Konya Asliye Ticaret Mahkemesinin trafik kazası sonucu meydana gelen yaralanmalar nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat davasına ilişkin gerekçeli kararı.
Özet: Dört davacı, 16/11/2022 tarihli trafik kazasında ağır yaralanmaları ve davalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunun tespiti üzerine, davalı araç sürücüsü, maliki ve sigorta şirketinden geçici/sürekli iş göremezlik, bakıcı ve tedavi giderleri için maddi tazminat ile yüksek miktarda manevi tazminat talep etmişlerdir; davalılar ise kusurları olmadığını, davacıların zararın büyümesinde kusurlu olduklarını ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemişlerdir.

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...

T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
:
KARAR NO
:
BAŞKAN
:
ÜYE
:
ÜYE
:
KATİP
:
DAVACILAR
: 1-
2- ... -
3- ... -
4- ... -
VEKİLİ
:
DAVALI
: 1-
VEKİLİ
:
DAVALI
: 2-
VEKİLİ
:
DAVALI
: 3-
VEKİLİ
:
İHBAR OLUNAN
:
VEKİLİ
:
DAVA
: Tazminat
DAVA TARİHİ
:
KARAR TARİHİ
:
KARAR YAZIM TARİHİ
:
KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... ESAS ... KARAR SAYILI KARARI İLE MAHKEMEMİZİN ... ESAS SAYILI DOSYASI İLE BİRLEŞTİRİLMİŞ İSE DE, BİLAHARE BİRLEŞEN DOSYANIN TEFRİK EDİLEREK MAHKEMEMİZ ... ESAS SIRASINA KAYDEDİLDİĞİ ANLAŞILMIŞTIR. YARGILAMA KÖK DAVA İÇİN SÜRDÜRÜLMÜŞTÜR.
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
HEYETİMİZCE GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
:
TALEP
:
Davacılar vekili █████/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; █████/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasında müvekkili ... adına kayıtlı olan ... plakalı kamyonet ile davalı ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonun çarpışması sonucu araç içinde bulunan müvekkillerinin ağır bir şekilde yaralandığını, kazayla ilgili Çumra Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyası ile soruşturma başlatıldığını, bu dosyada alınan kusur raporunda ve kaza sonunda tutulan kaza tespit tutağında davalı araç sürücüsü ...'in asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, müvekkillerinin kaza nedeniyle yoğun bakımda kaldıklarını, vücutlarında kırıklar olduğunu, uzun süre tedavi altında kaldıklarını, maddi ve manevi olarak zor dönemler yaşadıklarını, davalı ...'in araç sürücüsü, davalı şirketin araç maliki diğer davalı sigorta şirketinin da araç sigortalayanı olarak sorumluluklarının bulunduğunu, dava öncesi sigorta şirketine yapmış oldukları başvurunun ve arabuluculuk görüşmelerinin sonuçsuz kaldığını, müvekkillerinin iş gücü kayıpları, tedavi ve iyileşme süreçlerindeki zorunlu masrafların davalılar tarafından karşılanması gerektiğini, uzun tedavi süreçleri de dikkate alınarak müvekkillerinin manevi olarak da büyük üzüntü içinde olduklarını beyanla dosya kapsamında alınacak raporlar ile ileride arttırılmak üzere şimdilik her bir müvekkili için 250,00'şer TL geçici iş göremezlik, 250,00'şer TL sürekli iş göremezlik, 250,00'şer TL bakıcı gideri ve 250,00'şer TL tedavi giderinden oluşan toplam 4.000,00TL maddi tazminatın davalılardan sigorta şirketi yönünden teminat limiti ile sınırlı olmak kaydıyla tüm davalılardan, müvekkili ... için 50.000,00TL, ... için 50.000,00TL, ... için 50.000,00TL ve ... için 200.000,00TL olmak üzere toplam 350.000,00TL manevi tazminatın davalılar araç sürücüsü ve araç malikinden müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkillerinin gelirlerinin olmaması nedeniyle adli yardımdan yararlandırılmasına, müvekkillerinin alacaklarının tahsil kabiliyeti kalmaması göz önünde bulundurularak kazaya karışan ... plaka sayılı araca ihtiyati haciz konulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAPLAR
:
Davalı ... Ticaret Limited Şirketi vekili █████/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin oluşan kazada hiçbir kusurunun olmadığını, oluşan zararlara sebebiyet veren fiil veya eylemi olmadığını, talep edilen tazminat kalemlerinden sorumlu olmadığını, davacılarda kalıcı sakatlık durumunun olmadığını, davacılardan ...'in araç sürücüsü olarak diğer davacılarında oluşan zararın büyümesinde kusurlarının olduğunu bu nedenle kusurları oranında hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini, araç içerisinde bulunan yolcuların güvenlik kurallarına uyması, gerekli önlemleri alması gerektiğini, emniyet kemeri, çocuk araç koltuğu gibi önleyici tedbirlerin alınmamasının oluşan zararın büyümesine neden olduğunu, davacılarda geçici iş göremezlik zararı oluşmadığını bu nedenle geçici iş göremezlik zarar talebinde bulunulamayacağını, tedavi giderlerinin SGK tarafından karşılandığını ve müvekkili şirketin bu talep yönünden de sorumluluğunun bulunmadığını, kaza tarihi itibariyle faiz taleplerini de kabul etmediklerini, davacıların taleplerinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu beyanla açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Sigorta Şirketi vekili █████/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığını, dava şartının yerine getirilmediğini, mahkememizce alınacak hesap raporlarında Yargıtay içtihatları doğrultusunda yürürlükteki yaşam formülleri dikkate alınarak hesap raporu alınmasını, müvekkili şirket ve SGK tarafından davacılara yapılan ödemelerin tespit edilerek bu hususlar dikkate alınarak hesap raporu düzenlenmesi gerektiğini, oluşan kazadaki kusur durumunun ve maluliyet durumunun usul ve esaslara uygun olarak mahkememizce tespit edilmesi gerektiğini, müvekkili şirketi sorumluluğunun kusur durumu ve poliçe limitleriyle sınırlı olduğunu, geçici iş göremezlik, bakıcı giderlerinin poliçe kapsamı dışında olduğunu, davacı tarafın avans faizi talebinin haksız olduğunu beyanla açılan davanın yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... tarafından süresi içinde dosyaya cevap dilekçesi sunmamış olup davalı vekili █████/2025 tarihli beyan dilekçesinde özetle; müvekkili yönünden açılan davanın hukuksuz olduğunu, talep edilen tazminatların hakkaniyete aykırı olduğunu, davacılardan ... dışındakilerin çalışmadığını bu nedenle diğer davacıların iş göremezlik tazminatı talep edemeyeceklerini, davacı ...'in maluliyet durumunun tam teşekküllü devlet hastanelerinden rapor almak suretiyle mahkememizce tespit edilmesi gerektiğini, davacılardan ...'in ev hanımı, ... ve ...'in de çocuk olup kazanç getiren bir işte çalışmadıklarının açık olduğunu, oluşan kazadaki tedavi masraflarının da SGK tarafından karşılandığını, kazadaki kusur durumunun tespit edilmesi gerektiğini, müvekkilinin tam kusurlu olduğu iddialarını kabul etmediklerini, davacıların alması gereken güvenlik önlemlerini almadıklarını, davacı ...'in de yaşanan kazara kusurlu olduğunu, talep edilen manevi tazminat taleplerinin fahiş miktarlı olup kabul etmelerinin mümkün olmadığını, müvekkilinin işçi olarak çalıştığını ve oluşan kazada sorumluluğunun bulunmadığını beyanla açılan davanın yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
:
Mahkememizce, Çumra C. Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyası celp edilmiş, davalı sigorta şirketinden davaya konu kazaya ilişkin ödeme yapılıp yapılmadığı da tespit edilerek ilgili bilgi ve belgeler, Türkiye Noterler Birliğinden kazaya karışan araçların trafik sicil kayıtları alınmış, Konya SGK İl Müdürlüğünden davacılara ödeme yapılıp yapılmadığına ilişkin bilgi ve belgeler celp edilmiş, Emniyet müdürlüklerinden davacı ve davalı gerçek kişilerin sosyal ve ekonomik durumları araştırılmış, Konya Şehir Hastanesinden davacıların tedavi evrakları celp edilmiş, davacı tanıkları dinlenmiş, davacıların maluliyet durumunun tespiti için Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Ana Bilim Dalı Başkanlığından raporlar alınmış, adli trafik bilirkişisinden kusur raporu, aktüerya bilirkişisinden hesap raporu alınmıştır.
Çumra C. Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyasının incelenmesinde; mahkememiz dosyası davacılarından ... ve ...'in mağdur, ...'in müştekisi olduğu, diğer davacı ... ve mahkememiz dosyası davalısı ...'in şüphelileri olduğu soruşturma kapsamında alınan raporlar ve diğer mevcut deliller neticesinde kavuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVANIN NİTELİĞİ, DEĞERLENDİRİLME VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar sebebiyle maddi ve manevi tazminat davasıdır.
Davacılar vekili, █████/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle müvekkillerinin yaralandıklarını ve iş göremez hale geldiklerini ileri sürerek davalılardan tazminat talebinde bulunmuştur.
Dava tarafları arasında, dava konusu trafik kazasındaki kusur durumu, davacının uğradığı zararını türü ve miktarı, zararın davalılardan tazmin edilip edilemeyeceği; edilebilir ise ne miktarlarda tazmin edilebileceği ihtilaflıdır.
Kazaya karışan ... plakalı aracın, kaza tarihinde davalı ... ... Şirketi adına tescilli olduğu, kaza sırasında sürücüsünün davalı ... olduğu, aracın ticari kullanıma özgü kamyonet olarak trafik siciline tescilli olduğu ve davalı sigorta şirketinin █████/2022-█████/2023 tarihli, ... poliçe numaralı ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğu, kaza tarihinde geçerli poliçe teminat limitlerinin ölüm/sakatlık zararları için 1.000.000,00TL, tedavi/sağlık zararları için 1.000.000,00TL şeklinde olduğu anlaşılmıştır.
Somut olayda dava 8 yıllık uzamış ceza zamanaşımı hükümlerine tabi olduğundan dava ve aynı zamanda ıslah tarihi itibariyle zamanaşımı dolmadığından buna yönelen davalı itirazları yerinde görülmemiştir.
2918 sayılı KTK'nın 85/1. Maddesine göre; Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.
2918 sayılı KTK'nın 85/5. Maddesine göre; İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.
2918 sayılı KTK'nın 90. Maddesine göre; Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.
Anayasa Mahkemesi’nin █████/2020 tarihli resmi gazetede yayınlanan 17/7/2020 tarihli ve ... E, ... K sayılı Kararı ile, 2918 sayılı KTK'nın 90/1. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yer alan “…ve genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
2918 sayılı KTK'nın 91. Maddesine göre; İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.
2918 sayılı KTK'nın 97. Maddesine göre; Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.
2918 sayılı KTK'nın 99. Maddesine göre; Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar.
6098 sayılı TBK'nın 49. Maddesine göre; Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
6098 sayılı TBK'nın 50. Maddesine göre; Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.
6098 sayılı TBK'nın 53. Maddesine göre; Ölüm hâlinde uğranılan zararlar özellikle şunlardır: 1. Cenaze giderleri. 2. Ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar. 3. Ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar.
6098 sayılı TBK'nın 55. Maddesine göre; Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez. Hesaplanan tazminat, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesi ile artırılamaz veya azaltılamaz.
Anılan yasal düzenlemelere istinaden bir motorlu aracın işletilmesi sırasında meydana gelen trafik kazasında, zarar görenlerin zararından, 6098 sayılı TBK'nın 49. Maddesi uyarınca araç sürücüsü, 2918 sayılı KTK'nın 85. Maddesi uyarınca araç işleteni ve şartları varsa teşebbüs sahibi ve 2918 sayılı KTK'nın 91. Maddesi uyarınca sigortacı müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Trafik kazası nedeniyle zarara uğradığını iddia eden hak sahipleri tarafından açılan tazminat davalarında ispat yükü 6098 sayılı TBK'nın 50. Maddesi uyarınca zarar gören üzerinde olup, zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat etmek zorundadır.
Adli trafik bilirkişisi tarafından mahkememize sunulan █████/2024 tarihli raporda özetle;
"...Olay yukarıda izah ettiğim şekilde, dosya kapsamındaki ve yukarıda yazılı olan ifadelerden, kaza tespit tutanağı, krokiden, olay yerinde çekilen fotoğraflardan ve diğer bilgi ve belgelerden anlaşılacağı üzere bu kazanın oluşumunda;
... plakalı Kamyon Sürücüsü ...' bu kazanın oluşumunda 2918 sayılı KTK nun 84.maddesinin asli kusurlardan kod No:8'e denk gelen Madde-57/1-a (Kavşaklara yaklaşırken kavşaktaki şartlara uyacak şekilde yavaşlamamak, geçiş hakkı olan araçlara ilk geçiş hakkını vermemek.) Asli kural ihlali olup %75 (yüzde yetmiş beş) ORANINDA KURAL İHLALİNİN olduğu;
... plakalı Kamyonet Sürücüsü ...” ise bu kazada yine aynı kanunun tali kusurlardan Madde-52/1-a (Araçların hızını; kavşaklara, yaklaşırken azaltmamak) Tali kural ihlali olup %25 (yüzde yirmi beş) ORANINDA KURAL İHLALİNİN olduğu..." kanaatleri bildirilmiştir.
Söz konusu raporun kazanın oluş şekline, ceza dosyası içeriğine ve dosyadaki delillere uygun olması sebebiyle hükme esas alınması gerekmiş ve kazada davalı araç sürücüsünün %75 oranında, davacı araç sürücüsünün ise %25 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Ana Bilim Dalı Başkanlığının davacı Bahattin Demir için düzenlenen █████/2023 tarihli raporunda özetle;
"...davacı ...'in yaralanmasının kalıcı sakatlık niteliğinde olmadığı, yaralanmanın sürekli iş göremezlik, kalıcı maluliyete neden olmadığı, birden fazla kaburga kırığı arızası nedeniyle iyileşme süresinin 1,5 aya kadar uzayabileceği..." kanaatleri bildirilmiştir.
Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Ana Bilim Dalı Başkanlığının davacı ... için düzenlenen █████/2023 tarihli raporunda özetle;
"...davacı ...'de sürekli iş göremezlik, kalıcı maluliyet niteliğinde bir herhangi bir yaralanma olmadığı, yaralanma olmadığı için bakıcı ihtiyaç süresinin tespitine mahal olmadığı..." kanaatleri bildirilmiştir.
Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Ana Bilim Dalı Başkanlığının davacı Vadine Demir için düzenlenen █████/2023 tarihli raporunda özetle;
"...davacı ...'in yaralanmasının %9,3 oranında kalıcı sakatlığa sebebiyet verdiği, sürekli iş göremezlik, kalıcı maluliyet durumunun %1 olduğu, iyileşme sürecinin 6 aya kadar uzayabileceği, tedavi giderinin 4.000,00TL olacağı ve 2 ay boyunca bakıcıya muhtaç duyacağı..." kanaatleri bildirilmiştir.
Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Ana Bilim Dalı Başkanlığının davacı ... için düzenlenen █████/2023 tarihli raporunda özetle;
"...davacı ...'in yaralanması ve geçirmiş olduğu tedavi süreci dikkate alındığında kaza tarihi itibariyle 8 ay geçtiğinden iyileşme sürecinin tıbben bu aşamada tespit edilemeyeceğinden 1 yıl sonra tekrar muayene edilerek değerlendirme yapılması gerektiği ..." kanaatleri bildirilmiştir.
Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Ana Bilim Dalı Başkanlığının davacı ... için düzenlenen █████/2024 tarihli raporunda özetle;
...davacı ...'in yaralanmasının %100 oranında kalıcı sakatlığa sebebiyet verdiği, iyileşme sürecinin 12 aya kadar uzayabileceği, tedavi giderinin 50.521,04TL olacağı ve yaşamı boyunca bakıcıya muhtaç duyacağı..." kanaatleri bildirilmiştir.
Aktüerya hesap bilirkişi tarafından mahkememize sunulan █████/2025 tarihli raporda özetle;
"...A-)Davacı ... yönünden, 6.263,06-TL geçici işgöremezlik zararı, 2.426,63-TL bakıcı gideri zararı ve 750,00-TL faturalandırılamayan tedavi gideri zararı olmak üzere toplam 9.439,69-TL tedavi gideri zararının hesaplandığı ve hesaplanan bu miktarın, kaza tarihinde geçerli kişi başı tedavi klozu teminat limiti dâhilinde kaldığı,
Sürekli/kalıcı işgöremezlik zararın ise olmadığı,
B-)Davacı ... yönünden,
1-)Mahkemece PMF 1931 Bakiye Yaşam Tablosuna Göre Yapılan Hesaplamaya İtibar Edilmesi Halinde,
34.973,51-TL geçici işgöremezlik zararı, 11.121,30-TL bakıcı gideri zararı ve 3.000,00-TL faturalandırılamayan tedavi gideri zararı olmak üzere toplam 49.094,81-TL tedavi gideri zararı ile 585.405,40-TL sürekli işgöremezlik/sakatlık zararının hesaplandığı, hesaplanan bu miktar tedavi gideri zararı ile sürekli işgöremezlik/sakatlık zararının kaza tarihinde geçerli kişi başı tedavi ve sürekli işgöremezlik/sakatlık klozu teminat dâhilinde kaldığı,
2-)Mahkemece TRH 2010 Bakiye Yaşam Tablosuna Göre Yapılan Hesaplamaya İtibar Edilmesi Halinde ise,
34.973,51-TL geçici işgöremezlik zararı, 11.121,30-TL bakıcı gideri zararı ve 3.000,00- TL faturalandırılamayan tedavi gideri zararı olmak üzere toplam 49.094,81-TL tedavi gideri zararı ile 83.697,58-TL sürekli işgöremezlik/sakatlık zararının hesaplandığı, hesaplanan bu miktar tedavi gideri zararı ile sürekli işgöremezlik/sakatlık zararının da kaza tarihinde geçerli kişi başı tedavi ve sürekli işgöremezlik/sakatlık klozu teminat limiti dâhilinde kaldığı,
C-)Davacı ... yönünden,
1-)Mahkemece PMF 1931 Bakiye Yaşam Tablosuna Göre Yapılan Hesaplamaya İtibar Edilmesi Halinde,
83.098,87-TL geçici işgöremezlik zararı, 13.979.234,25-TL bakıcı gideri zararı ve 90.068,96-TL faturalı ve faturalandırılamayan tedavi gideri zararı olmak üzere toplam 14.152.402,08-TL tedavi gideri zararının hesaplandığı ve hesaplanan bu miktar tedavi gideri zararının, 1.000.000,00-TL'sinin kaza tarihinde geçerli kişi başı tedavi klozu teminat limitinde kaldığı,
Yine 11.799.249,45-TL sürekli işgöremezlik/sakatlık zararının olduğu ve hesaplanan bu miktar sürekli işgöremezlik/sakatlık zararının ise 1.000.000,00-TL'sinin kaza tarihinde geçerli kişi başı sürekli işgöremezlik/sakatlık klozu teminat limiti dâhilinde kaldığı,
2-)Mahkemece TRH 2010 Bakiye Yaşam Tablosuna Göre Yapılan Hesaplamaya İtibar Edilmesi Halinde ise,
83.098,87-TL geçici işgöremezlik zararı, 17.972.378,78-TL bakıcı gideri zararı ve 90.068,96-TL faturalı ve faturalandırılamayan tedavi gideri zararı olmak üzere toplam 18.145.546,61-TL tedavi gideri zararının hesaplandığı ve hesaplanan bu miktar tedavi gideri zararının, 1.000.000,00-TL'sinin kaza tarihinde geçerli kişi başı tedavi klozu teminat limitinde kaldığı,
Yine 13.674.079,39-TL sürekli işgöremezlik/sakatlık zararının olduğu ve hesaplanan bu miktar sürekli işgöremezlik/sakatlık zararının ise 1.000.000,00-TL'sinin kaza tarihinde geçerli kişi başı sürekli işgöremezlik/sakatlık klozu teminat limiti dâhilinde kaldığı..." kanaatleri bildirilmiştir.
Sürekli işgöremezlik ve ömür boyu bakıcı zararının hesaplanmasında hükme esas alınması gereken yaşam formülünün TRH 2010 ya da PMF 1931 yaşam formüllerinden hangisinin olması gerektiği ve ayrıca kaza sonucu oluşan sürekli maluliyet oranın belirlenmesinde hangi yönetmelik hükümlerinin esas alınması gerektiğine ilişkin olarak yapılan değerlendirmede;
Konuya ilişkin Yargıtay . Hukuk Dairesi █████/2024 Tarih, ... Esas, ... Karar sayılı, Bölge Adliye Mahkemeleri kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi istemine ilişkin olarak vermiş olduğu kararında;
"...
KTK'nın 85 inci maddesinin birinci fıkrasında; bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi hâlinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibinin, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, 91 inci maddesinin birinci fıkrasında; işletenlerin, bu Kanun'un 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu, yine 90 ıncı maddesinin birinci fıkrasında ise; zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatların bu Kanunda öngörülen usul ve esaslara tabi olduğu ve 2918 sayılı Kanun'da düzenlenmeyen hususlar hakkında 6098 sayılı Kanun'un haksız fiillere ilişkin hükümlerinin uygulanacağı şeklinde düzenleme getirilmiştir.
TBK'nın 49 ilâ 51 inci maddelerine göre, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlü olup zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispatla mükelleftir. Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.
TBK'nın "Bedensel zararlar" başlıklı 54 üncü maddesinde bedensel zararlar "özellikle" ifadesine yer verilmek suretiyle tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar, ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olarak örnekseme yoluyla açıklandıktan sonra, "Tazminatın belirlenmesi" başlıklı 55 inci maddenin birinci fıkrasında ise; "Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır." hükmüne yer verilmiştir.
Açıklanan düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere tazminatın hesaplanmasına yönelik somut kurallar bulunmadığından tazminatın (uğranılan gerçek zararın) belirlenmesine yönelik ilkeler, somut olayın özelliği gözetilmek suretiyle yeksenak uygulamaların ortaya konulabilmesi amacıyla ilgili Kanunlar çerçevesinde oluşturulan içtihatlarla belirlenmiştir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
Sürekli iş göremezlik oranı tespit edilirken uygulamada yeksenaklığın oluşturulabilmesi amacıyla Dairemizin istikrar kazanmış kararlarında; kaza tarihine göre 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmesi gerektiği vurgulanmaktadır.
Gerçek zararın belirlenmesine yönelik ilkeler (yukarıda açıklandığı üzere somut tazminat hesabına ilişkin belirlemeler) istikrar kazanan Dairemiz içtihatlarıyla belirlenmiş ve uygulamaya yön verilmiştir.
Buna göre haksız fiilden kaynaklanan zararın tespitinde haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri dikkate alınarak hesaplama yapılmaktadır. Oluşan zararın tespit edilmesinde aynı konuya yönelik aynı tarihlerde farklı düzenlemeler bulunmasının da genel ilkelerden ayrılmak için bir gerekçe olarak kabul edilmesi mümkün değildir. Zira aksinin kabulü hukuki güvenlik ve istikrar ilkesine de aykırı düşmektedir. (Hukuk Genel Kurulu'nun 28.02.2024 tarihli, ... E, ... K sayılı kararı ile Hukuk Genel Kurulu'nun 28.02.2024 tarihli, ... E, ... K sayılı kararı da bu yöndedir.)
Trafik kazası sonucu bedensel zarara uğrayan ve buna dayalı olarak iş gücü kaybı tazminatı ile ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı isteminde bulunan hak sahiplerinin gerçek zararının belirlenmesi için bakiye ömrün belirlenmesi gerekmektedir. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir tespit olduğundan gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu nedenle yapılan bilimsel çalışmalar sonucu “TRH 2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmış olup bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içermesi ve yargı mercileri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından Dairemizce de tazminata esas bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinde TRH 2010 Yaşam Tablosu’nun kullanılmasının uygun olacağına dair içtihat değişikliğine gidilmiş olup istikrarlı şekilde bu yönde kararlar verilmeye devam edilmektedir. Uyuşmazlığın giderilmesine konu edilen iki husus hakkında da hem sürücü, hem işleten, hem de sigorta şirketleri açısından Daire uygulaması aynı şekildedir.
Dolayısıyla uyuşmazlığın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi'nin ilgili kararlarına göre giderilmesi gerekir.
KARAR
: Trafik kazalarından kaynaklanan tazminat davalarında; sürekli iş göremezlik oranının tespitinde kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında ise Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında ise Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerinin uygulanmasına; tazminata esas bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinde TRH 2010 Yaşam Tablosu’nun kullanılmasına; Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi ile Ankara Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi'nin kesin kararları arasındaki görüş ve uygulama UYUŞMAZLIKLARININ BU ŞEKİLDE GİDERİLMESİNE... " şeklinde karar verilmiştir.
Yukarıda yer verilen Yargıtay içtihadında da değinildiği üzere, Trafik kazasından kaynaklı tazminat davalarında esas alınan bakiye ömür daha önceki yıllarda Fransa'dan alınan 1931 tarihli "PMF" cetvellerine göre saptanmakta ise de; Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi'nin çalışmalarıyla "TRH 2010" adı verilen "Ulusal Mortalite Tablosu" hazırlanmıştır. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması gerekmektedir. Bu durumda tazminat davalarında zarar hesabında birliğin sağlanması ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içermesi göz önüne alındığında TRH 2010 Tablosu'na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesi, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacaktır.
Ayrıca trafik kazalarından kaynaklanan tazminat davalarında; sürekli iş göremezlik oranının tespitinde kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında ise Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında ise Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.
Dava konusu trafik kazası 20.02.2019 tarihinden sonra meydana geldiğinden sürekli maluliyet oranın belirlenmesinde Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerinin esas alınması gerekmiştir. Ayrıca tazminata esas bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinde TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenen muhtemel bakiye ömür süresi ve %1,8 teknik faiz uygulanmadan, bilinmeyen/işleyecek devre hesabı yapılırken, bilinen son gelirin her yıl için %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi yöntemi kullanılarak hesap edilen zarar miktarına göre davacıların zararının belirlenmesi gerekmiştir.
Davacılar vekili █████/2025 tarihli dilekçesi ile;
"Müvekkili ... yönünden geçici iş göremezlik taleplerini davalı sigorta şirketi tarafından 6.263,06TL ödeme yapıldığı için bu alacak kaleminin konusuz kaldığını ve arttırmadıklarını, sürekli iş göremezlik taleplerini arttırmadıklarını, bakıcı gideri taleplerini davalı sigorta şirketi tarafından 2.426,63TL ödeme yapıldığı için bu alacak kaleminin konusuz kaldığını ve arttırmadıklarını, tedavi gideri taleplerini davalı sigorta şirketi tarafından 750,00TL ödeme yapıldığı için bu alacak kaleminin konusuz kaldığını ve arttırmadıklarını,
Müvekkili ... yönünden geçici iş göremezlik taleplerini davalı sigorta şirketi tarafından 34.973,51TL ödeme yapıldığı için bu alacak kaleminin konusuz kaldığını ve arttırmadıklarını, sürekli iş göremezlik taleplerini davalı sigorta şirketi tarafından 4.126,29TL ödeme yapıldığı için bu alacak kaleminin konusuz kaldığını ve arttırmadıklarını, bakıcı gideri taleplerini davalı sigorta şirketi tarafından 11.121,30TL ödeme yapıldığı için bu alacak kaleminin konusuz kaldığını ve arttırmadıklarını, tedavi gideri taleplerini davalı sigorta şirketi tarafından 3.000,00TL ödeme yapıldığı için bu alacak kaleminin konusuz kaldığını ve arttırmadıklarını,
Müvekkili ... yönünden geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik, bakıcı gideri ve tedavi gideri taleplerini arttırmadıklarını,
Müvekkili ... yönünden geçici iş göremezlik taleplerini davalı sigorta şirketi tarafından 83.098,87TL ödeme yapıldığı için bu alacak kaleminin konusuz kaldığını ve arttırmadıklarını, sürekli iş göremezlik taleplerini davalı sigorta şirketi tarafından sigorta poliçe limiti kapsamında 1.000.000,00TL ödeme yapıldığını ve bu bedel mahsup edildikten sonra kalan 12.674.079,39TL arttırarak bu bedelin diğer davalılar araç maliki ve araç sürücüsünden tahsiline, bakıcı gideri taleplerini davalı sigorta şirketi tarafından sigorta poliçe limiti kapsamında 826.832,17TL ödeme yapıldığını ve bu bedel mahsup edildikten sonra kalan 17.145.546,61TL arttırarak bu bedelin diğer davalılar araç maliki ve araç sürücüsünden tahsiline, tedavi gideri taleplerini davalı sigorta şirketi tarafından sigorta poliçe limiti kapsamında 90.068,96TL ödeme yapıldığı için bu alacak kaleminin konusuz kaldığını ve arttırmadıklarını,
Manevi tazminat taleplerinin dava dilekçelerindeki gibi devam ettiğini,
Yargılama gideri ve vekalet ücretlerinin davalı araç sürücüsü ve araç malikinden tahsil edilmesi yönünde davayı ıslah ettiklerini ve bu talepleri gibi arar verilmesini" talep etmiştir.
Davacı ...'in tüm maddi tazminat talepleri ile davacı ...'in sürekli iş göremezlik tazminatı talebi yönünden yapılan değerlendirmede:
Adı geçen davacıların bahse konu tazminat talepleri yönünden, meydana gelen trafik kazası nedeniyle ilgili tazminatlara hükmedilmesini gerektirir derecede bir yaralanmalarının bulunmadığı, adli tıp biriminin yukarıda yer verilen rapor içeriğinden anlaşılmakla söz konusu maddi tazminat talepleri için davanın reddi gerekmiştir.
Davacı ...'in sürekli iş göremezlik tazminatı dışındaki tüm maddi tazminat talepleri, davacı ...'in tüm maddi tazminat talepleri, davacı ...'in geçici iş göremezlik tazminatı talebi ile davacı ...'in tedavi gideri talebi yönünden yapılan değerlendirmede:
Bahse konu tazminat taleplerinin dava tarihinden sonra davalı sigorta şirketince ödeme yapılması sebebiyle konusu kalmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm tesisi gerekmiştir. Sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme sebebiyle ödeme miktarınca ilgili davalar konusuz kaldığından konusuz kalan kısım yönünden davacılar aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdir edilmemiştir. (Yargıtay . Hukuk Dairesi ... Esas ... Karar)
Davacı ...'in sürekli iş göremezlik tazminatı talebi ile bakıcı gideri tazminatı talebi yönünden yapılan değerlendirmede:
Yukarıda izah olunduğu üzere davacı ...'in sürekli iş göremezlik zararının 13.674.079,39TL olduğu, dava tarihinden sonra davalı sigorta şirketi tarafından yapılan 1.000.000,00TL tutarındaki (teminat limitinin tamamı kadar) ödemenin mahsubundan sonra hükmedilmesi gereken tazminat tutarının 12.674.079,39TL olduğu kanaatine ulaşılmıştır. Ayrıca, davacı ...'in bakıcı gideri zararının 17.145.546,61TL olduğu, bakıcı gideri zararı kapsamında davalılarca adı geçen davacıya bir ödeme yapılmadığı anlaşılmıştır. Belirtilen tazminatlardan davalı araç işleteni ve sürücüsü sorumlu olduğundan belirtilen iki ayrı tazminatın davalı sigorta şirketi haricindeki diğer davalılardan tahsili yönünde karar verilmesi gerekmiştir.
Dava konusu kazadaki müterafik kusur durumu yönünden yapılan değerlendirmede; 6098 sayılı TBK'nın 52. Maddesine göre; Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir. Anılan yasal düzenlemede de belirtildiği üzere zarar görenin zararın oluşmasında ya da zararın artmasında bir ihmali varsa bu hususun tazminatın belirlenmesinde dikkate alınması gerekir. Bir başka deyişle zararın oluşumunda zarar görenin de müterafik kusurunun bulunması halinde tazminattan indirim yapılması gerekmektedir. Müterafik kusurun dikkate alınması için bu yönde yapılan bir savunmaya gerek olmayıp Mahkemece müterafik kusurun resen dikkate alınması gerekmektedir. Nitekim bu husus Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamında da vurgulanmıştır. Ayrıca müterafik kusur indirimi nedeniyle kısmen reddedilen tutar üzerinden davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmeyeceği noktasında da duraksama bulunmamaktadır.
Somut olayda, kaza tespit tutanağında davacıların emniyet kemerinin takılı olup olmamasının belirsiz olarak işaretlenmesi, soruşturma dosyası içerisinde davacının emniyet kemerinin takılı olmadığına dair bir beyan ve delilin bulunmaması, davacıların kaza sonrasında araçtan fırlamış şekilde olay yerinde bulunduğu gibi bir tespite de yer verilmemesi nazara alındığında davacıların emniyet kemerinin takılı olmadığı kesin bir şekilde saptanamadığından müterafik kusur indirimine gidilmemiştir. Ayrıca somut olayda hatır taşıması indirimi yapılmasını gerektirir bir durum, tespit veya iddiada bulunmamaktadır.
Manevi tazminat talebi açısından yapılan değerlendirmede ise;
TBK'nın 56. Maddesine göre; Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.
Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek, tazminata benzer fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakimin, bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminatı takdir etmesi gerekir( HGK █████/2004, ... ... )
Somut olayda; tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kaza tarihinde paranın satın alma gücü, dosya kapsamına uygun olduğundan hükme esas alınan yukarıda belirtilen kusur raporu ve adli tıp raporu, davacıların yaralanma bölgesi, sonrasında ortaya çıkan zararlar sebebiyle duydukları manevi acı dikkate alınarak davacıların manevi tazminat isteminin kabulüne karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
A)1-DAVACI ...'İN sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin Reddine,
2-DAVACI ...'İN geçici iş göremezlik tazminatı talebinin, dava tarihinden sonra davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme sebebiyle konusu kalmadığından, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
3-DAVACI ...'İN bakıcı gideri tazminatı talebinin, dava tarihinden sonra davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme sebebiyle konusu kalmadığından, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
4-DAVACI ...'İN tedavi gideri tazminatı talebinin, dava tarihinden sonra davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme sebebiyle konusu kalmadığından, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-DAVACI ...'İN manevi tazminat talebinin kabulü ile; 50.000TL manevi tazminatın kaza tarihi olan █████/2022 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... Tic. Ltd Şti ve davalı ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacıya verilmesine,
B)1-DAVACI ...'İN sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin, dava tarihinden sonra davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme sebebiyle konusu kalmadığından, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
2-DAVACI ...'İN geçici iş göremezlik tazminatı talebinin, dava tarihinden sonra davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme sebebiyle konusu kalmadığından, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
3-DAVACI ...'İN bakıcı gideri tazminatı talebinin, dava tarihinden sonra davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme sebebiyle konusu kalmadığından, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
4-DAVACI ...'İN tedavi gideri tazminatı talebinin, dava tarihinden sonra davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme sebebiyle konusu kalmadığından, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-DAVACI ...'İN manevi tazminat talebinin kabulü ile; 50.000TL manevi tazminatın kaza tarihi olan █████/2022 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... Tic. Ltd Şti ve davalı ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacıya verilmesine,
C)1-DAVACI ...'İN sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin Reddine,
2-DAVACI ...'İN geçici iş göremezlik tazminatı talebinin Reddine,
3-DAVACI ...'İN bakıcı gideri tazminatı talebinin Reddine,
4-DAVACI ...'İN tedavi gideri tazminatı talebinin Reddine,
5-DAVACI ...'İN manevi tazminat talebinin kabulü ile; 50.000TL manevi tazminatın kaza tarihi olan █████/2022 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... Tic. Ltd Şti ve davalı ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacıya verilmesine,
D)1-DAVACI ...'İN sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin kabulü ile; 12.674.079,39TL tazminatın kaza tarihi olan █████/2022 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... Tic. Ltd Şti ve davalı ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacıya verilmesine,
2-DAVACI ...'İN geçici iş göremezlik tazminatı talebinin dava tarihinden sonra davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme sebebiyle konusu kalmadığından, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
3-DAVACI ...'İN bakıcı gideri tazminatı talebinin kabulü ile; 17.145.546,61TL tazminatın kaza tarihi olan █████/2022 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... Tic. Ltd. Şti ve davalı ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacıya verilmesine,
4-DAVACI ...'İN tedavi gideri tazminatı talebinin, dava tarihinden sonra davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme sebebiyle konusu kalmadığından, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-DAVACI ...'İN manevi tazminat talebinin kabulü ile; 200.000TL manevi tazminatın kaza tarihi olan █████/2022 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... Tic. Ltd Şti ve davalı ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacıya verilmesine,
MAHKEMEMİZ İŞ BU DOSYASINDAN VERİLEN █████/2025 TARİHLİ ARA KARARINDAKİ:
"Davacılardan ... ve ... yönünden adli yardım talebinin KABULÜNE, bu davacıların BU AŞAMADAN SONRAKİ YAPILACAK TÜM YARGILAMA VE TAKİP GİDERLERİNDEN GEÇİCİ OLARAK MUAFİYETİNE, YARGILAMA VE TAKİP GİDERLERİ İÇİN TEMİNAT GÖSTERMEKTEN MUAFİYETİNE, DAVA VE İCRA TAKİBİ SIRASINDA YAPILMASI GEREKEN TÜM GİDERLERİN DEVLET TARAFINDAN AVANS OLARAK ÖDENMESİNE,
Davacılardan ... ve ... yönünden adli yardım talebinin REDDİNE,
Adli Yardım kapsamında devletçe ödenen tüm giderlerin ileride haksız çıkan taraftan tahsiline," ŞEKLİNDEKİ ADLİ YARDIM KARARI DA GÖZETİLEREK;
E)1-Hazine tarafından karşılanan 3.280,00TL arabuluculuk giderinin, iş bu davadaki arabuluculuğun son dönemdeki Yargıtay uygulaması gereği (Bkz. Yargıtay . Hukuk Dairesi ... Esas, ... Karar sayılı ilamı) ihtiyari arabuluculuk olması sebebiyle davacılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
2-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen maddi tazminat davası yönünden alınması gereken 2.036.978,65TL ve kabul edilen manevi tazminat davası yönünden alınması gereken 23.908,50TL olmak üzere toplam alınması gereken 2.060.887,15TL karar ve ilam harcından yargılama sırasında alınan 6.765,35TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 2.054.121,80TL harcın davalılar ... Tic. Ltd Şti ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
3-İş bu dosyaya özgü olarak verilen Konya BAM . Hukuk Dairesinin █████/2025 tarihi, ... esas, ... karar sayılı kararındaki; "Davacı tarafça adli yardım talepli istinaf edildiği anlaşıldığından davacı taraftan alınması gereken 1 adet istinaf kanun yoluna başvuru harcı ile (1.683,10 TL), 1 adet istinaf maktu karar harcının (615,40 TL) mahkemece yapılacak yargılama sonunda dikkate alınmasına," şeklindeki kararı sebebiyle istinafında haksız olması sebebiyle istinaf sürecinde davacılardan tahsili gerekirken adli yardım kararı sebebiyle tahsil edilemeyen 2.298,50TL istinaf harçlarının davacılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacılar tarafından yapılan 6.765,35TL tamamlama harcının davalılar ... Tic. Ltd Şti ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
5-Davacılar tarafından yapılan 25,60TL vekalet suret harcı, 3.213,40TL tedbir harçları, 6.500,00TL bilirkişi ücretleri, 9.532,25TL maluliyet rapor ücretleri ve 3.215,75TL posta-tebligat gideri olmak üzere toplam 22.487,00TL yargılama giderinden haklılık oranına göre hesaplanan (1.250,█████.173.126,00 oranında) 22.486,07TL'sinin davalılar ... Tic. Ltd Şti ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, kalan kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı ... için AAÜT'ye göre reddedilen maddi tazminat talebi yönünden 250,00TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak davalılara verilmesine,
7-Davacı ... için AAÜT'ye göre reddedilen maddi tazminat talebi yönünden 1.000,00TL vekalet ücretinin davacı ... alınarak davalılara verilmesine,
8-Davacı ... için AAÜT'ye göre kabul edilen maddi tazminat talebi yönünden hesaplanan 1.354.196,26TL vekalet ücretinin davalılar ... Tic. Ltd Şti ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine,
9-Davacı ... için AAÜT'ye göre kabul edilen manevi tazminat talebi yönünden hesaplanan 45.000,00TL vekalet ücretinin davalılar ... Tic. Ltd Şti ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine,
10-Davacı ... için AAÜT'ye göre kabul edilen manevi tazminat talebi yönünden hesaplanan 45.000,00TL vekalet ücretinin davalılar ... Tic. Ltd Şti ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine,
11-Davacı ... için AAÜT'ye göre kabul edilen manevi tazminat talebi yönünden hesaplanan 45.000,00TL vekalet ücretinin davalılar ... Tic. Ltd Şti ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine,
12-Davacı ... için AAÜT'ye göre kabul edilen manevi tazminat talebi yönünden hesaplanan 45.000,00TL vekalet ücretinin davalılar ... Tic. Ltd Şti ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine,
13-Karar tebliği için gereken masraflar dahil hükmün kesinleşmesine kadar yapılan tüm masraflardan sonra taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
14-İş bu davanın basit usule tabi olması sebebiyle 6100 sayılı HMK'nun 321/2. maddesi gereğince gerekçeli kararın herhangi bir talep aranmaksızın, re'sen dava taraflarına tebliğine, (Yargıtay HGK. ... E., ... K.,Ankara BAM . H.D. ... E. ... K., Konya BAM .HD. ... E, Adana BAM . HD ... E, İstanbul BAM . HD. ... E , Ankara BAM .HD ... E ... K)
Dair; davacılar vekili ile davalı ... şirketi vekili ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı, davalı sigorta şirketi vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince (2) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere ve oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.█████/2025
Başkan 5 Üye Üye Katip
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!