Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, aile hukukuna ilişkin uyuşmazlıkta, ilk derece mahkemesi kararının istinaf edilmeyen kısımlarının temyiz edilemeyeceğini vurgulayarak, Bölge Adliye Mahkemesi kararını onamıştır.
Özet: Yargıtay, taraflar arasındaki boşanma davasında, ilk derece mahkemesi kararının bölge adliye mahkemesinde istinaf edilmeyen yönleri hakkında temyiz hakkı doğmayacağı prensibini uygulayarak, davalı kadının istinaf etmediği kusur belirlemesi ve vekalet ücreti gibi hususlara ilişkin temyiz dilekçesini reddetmiş; diğer yandan davacı erkeğin tüm, davalı kadının ise reddedilen hususlar dışındaki temyiz itirazlarını inceleyerek bölge adliye mahkemesi kararını usul ve yasaya uygun bularak onamıştır.

MAHKEMESİ
: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk DairesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 22. Aile MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı karşı davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, velayet, iştirak nafakası, kişisel ilişki, kadın lehine yoksulluk nafakası, maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi ile miktarları yönünden; davalı karşı davacı kadın vekili tarafından ise kusur belirlemesi, asıl davanın kabulü ve erkek lehine takdir edilen vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) öngördüğü yargılama sistemine göre İlk Derece Mahkemesinin kesin olmayan kararına karşı taraflar önce istinaf kanun yoluna başvurulabilmektedir. İstinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, başvuran tarafın istinaf başvurusunun usulden ya da esastan reddine karar verilebilir veya İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulabilir. Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı, istinaf başvurusu reddedilen tarafın ya da istinaf incelemesi sonucunda İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm kurulması hâlinde aleyhine karar verilen tarafın temyiz hakkı bulunmaktadır. Başka bir deyişle istinaf başvurusunun reddi hâlinde Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı sadece istinaf başvurusu reddedilen tarafa ait olup bu hâlde İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmeyen tarafın temyiz hakkı bulunmamaktadır.Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesi hükmü sadece davacı karşı davalı erkek vekili tarafından istinaf edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine karar verilmiştir. Karara karşı davalı karşı davacı kadın vekili tarafından "kusur belirlemesi, asıl davanın kabulü, erkek lehine takdir edilen vekalet ücreti" yönünden temyiz edilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı "kusur belirlemesi, asıl davanın kabulü, erkek lehine takdir edilen vekalet ücreti" yönünden istinaf yoluna başvurmayan davalı karşı davacı kadının Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı da bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; verilen karar kusur belirlemesi, asıl davanın kabulü, erkek lehine takdir edilen vekalet ücreti yönlerinden istinaf edilmeyerek kesinleşmiş olup davalı karşı davacı kadının bu yönlere ilişkin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.Davacı karşı davalı erkeğin tüm, davalı karşı davacı kadının reddedilen yön dışında diğer yönlere ilişkin temyiz itirazları yönünden ise gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARARAçıklanan sebeplerle;1.Davalı karşı davacı kadının " kusur belirlemesi, asıl davanın kabulü, erkek lehine takdir edilen vekalet ücretine" yönelik temyiz dilekçesinin istinaf edilmeyen yön temyiz edilemeyeceğinden REDDİNE,2.Sair hususlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden Aytaç'a yükletilmesine,Adli yardımdan yararlanması sebebiyle başlangıçta alınmamış olan aşağıda yazılı karar ve ilam harcı ile temyiz başvuru harcının temyiz eden Ebru'ya yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,01.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.