Yedinci Ceza Dairesi, kaçakçılık suçunda uyarlama yargılaması sonucu verilen mahkûmiyet kararının, gümrük değeri hesaplaması, ön ödeme tespiti, takdiri indirim, vekalet ücreti ve dosya incelemesi hataları nedeniyle bozulmasına karar verdi.
Özet: Temyiz mahkemesi, kaçakçılık suçuna ilişkin uyarlama yargılaması neticesinde verilen mahkumiyet hükmünü, suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin hatalı kur dönüşümüyle fazla adli para cezasına hükmedilmesi, toplu kaçakçılık eyleminde ön ödeme önerisi getirilmemesi, tazmini nitelikteki adli para cezasına takdiri indirimin hatalı uygulanması, vekalet ücreti ve nispi harcın yeniden karara bağlanmasında eksiklikler bulunması ve ana davanın tüm eklerinin incelenmeden karar verilmesi gibi hukuka aykırılıklar nedeniyle bozmuştur.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇ
: 1918 sayılı Kaçakçılığın Men ve Takibine Dair Kanun'a muhalefetHÜKÜM
: Uyarlama yargılaması, mahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaSanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:1. 31.01.2004 tarihli 25363 sayılı Resmî Gazete'de yayınlanan 5083 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Para Birimi Hakkındaki Kanun'un ikinci maddesinde “Türk Lirası değeri Yeni Türk Lirasına dönüştürülürken bir milyon Türk Lirası (1.000.000.TL) eşittir bir Yeni Türk Lirası (1 YTL) değişim oranı esas alınır” denildiği, bu itibarla suça konu eşyanın suç tarihindeki gümrüklenmiş değeri olan 1.512.617.000 TL'nin Yeni Türk Lirasına dönüştürülmesi sonucu gümrüklenmiş değerin 1.512,617 TL olduğu gözetilmeden, uyarlama yargılaması sonucu 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu (4926 sayılı Kanun) gereği tazmini nitelikte adlî para cezasına hükmedilirken gümrüklenmiş değer olarak 1.512.617,00 TL esas alınmak suretiyle fazla adlî para cezasına hükmedilmesi,2.Sanığın eyleminin toplu kaçakçılık olması nedeniyle, sanığa bilirkişi tarafından tespit edilen CIF değerin üzerinden hesaplanan gümrüklenmiş değerin 4.5 katı üzerinden müteselsilen sorumlu olmak üzere ön ödeme önerisinde bulunulup sonucuna göre lehe Kanun'un belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,3.Hükmedilen tazmini nitelikteki adlî para cezasından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62. maddesi uyarınca takdiri indirim uygulanamayacağının gözetilmemesi,4.İnfaza esas alınacak olan uyarlama kararı ile uyarlamaya konu kesinleşmiş hüküm tüm sonuçları ile ortadan kalkacağı ve önceki hüküm geçerliliğini kaybedeceğinden uyarlama sonucu verilen kararda vekâlet ücretinin tahsilde tekerrüre neden olmayacak şekilde yeniden karara bağlanması gerektiği ve uyarlama yargılaması sonucunda kesinleşmiş önceki hükümdeki vekâlet ücretinin aynen gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,5.4926 sayılı Kanun gereği tazmini nitelikte para cezasına hükmedilmesi karşısında nispi harca da hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,6.Hükümlü hakkındaki mahkemenin 12.10.2000 tarihli ve ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı hükme ilişkin ana dava dosyası tüm ekleri ile birlikte getirtilip incelenmeden sadece kesinleşmiş gerekçeli karar ve iddianameden ibaret dosya üzerinden yapılan duruşma sonucunda yazılı şekilde uyarlama kararı verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.Açıklanan nedenlerle, katılan .. İdaresi vekilinin ve sanık müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 05.11.2025 tarihinde karar verildi.