Yargıtay 7. Ceza Dairesinin, 5411 sayılı Bankacılık Kanununa muhalefet niteliğindeki zimmet suçunda basit/nitelikli ayrımı ile ceza tayinini konu alan temyiz incelemesi.
Özet: Bankacılık Kanununa muhalefet suçundan zimmet eylemleri sebebiyle mahkumiyet kararları verilen bir sanığın, eksik araştırma ve zimmetin niteliği ile miktarı konusundaki belirsizlikler nedeniyle ilk derece hükmünün bozulup yeniden yargılanmasının ardından, ceza hesabındaki hata düzeltilerek istinaf tarafından onanan kararının temyiz incelemesinde, hem eylemin nitelikli zimmet kabul edilerek bankanın tüm zararından sorumlu olunması gerektiğini savunan katılan vekilinin hem de suçun nitelikli dolandırıcılık olup sanığa fazla ceza verildiğini iddia eden sanık müdafiinin itirazları ele alınmış ve tebliğnamede hükmün esastan onanması yönünde görüş belirtilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: ████████ E., █████████ K.SUÇ
: 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na muhalefetHÜKÜM
: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasıSanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇA. İlk DereceAntalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.11.2018 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanığın 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na (5411 sayılı Kanun) muhalefet suçundan neticeten 14... ay hapis ve 83.320,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ilişkin karara yönelik katılan ...Ş. vekili ve sanık müdafiin istinaf başvuruları üzerine, Antalya Bölge Adliyesi Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 22.09.2021 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile "█████/2012 tarihli ... adına düzenlenmiş EFT talimatının aslı temin edilmeye çalışılarak, temin edilirse aslı, temin edilemediği takdirde dosya içerisinde bulunan aslı gibidir onaylı fotokopisi mudi ... duruşmaya tanık olarak davet edilip, gösterilerek, belgenin altındaki imzanın ve imza altındaki ... yazısının kendisine ait olup olmadığı sorulup, kendisine ait olduğunu belirtmesi durumunda bu belgeyi ne amaçla sanık ...'ye verdiği, boş olarak imzalayıp imzalamadığı, nasıl ve ne şekilde kendisine imzalatıldığı sorularak, belgenin mudi ... yanıltılarak veya kandırılarak imzalatalıp imzalatılmadığı tespit edilmeye çalışılarak, yanıltılarak veya kandırılarak imzalatıldığı kanaatine varıldığında eylemin nitelikli zimmet, yanıltılarak veya kandırılarak imzalatılmadığı kanaatine varıldığında eylemin basit zimmet kapsamında değerlendirilmesi, gerektiğinde imza incelemesi de yaptırılması, ayrıca aynı belge sanığa gösterilerek, belgenin altındaki imzayı kendisinin atıp atmadığı sorulup, kendisi atmamış ise mudi ...' ndan ne maksatla ve ne şekilde aldığı tespit edilmeye çalışılması, kendisi atmış ise ve mudi ...'nun imzanın kendisine ait olmadığını belirtmesi durumunda, mahkemece belge üzerindeki imza ile dosya içerisindeki mudinin diğer imzaları duruşmada incelenerek yukarıda izah edilen kriterlere göre sanığın eyleminin basit veya nitelikli zimmet suçlarından hangisi kapsamında kaldığı belirlenip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği halde, yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,Kabul ve uygulamaya göre de;1-█████/2018 tarihli bilirkişi raporunda, sanığın uhdesine geçirdiği zimmet miktarı 2.739.316,53 TL olarak, █████/2016 tarihli bilirkişi raporunda ise 2.990.702,29 TL olarak tespit edildiği halde █████/2018 tarihli bilirkişi raporuna neden üstünlük tanındığı açıklanmadan yetersiz gerekçe ile hüküm kurulmuş olması,2-Kabul edilen banka zararı üzerinden hesaplanan vekalet ücreti 113.132,70 olması gerektiği halde yazılı şekilde eksik vekalet ücretine hükmedilmiş olması" nedenleriyle bozulmasına karar verilmesinden sonra Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.12.2022 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanığın 5411 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan neticeten 10... ay hapis ve 75.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.B. İstinafAntalya Bölge Adliyesi Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 07.06.2023 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkındaki İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan ...Ş. vekili ve sanık müdafiin istinaf başvuruları üzerine yapılan yargılamada, İlk Derece Mahkemesinin ceza hesabındaki hata düzeltilerek sanığın 5411 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan neticeten 11... ay hapis ve 75.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.II. TEMYİZA. Temyiz SebepleriKatılan ...Ş. Vekilinin Temyiz İstemiSanığın zimmet suçunu gizlemek amacıyla çeşitli hileli davranışlarda bulunduğu dosya kapsamında sabit olduğundan, suçun basit zimmet olarak nitelendirilerek sanık hakkında 5411 sayılı Kanun'un 160/2. maddesinde belirtilen alt sınırın altında cezaya hükmedilmesi ile sanığın bankanın uğramış olduğu tüm zararı karşılama yükümlülüğü bulunduğundan, yalnızca çıplak zimmet tutarından sorumlu olduğu yönündeki tespitin ve faize hükmedilmemiş olmasının hatalı olduğuna ilişkindir.Sanık Müdafiin Temyiz İstemiKararın nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulması gerekirken, yazılı şekilde basit banka zimmeti suçundan kurularak sanık hakkında fazla ceza tayin edildiğine, temel ceza tayininde ve zincirleme suç uygulamasında fahiş oranda teşdit uygulandığına ve hükmün bozulmasına ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeYargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, ████████ Karar sayılı ilâmında da açıkça belirtiliği üzere; "Bölge adliye mahkemelerinin hükmün bozulmasına karar verebileceği hâller, 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde tahdidi olarak sayılmıştır. Bu düzenlemelere göre istinaf mahkemelerince hükmün bozulmasına karar verilen hâllerde bölge adliye mahkemesi ceza dairesinin, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermesi gerekmekte olup, görüldüğü üzere bölge adliye mahkemesinin bozma kararı verebileceği hâller, kati surette davanın esasına ilişkin değil ve fakat yargılamaya dair usul kurallarının ağır ve açık ihlalleri ile hükme müteessir usul kurumlarının ihmali suretiyle hüküm kurulması durumlarına münhasırdır.5271 sayılı Kanun'un 286. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan kararları temyiz edilebileceğinden, bölge adliye mahkemesinin Kanun'un açık hükmüne aykırı şekilde verdiği bozma kararının temyiz edilebilmesinin de mümkün olmadığı anlaşılmıştır. Bu sebeple ilk derece mahkemesi hükmünün hukuka aykırılık taşıdığının tespit edilmesi durumunda bölge adliye mahkemesi ceza dairesince ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırarak yeniden hüküm kurulması gerektiği hâlde bozma kararı verilmesi nedeniyle sanığın temyiz hakkının kısıtlanması söz konusu olacaktır."Bu nedenle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, kanuni dayanağı bulunmayan 22.09.2021 tarihli bozma kararı ile anılan bozma kararına istinaden İlk Derece Mahkemesince tesis edilen 29.12.2022 tarihli kararın hukuki değerden yoksun olduğu ve görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olması da gözetilerek, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 07.06.2023 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı, Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 21.11.2018 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı hüküm ile ilgili olarak, gerekiyorsa 5271 sayılı Kanun'un 280/2. maddesi de gözetilmek suretiyle istinaf incelemesi yapılıp hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.III. KARARBaşkaca yönleri incelenmeyen Antalya Bölge Adliyesi Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 07.06.2023 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararının gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.10.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.