Marka tecavüzü ve haksız rekabet iddiasıyla alan adı devri talepli davada, davalının eski ve tescilsiz kullanımına dayalı öncelikli hakkı nedeniyle açılan davanın reddine dair istinaf kararının Yargıtayca onanması.
Özet: Davacı şirketin tescilli markasına tecavüz ile haksız rekabet iddiasıyla açtığı, alan adının devrini veya terkinini de içeren davada, davalının ... ibaresini halı ticaretinde 1982 yılından beri kullandığına ve tescilsiz de olsa öncelikli kullanım hakkına sahip olduğuna dair önceki kesinleşmiş kararlar göz önünde bulundurularak, davalı şirketin fiillerinin haksız olmadığı ve alan adının kendi adına tahsis edilmesinin hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davanın esastan reddi yönündeki ilk derece ve istinaf mahkemesi kararları Yargıtay tarafından onanmıştır.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ Esas, █████████ KararHÜKÜM
: Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davacı adına tescilli "..." ibareli markanın bulunduğunu, yine müvekkili tarafından "www.hashali.com" ve "www...." alan adları ile yayın yapan internet sitelerinde "..." markalı ürünlerin reklam ve tanıtımlarının yapıldığını, ancak internet alan adının süresi sonunda yenilenemediğini, müvekkilinin her türlü reklam ve tanıtımında, görsel ve yazılı basında, internet sayfasında, sosyal medyada, katalog ve broşürlerinde, etiketlerde, aynı zamanda ticaret unvanı da olan "..." markasını, "H" harfi daha büyük olacak şekilde büyük harflerle, bu işaretin altında ise ''1896" ibaresini kullandığını, 2004 yılında davalı adına ██████████ sayı ile 35. sınıfta tescil edilen "..." ibareli marka dışında "..." şeklinde tescilli bir markanın bulunmadığını, davalının 2004 yılında Bursa’da kurulan şirketin başlangıçta "... Dekoratif Halıcılık", "... Halıcılık", H büyük harf diğer harfler küçük olmak üzere "..." işareti kullanmakta iken, 2016 yılı ortalarında tanıtım işaretini değiştirdiğini ve "..." işaretini kullanmaya başladığını, davalı aleyhine 20.06.2008 tarihinde kullanımları nedeniyle bir dava açıldığını, ancak şirket ortaklarından ...’nın eski kullanımlarından müktesep hak kazandığı gerekçesi ile davanın reddedildiğini, ancak o dava tarihindeki fiili durum ile şimdiki tespite konu edilen fiiller ve müvekkilinin tescilli hakları karşısında bu kararın karşı tarafa bir hak sağlamayacağını, davalının, müvekkilinin "..." alan adının yenilenmediğini öğrenmesi üzerine 24.04.2017 tarihinde yaptığı başvuru ile bu alan adını, kendi adına tescil ettirdiğini ileri sürerek davalı fiillerinin haksız olduğunun hükmen tespitine, davalının bu yolla vaki haksız rekabetinin menine, davalının vaki tecavüzünün ref ve menine, davalı şirketin, müvekkili ile yaptığı haksız rekabetin neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, "www...." ve "www...com.tr" alan adlarının müvekkili şirkete devredilmesine, mümkün olmadığı taktirde bu alan adlarının davalı şirket adından terkin edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında öncesinde görülen ve Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşen yargılama sonucunda da davalı şirket kurucu ve büyük ortağı ...'nın "..." ibaresini halı ticareti sektöründe 1982 yılından bu yana kullandığı, fatura ve diğer ticari evrakında sürekli olarak "..." ile "... ..." ibarelerinin yer aldığı, adı geçen gerçek kişinin büyük ortak olması nedeniyle davalı şirketin bu ibare üzerinde 1982 yılına kadar geriye giden üstün ve öncelikli kullanım hakkının bulunduğu, "... ..." ya da "..." ibaresi ile davalı şirket ortaklarının 1982 yılından, şirket tüzel kişiliğinin meydana geldiği 2004 yılına kadar faaliyet gösterdikleri, davalı şirket yönünden "..." ibaresi üzerinde eskiye dayalı kullanım nedeniyle tescilsiz bir marka gerçek sahipliğinin söz konusu olduğunun kabul edildiği, buna göre davalı şirketin "..." ibaresi üzerinde öncelik hakkının bulunduğu ve "..." alan adının 24.04.2017 tarihinde davalı adına tahsis edildiği, bu itibarla davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, markaya tecavüz ile haksız rekabetin tespiti, kaldırılması, önlenmesi, internet alan adının davacıya devri, bunun mümkün olmaması durumunda alan adının terkini istemlerine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeYapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. SONUÇ
: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı davacıdan peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına,29.09.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.