Kadastro sayısallaştırma işlemiyle taşınmaz yüzölçümünde oluşan azalma nedeniyle Hazine aleyhine açılan tazminat davasında istinaf başvurusunun reddi.
Özet: Davacı, 3402 sayılı Kadastro Kanununun ek 1. maddesi uyarınca yapılan sayısallaştırma işlemi nedeniyle taşınmazının yüzölçümünde meydana gelen azalma sebebiyle 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 1007. maddesi gereğince uğradığı zararın tazmini talebiyle Hazine aleyhine dava açmıştır; ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne ilişkin kararının davalı Hazine tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi, taşınmazın yüzölçümü eksikliğinin kesinleştiği, bilirkişi raporlarının uyumlu ve takdir edilen bedelin adil olduğu, dava tarihi itibarıyla yapılan değerlendirmenin usul ve kanuna uygun olduğu gerekçeleriyle Hazinenin istinaf başvurusunu esastan reddederek ilk derece mahkemesi kararını onamıştır.

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ Esas, █████████ KararKARAR
: Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ
: ... 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ Esas, ████████ KararTaraflar arasındaki 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Ek 1 inci maddesi gereğince yapılan sayısallaştırma işlemi nedeni ile taşınmazın yüzölçümünde meydana gelen azalma nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi eski 574 parsel sayılı taşınmazın sayısallaştırma işlemleri sonucu alanında azalma meydana geldiğini, bu nedenle uğranılan zararın tazminini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf SebepleriDavalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın husumetten reddine karar verilmesi gerektiğini, zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazlarının bulunduğunu, davacının taşınmazı satın aldığı tarihte zarara uğradığı düşünülürse, davanın her türlü zamanaşımı ve hak düşürücü süreler geçtikten sonra açıldığını, taşınmazda gerekli düzeltmelerin yapıldığını ve ilgililerine tebliğ edildiğini, davacı tarafından tebliğden itibaren 30 gün içerisinde itiraz edilmediğini, davada gerekli yasal şartların oluşmadığını, değerlendirme metodunun hatalı olduğunu, emsal incelemesinin hatalı olduğunu, bedelin dava tarihi itibarıyla hesaplanmasının doğru olmadığını, 2007 tarihi itibarıyla hesaplama yapılması gerektiğini, faizin hatalı uygulandığını, esasen davacıların taşınmazının yüzölçümü tapuda m² bakımından yanlış ise de fiilen taşınmazının miktarının belli olduğunu, fiilen davacıların bir zararı bulunmadığını, 2000'li yıllardan önce mevcut teknoloji ile kadastro çalışmalarında sınır değişikliği olmaksızın yapılan bir ölçüm hatası söz konusu olduğunu, taşınmazın fiili kullanımında azalma söz konusu olmadığını, herhangi bir hak kaybına neden olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava konusu taşınmazı 24.05.2007 tarihinde dava dışı kişilerden 7500 m² olarak satın alındığı, daha sonra kısmi kamulaştırma yapıldığı, yapılan kamulaştırma sonrasında davacının iradi olarak yüz ölçümünün tespitini ilgili lihkap bürosundan istemesi sonrasında tescil edilen yüzölçümü ile tespit edilen yüzölçümü arasında fark olduğunun anlaşılması sonrasında, ... Kadastro Müdürlüğüne farklılığın sebebi ve giderilmesi için başvurulduğu, sonrasında kurumca taşınmazın yüzölçümünün 5950,57 m² olarak düzeltildiği, davacı tarafça eksilen kısma yönelik tazminat talebinde bulunulduğu, keşif ve alınan bilirkişi kurulu raporu ile kaldırma nedenlerinin karşılanmış olmasına, yüz ölçümü eksilmenin kesinleştiği tarih itibarıyla ve taşınmazın bir kısmına ilişkin yapılan kamulaştırma dosyasında arsa olarak değerlendirildiği gözetilerek vasfı arsa olarak belirlenen taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi doğru olduğu gibi kaldırma öncesi ve sonrası alınan bilirkişi raporları birbiriyle uyumlu olup takdir edilen bedelin taşınmazın konumuna ve çevresel faktörlere göre adil ve hakaniyete uygun olduğu, güncel Yargıtay emsal kararlarına göre mahkemece dava tarihi itibarıyla değerlendirme yapıldığı, belirsiz alacak niteliğindeki dava bakımından bedel artırım ve faiz bakımından verilen karar usul ve kanuna uygun olduğu, davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.C. Gerekçe1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsal kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde ve taşınmazın belirlenen gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.