Mıcır ve taşocağı işletme sözleşmesinde yüklenicinin taahhüdünden fazla ürettiği malzemelerin bedelinin belirsiz alacak davasıyla tahsili ile ıslah ve zamanaşımı itirazlarının incelenmesi.
Özet: Bir müteahhit, idareyle yaptığı taşocağı işletme sözleşmesinde taahhüt ettiğinden fazla ürettiği ve idarece kullanıldığı tespit edilen malzemelerin bedelini talep etmiş, ilk derece ve istinaf mahkemeleri müteahhidin lehine hüküm kurmuştur. Ancak Yüksek Mahkeme, davanın belirsiz alacak davası niteliği ve davacının sonradan arttırdığı alacak miktarının zamanaşımı defi karşısındaki hukuki değerlendirmesinin eksik yapıldığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararını bozmuştur.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalı idare arasında .... Konkasör Tesisi ve Taşocağı İşletme Hakkı Sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme ile konkasör tesisi ve taşocağı işletme hakkının davacıya devredildiğini, davacının işletme karşılığı A ve B tipi mıcır ile elek artığı cinslerden toplam 16.430,00 m³ malzemeyi işletme hakkı süresi içerisinde davalı idareye teslim etmeyi taahhüt ettiğini, davacının ürettiği fazla imalatı ise satarak gelir elde edebileceğini, davacı şirketin sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirdiğini ve öngörülen miktarda malzemeyi davalı tarafa teslim ettiğini, ancak ürettiği fazla miktardaki malzemeyi hiçbir şekilde ticaretine konu edemediğini, satamadığını, gelir elde edemediğini, mağduriyetinin giderilmesini istediğini, Maden Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin 58.maddesi uyarınca üretim yapılan alandaki ham maddenin projede belirtilen amaç dışında kullanılamayacağı, ticarete konu edilemeyeceği şeklinde cevap verildiğini, davalı idarenin kötü niyetli olarak mevcut hüküm karşısında kendisi ile geçersiz bir sözleşme akdettiğini, tespit dosyası ile fazladan çıkarılan malzemenin cins ve miktarının tespit edildiğini, tespit edilen bu malzemenin davacı tarafından davalı idareye teslim edildiğini ve davalı idarece kullanıldığını, tespit edilen malzeme bedelini davalıdan talep etmiş ise de herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, tespit raporu ile de belirlenen toplam 77228.47 ton malzeme ve 117493.00 ton taş hammadde malzeme bedeli tutarının ve ayrıca geçersiz sözleşme ile uğradığı zarar ve ziyan henüz belli olmadığından, bilirkişi incelemesi ile belirleneceğinden, alacağın tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda 6100 sayılı HMK m.107 ve diğer yasal mevzuat gereği arttırılmak üzere şimdilik 20.000,00 TL alacağının 20.02.2008 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, davacı vekili 15.10.2021 tarihli dilekçesi ile talebini 378.755,91 TL'ye arttırdığını beyan etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davacının, müvekkili idare ile karşılıklı olarak imzaladığı sözleşmeye göre taahhüt ettiği malzeme miktarını teslim ettiğini, ancak fazla yaptığı imalatı ek sözleşme, vb protokol ile resmiyet kazandırması veya kendi otokontrol mekanizmasını yaparak üretimi durdurması gerektiğini, üretilen fazla imalatın proje amacı dışında kullanılamayacağını, satılamayacağını ve ticarete konu edilemeyeceğini beyan ederek davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar, 23.11.2021 tarihli kararı ile tespit edilen malzemelerden A tipi mıcır malzemesinin değerinin 71.293,54 TL, B tipi mıcır malzemesinin değerinin 77.800,96 TL, elek altı malzemesinin değerinin 125.298,25 TL ve tüvanan malzemesinin değerinin 104.363,16 TL olduğu toplam malzeme değerinin ise 378.755,91 TL olduğu, davacı yüklenicinin, davalı idare tarafından alınan malzemelerine karşılık olmak üzere davalı idareden talep edebileceği bedelin bilirkişi raporunda açıklanan 1. metot ile yapılan hesaplamaya uygun olarak 378.755,91 TL olduğu belirtilerek 378.755,91 TL'nin 20.02.2008 tarihinden işleyecek reoskant faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar, 23.11.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar, 06.04.2022 tarihli kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ1. Bölge Adliye Mahkemesi'nin ████████ Esas, ████████ Karar, 06.04.2022 tarihli kararının süresinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, davalının, davacı vekilinin 15.10.2021 tarihli dilekçesine karşı 21.10.2021 tarihli dilekçe ile davacının ıslah talebine itiraz ettiklerini, bedel arttırım talebine karşı zaman aşımı def'inde bulunduklarını belirttiğini, davacının, belirsiz alacak davası olarak eldeki davayı açtığını, 15.10.2021 tarihinde bedel arttırım talebinde bulunduğunu, mahkemece bilirkişi tarafından belirlenen bedelin hüküm altına alındığını, eldeki davanın belirsiz alacak davası olup olmadığına, davacı vekilinin sunduğu dilekçenin ıslah dilekçesi ya da bedel arttırım dilekçesi olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceğine ilişkin dosya kapsamında bir tespit bulunmadığını, bu husus bedelin arttırıldığı tarih itibariyle alacağın zaman aşımına uğrayıp uğramadığının tespiti açısından da önem arz ettiğini, Mahkemece eldeki davanın belirsiz alacak davası olup olmadığı hususunda belirleme yapılarak 15.10.2021 tarihinde sunulan dilekçenin ıslah mı yoksa bedel arttırım dilekçesi mi olduğu tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, gerekçede bu husus değerlendirilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.2. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davasını belirsiz alacak davası olarak ikame ettiğinin sabit olduğu, zira tespit dosyasında malzeme miktarlarının belirlendiği, alacak hesaplaması yapılmadığından dolayı dava açılırken alacağın belirlenme imkanının da bulunmadığı, davacı yüklenicinin, davalı idare tarafından alınan malzemelerine karşılık olmak üzere davalı idareden talep edebileceği bedelin 27.11.2020 tarihli bilirkişi raporunda 378.755,91 TL olduğunun belirlendiği, davacı vekilinin süresinde 15.10.2021 tarihinde dosyaya sunduğu bedel arttırım niteliğindeki dilekçesi ile talebini 378.755,91 TL'ye arttırdığı, açılan dava nedeniyle zamanaşımın kesildiği ve alacağın zamanaşımına uğramadığı belirtilerek, 378.755,91 TL'nin 20.02.2008 tarihinden işleyecek reoskont faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.VI. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1. Davalı vekili temyiz dilekçesinde
:a. Davacı vekili tarafından 08.11.2023 tarihli dilekçe bedel artırım dilekçesi olarak addedilmiş olsa da fazla üretilen malzeme miktarı ve malzeme türünün belirli olduğunu, davacının bu üretilen malzemelerin miktarına göre fiyatını da belirleyebilecek durumda olduğunu, zaman aşımı itirazının kabulü gerekirken zamanaşımına uğramış kısımlar yönünden davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu,b. Davacının, davalı ile karşılıklı olarak imzaladığı sözleşmeye göre taahhüt ettiği malzeme miktarını teslim ettiğini, ancak fazla yaptığı imalatı ek sözleşme veya vb. protokol ile resmiyet kazandırması veya kendi otokontrol mekanizmasını yaparak üretimi durdurması gerektiğini, Maden Kanunu Uygulama Yönetmeliği 58. maddesi gereğince üretilen fazla imalat proje amacı dışında kullanılamayacağını, satılamayacağını, ticarete konu edilemeyeceğini, bu sebeple bir beklenti altına girilemeyeceğini,c. Kapatılan Özel idare ile davacı şirket arasında yapılan sözleşmenin Maden Kanunu ve Maden Kanunu Uygulama Yönetmeliğine açıkça aykırılık teşkil ettiğini, bu işletmede üretilen malzemenin ticarete konu edilmesinin, üçüncü kişilere satılmasının yasak olduğunu, hal böyle iken karara dayanak yapılan bilirkişi raporunda ortada kanuna uygun bir sözleşme ve sözleşmede kararlaştırılmış oranda bir üretim varmış gibi hesaplama yapıldığını,d. Beyan edilen değerlerin üzerinde üretim yapıldığı iddiasının yersiz olduğunu,e. Davacının kusurunun idareye bu şekilde yüklenmesinin hakkaniyetle bağdaşmadığını, davacının bir an için idareden alacaklı olabileceği düşünülse dahi bu durumda üretilen malzemenin sadece ımalat bedelinin talep edilmesinin söz konusu olacağını, piyasa koşullarına göre alım satım üzerinden yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu,f. Reeskont faizine hükmedilmesinin de hatalı olduğunu beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeDosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, taraflar arasındaki konkasör tesisi ve taş ocağı işletme hakkı sözleşmesi uyarınca alacak istemine ilişkindir.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VII. KARARAçıklanan sebeplerle;Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,25.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.