Kasten öldürmeye teşebbüs suçundan verilen hükme ilişkin haksız tahrik, meşru savunma ve cezai ehliyet itirazlarının temyiz incelemesiyle reddedilerek onandığı karar.
Özet: Sanığın, arkadaşını göğüs bölgesinden bıçaklayarak kasten öldürmeye teşebbüs suçundan aldığı mahkumiyet kararına yönelik olarak hem sanık müdafiinin hem de katılan vekilinin ileri sürdüğü temyiz nedenlerini inceleyen yüksek mahkeme, olayın oluş şeklini, sanığın eyleminin suç vasfını, haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasını, meşru savunma veya akıl hastalığına ilişkin iddiaların yasal koşullarının oluşmadığını, sanığın cezai sorumluluğunun tam olduğunu ve takdiri indirim uygulamasının mahkemenin yetkisinde olduğunu değerlendirerek, alt derece mahkemesinin kararında bozma nedeni gerektiren bir hukuka aykırılık bulunmadığını saptamıştır.

MAHKEMESİ
:Ceza DairesiSUÇ
: Kasten öldürmeye teşebbüsHÜKÜM
: Mahkumiyetİlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇ1. Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.10.2023 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılan ...'e karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 35, 29, 62... . maddeleri uyarınca 8 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 16.09.2024 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik katılanlar vekilinin istinaf talebinin kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında katılan ...'e karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35, 29/1 ve 53. maddeleri uyarınca 10... ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİ1. Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri özetle; haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, sanığın üst hadden cezalandırılması gerektiğinden bahisle teşebbüsün derecesine ilişkindir.2. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; eksik incelemeye, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 32.maddesi hükümlerinin uygulanması gerektiğine, meşru savunma ya da sınırın aşılması hükümlerinin uygulanması gerektiğine, suçun vasfına ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.III. GEREKÇE1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu, eksik incelemenin bulunmadığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, sanığın hedef aldığı vücut bölgesi, yara yeri, yaranın niteliği ve kullanılan aletin elverişliliği birlikte değerlendirildiğinde, eyleme uyan suç vasfının kasten öldürmeye teşebbüs olarak kabulünde isabetsizlik bulunmadığı, meşru savunma ya da sınırın aşılması hükümlerinin yasal uygulanma koşullarının oluşmadığı, katılandan sanığa yönelen haksız söz ve davranışların ulaştığı boyut dikkate alınarak haksız tahrik hükümlerinin tatbiki ile uygulanan indirim oranının isabetli olduğu, sanık hakkında Adli Tıp Kurumu 4.İhtisas Kurulunca düzenlenen 24.05.2021 tarihli raporda yargılama konusu suç yönünden sanığın cezai sorumluluğunun tam olduğunun belirtilmesi dikkate alındığında sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 32.maddesi hükümlerinin uygulanmamasında isabetsizlik bulunmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hüküm bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.2. Olay tarihinde, arkadaş olan katılan ... ile sanık arasında tartışma yaşanmaya başladığı, tartışmanın akabinde katılan ...'in sinirlenerek sanığa vurmaya başladığı, sonrasında sanığın eline geçirdiği bıçakla aracın lastiklerini kesmeye başladığı, bunun üzerine katılan ...'in sanığa saldırarak onu yere düşürdüğü, bunun üzerine sanığın ele geçirilemeyen bıçağı katılan ...'in göğüs bölgesine saplayarak olay yerinden uzaklaştığı şeklinde gelişen olayda;Sanığın suçta kullandığı bıçak ile katılanı göğse nafiz ve kalbin apeksinde lezyona neden olacak şekilde yaraladığı ve yaralanmanın katılanın yaşamını tehlikeye soktuğu, göğse nafiz ve kalp apeksinde meydana gelen lezyona bağlı kalpteki fonksiyonel kısıtlılığın kişinin organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması niteliğinde olduğu anlaşılan olayda, katılan hakkında düzenlenen İstanbul Üniversitesi İstanbul Hastanesinin 10.06.2021 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Sağlık Kurulu Raporunda; yapılan nörolojik değerlendirmesi sonucunda; epilepsi (bazı günlük aktiviteleri engelleyen sık nöbetlerle seyreden), mental bozukluk (orta) ve santral sinir sistemi (üriner) etkilenmeleri nedeniyle engellilik oranının %89 olarak belirlendiği ve katılanın yaşamını diğer kişilere tam bağımlı olarak sürdürebilmesi dikkate alındığında sanık hakkında teşebbüs nedeniyle 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun'un 35. maddesi uyarınca meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak üst sınırdan ceza belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı biçimde uygulama yapılması suretiyle eksik ceza tayin edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.IV. KARARGerekçe bölümünün (2) numaralı paragrafında açıklandığı üzere katılanlar vekilinin temyiz istemi teşebbüsün derecesi yönünden yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 16.09.2024 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,19.11.2025 tarihinde karar verildi.