Yargıtay 7. Ceza Dairesi, kaçakçılık suçunda sanığın mahkumiyetini onayarak etkin pişmanlık beyanının yanıltıcı olmadığını ve malen sorumlunun temyiz hakkı olmadığını belirtti.
Özet: Yargıtay, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa muhalefet suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz başvurularını inceleyerek, malen sorumlunun davaya katılmak istemediğini beyan etmesi nedeniyle temyiz hakkı bulunmadığından vekilinin başvurusunu reddetmiş; sanığın ise etkin pişmanlık ihtarına rağmen ödeme iradesi göstermemesi karşısında yanıltılmış sayılamayacağına ve yargılama sürecinin usul ve kanuna uygun olduğuna kanaat getirerek mahkûmiyet hükmünü onamıştır.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇ
: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefetHÜKÜM
: Mahkûmiyet, kaçak eşyanın ve nakil aracının müsaderesiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Kısmî onama, kısmî bozmaMahkemece verilen 29.11.2022 tarihli ek kararın, malen sorumlu vekili tarafından mahkemeye hitaben sunulan 09.11.2022 tarihli dilekçeye yönelik olduğu ve bu ek karara karşı malen sorumlu vekili tarafından sunulan bir temyiz dilekçesi bulunmadığı anlaşılmakla, malen sorumlu vekilinin 02.02.2022 tarihli temyiz dilekçesine yönelik yapılan incelemede; malen sorumlunun 06.10.2021 tarihli talimat duruşmasında alınan beyanında davaya katılmak istemediğini ve şikayetçi olmadığını beyan etmesi nedeniyle temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.Sanığın temyiz istemi yönünden; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:I- Malen Sorumlu Vekilinin Temyiz İstemi YönündenMalen sorumlunun 06.10.2021 tarihli duruşmada alınan beyanında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 234. maddesindeki hakları hatırlatılmasına rağmen davaya katılmakistemediğini ve şikayetçi olmadığını beyan ettiği, bu itibarla 5271 sayılı Kanun’un 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı cihetle, aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşıldığından, malen sorumlu vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,II-Sanık Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü YönündenYargıtay Ceza Genel Kurulunun, 17.01.2024 tarihli ve 2023/7-302 Esas, 2024/7 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; etkin pişmanlık ihtarı yapılan sanığın, ödeme imkanının bulunmadığını beyan etmesi ve ödeme iradesinde bulunmaması karşısında, sanığın yanıltılmış sayılamayacağı cihetle, Tebliğname'de belirtilen görüşe iştirak edilmemiştir.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 21.10.2025 tarihinde karar verildi.