Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütüne üyelik ve yardım suçlarında, adil yargılanma hakkı kapsamında müdafiilik ve tanık dinleme usulü ihlallerini değerlendirdi.
Özet: Bu karar, silahlı terör örgütü üyeliği ve yardımı suçlamasıyla yargılanan sanıklar hakkında verilen istinaf mahkemesi kararlarını değerlendirerek, bazı sanıkların beraat hükümlerini onarken; bir sanık için zorunlu müdafi atanmamasından kaynaklanan savunma hakkı ve adil yargılanma hakkı ihlali, başka bir sanık için ise mahkumiyete esas teşkil eden tanıkların duruşmada sanık huzurunda usulüne uygun dinlenmemesiyle savunma hakkı kısıtlaması tespit ederek, ilgili hükümlerin bozulmasına karar vermiştir.

MAHKEMESİ
:Ceza DairesiSAYISI
: █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Samsun 2. Ağır Ceza MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.SUÇ
: Silahlı terör örgütüne üye olmaSilahlı terör örgütüne yardım etmeHÜKÜMLER
:1-)Sanık ... hakkında; TCK'nın 314/3 ve 220/7-1. cümle maddeleri yollamasıyla 314/2, 220/7-2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62, 53... maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi2-) Sanık ... hakkında; CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca verilen beraat kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi3-)Sanık ... hakkında
: TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62/1, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet hükmü kaldırılarak; CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat4-)Sanık ... hakkında
: TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62/1, 53, 58/9 ve 63 maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddiBölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaBölge adliye mahkemesince sanıklar ..., ... ve ... hakkında temyiz kanun yolu açık olarak verilen hükümler ile sanık ... hakkında kesin olarak verilen hüküm, 24.10.2019 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'un 29. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nın 286. maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açılması üzerine anılan Kanuna eklenen geçici 5. maddesinin 1/f bendinde belirtilen süre içerisinde temyiz edilmekle;Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü:Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;I. Sanıklar ... ve ... yönünden yapılan temyiz incelemesinde;Yapılan yargılama sonunda yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmadığına dair gerekçenin karar yerinde dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli biçimde gösterildiği anlaşılmakla; bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteminde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle beraate ilişkin hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,II. Sanık ... yönünden yapılan temyiz incelemesinde;Ayrıntıları (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 09.04.2018 tarih ve 2018/1 25... /1049 sayılı kararında belirtildiği üzere; CMK. 188/1. maddesinde; "Duruşmada, hükme katılacak hakimler ve cumhuriyet savcısı ile zabıt katibinin ve kanunun zorunlu müdafiiliği kabul ettiği hallerde müdafiinin hazır bulanması şarttır." şeklinde duruşmada hazır bulunması gerekenler gösterilirken "zorunlu müdafiiyi" mahkeme heyetinden saymıştır.CMK 289. maddesinin 1-a-e bendlerinde, kanuna kesin aykırılık halleri içinde, "mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması ile Cumhuriyet savcısı veya duruşmada kanunen mutlaka hazır bulunması gereken kişilerin yokluğunda duruşma yapılması" gösterilmiştir. Temyiz denetiminde bu madde kapsamındaki hukuka aykırılıklar temyiz kapsamında gösterilmiş olmasa da resen incelenecektir (CMK 289/1).Bu açıklamalar doğrultusunda, somut olayda; silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan yargılanan sanığın, yargılama aşamasında kendisinin seçtiği bir müdafii bulunmadığı gibi CMK 156. maddesi gereğince re’sen müdafii görevlendirilmeyerek bulunduğu hal nedeniyle, delillere erişme ve savunma hazırlama imkanları itibariyle çelişmeli yargılamanın gereği olan “silahların eşitliği” ilkesinin ve Anayasa'nın 36, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddeleri ile teminat altına alınan adil yargılama hakkının ihlali sonucunu doğuracak biçimde, adaletin selameti açısından gerekli olan müdafiinin hukuki yardımından yararlandırılmadan yargılama yapılıp sorgusu tespit edilmek ve hüküm kurulmak suretiyle savunma hakkının kısıtlanması yukarıda izah edilen mevzuat ile CMK 188/1 ve 289/1-a-e maddelerine muhalefet edilmesi,III. Sanık ... yönünden yapılan temyiz incelemesinde;A. Mahkumiyete esas alınan, suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan ve soruşturma aşamasındaki beyanları hükme esas alınan tanıklar .. A., .. T., .. T., .. T. ve .. B.'nin doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı Kanun'un 180 inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak suretiyle dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36 ncı maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması, sanığın örgütteki konumu ve faaliyetleri ile ilgili olarak ayrıntılı beyanlarının alınması gerektiği gözetilmeden; ifade metinlerinin okunması ile yetinilerek 5271 sayılı Kanun'un 181 inci maddesinin birinci fıkrası ve 210 uncu maddelerine muhalefet edilmesi,B. UYAP'ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında araştırma yapılarak sanıkla ilgili herhangi bir beyan olup olmadığının tespiti ile varsa ifade sahiplerinin tanık sıfatıyla dinlenmeleri suretiyle tüm delillerin CMK'nın 217 nci maddesi uyarınca duruşmada okunup tartışılmasından sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulması,C. Kabul ve uygulamaya göre de;Örgüt mensubu olduğu kabul edilen sanık hakkında verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken uygulama maddesi olarak karar yerinde sadece 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrasının gösterilmesi gerekirken, uygulama yeri bulunmayan anılan Kanun'un 58 inci maddesinin altıncı fıkrası gereğince tekerrür uygulanmasına karar verilmesi,Kanuna aykırı, sanık ... ve müdafii ile sanık ... müdafiinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Samsun 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.