Faaliyetsiz, malvarlıksız ve vergi kaydı resen terkin edilmiş limited şirketin, TTK 636(3) uyarınca haklı sebeple tasfiyesiz feshinin talep edildiği dava.
Özet: Bir limited şirket ortağı, 2021de kurulan ancak kısa süre sonra ticari faaliyetini durdurarak pasif hale gelen, vergi kaydı resen terkin edilmiş, aktif malvarlığı veya kamu borcu bulunmayan davalı şirketin Türk Ticaret Kanununun 636/3 maddesi uyarınca haklı sebeplerle tasfiyesiz olarak feshini talep etmiş; dava dilekçesinde şirketin amacının gerçekleştirilemez olduğunu ve tüm ortakların fesih konusunda mutabık kaldığını belirtirken, dosyadaki bilirkişi incelemesi, şirketin 7.500 TL vadesi geçmiş vergi borcu ve ödenmemiş taahhüt edilen sermayesi olduğunu ortaya koyarak, bu borç ve yükümlülüklerin giderilmesi halinde tasfiyesiz feshin mümkün olabileceğini rapor etmiştir.

T.C.
İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: 2024/4 EsasKARAR NO
: ███████DAVA
: Şirketin Haklı Sebep Nedeniyle TTK'nun 636(3) Maddesi Uyarınca Tasfiyesiz Olarak Feshi İstemliDAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Şirketin Haklı Sebep Nedeniyle TTK'nun 636(3) Maddesi Uyarınca Tasfiyesiz Olarak Feshi İstemli davanın yapılan açık yargılaması sonunda,DAVA
:Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkilinin ortağı olduğu davalı şirketin 2021 yılında 2 ortaklı olarak kurulduğunu, şirketin hiçbir ticari faaliyette bulunmadan kurulmasından birkaç gün sonra faaliyetine son verdiğini, vergi dairesinin 2021 yılı sonu itibariyle şirketin resen terkinini yaptığını, bunun yanı sıra şirketin hiçbir bankada hesabının, üzerine kayıtlı taşınır ve taşınmaz malının bulunmadığı gibi Gelir İdaresi Başkanlığı, Sosyal Güvenlik Kurumu gibi Devletin hiçbir kurumuna borcu bulunmadığını, yalnız ticaret sicilinde kaydının bulunduğunu, bu nedenle TTK'nun 636(3).maddesi uyarınca şirketin haklı nedenle feshini talep etme zorunluluğunun doğduğunu, ilgili maddede hangi sebeplerin haklı sebep olduğuna ilişkin açıkça bir düzenlemeye yer verilmediğini, ancak gerek doktrinde, gerekse Yargıtay kararlarında şirket faaliyetinin tamamen durmuş olmasının, resen vergi kaydı terkininin, uzun bir zaman önce şirketin faaliyetinin fiilen son bulmasının haklı nedenler olarak sayıldığını, şirketin devamı ve amacının gerçekleştirilmesinin mümkün olmadığını, ayrıca şirket ortaklarının tamamının şirketin haklı nedenle feshine karar verilmesi hususunda mutabık olduklarını bildirmiş, davalı şirketin TTK'nun 636(3).maddesi uyarınca haklı nedenle tasfiyesiz olarak feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.SAVUNMA
:Davalı şirket cevap dilekçesi sunmadığı gibi duruşmalara da katılmamıştır.İNCELEME VE GEREKÇE
:Dava; TTK'nun 636(3)maddesi uyarınca, haklı sebep iddiasıyla davalı şirketin tasfiyesiz olarak feshi istemine ilişkindir.TTK'nun 636(3). maddesinde; haklı sebeplerin varlığında her ortağın, mahkemeden şirketin feshini isteyebileceği, mahkemenin istem yerine davacı ortağın payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen kabul edilebilir bir diğer çözüme hükmedebileceği düzenlenmiştir. Aynı maddenin son fıkrasında ise sona ermenin sonuçlarına anonim şirketlere ilişkin hükümlerin uygulanacağı belirtilmiştir.Ticaret sicil kayıt örnekleri ile dosyada toplanan belge örneklerinden; limited şirket niteliğindeki davalı şirketin 08.02.2021 tarihinde ticaret siciline tescil edildiği, ortaklarının yarı paylarla davacı ve ...olduğu, her iki ortağın aksi karar alınıncaya kadar şirketi münferiden temsil ve ilzama yetkili olarak seçildikleri görülmüştür.Davacı tarafça, dava dilekçesinde ileri sürülen haklı sebepler; şirketin kurulmasından itibaren bir kaç ay ticari faaliyet yapılmasından sonra hiçbir faaliyetinin bulunmaması, şirket adına kayıtlı taşınır, taşınmaz hiçbir malvarlığının olmaması, şirketin kamu kurumlarına veya özel kişi ve kurumlara hiçbir borcunun bulunmaması, şirketin amacını gerçekleştirmesinin mümkün olmaması ve şirket ortaklarının şirketin tasfiyesiz feshi için mutabık kaldıkları olarak ileri sürülmüştür.Davanın niteliği, davacı tarafça sunulan ve bildirilen bütün deliller toplanmış, davalı şirkete ait defter ve kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak alınan rapor birlikte değerlendirilmek suretiyle uyuşmazlığın çözümü yoluna gidilmiştir.Davalı şirketin ticari defter ve kayıtları ile dosyada toplanan deliller üzerinde yaptığı inceleme sonunda bilirkişi raporunda; davalı şirketin 08.02.2021 tarihinde tescil edilmiş olduğunu, 100.000,00TL sermayeli olan şirketin sermayesinin 50.000,00TL'lik kısmının... ve 50.000,00 TL'lik kısmının da...'e ait olup, şirketin tescilini izleyen 24 ay içinde ödenmesinin taahhüt edildiğini, ...n Müdürler Kurulu Başkanı, ...in ise müdür olduğu ve her ikisininde münferiden şirketi temsile yetkili olduğunu, davalı şirketin ███████ ve ███████ vergi dönemime ilişkin 7.500,00TL vadesi geçmiş vergi borcu bulunduğunu, vergi mükellefiyetinin 31.12.2021 tarihi itibariyle vergi müdürlüğü tarafından resen terk ettirildiğini, davalı şirketin SGK borcunun bulunmadığını, davalı şirket adına kayıtlı taşınmaz olmadığını, davalı şirketin 2021 yılı kanuni defter kayıtlarının ibraz edilmemesi nedeniyle tasfiyesiz olarak fesih talebi yönünden haklı nedenlerin varlığı hususunda tespit yapılmamış olduğunu, 7.500,00 TL vadesi geçmiş vergi borcunun bulunduğunu, vergi borcunun ödendiğinin ve ortaklarca taahhüt edilen toplam 100.000,00TL'lik sermayenin ödenmemiş olduğunun belgelenmesi ve herhangi bir borç ve yükümlülüğünün kalmadığına kanaat getirilmesi halinde tasfiyesiz feshin mümkün olabileceğini bildirmiştir.Toplanan tüm delliler, hükme esas alınan bilirkişi raporu ile; davacı tarafın dava dilekçesinde ve duruşmalarda, davalı şirketin tasfiyesiz olarak feshini talep ettiği, ancak davalı şirketin geçmiş döneme ait vergi borcunun bulunduğu gibi şirket ortakları tarafından taahhüt edilen sermayenin ödenip ödenmediği veya kısmen ödendiği konusunda dosyada bir delil toplanmadığı, buna göre tasfiyesiz olarak davalı şirketin feshine karar verilmesinin usul, yasa ve dosya kapsamına uygun bulunmadığı, bunun yanında İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin... karar sayılı ve 30.05.2024 günlü kararında da belirtildiği üzere TTK'nun 636.maddesinde sayılan sona erme sebepleri içinde limited şirketler yönünden tasfiyesiz fesih halinin öngörülmediği, TTK'nun geçici 7.maddesi dışında tasfiyesiz feshi mümkün kılan bir düzenlemenin Kanunlarımızda mevcut olmaması nedeniyle tasfiyesiz feshe ilişkin talebin yasal dayanağının bulunmadığı anlaşılmakla; davacı tarafın, davalı şirketin tasfiyesiz olarak feshine karar verilmesine ilişkin davasının reddine karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan gerektirici nedenlerle:1-Davanın REDDİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harcın peşin yatırılan 269,85TL harçtan indirilmesi ile geriye kalan 345,55 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-Davacı tarafça, peşin yatırılan gider avansından artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda HMK'nun 343 ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025Başkan...e-imzaÜye...e-imzaÜye ...e-imzaKatip...e-imza