Yargıtayın, kadastroda boş bırakılan taşınmazın sınır ve yüzölçümü düzeltilmesi davasında, davacının feragat iradesinin açıklatılması ile bilirkişi raporunun yeniden değerlendirilmesi gerektiğine dair ikinci bozma kararı.
Özet: Davacılar, kendilerine ait parselle bitişik, kadastroda boşluk olarak bırakılan ve zilyetlerinde olduğunu ileri sürdükleri alanın kendi taşınmazlarına eklenerek sınır ve yüzölçümünün düzeltilmesini talep etmiş; ilk derece mahkemesi talebi kabul etse de, Yargıtay kararı iki kez bozmuştur. İlk bozmada, taraf teşkilinin eksikliği, yasal ilanların yapılmaması ve kadastro müdürlüğünden boşluk bırakılma nedeninin sorulmaması gibi usuli eksiklikler ile yetersiz bilirkişi incelemesi gerekçe gösterilirken, ikinci bozmada ise davacılar vekilinin beyanının feragat iradesi olup olmadığının açıklığa kavuşturulmadan bilirkişi raporunun hükme esas alınması hukuka aykırı bulunmuştur.
1. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
DAHİLİ DAVALI
: ... vekili Avukat ...
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı Hazine vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacılara ait bulunan 1 08... parsel sayılı taşınmazın bir kısmının kadastro çalışmaları sırasında boşluk olarak bırakıldığını, 1 08... parsel ile tek parça halindeki boşluğun davacıların zilyet ve tasarrufunda olduğunu, dava konusu parselin 1 08... parsel yönündeki sınırının hatalı tespit gördüğünü ileri sürerek sınır ve yüz ölçümlerinin gerçek duruma göre düzeltilerek tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davacılar vekili, 30.04.2019 tarihinde yapılan keşifte; daha önceki bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen kısım içinde bulunan ve fen bilirkişisine gösterdiği kısma ilişkin bir talebinin olmadığını beyan etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacıların taleplerinin açık ve anlaşılır olmadığını, davacıların malik oldukları 1 08... parsel ile davalı ...'in malik olduğu 1 08... nolu parselin evveliyatında bir bütün olduğunu, müvekkilinin babası ... ile davacıların dedesi ...'in dava konusu kısmı yol olarak bırakmak suretiyle harici ve rızai taksim neticesinde taşınmazı böldüklerini, yapılan bu taksime göre 50 nolu parselin davalı ...'in babası ...'a, 54 nolu parselin ise davacıların dedesi ...'e kaldığını, davacı tarafın da bu taksimi kabul ettiğini, söz konusu taşınmazlar ve yol olarak bırakılan kısmın o tarihten bu yana çekişmesiz ve kesintisiz olarak kullanıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
... Asliye Hukuk Mahkemesinin 09.04.2015 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla; keşif mahallinde gözlemlendiği üzere krokide boşluk olarak bırakılan yerin köy halkının ortaklaşa yararlandığı orta malı vasfında olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 1 08... parsel sayılı taşınmaz ile davacılara ait aynı yer ve mevkiide bulunan 1 08... parsel arasında kalan ve krokisinde boşluk olarak gösterilen alanın fen bilirkişisi ... Birinci ile ...'ün 03.11.2014 tarihli raporunda (A) harfli kırmızıya taralı olarak gösterilen şekilde iptali ile iptal edilen 75,14 m²'lik alanın davacılara ait 1 08... parsel sayılı taşınmazın alanına eklenmek suretiyle sınır ve yüz ölçümünün 3.400,75 m² olarak düzeltilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMA SONRASI YARGILAMA SÜRECİ
A.Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar Hazine ve ... temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. 1. Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 12.06.2017 tarihli ve ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararıyla; “... öncelikle TMK'nın 713/3. maddesi uyarınca bu nitelikteki davalarda Hazineye ve ilgili kamu tüzel kişiliğine husumet yöneltilmesi gerektiğinden Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanlığına husumet yaygınlaştırılıp dava dilekçesi ve duruşma günü yöntemine uygun şekilde tebliğ edilerek taraf teşkilinin sağlanması, bundan sonra Mahkemece gazete ile bir defa ve taşınmazın bulunduğu yerde uygun araç ve aralıklarla en az üç defa olmak üzere yasal ilanların yaptırılması; çekişmeli taşınmazın tespit harici bırakılma nedeninin Kadastro Müdürlüğünden sorulması; mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, HMK'nın 31. maddesinde düzenlenen hakimin davayı aydınlatma görevi kapsamında taraflara gerektiğinde yeni tanık bildirme hakkının hatırlatılarak tarafların bildirmiş olduğu tanıklar ile ziraat ve fen bilirkişi heyeti aracılığıyla keşif yapılması” gerektiği belirtilerek bozulmuştur. Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulü ile 1 08... parsel taşınmaz ile davacılara ait aynı yer ve mevkii 1 08... parsel arasında kalan ve krokisinde boşluk olarak gösterilen alanın fen bilirkişisi ...'ın 02.05.2019 havale tarihli raporunda (K1) ile gösterilen 50,63 ve (K2) ile gösterilen 15, 86... 'lik kısmının iptali ile iptal edilen toplam 66, 49... 'lik alanın davacılara ait 1 08... parsel sayılı taşınmazın alanına eklenilmesine karar verilmiştir. Karara karşı süresi içerisinde davalı Hazine vekili ile davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
C. 2. Bozma Kararı
Dairenin 10.02.20 22... /3869 Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla; Mahkemece davacılar vekiline beyanı açıklattırılarak feragat iradesi bulunup bulunmadığı belirlenmeden, bu beyan doğrultusunda hazırlanan fen bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle (K1) ve (K2) ile gösterilen taşınmaz bölümleri yönünden tam kabul kararı verildiği, çekişmeli taşınmaz bölümü tescil harici bırakılan yer olup tapu kaydı bulunmadığına göre infazda tereddüt oluşturacak şekilde "(K1) ile gösterilen 50,63 ve (K2) ile gösterilen 15, 86... 'lik kısmın iptaline" karar verilmesinin de isabetsiz olduğu, davalı ...’in eldeki davada taraf sıfatı bulunmadığından, davalı ... aleyhine açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken bu hususun göz ardı edildiği belirtilerek hüküm bozulmuştur.
D.Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararıyla, zilyetlikle kazanım şartları davacılar lehine oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, Trabzon ili, ... ilçesi, ... köyünde 1 08... parsel taşınmaz ile davacılara ait aynı yer 1 08... parsel arasında kalan, fen bilirkişisi ...'ın 02.05.2019 havale tarihli raporunda (K1) harfi ile gösterilen 50, 63... ve (K2) harfi ile gösterilen 15, 86... olmak üzere toplam 66,49 m²'lik alanın davacılara ait 1 08... parsel sayılı taşınmaza eklenerek davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline,
Davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğundan zilyetlikle kazanılmasının mümkün olmadığını, Hazine yasal hasım olduğundan aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini, eksik incelemeyle karar verildiğini öne sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu olan kısmın ortak alan olarak bırakıldığını, davalıya ait evin kapısının dava konusu edilen alana açıldığını, taşınmazın ortak alan olduğuna ilişkin hiçbir ölçüm yaptırılmadığını, dava değeri üzerinden hesaplanan vekalet ücretinin hatalı olduğunu öne sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro çalışmaları sırasında tescil harici bırakılan taşınmazın tapuya tescili istemine ilişkindir.
Dava konusu taşınmaz bölümleri, Trabzon ili, ... ilçesi, ... köyünde 2007 yılında yapılan kadastro çalışmalarında "boşluk" olarak tescil harici bırakılmıştır.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması, 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un uygulanacağı davalar yönünden HUMK'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Davalı ...'in temyiz itirazlarının incelenmesinde; davalı yönünden davanın pasif husumetten reddine karar verilmekle bozmaya uygun şekilde karar verildiği, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davalının temyiz itirazının reddi gerekir.
Davalı Hazine vekilinin fen bilirkişi raporunda (K1) ve ( K2) ile gösterilen bölümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Mahkemece bu kısmın davacı tarafça kullanıldığı belirtilerek kabul kararı verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Dava konusu edilen alanın kadastro sırasında " boşluk" olarak tescil harici bırakıldığı, davacı taraf, adlarına kayıtlı bulunan 1 08... parsel sayılı taşınmaz ile bir bütün halinde kullandıklarını, 1 08... ile 50 parsel sayılı taşınmazlar arasında boşluk olarak bırakılan yeri uzun yıllardır harmanyeri ve odunluk olarak tasarruf ettiklerini iddia etmiş, keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarında, davacılar adına kayıtlı bulunan 1 08... parsel sayılı taşınmaz ile dava dışı 1 08... parsel sayılı taşınmazın evvelliyatında bir bütün olduğu, 1 08... parsel sayılı taşınmazın paylaşım sonucunda davacı tarafa düştüğü, dava konusu edilen alanın komşu parsel malikleri tarafından evlerine gitmek için yol olarak kullandığı ve ortak kullanımlarında olduğu belirtilmiş, keşifte dinlenen kadastro tespit bilirkişisi ise dava konusu edilen alanın iki tarafın da ortak kullanımında olduğundan bahisle boşluk olarak bırakıldığını beyan etmiştir. Dosyadaki bilirkişi raporlarına ekli fotoğraflardan da bu kısmın iki evin arasında bulunan boşluk olduğu, iki ev arasındaki mesafe göz önünde bulundurulduğunda iki tarafında ortak kullanımında olmasının hayatın olağan akışına uygun olduğu, dolayısıyla dava konusu taşınmaz bölümlerinde davacılar lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığı anlaşılmıştır.
Hal böyle olunca; temyize konu taşınmaz bölümleri yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1-Davalı ...'in yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ...'e iadesine,
2-Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA,
Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Dosyanın ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
1086 sayılı HUMK'un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
05.11.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!