Konya Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, Yunan şirketi davacının, Türk şirketi davalıdan eksik teslim edilen 81.038,88 Euro değerindeki mal bedelinin tahsili için açtığı itirazın iptali davası.
Özet: Yunanistan merkezli davacı şirket, davalı Türk şirketi ile imzaladığı iki sipariş sözleşmesi kapsamında toplam €260,667.92 ödemesine rağmen 51,408 parçadan 15,984ünün eksik teslim edildiğini iddia ederek, bu eksik teslimatın bedeli olan €81,038.88 için başlattığı icra takibine davalının haksız itirazının iptalini ve takibin devamını talep ederken, davalı ise tüm ödenen malların teslim edildiğini, davacının iddialarının mesnetsiz olduğunu ve ispat yükünün davacıda olduğunu ileri sürerek davanın reddini istemekte, mahkeme ise uyuşmazlığın çözümü için icra dosyası, vergi kayıtları, banka belgeleri ve ticari defterler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırmaktadır.

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
:
KARAR NO
:
BAŞKAN
: ... ...
ÜYE
: ... ...
ÜYE
: ... ...
KATİP
: ... ...
DAVACI
: ... - ...
VEKİLİ
:
DAVALI
:
VEKİLİ
:
DAVA
: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ
:
KARAR TARİHİ
:
KARAR YAZIM TARİHİ
:
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
HEYETİMİZCE GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
:
TALEP
:
Davacı vekili █████/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin Yunanistan merkezli bir şirket olduğunu, taraflar arasında █████/2021 tarihinde sipariş sözleşmesi imzalandığını, yapılan bu sözleşme kapsamında müvekkili şirketin █████/2021 tarihinde 111.702,24EURO iş bedelini davalı şirkete ödediğini, taraflar arasındaki █████/2021 tarihli ikinci sipariş sözleşmesi imzalandığını, bu yapılan ikinci sözleşme kapsamında da müvekkili şirketin █████/2021 tarihinde 148.965,68EURO'luk iş bedelini davalı şirketi ödediğini, davalı şirketin sözleşmeler kapsamında 7 seferde siparişleri teslim etme yükümlülüğünün olduğunu ancak davalı şirketin edimlerini geç ve eksik olarak yerine getirdiğini, sözleşme kapsamında 51408 parçadan oluşan siparişin 35424 parçalık kısmının teslim edildiğini, kalan 15984 parçalık kısmının teslim edilmediğini, bedeli ödenmiş olmasına rağmen siparişlerin eksik olduğunu, eksik teslim edilen parçaların bedelinin 81.038,88EURO olduğunu, bu bedelin TL karşılığı olan 2.341.213,24TL'nin tahsili için Konya . İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun icra takibine itiraz etmesi üzerine icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalı tarafın yapmış olduğu itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişkinin açık olduğunu, faturaların, banka ödeme dekontlarının, teslim bilgilerinin ortada olduğunu, müvekkili şirketin davalı şirketten alacaklı olduğu hususunda bir ihtilaf bulunmadığını, davalı taraf itirazlarına ilişkin herhangi bir somut delil ve gerekçeyi ortaya koyamadığını, tarafların ticari defter ve belgelerinin incelenmesiyle durumun ortaya çıkacağını beyanla davalı tarafça icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili █████/2024 tarihli talep dilekçesinde özetle; Davalı vekilinin cevap dilekçesinde çelişkili ifadeler kullandığını, davalı tarafın açılan davayı uzatmaya yönelik beyanlarının olduğunu, sipariş sözleşmelerinin, banka hesap bilgilerinin, müvekkili şirkete teslim edilen mal miktarlarının ortada olduğunu, taraflar arasında düzenlenen sözleşmelerin davalı tarafında kabulünde olduğunu, müvekkili tarafından yapılan ödemeleri gösterir belgelerinde tercümeleriyle birlikte dosyaya sunulduğunu, ödemelere ilişkin ödeme tarihleri, dekontları, hesap bilgilerinin mevcut olduğunu, davalı tarafın yapılan ödemelere karşılık gelen tüm malların teslim edildiği iddialarını kabul etmediklerini, sözleşme uyarınca ödemeleri yapılması rağmen 35424 parça mal teslim edildiğini, malların tamamının teslim edilmediğini, davalı tarafın cevap dilekçesinde ileri sürdüğü itirazların usul ve yasaya aykırı olduğunu, mesnetsiz ve kötü niyetli olduğunu beyanla önceki talepleri gibi davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
:
Davalı vekili █████/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı tarafın iddialarının gerçekten yoksun olduğunu, müvekkili şirketin bedeli ödenen tüm malları davacı şirkete teslim ettiğini, sözleşmeler kapsamında satışı yapılan malların bedellerinin tümünün ödendiği iddiasının gerçek dışı olduğunu, bu kapsamda bedeli ödenip teslim edilmediği iddia edilen mallara ilişkin ispat yükünün davacı tarafta olduğunu, müvekkili şirketin sözleşme kapsamında yerine getirmediği bir yükümlülüğünün bulunmadığını, müvekkili şirketin bedeli ödenmeyen malların teslimini gerçekleştirmediğini, davacı tarafın ödemelerine ilişkin dosyaya banka dekont makbuz gibi somut bir belge sunmadığını açılan davanın haksız olduğunu beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
:
Mahkememizce Konya . İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası, Selçuk Vergi Dairesi Müdürlüğünden davaya konu döneme ilişkin vergi kayıtları celp edilmiş, ... Bankası Genel Müdürlüğünden davaya konu ödemelerin yapıldığı bildirilen hesaba ilişkin bilgi ve belgeler celp edilmiş, tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapmak suretiyle dosya kapsamında muhasebe uzmanı ve ticaret hukuku konusunda uzmanı bilirkişi heyetinden raporlar alınmıştır.
Konya . İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklısının mahkememiz dosyası davacısı olduğu, borçlusunun mahkememiz dosyası davalısı olduğu, sipariş sözleşmesine ilişkin teslim edilmeyen ürünlerin alacak karşılığına dayalı olarak 81.038,88EUR alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine borçlu tarafından yapılan itiraz üzerine icra müdürlüğünce █████/2023 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Muhasebe uzmanı ve ticaret hukuku uzmanı bilirkişi heyetince mahkememize sunulan █████/2025 tarihli kök raporda özetle;
"...1.Davacı tarafça 06.09.2021, 02.09.2021 ve 29.06.2021 tarihlerinde davalının yabancı para mevduat hesabına sırasıyla 45.366,90; 148.890,68 ve 111.649,26 Euro para girişi yapıldığı ve bu para girişlerinin (hesap hareketlerinden anlaşıldığı kadarıyla) kısa zamanda gün içindeki kur üzerinden bozdurulduğu;
2. TİCARİ DEFTERLERE İLİŞKİN SONUÇ
Davalı ... TİC. VE SAN. LTD.ŞTİ.'nin 2021-2022 ve 2023 yılı Ticari defterlerinin TFK.'na göre usulüne uygun olarak tutulduğu, 2023 yılında E-DEFTER uygulamasına geçmiş olması sebebiyle Yevmiye Defteri ve Defter-i Kebirin noter tasdik şerhlerinin bulunmadığı, e-Defter Beratlarının Elektronik Defter Genel Tebliğinde yer alan usül ve esaslar çerçevesinde oluşturulduğu, 2021 ve 2022 yılı Ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı,
Davalı taraf Ticari defter kayıtlarına göre; dava konusu banka havale ödemeleri, davalı tarafça düzenlenen faturalar ve cari hesap ilişkisinden kaynaklı dava takip tarihi itibariyle;
Davalı tarafın Davacı tarafa 80.929.84 EURO borçlu olduğunun tespit edildiği, 2023 yılı tiçari defterlerinde görünen bakiye tutarının da bu şekilde olduğu...." kanaatleri bildirilmiştir.
Muhasebe uzmanı ve ticaret hukuku uzmanı bilirkişi heyetince mahkememize sunulan █████/2025 tarihli ek raporda özetle;
"...1.HMK m. 224/2 gereğince, “Türkiye'nin taraf olduğu milletlerarası sözleşmelerin yabancı resmi belgelerin tasdiki ile ilgili” hükümlerin saklı tutulduğuna, Türkiye ve Yunanistan'ın 5 Ekim 1961 Tarihli Yabancı Resmi Belgelerin Tasdikten Muaf Tutulmasına Dair Sözleşme'ye taraf oldukları (EK-2),
2.Yunanistan makamları tarafından verilen belgenin tercümesi incelendiğinde tasdik şerhi (apostil) verildiği tespit edilmiştir. Yunanistan makamı tarafından verilen tasdik şerhinin tercümesinde, Lahey Sözleşmesi'nin Türkçe çevirisinde yer alan şekil şartına uyulduğu görülmüştür. Bu nedenle, takdir Mahkemenize ait olmak üzere, tasdik şerhinin, davacı vekili tarafından sunulan belgenin ve ek hesap tablosunun resmi belge olduğuna dayanak teşkil ettiği (Y. . HD., E. ... K. ... T. 16.4.2018),
3.Yunanistan tarafından Apostil vermeye yetkili makam EK-3'te sunulmuştur. Tasdik şerhini (Apostil) düzenleyen makam ile EK-3'Te belirtilen tasdik şerhini vermeye yetkili makamının aynı olup olmadığı tarafımızca tespit edilemediği,
4.Hesap tablosuna göre ise, davacı şirketin davalı şirketten 80.066,31 alacaklı olarak göründüğü, miktarın para birimine ilişkin bilgi bulunmadığı...." kanaatleri bildirilmiştir.
DAVANIN NİTELİĞİ, DEĞERLENDİRİLME VE GEREKÇE :
Dava, eser sözleşmesi kapsamında davacı iş sahibi tarafından ödenen eser bedelinin davalı yükleniciden tahsili için başlatılmış icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekilince, birer örnekleri dosyaya sunulan █████/2021 tarihli ve █████/2021 tarihli iki ayrı sipariş formuyla, nitelikleri ve vasıfları sipariş formlarında belirtilen rögar kapaklarının davalı tarafça imal edilerek müvekkiline teslim edilmesi hususunda davalı şirkete sipariş verildiğini, müvekkilince yapılan peşin ödemeye rağmen toplam bedeli 81.038,88EURO olan kapakların davalı şirketçe müvekkiline teslim edilmediğini belirterek, peşin ödenen eser bedelinin iadesi için başlatılmış takibe yönelik itirazın iptalini istemiştir.
Davalı vekili ise, bedeli ödenen tüm rögar kapaklarının davacıya teslim edildiğini, ödemesi yapılmayan kısma ilişkin bir teslimat yapılmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Taraflar arasındaki ihtilaf; sözleşme kapsamında davacıya teslim edilen rögar kapaklarının miktarının tam olarak ne olduğu, bedeli ödendiği halde teslim edilmeyen rögar kapağı olup olmadığı, davalının, teslim edilenler dışındaki kapakları sözleşmede belirtilen niteliklerine uygun olarak teslime hazır hale getirip getirmediği, sözleşmenin ifası için gereken hazırlık hareketlerinin davacı tarafça yerine getirilip getirilmediği, hangi tarafın temerrüde düştüğü, davalının sözleşmenin ifasından kaçınma hakkına sahip olup olmadığı, davalının böyle bir hakkı yok ise davacıya iadesi gereken bedelin ne olduğu noktalarında toplanmaktadır.
Taraflar arasında 6098 sayılı BK'nın 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi ilişkisi bulunmakta olup, iş sahibinin borcu iş bedelini ödemek (TBK'nın 479/1.md.), yüklenicinin borcu ise, eseri iş sahibinin amacına uygun, haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmektir (TBK'nın 471/1.)
6098 sayılı TBK'nın "Bedelin muacceliyeti" başlıklı 479. maddesi "İş sahibinin bedel ödeme borcu, eserin teslimi anında muaccel olur. Eserin parça parça teslim edilmesi kararlaştırılmış ve bedel parçalara göre belirlenmişse, her parçanın bedeli onun teslimi anında muaccel olur." hükmünü içermektedir.
Eser sözleşmelerinde yüklenicinin iş bedeline hak kazanabilmesi için, eseri sözleşme ve eklerinde yer alan fen ve tekniği ile iş sahibinin ondan beklediği amaca uygun olarak tamamlayıp iş sahibine teslim ettiğini veya buna rağmen iş sahibinin eseri teslim almaktan kaçındığını yasal delillerle kanıtlamak zorundadır (Yargıtay . HD.'nin █████/2015 tarih ve ... ... sayılı ilamı).
Alacaklının temerrüdü, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 106. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş bulunmaktadır. Türk Borçlar Kanunu'nun 106. Maddesinde yer alan "Yapma veya verme edimi gereği gibi kendisine önerilen alacaklı, haklı bir sebep olmaksızın onu kabulden veya borçlunun borcunu ifa edebilmesi için kendisi tarafından yapılması gereken hazırlık fiillerini yapmaktan kaçınırsa, temerrüde düşmüş olur" düzenlemesi gereğince alıcının temerrüde düşmesi için mal tesliminin önerilmiş olması ve alıcının haklı bir sebep olmaksızın teslimden kaçınmış olması gerekir. Öğretide alacaklının temerrüdü, borca uygun şekilde borçlu tarafından teklif edilen edimin haklı bir nedene dayanmaksızın alacaklı tarafından kabul edilmemesi olarak, bir başka anlatımla; yapılacak veya verilecek şey usulüne uygun kendisine arzedildiği halde alacaklının haklı bir nedeni olmaksızın onu reddetmesi veya borçlunun borcunu ifa edebilmesinin daha önce alacaklı tarafından yapılması gereken işlemlere bağlı olması halinde, alacaklının gereken işlemleri yapmaktan kaçınması olarak tanımlanmakta ve koşulları; a)Borç muaccel olmalı, b)Borçlu ifayı borca uygun şekilde teklif etmiş olmalı, c)Alacaklının ifayı haklı bir nedene dayanmaksızın reddetmiş olmalı, şeklinde sayılmaktadır.
Diğer taraftan bir şeyin teslimine ilişkin edimlerde alacaklı temerrüdünün hükümleri Tevdi Hakkı başlıklı Türk Borçlar Kanunu'nun 107. Maddesinde; " Alacaklının temerrüde düşmesi durumunda borçlu, hasar ve giderleri alacaklıya ait olmak üzere, teslim edeceği şeyi tevdi ederek borcundan kurtulabilir. Tevdi yerini, ifa yerindeki hâkim belirler. Bununla birlikte ticari mallar, hâkim kararı olmadan da bir ardiyeye tevdi edilebilir." şeklinde,
Satma Hakkı başlıklı Türk Borçlar Kanunu'nun 108. Maddesinde; "Sözleşmenin konusu olan şeyin niteliği veya işin özelliği tevdi edilmesine uygun düşmez veya teslim edilecek şey bozulabilir ya da bakımı, korunması veya tevdi edilmesi önemli bir gideri gerektirir ise, borçlu, alacaklıya önceden ihtarda bulunması koşuluyla, hâkimin izniyle onu açık artırma yoluyla sattırıp bedelini tevdi edebilir. Teslim edilecek şey, borsada kayıtlıysa veya piyasa fiyatı varsa ya da yapılacak gidere oranla değeri az ise, satışın açık artırma yoluyla yapılması zorunlu olmadığı gibi, hâkim, önceden ihtarda bulunma koşulunu aramaksızın satışa izin verebilir." şeklinde düzenlenmiştir.
Davacı vekili tarafından, bir takım fatura ve banka havale dekontları dayanak gösterilmek suretiyle davacıya yapılan ödemelere rağmen sipariş formlarındaki bir miktar rögar kapaklarının teslim edilmediği iddiasıyla alacak talebinde bulunulmuştur. Davalı vekili ise, davacının yapmış olduğu peşin ödemelerin miktarına ve tarihlerine itirazda bulunmuştur. Davacı yabancı şirketin davalı şirkete banka havalesi yoluyla para gönderimi yaptığı, davalı şirket tarafından fatura düzenlenmek suretiyle bir kısım ürünlerin davacıya teslim edildiği tarafların kabulündedir. Ödemeler ve teslimatlar konusunda taraflar uyuşmazlık halinde olduğundan ticari defterler üzerinde muhasebe uzmanı bilirkişiye inceleme yaptırılarak dava konusu ticari ilişkinin ticari defterlerdeki durumunun tetkik edilip rapor edilmesi istenilmiştir. Davalı şirketin ticari defterlerinde yapılan inceleme neticesinde düzenlenen █████/2025 tarihli rapor ile, davacı şirket tarafından yapılan ödemelerin karşılığı olarak, davalı şirketçe davacı namına bir takım faturalar düzenlenmiş ise de, davacının yaptığı 80.929,84EURO tutarındaki ödemenin karşılığı olarak bir fatura ya da başka bir karşılığın bulunmadığı ve 2023 yılı dönem sonunda davalının ticari defterlerine göre davalı şirketin davacı şirkete 80.929,84EURO borçlu olduğu tespiti yapılmıştır. Davacı vekilince, davacı şirketin Yunanistan menşeli bir yabancı şirket olduğu ve ülkemiz yasaları ve usulüne göre ticari defter tutmadığı belirtilerek yabancı ülke makamına ibraz edilen vergi beyannameleri ve hesap tabloları yeminli tercümana tercüme ettirilmiş şekilde dosyaya sunulmuştur. Muhasebe uzmanı bilirkişinin yapmış olduğu inceleme sonucu düzenlenen █████/2025 tarihli rapor ile davacı şirketin yabancı idari makama sunduğu hesap tablosuna göre davacı şirketin, davalı şirketten 80.066,31EURO alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Dosyaya sunulan yabancı dildeki hesap tablosunun apostil şerhi içerdiği görülmüştür. Dosya kapsamında bilirkişi olarak görevlendirilen öğretim üyesi hesap uzmanı bilirkişi tarafından bahse konu belgenin resmi belge niteliğinde olduğu tespiti yapılmıştır.
Davacının, sipariş verilen rögar kapaklarının peşin ödemesi olarak davalı şirkete para gönderimi yaptığı dosyaya sunulan banka dekontları ve ilgili banka şubesinden getirtilen hesap ekstreleriyle sabit olduğundan ve ayrıca davalı şirketin bizzat kendi ticari defterlerinde davacıya borçlu göründüğünden █████/2025 tarihindeki celsenin (1) numaralı ara kararı ile: "Davalı vekiline, dava konusu edilen █████/2021 tarihli ve █████/2021 tarihli sipariş sözleşmesinde belirtilen rögar kapaklarının davacı şirkete ne şekilde teslim edildiğini, gümrüklendirme yapılıp yapılmadığını açıklayarak söz konusu siparişlere ilişkin düzenlenen tüm fatura, irsaliye, gümrük belgesi, teslim tutanağı gibi malların teslim edildiğini gösterir bilgi ve belgeleri dosyaya sunmak veya bu belgelerin getirtileceği yerleri dosyaya bildirmek üzere 1 aylık kesin süre verilmesine, aksi halde belirtilen hususlarda beyanda bulunmaktan ve belge ibrazından vazgeçmiş sayılacaklarının ve dosyanın mevcut durumuna göre değerlendirileceğinin davalı vekiline ihtarına, (ihtarat yapıldı)," şeklinde karar verilmiştir.
Bahse konu ara karara istinaden verilen 1 aylık kesin süre içerisinde dosyaya dava konusu rögar kapaklarının teslimine ilişkin bir belge veya bilgi sunulmamıştır.
Bu itibarla peşin ödenen eser bedeline istinaden davalı yüklenici şirket tarafından bir kısım mallar teslim edilmiş ise de, dava konusu takipteki ödeme emrinde belirtilen bedeldeki kadar mal teslimatının yapılmadığı ve bu sebeple peşin ödenen bedelin davacıya iadesinin gerektiği, ticari defter kayıtları, banka dekontları, banka hesap ekstreleri ve bilirkişi raporlarıyla sabit olduğundan ve davalı tarafça alacaklı temerrüdünün gerçekleştiği iddia ve ispat olunmadığından dava konusu takibe yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesi gerekmiştir.
Dava ve takip konusu alacak likit nitelikte olup, peşin yapılan ödeme davalının bilgi ve muhakemesinde olduğundan davacının icra inkar tazminatı talebi yerinde görülmüştür
Yukarıda izah olunan nedenlerle, Anayasa'nın 9. Maddesi ile 6100 Sayılı HMK'nun 297. Maddesi gereğince, Yüce Türk Milleti Adına Bağımsız ve Tarafsız Yargılama Yapan Mahkememizce, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-DAVANIN KABULÜ İLE, Davalının Konya . İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takibine yapmış olduğu itirazın iptali ile takibe █████/2023 tarihli ödeme emrinde belirtilen şekilde AYNEN DEVAM OLUNMASINA,
2- Asıl alacağın takip tarihindeki TL karşılığının (2.341.213,25TL) %20'sine isabet eden 468.242,65TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Hazine tarafından karşılanan 3.600,00TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 195.144,60TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 28.275,15TL harcın ve icra müdürlüğüne yatırılan 11.706,92TL icra harcı toplamı olan 39.982,07TL harcın mahsubu ile bakiye 155.162,53TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
-Harçlar Kanunun 29. maddesi gereğince davacı alacaklının icra müdürlüğüne yatırdığı binde beş tahsil harcı mahkeme harçlarına mahsup edildiğinden bu hususun icra müdürlüğünce resen dikkate alınmasına,
5-Davacı tarafından yapılan 60,80TL vekalet suret harcı, 427,60TL başvuru harcı, 28.275,15TL peşin harç, 11.706,92TL icra harcı, 6.000,00TL bilirkişi ücretleri ve 261,50TL posta-tebliğat gideri olmak üzere toplam 46.731,97TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-AAÜT'ye göre hesaplanan 413.377,52TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Karar tebliği için gereken masraflar dahil hükmün kesinleşmesine kadar yapılan tüm masraflardan sonra taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince (2) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere ve oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.█████/2025
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!