Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesinde incelenen, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak ve rücu talepli, iş kazası sonrası ödeme sorumluluğunun özelleştirme sonrası kime ait olduğuna dair istinaf davası.
Özet: Davacı şirket, 2006 tarihli işletme devir hakkı sözleşmesi akdedilmesine rağmen fiili devrin 2009da gerçekleştiği bir dönemde 2007de meydana gelen iş kazası nedeniyle yaptığı ödemelerin, dağıtım faaliyetleri o dönem davalıya ait olduğu gerekçesiyle rücuen tahsilini talep etmiş; davalı ise zamanaşımı, özelleştirme şartnameleri ve hisse devir sözleşmesi hükümleri uyarınca talebin haksız olduğunu savunmuştur; ilk derece mahkemesi, talebin özelleştirme amacı ve sözleşme hükümlerine aykırı olduğunu belirterek davayı reddetmiş, davacı vekili ise dağıtım faaliyetlerinin aslen davalı tarafından yürütüldüğü ve sorumluluğun davalıya ait olması gerektiği gerekçesiyle kararı istinaf etmiştir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ █████████ Esas █████████ Karar
T.C.ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ21.HUKUK DAİRESİESAS NO
: █████████KARAR NO
: █████████TÜRK MİLLETİ ADINAKARARİNCELENEN DOSYANINMAHKEMESİ
:ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
:█████/2022NUMARASI
:████████ Esas ████████ KararDAVA
: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2019KARAR TARİHİ
: █████/2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2025Taraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin █████/2006 tarihinde taraflar arasındaki işletme devir hakkı sözleşmesinin akdedildiğini, fiili devir tarihinin █████/2009 olduğunu, dağıtım faaliyetlerinin ...’a ait olduğu dönem içerisinde █████/2007 tarihinde meydana gelen iş kazası nedeniyle Konya 1. İş Mahkemesinin ████████ E. – ████████ K. sayılı dosyası ile dava açıldığını, açılan dava sonucu Konya 13. İcra Müdürlüğünün ██████████ E. sayılı dosyası ile icra takibine ödeme yapıldığını, ayrıca mahkeme dosyaları kapsamında yargılama gideri yapıldığını, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri gereği müvekkili şirketçe yapılan tüm ödemelerin ...’tan rücuen tahsili gerektiğini beyanla, Konya 1. İş Mahkemesinin ████████ E. – ████████ K. sayılı dosyası kararı gereğince Konya 13. İcra Müdürlüğünün ██████████ E. sayılı dosyasına ödenmek zorunda kalınan 1.731.930,36 TL’nin fazlaya dair hakların saklı kalması kaydıyla şimdilik 20.000,-TL’sinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari avans faizi ile yapılan yargılama giderleri için fazlaya dair hakların saklı kalması kaydıyla şimdilik 100,-TL kısmının ödeme tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkili şirkete ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Rücu davalarında 2 yıllık zamanaşımı süresi bulunduğunu ve bu sürenin dolmuş olduğunu, taraflar arasında akdedilen sözleşme ve mevzuat gereği şirketin tüzel kişiliği, hakları, borçları ve yükümlülükleri açısından herhangi bir değişiklik olmadığını, sözleşmenin imza tarihinden itibaren kamuya ait hisselerin özel sektöre devredildiğini, elektrik dağıtım şirketinin özelleştirilmesine dair ihale şartnamesi ve hisse satış sözleşmesinde devre esas bilançonun düzenlendiğini ve geçmişe yönelik borç ve alacak işlemleri kesinleştirildiğinden geçmiş yıllara ilişkin olarak ...’tan herhangi bir talep bulunulmayacağının belirtildiğini, hisse devir sözleşmesinin ilgili hükümleri gereği sorumluluğun davacı şirkette olduğunu, kaza sonucu vefat eden işçinin davacı şirket çalışanı olmadığını, davacı şirketin ihale ettiği şirketin çalışanı olduğunu, kök davada birden fazla davalı olduğunu ve davalıların müşterek ve müteselsil sorumluluğuna hükmedildiğini, diğer davalılara rücu yoluna gidilmeden müvekkili kurumdan talep edildiğini, rücu talebinden bulunulduysa mükerrer ödeme talebinde bulunulduğunu, davacı tarafın bildirim yükümlülüğünü yerine getirmediğini, taraflar arasında sözleşme hükümlerine uymadığını, bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeyen, icra takibine neden olan davacının davaya ilişkin faiz ve icra dosyasına ilişkin giderleri talep hakkının olmadığını, kazanın █████/2007 tarihinde işletme hakkı devir sözleşmesinden sonra olduğunu, dağıtım faaliyetinin davacı tarafça yürütüldüğünü, herhangi bir talep hakkı bulunmadığını beyanla, davanın öncelikle usulden, mümkün olmaması halinde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIMahkemece; davacı şirketin hisselerinin özelleştirilmesinden sonra yapılan ödemenin davalıdan ve kamudan istenemeyeceği ve bu talebin █████/2006 tarihli sözleşmenin 18.6. maddesi ile hisse alım sözleşmesinin "Alıcının Taahhütleri" başlıklı 9. maddesi hükümlerine, bilanço ilkelerine ve özelleştirmenin amacına aykırı olup davanın reddine karar verilmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, her ne kadar Davalı ...’ın İHDS’nin akdedilmesi tarihinden sonra sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiş ise de; ... tarafından dağıtım şirketlerine gönderilen yazılar, konu ile ilgili emsal kararlar ve bilirkişi raporları, bahsi geçen dönem açısından tahakkuk ettirilen faturaların ... tarafından tahsil edilmesi, bu dönemde müvekkil şirkete ait tüm hisselerin ...’a ait olması ve aslen dağıtım faaliyetinin ... tarafından yürütülmesi nedeniyle; sorumluluğun da ...’a ait olması gerektiği , bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİDava; işletme hakkı devir sözleşmesine dayanılarak talep edilen rücuen tazminat davasıdır.6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;Davaya dayanak Konya 1. İş Mahkemesi'nin ████████ E. ████████ K. sayılı ilamı incelendiğinde ; dava dışı işçi Muris ...'nın █████/2007 tarihinde 7 metre yüksekten düşerek vefat etmesi dolayısıyla murisin mirasçıları tarafından davalılar ... Elektrik Dağıtım A.Ş ile ... Elektrik İnşaat San. Tic. Ltd. Şti. Aleyhine açılan maddi ve manevi tazminat talepli davanın kısmen kabulüne karar verildiği, ilgili kararının davacılar vekilince istinaf edilmesi üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi'nin 5. Hukuk Dairesi'nin █████████ E. █████████ K. sayılı kararı ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm tesis edildiği ve ilgili kararın Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin █████/2018 tarih ████████ E. █████████ K. sayılı ilamı ile hükmün onanarak kesinleştiği görülmüştür.Taraflar arasında akdedildiği hususunda her hangi bir ihtilaf bulunmayan █████/2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinin 7.1 maddesinde; sözleşmenin imza tarihinden önce başlamış idari ve hukuki ihtilafların takip edilmesi, çözüme kavuşturulması ve bundan kaynaklanan her türlü sorumluluğun ...'a ait olduğu, 7.4 ve 7.6 maddesinde de; dağıtım faaliyetinin ... tarafından yürütüldüğü dönemde bu faaliyetler nedeniyle üçüncü kişiler tarafından ileri sürülecek her türlü talebin muhatabının ... olduğu hükme bağlanmıştır.Somut uyuşmazlıkta davacı tarafından yapılan ödeme İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'nin imzalandığı tarihten sonraki döneme, █████/2007 tarihindeki iş kazasına dayanmaktadır.Hal böyle olunca, davacının dava dışı üçüncü kişiye █████/2006 tarihinden sonraki döneme ilişkin █████/2007 tarihinde meydana gelen iş kazası nedeniyle ödediği maddi ve manevi tazminat bedelinin davalıdan rücuen talep ve dava hakkı bulunmadığı anlaşılmakla, mahkemece davacının davasının reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın reddine yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Davacıdan alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. █████/2025Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -