7. Ceza Dairesi, 6831 sayılı Orman Kanununa muhalefet suçundan verilen mahkumiyet hükmünü, adli para ve hapis cezası hesaplamasındaki hata, HAGB koşulları oluşmasına rağmen tatbik edilmemesi ve adli para cezası infaz yetkisinin kısıtlanması nedenleriyle bozdu.
Özet: Orman Kanununa muhalefet suçundan verilen mahkûmiyet hükmü, sanık hakkında hem adli para cezasında hem de hapis cezasında hesap hatasıyla eksik ceza belirlenmesi, kesinleşmiş orman alanında işgal eylemine rağmen tazmini gereken doğrudan zararı ödeyen ve adli sicil kaydı bulunmayan sanığın Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması talebinin, katılan kurumun maddi zararını gidermediği gerekçesiyle haksız yere reddedilmesi ve adli para cezasının tahsilatına ilişkin infaz yetkisinin kanuna aykırı şekilde kısıtlanması gibi birden fazla hukuki hatanın varlığı nedeniyle bozulmuştur.
7. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
SUÇ
: 6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM
: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
1.Sanık hakkında 6831 sayılı Orman Kanun'unun (6831 sayılı Kanun) 91/4. maddesi uyarınca artırım yapılırken gün adli para cezasının 4 gün yerine 3 gün tespiti ile, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62. maddesi uyarınca hapis cezasında 1/6 oranında indirim yapılırken 2 ay 15 gün hapis yerine, hesap hatası sonucu devam eden fıkralarda yazılı şekilde eksik cezaya hükmedilmesi,
2.Dosya kapsamından ve mahallinde yapılan keşif sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda, sanığın kesinleşmiş orman kadastrosu bulunan alanda işgal ve faydalanma eyleminde bulunduğunun ancak 6831 sayılı Kanun'un 2896 sayılı Kanunla değişik 112. ve 113. maddelerine göre tazmini gereken doğrudan zararı ödediği ve engel adli sicil kaydı bulunmayan sanığın savunmasında hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanması talebinde bulunduğunun anlaşılması karşısında; sanık
hakkında hüküm kurulurken katılan kurumun maddi zararını gidermediğinden bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3.5237 sayılı Kanun’un 52/4. maddesi uyarınca taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi hâlinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edilebileceği ve ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrilebileceğinin ihtarına karar verilmesi yerine yazılı şekilde infaz yetkisinin kısıtlanması, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, katılan temsilcisinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 01.10.2025 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!