, bu duruma göre mahkemece davanın süre yönünden reddine karar verilmesi gerekirken işin esası hakkında karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalı tarafın istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dosya içindeki bilgi ve belgelere göre, taraflar arasında 03.07.1992 tarihinde yapılan protokolün geçersiz olduğu iddiası ile açılan davanın Samsun 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile reddedilmesi suretiyle protokolün geçerliliğinin Yargıtay denetiminden geçerek 18.07.2005 tarihinde, protokolde belirlenen bedelin uyarlanmasına ilişkin olarak açılan Samsun 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı davanın kabulüne dair kararının da 12.06.2013 tarihinde kesinleştiği, tarafların beyanları her iki kesinleşen kararla birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasında yapılan 03.07.1992 tarihli protokolün geçerli olduğu, bu durumda protokole dayalı tapu iptal ve tescil davasında esasa girilerek dosya içindeki bilgi ve belgelere göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın yanlış nitelendirilmesi sonucu reddine karar verilmesi doğru görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Verilen Direnme Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin 29.05.2019 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile önceki karardaki gerekçe tekrar edilerek ve bozma nedenlerinin kamu düzenine ilişkin olmasından dolayı hâkimin kendiliğinden göz önünde bulundurması gereken sebeplerden olması durumunda, taraflar veya vekilleri bozma ilamına uyulmasını isteseler dahi, mahkemece kararda direnebileceği gerekçesi ile direnme kararı verilmiştir.
C. Dairemizce Yapılan İnceleme Sonucu Dosyanın Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna Gönderilmesi Kararı
Dairemiz bozma kararının usul ve kanuna uygun olduğu anlaşıldığından dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.
D. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21.06.2022 tarihli ve 2019/5-702 Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile kamu düzenine ilişkin bozma nedenleri bulunmayan eldeki davada, bozma kararı sonrası tarafların beyanları alındığı ve taraf vekilleri bozma ilamına uyulmasını talep ettikleri, bu durumda bölge adliye mahkemesinin her iki tarafın bozmayı kabul yönündeki bu irade açıklamalarını nazara almadan, direnme kararı vermesinin mümkün olmadığı, taraf vekillerinin bozma ilamına uyulmasına ilişkin talepleri gözetildiğinde Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken davanın hatalı nitelendirilmesi ve bozma nedeninin de kamu düzenine ilişkin olduğu kabul edilmek suretiyle önceki kararda direnilmesi usul ve kanuna aykırı olduğundan bahisle direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
E. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında belirtilen kararı ile uyulan Yargıtay bozma kararı doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; imar uygulamalarının gerekçe gösterilerek protokol gereğinde devredilerek taşınmazların toplam miktarının %22 oranında azaltıldığını, davanın kısmen kabulüne değil tamamen kabulüne karar verilmesi gerektiğini, davalı tarafa reddedilen kısım için fazla vekâlet ücretine hükmediğini ileri sürmüştür.
2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; bedelin taraflarına ödenmesine dair hüküm kurulmadığını, kamulaştırma bedelinin taraflarına ödenmediğini, bedelin tahsili hakkında hüküm kurulması gerektiğini, bedele protokol tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini, bakiye karar harcının taraflarından tahsilinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, ... olarak taraflar arasında yapılan protokole dayanan tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalı idareden aşağıda yazılı kalan harcın alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!