İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, trafik kazasından doğan borca itirazla açılan menfi tespit davasında istinaf taleplerini, kusur ve müteselsil sorumluluk yönünden değerlendirmiştir.
Özet: Bu hukuki metinde, trafik kazası sonrası başlatılan icra takibine karşı araç işleteni tarafından açılan menfi tespit davasında, ilk derece mahkemesinin kısmi kabul kararına yapılan istinaf başvurusu incelenmiştir; üst mahkeme, işletenin kazadan doğan zararlardan müteselsil sorumluluğunu, sigorta limitinin tükenmesi nedeniyle icra takibinin haklılığını ve kusur tespiti ile diğer usulü itirazların yerinde olmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararını onamıştır.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: █████████
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ
: █████/2022
NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ Karar
DAVA
: Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine davalı yan tarafından İstanbul 5.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borcun sebebinin █████/2018 tarihinde, ... plakalı araç ile davalıya ait 34 SK 8333 plaka sayılı aracın da dahil olduğu ve birden çok tarafın karıştığı trafik kazası nedenine dayandığı, müvekkiline ait aracın ... Sigorta A.Ş. tarafından ZMMS ile █████/2017 - 2018 tarihleri arasında sigortalandığını, kazanın mücbir sebep, zarar görenin veya üçüncü bir kişinin ağır kusurundan kaynaklanması halinde araç işletenin tazminat ödemeyeceğini, davacının sigorta şirketine başvuru yapıp yapmadığının araştırılması gerektiğini, icra dosyasından dolayı borçlu olmadığının tespitine ve davalı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava açmadan önce dava şartı olan zorunlu arabuluculuk yoluna başvurmadığını, dava konusu kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğunu, meydana gelen hasardan dolayı davacının da müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, sigorta şirketi tarafından kendilerine 1.159,00 TL ödeme yapıldığını, müvekkilinin toplam zararının 18.331,89 TL olduğunu belirterek davanın reddine ve davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davacının Davasının kısmen kabulü ile Davacının davalıya İstanbul 5. İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında talep edilen işlemiş faizin 69,39TL si yönünden borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, Davacının kötü niyet tazminatı talebinin şartlar oluşmadığından reddine" karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; trafik kazası neticesinde tutulan trafik kazası tespit tutanağında taraflara kusur izafe edilmediğini, bilirkişi raporunda tespit olunan kusur oranlarının kabulünün mümkün olmadığını, kazanın üzerinden bir süre geçmiş olsa dahi keşfin, maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasında zorunlu olduğunu, davacı yan adına kayıtlı araca ilişkin uygulanan servis bakım işlemlerinin hasar ile uyumlu olup olmadığı ve bakım işlemleri neticesinde değiştirildiği belirtilen parçaların piyasa rayiçlerine uygun olup olmadığı usulüne uygun şekilde tespit edilmediğini, davalı yan adına kayıtlı aracın trafik ve hasar kayıtlarının, tramer bilgilerinin teminin sağlanması ve araçta oluştuğu iddia edilen hasar bedelinin aracın tüm geçmişi ile birlikte değerlendirilmesi gerektiğini, davacıya ait ...plakalı aracın trafik kayıtlarının, Tramer kayıtlarının, önceki zamanlarda karışmış olduğu kazaların, bahsi geçen aracın geçmişine ilişkin bilginin temin edilmesi gerekmekteyken bu yönde inceleme yapılmamasının hatalı olduğunu, davacının davaya konu icra takibinin açılmasından önce sigorta şirketi nezdinde bir başvuruda bulunmaması nedeniyle davanın kabulü gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Dava, menfi tespit istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.KTK'nın 85 ve 91. maddelerindeki düzenlemeler gereğince trafik kazası sonucu oluşan maddi zararlardan işleten, sürücü ve trafik sigortacısı zarar görene karşı müteselsilen sorumludur. Zarar gören davacı, TBK'nın 162 ve 163. maddesi gereğince müteselsil sorumluların hepsine karşı dava açabileceği gibi bunlardan sadece birine karşıda tazminat davası açabilir. Davacı zarara sebebiyet veren aracın işleteni olduğuna göre aleyhine icra takibi başlatılmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından bu yöndeki istinaf itirazının reddine karar verilmiştir. Kaldı ki, davalı sigorta şirketinin limiti tükendiği için davacı hakkında takip başlatmıştır. Yine değer kaybı talebi bulunmadığından aracın geçmiş tramer kayıtlarının incelenmesi gerektiği yönündeki istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre; Kusurun tespiti için keşif yapılması zorunlu olmayıp hükme esas alınan kusur bilirkişi raporunun olay yeri, kaza tespit tutanağı, kazanın oluş şekli, aracın hasarlı olan onarımı yapılan bölge ve parçaları incelenip değerlendirilerek tanzim edildiği, raporun kaza tespit tutanağı ve olayın oluşuna uygun düştüğü, kusur oranının 2918 s. KTK hükümlerine göre belirlendiği (davacıya ait araç sürücüsünün arkadan çarpma kuralını ihlal ettiği ve tam kusurlu olduğunun tespit edilmiş) anlaşıldığından kusura; Hasar bedelinin belirlenmesi için alınan bilirkişi raporunun, ekspertiz raporu ile sigortalı aracın hasarlı parçaları dikkate alınarak konusunda uzman bilirkişi tarafından ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli olarak hazırlandığı anlaşıldığına göre hasara ilişkin istinaf talebi yerinde görülmemiştir.
Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
KARAR
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,
4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,
5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.█████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!