İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, iş makinesi mülkiyetinin tespiti ve tescil sorunları nedeniyle açılan davanın görev incelemesi.
Özet: Davacı şirketin, satın alarak zilyetliğini devraldığı, ancak tescilli olmadığı için plaka çıkarılamayan bir iş makinesinin mülkiyetinin kendisine ait olduğunun tespitini talep ettiği davada; ilgili ticaret odasının tescil işlemleri için mahkeme kararı istemesi üzerine açılan bu tespit davasının, Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde belirtilen mutlak ticari davalar kapsamında değerlendirilemeyeceği ve mahkemenin görev alanına girmediği yönünde hukuki bir değerlendirme yapılmıştır.

T.C.

İSTANBUL
ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO
: ███████
KARAR NO
: ███████
DAVA
: TESPİT (Araç -İş Makinesi- Mülkiyetinin Tespiti Kaynaklı)
DAVA TARİHİ
: 12.01.2026
KARAR TARİHİ
: 14.01.2026
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen TESPİT (Araç -İş Makinesi- Mülkiyetinin Tespiti Kaynakl) davasının mahkememizde dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ekte fatura bilgileri bulunan ... Marka, ... Tip, 2001 model, ... Şasi/Seri No'lu ve motor no'su yıprandığından okunamayan iş makinasını (Mini Yükleyici) 19.11.2025 tarih ve ... seri nolu fatura ile davalıdan satın aldığını, söz konusu iş makinasının anahtarları ve kendisinin müvekkilinde olup mülkiyetinin müvekkiline ait olduğunu, dava konusu iş makinesinin tescilli bir araç olmadığını, (Bu hususun sayın Mahkemece ...'ya sorulmasını talep ediyoruz. Zira iş makinelerinin tescili, Karayolları Trafik Kanunu m.22/1-c-2 uyarınca "üyesi oldukları ticaret, sanayi veya ticaret ve sanayi odalarınca" yapılmaktadır), bu sebeple mülkiyetin, Eşya Hukuku'na ilişkin Medeni Kanun'nun "TAŞINIR MÜLKİYETİ", "B. Kazanılması", "I. Mülkiyetin nakli", "1. Zilyetliğin devri" başlıklı 763. Madde uyarınca zilyetliğin devri ve anahtar teslimi ile geçtiğini, anahtar teslimi ile zilyetliği ve mülkiyeti kazanan müvekkilinin makine üzerinde hakimiyet sahibi olduğunu ve fiili hakimiyetini dilediği gibi kullanabildiğini, ne var ki iş bu iş makinesinin halen Ticaret Odasına kayıtlı olmadığı (Plakasız olduğu) için trafik polisi tarafından trafikten men edilme tehlikesi ile karşı karşıya olduğundan ihtiyaç duyulan yerlere nakledilemediğini, bu sebeple müvekkilinin oldukça büyük mağduriyetler yaşadığını, iş makinesinin halihazırda "..." adresinde bulunduğunu, bu iş makinesinin Karayolları Trafik Kanunu'nun 36. Maddesi uyarınca müvekkilinin kayıtlı bulunduğu İstanbul Ticaret Odasına tescili yapılarak plakasının çıkarılması zorunluluğu bulunduğunu (Plakası olmadığı için sigorta ve kasko da yapılamamaktadır ve herhangi bir kaza yaşanması durumunda müvekkilimiz ekstra yüksek maddi risk de taşımaktadır), iş makinesinin ...'ya kaydı için başvurulduğunda da, iş makinesi daha önce hiç kaydedilmediği için ...'un çıkardığı "İş Makinelerinin Tescili İle İlgili Esaslar" Genelgesi'nin 9/4 maddesi gereğince mahkemeden sahipliğe dair karar getirilmesinin istendiğini (Genelge URL: https://.../HukukMusavirligi/Documents/ Esaslar/ismakineleritescil.pdf), iş makinesinin ... tarafından tescil edilmediğini, huzurdaki davada hukuki yararlarının bulunduğunu (Emsal: Yargıtay 19. Hukuk Dairesi...E. ... K.), dosyaya sundukları fatura ve uzman bilirkişi raporu doğrultusunda yukarıda ve ekte sunulan uzman bilirkişi raporunda teknik özellikleri belirtilen ... Marka, ... Tip, 2001 model, ... Şasi/Seri No'lu ve motor no'su yıprandığından okunamayan iş makinesinin mülkiyetinin müvekkili ... ŞTİ.'ye ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava; Araç -İş Makinesi- Mülkiyetinin Tespiti talebine ilişkin tespit davasıdır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 1/1. maddesi uyarınca mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir ve göreve ilişkin kurallar kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınması zorunludur.
Bir davanın Ticaret Mahkemelerinde görülebilmesi için açılan davanın mutlak veya nispi ticari davalardan olması gerekmektedir. Mutlak ticari davalar 6102 sayılı TTK'nun 4. Maddesi uyarınca TTK'nda düzenlenmiş olan bütün hususlardan doğan davalar ile TTK'nun 4. Maddesinde belirtilen özel kanunlardaki davalardır.
Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde, tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunundan doğan hukuk davalar ticari dava sayılmıştır. Huzurdaki dava anılan maddede belirtile; Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde yer alan mutlak ticari dava değildir.
Nispi ticari davalar ise TTK.nun 5.maddesinde düzenlenmiş olup, her iki tarafın tacir olduğu ve dava konusu uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olduğu davalardır.
HMK'nın "Asliye hukuk mahkemelerinin görevi" başlıklı 2. maddesinde, "(1)Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. (2) Bu Kanun'da ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir." şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir.
Somut olayda; davacı vekili, iş makinesinin müvekkili tarafından fatura mukabili satın alındığını, iş makinesinin tescilinin henüz yapılamadığını, tescil işleminin yapılabilmesi için ... ile T.C. Maliye Bakanlığı arasında imzalanan █████/1985 tarihli protokole istinaden çıkarılan İş Makinelerinin Tescili ile İlgili Esasların 9/4-b maddesi gereğince sahiplik belgesine ihtiyaç duyulduğunu, bu nedenle iş makinesinin mülkiyetinin müvekkiline ait olduğunu tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Bu durumda davacının iş makinesi üzerinde mülkiyet iddia ederek taşınır malın kendi adına mülkiyetin tespiti ve sahiplik belgesi verilmesini talep etmesine, her ne kadar iş makinesinin satın alındığı şirket davalı sıfatında gösterilmiş ise de, talebin niteliği itibarıyla çekişmesiz yargı işi olmasına, mutlak ya da nispi ticari dava niteliğinde olmamasına göre davanın görevli Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir (Emsal: İstanbul BAM 40.HD.nin 17.01.2023 tarih ve ... E.... K.).
Açıklanan nedenlerle huzurdaki davada, mahkememiz görevli olmayıp, genel mahkemeler görevli olduğundan görevsizlik kararı verilerek Asliye Hukuk mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M
: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
Açılan davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle HMK.114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince davanın usulden REDDİNE,
6100 sayılı HMK.nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra iki haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
İki haftalık süre içinde dosyanın gönderilmesi için talepte bulunulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARINA,
6100 sayılı HMK.nun 331.maddesi gereğince harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerin görevli mahkemece, davaya bir başka mahkemede devam edilmemesi ve davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi halinde ise yargılama giderlerinin mahkememiz dava dosyası üzerinden KARARA BAĞLANMASINA,
Varsa artan gider avansının dosyasına AKTARILMASINA,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nun 345.maddesi gereğince, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 14.01.2026
KATİP ...
HAKİM ...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!