Trafik kazası sonucu bedensel zarar talepli sigorta tahkim başvurusunun, aynı konuda daha önce mahkeme davası açıldığından 5684 sayılı Kanun m.30/14 gereği usulden reddi gerekirken verilen kararın bozulması.
Özet: Bir trafik kazası sonucu bedensel zarara ilişkin tazminat talebiyle Sigorta Tahkim Komisyonuna yapılan başvuruda, uyuşmazlık ve itiraz hakem heyetlerinin maluliyet raporu eksikliği gerekçesiyle usulden ret kararı vermesine karşın, Yüksek Mahkeme davacının aynı kaza ve tazminat talebiyle daha önce genel mahkemede dava açmış olduğunu belirlemiştir. Bu durumda, Sigortacılık Kanununun 30/14 maddesi gereği mahkemeye intikal etmiş bir uyuşmazlık için Komisyona başvurulamayacağı ilkesince, hakem heyetlerinin yanlış gerekçeyle ret kararı verdiğini ve başvurunun aslında önceden açılmış dava nedeniyle usulden reddedilmesi gerektiğini ifade ederek kararı bozmuştur.
4. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI
: ████████ Esas - ████████ Karar
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ
SAYISI : 2024/İHK-4433
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ
SAYISI : K-███████████
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının sürücüsü olduğu motosiklet ile davalı tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın 25.07.2014 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu davacının yaralandığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 20,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıya mahkeme kararı gereği ödeme yapıldığını, davacının başkaca bir alacağının bulunmadığını, eksik evrakla başvuru nedeniyle usulden red kararı verilmesi gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, hesaplamada TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faizin uygulanması gerektiğini, uzlaşmanın araştırılması gerektiğini, faiz talebinin yersiz olduğunu, kusur konusunda rapor alınması gerektiğini, davalının poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu olduğunu, davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından sunulan maluliyet raporları arasında çelişki olması sebebiyle güncel grafilerin de bulunduğu haliyle yeniden rapor alınması gerektiği ancak davacı tarafından yeni maluliyet raporunun sunulmadığı gerekçesiyle başvurunun usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilinin itiraz başvurusunda bulunması üzerine İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun olduğunu, hükme esas alınması gerektiğini, hakem heyeti tarafından davacının sevk yazısının yazılması gerektiğini, ancak böyle bir yazı yazılmadığını, sevk yazısı olmadan davacının hiç bir işlem yapamayacağını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B.Gerekçe
Uyuşmazlık; davacının sürücüsü olduğu motosiklet ile davalı tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacının tazminat istemine ilişkindir.
1.Dosyanın incelenmesinde; davacı tarafından aynı kazaya ilişkin Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████████ esas sayılı dosyasında davalı aleyhine 20.11.2014 tarihinde dava açıldığı, davanın 25.07.2014 tarihli kaza sonucu davacının yaralanmasından kaynaklanan sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkin olduğu, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin on dördüncü fıkrasında "Mahkemeye ve Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca Tüketici Sorunları Hakem Heyetine intikal etmiş uyuşmazlıklar ile ilgili olarak Komisyona başvuru yapılamaz." şeklinde düzenleme mevcuttur.
Somut olayda, davacı tarafından aynı kazaya ilişkin Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████████ esas sayılı dosyasında davalı aleyhine 20.11.2014 tarihinde eldeki hakem başvurusuna konu trafik kazası nedeniyle dava açıldığı dikkate alındığında 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin on dördüncü fıkrası gereğince, davacı tarafın davalıya karşı ileri sürdüğü tazminat bakımından da mahkemeye başvurması gerektiğinden, başvurunun bu nedenle usulden reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeyle karar verilmesi doğru görülmemiş, İtiraz Hakem Heyeti kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2. Bozma nedenine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
01.07.2025 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı, tedavi gideri ve geçici bakıcı gideri istemine ilişkindir.
Davacı taraf, davaya konu kazadaki yaralanmasından kaynaklanan maluliyetin zaman içinde arttığı (gelişen durum olduğu), mahkemede görülen davada hüküm verilmesinden sonra davacının maluliyetinin % 19'a yükseldiği iddiasıyla eldeki davayı açmış; Hakem Heyetleri tarafından maluliyet raporları arasında çelişki bulunduğu ve davacının sunduğu raporun maluliyet artışını tespit için yeterli olmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş; sayın çoğunluk tarafından, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun █████ maddesi gereği mahkemeye başvurulması gerektiğinden davanın usulden reddine karar verilmesi için karar bozulmuştur.
Maluliyette ortaya çıkan her artış (gelişen durum) yeni bir olgu olduğundan, sonradan ortaya çıkan olguya ilişkin olarak dava açılması mümkündür. Maluliyet oluşmasından sonra zarar sorumlusundan dava ya da ihtiyari arabuluculuk yoluyla tazminatın alındığı durumlarda dahi, maluliyette gelişen yeni durumlar için tazminat talep edilebilmesi mümkündür.
Taraflar arasında mahkemede görülen davada davacının % 4 oranında maluliyetinin bulunduğu kabul edilerek sürekli iş göremezlik tazminatının hüküm altına alındığı, eldeki davada ise mahkemede görülen davadan sonra maluliyette ortaya çıkan artış gerekçesiyle tazminat talebinde bulunulduğu görülmektedir. Bu itibarla, mahkemede görülen davaya ilişkin karar tarihinden sonra davacının maluliyetinde zaman içinde gelişen durum olup olmadığının özel olarak incelenmesi ile varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekir.
Diğer yandan, mahkemedeki davaya konu edilmeyen geçici bakıcı gideri ile tedavi gideri de talep edilmiş ve sunulan maluliyet raporunda bu hususlarda (bakıcı ihtiyacı süresi ve tedavi gideri miktarı) tespit yapılmış olduğu da dikkate alındığında bu alacak kalemleri için değerlendirme yapılmadan karar verilmesi doğru olmamıştır.
Açıklanan nedenlerle; taraflar arasında mahkemede görülen davaya ilişkin dosyanın dosyaya kazandırılması ile o dosyadaki maluliyet raporu da dikkate alınarak, eldeki davaya konu maluliyet artışı (yeni olgu) iddiasının dayanağı olan rapordaki arazların irdelenmesiyle davacının maluliyetinin % 19'a yükselmesinin nedenleri üzerinde duran ve bu artışın maluliyette gelişen durum (artış- yeni olgu) olup olmadığını özel olarak inceleyen, maluliyette gelişen durum olduğunun tespiti halinde bu yeni olgunun ortaya çıktığı tarihi net biçimde belirleyen, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre düzenlenecek maluliyet raporu alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi; ayrıca, mahkemedeki davanın konusu olmayıp eldeki davada talep edilen tedavi giderleri ile geçici bakıcı gideri yönünden inceleme yapılıp karar verilmesi için İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun farklı gerekçeye dayanan bozma kararına katılmıyorum.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!