Yargıtayın trafik kazası kaynaklı sürekli iş göremezlik tazminatı talebinde, COVID-19 salgını nedeniyle uzayan zamanaşımı süresinin değerlendirilmesi kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, 2015te meydana gelen bir trafik kazası sonucu oluşan sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkin olup, davalı sigorta şirketinin ana itirazı sekiz yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu yönündedir. Sigorta Tahkim Komisyonu itiraz hakem heyeti, COVID-19 salgınına bağlı yasal düzenlemelerle uzayan süreleri dikkate alarak davanın zamanaşımına uğramadığına karar vermiş ve davacının 290.000 TLlik talebini kabul etmiştir. Davalı şirket ise temyiz dilekçesinde, bu uzatmaların davacı için geçerli olmadığını ve başvuru tarihinde zamanaşımının dolduğunu savunarak kararın bozulmasını talep etmektedir; mahkeme, ilk yaralanma raporlarını inceleyerek bu itirazı değerlendirmektedir.

MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİSAYISI
: 2024/İHK-58649SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİSAYISI
: K-███████████İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; 03.11.2015 tarihinde davacı yayaya davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın çarpması sonucu oluşan trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik 50,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; talep artırım dilekçesiyle talebini 290.000,00 TL’ye yükseltmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusuru kabul etmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARIUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; covid-19 salgın hastalığı nedeniyle ilgili mevzuat uyarınca sürelerin durduğu, bu nedenle davanın zamanaşımına uğramadığı gerekçesiyle başvurunun kabulü ile 290.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 09.11.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.IV. İTİRAZUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda davaya konu trafik kazasının 03.11.2015 tarihinde meydana geldiği, 8 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, 26.03.2020 tarihli ve 31080 (mükerrer) sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7226 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun Geçici 1 inci maddesi gereğince ve 30.04.2020 tarihli ve 31114 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 2480 karar sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yapılan süre uzatımı olan 95 gün ilave edildiğinde zamanaşımı süresinin 8 yıl 95 gün olduğu, davacının Sigorta Tahkim Komisyonuna 17.01.2024 tarihinde başvuru yaptığı, başvuru tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolmadığı, zamanaşımı süresinin 07.02.2024 tarihinde dolacağı, davaya konu talebin zamanaşımına uğramadığı, işin esasına girilerek kusur tespiti yapılıp aktüerya bilirkişisinden sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden rapor alınıp sonucuna göre karar verildiği görüldüğünden davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, eldeki davada davacının covid-19 salgın hastalığına ilişkin düzenlenen 7226 sayılı Kanunda belirtilen sürelerin durmasından etkilenmeyeceğini, davacı tarafından maluliyet raporu alınmasını engeller bir durumun varlığı, uzayan ve gelişen tedavi sürecinin iddia edilmediğini, bu hususta delil sunulmadığını, trafik kazasının 03.11.2015 tarihinde meydana geldiğini, başvuru tarihinin 17.01.2024 olduğunu, zamanaşımı süresinin 03.11.2023 tarihinde dolduğunu, zamanaşımının işlemeye başlayacağı tarihin zararın ve zarar sorumlusunun öğrenildiği an olduğunu, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı yayanın sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.1.Somut olayda; ceza soruşturması dosyasında... Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından hazırlanan 26.11.2015 tarihli raporda; ... Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 04.11.2015 tarihli, 11355 sayılı raporunda davacının diz kapağında 2 cm'lik debrazyon(sıyrık), onun altında 2 cm’lik kesi bulunduğunun kayıtlı olduğu, davacının yaralanmasının kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı, kişi üzerindeki etkisinin basit tıbbi müdahaleyle (BTM) giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olduğunun belirtildiği, dosyada mevcut Medistate Kavacık Hastanesinin 09.11.2015 (kazadan 5 gün sonra) tarihli radyoloji sonuç raporunda, davacının dizinde bir takım bulguların tespit edildiği görülmüştür.Kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak ... Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 23.10.2023 tarihli maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği, raporun düzenlendiği yönetmelikte isabetsizlik olmadığı, raporda davacının sol dizinden yaralandığı, yapılan muayenede davacının sol dizinde eklem hareketinin kısıtlı olduğunun tespit edildiği belirtilerek davacının sol dizindeki eklem hareket kısıtlılığı nedeniyle %10 oranında maluliyeti bulunduğunun tespit edildiği, ancak davacının dizindeki araz hakkında herhangi bir tanı konulmaksızın raporun düzenlendiği, buna ek olarak yukarıda açıklandığı üzere ceza soruşturması kapsamında davacının davaya konu kazadaki yaralanmasının basit tıbbi müdahaleyle (BTM) giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olduğu yönünde hazırlanmış bir raporun da bulunduğunun anlaşılmasına göre, davacının dizindeki maluliyetin davaya konu trafik kazasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususunda tereddüte düşülmüş olup, raporun bu haliyle hüküm kurmaya elverişli olmadığı kanaatine varılmıştır.Bununla birlikte, hükme esas alınan raporda davacının dizindeki araz nedeniyle %10 oranında maluliyeti bulunduğunun tespit edildiği, davaya konu kazanın 03.11.2015 tarihinde meydana geldiği, söz konusu maluliyet raporunun ise 23.10.2023 tarihinde hazırlandığı, kaza tarihi ile söz konusu raporun düzenlendiği tarih arasında yaklaşık 8 yıllık bir sürenin bulunduğu, bu süre zarfında davacının söz konusu diz yaralanması sebebiyle tedavi gördüğüne ilişkin raporda herhangi bir kaydın bulunmadığı, dosya kapsamında da davacının maluliyete esas teşkil eden arazı bakımından kazadan sonraki tedavi süreci hakkında bilgi ve belgenin yer almadığı, yine bu süreçte davacının başka bir kazada yaralanıp yaralanmadığı hususunun açık olmadığı, buna göre raporda tespit edilen maluliyet oranı ile davaya konu kaza arasında uygun bir nedensellik bağı tespit edilmeksizin raporun hazırlandığı, bu nedenle de raporun hükme esas alınamayacağı anlaşılmıştır.Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının davaya konu trafik kazasından sonra düzenlenen tüm tedavi evrakları ile ceza soruşturmasındaki evraklar dosya arasına alınarak, davacının yeniden muayenesi yapılarak kaza nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesi amacıyla kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre yukarıda açıklandığı şekilde davacıda tespit edilen arazların kaza ile illiyet bağının olup olmadığının da değerlendirilmesi suretiyle Adli Tıp Kurumundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.2.Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir.VI. KARAR1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,08.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.